GeriAhmet HAKAN Bugün Baykalcıyım
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Bugün Baykalcıyım

İZNİNİZLE bugün biraz Baykalcılık yapacağım.

Çünkü...

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın düzenlediği “Kutlu Doğum Haftası” etkinliğine katılarak yaptığı muhteşem konuşma benim gönlümü fethetti.

Teslim oldum, çarpıldım, hayran kaldım, etkilendim, takdir ettim...

Neden mi?

Şu sekiz nedenden dolayı:

* * *

*  BİR:
Şaşırtarak ve ezber bozarak “İşte budur” dedirttiği için...

*  İKİ:
Hz. Muhammed’i en iyi bilen insanlara Hz. Muhammed’i en doğru, en güzel ve en etkileyici biçimde anlatmayı başarabildiği için...

*  ÜÇ:
Hz. Muhammed’i en iyi bilen insanların içtenlikli alkışlarını kazanmayı başardığı için...

*  DÖRT:
“Kutlu Doğum Haftası” ile CHP arasında sarsılmaz bir bağ oluşturduğu için...

*  BEŞ:
Bir muhalefet lideri olarak, Hz. Muhammed’in hayatını iktidara çakmak için kullanmaya tenezzül etmediği için...

*  ALTI:
CHP Lideri’nin de İslami kavram ve terimlere hakimiyet sağlayabileceğini gösterdiği için...

*  YEDİ:
Bir CHP Lideri’nin de Hz. Muhammed’in evrensel mesajını derinliğine kavrayabileceğini ve içselleştirebileceğini kanıtladığı için...

*  SEKİZ:
İslami kesimde “Biz şimdi bu konuda nasıl bir tutum alacağız?” türünde tartışmalara yol açmayı başardığı için...

Yumruk raconu

*  Lümpen faşistin biri, Ahmet Türk’e hoyratça saldırıp burnunu kırdığında, “İyi ama mayınlar da askeri öldürüyor” demek, “Birader, o mayınları oraya Ahmet Türk mü yerleştirdi?” sorusunu sordurur.

*  Magandanın teki, Ahmet Türk’e yumruk attığında, “İyi ama askerlerimiz de şehit oluyor” demek, “Bunların alayı PKK’lıdır” demekle eşanlamlıdır ve bu tür yaklaşımlar sadece öfkeden gözü dönmüşlerin yüreklerini soğutur.

*  Şiddete meyilli dangalağın teki, Ahmet Türk’e saldırdığında, bin dereden su getirerek saldırıya meşruiyet kılıfı giydirmeye çalışmak, “Şiddetin bazen meşru gerekçeleri olabilir” diyen teröristlere bulunmaz bir koz verir.

Yeni başlayanlar için Volkan Konak

BEN Volkan Konak hakkında ta 15 sene evvel şu üç hükmü vermiştim:

*  BİR
: En sıradan bir türkü bile onun dilinde başkalaşıp daha da güzelleşiyor. *  İKİ: En hareketli Karadeniz türküsü bile onun dilinde bir hüzün kazanıyor. *

ÜÇ:
En özgün şarkılarında bile acayip bir otantiklik havası esiyor.

Hükümlerim değişmedi ama Volkan Konak biraz değişti.

* * *

Volkan Konak’ın hikayesi aşağı yukarı şöyle bir hikayedir:

O da önce herkes gibi yaptı: Şarkıcılar popülerleşmek için hangi yolları deniyorsa onu denedi. TV’ye çıktı, klip çekti, albüm yaptı.

Sonra bu yoldan vazgeçti: Yukarıdan aşağıya popülerleşmek yerine aşağıdan yukarıya doğru popülerleşmeyi tercih etti.

Küçük bir cemaat buldu ve o cemaati oya gibi işleyerek büyüttü...

“Cemaat” o kadar büyüdü ki, konserler dolup taşmaya, yani aşağısı yukarıyı zorladı. Ve böylece en popüler televizyon kanalı bile Volkan Konak’a kapısını açmak zorunda kaldı.

Böylece bizim Volkan Konak, “Kuzeyin Oğlu” diye muhteşem ve destansı yeni bir giriş yaptı popüler dünyaya...

Fakat bu muazzam başarı öyküsü Volkan Konak’ın özgüvenini lüzumsuz bir şekilde arttırdı.

Seyircilere “Canlarım... bitanelerim...” falan diye seslenmeler... Karışık politik mesajlar vermeler... Gereksiz çıkışlar yapmalar... Kendine özgülüğü abarttıkça abartmalar... Hep bu özgüvenden kaynaklandı.

Son halini biraz antipatik buluyorum ama içimden “Bileğiyle, emeğiyle, alın teriyle, tırnaklarıyla yükselmiş bir adama ne diyebilirsin ki?” demeden de edemiyorum.

‘Zaytung’ tipi haberler

SON zamanların en yaratıcı, en zeka dolu, en ince alaycı ve en kışkırtıcı mizahı, “dürüst, tarafsız ve ahlaksız haber” mottosuyla yayınlanan “zaytung.com” adlı siteden çıktı / çıkıyor.

Ne mi var “zaytung.com”da?

Kısaca ifade edersek “bol göndermeli, iğneleyici ama akla yatkın uydurma haber” var.

Birkaç örnek vermek gerekirse:

Mesela “Yaratıcılığını tetiklesin diye sevgilisinden ayrılan şair tek bir dize bile yazamadı” haberi.

Mesela “Mike Tyson: Kürt sorunu için devreye girmeye hazırım” haberi.

Mesela “Güler yüzlü belediyecilik ödülü bu sene de Melih Gökçek’in oldu” haberi.

Mesela “Türk Dil Kurumu’ndan açıklama: Türkçe çok esnek bir dil ya...” haberi.

Bu mizah kışkırtmasına ben de dayanamadım ve birkaç haber de ben “uydurdum”.

Sunuyorum:

*  Başbakan Erdoğan’a sinirlenen bir grup liberal ama yandaş köşe yazarı, Erdoğan’ın önünde isli viski içme eylemi yaptı.

*  Fehmi Koru’dan üçüncü çıkış: Aydın Doğan ve Karamehmet’ten sonra bu kez Ahmet Çalık’a seslenen Fehmi Koru şöyle dedi: Çalık iyi, çevresi kötü...

*  Ertuğrul Özkök’ün dinsel devrimi sürüyor. Özkök, İsmailağa cemaatine tekbir sesleri eşliğinde resmen üye oldu.

*  Oktay Ekşi’nin kişisel devrimi... Ünlü yazar, artık yazılarında kendisinden ‘biz’ yerine ‘ben’ diye söz edecek.

*  Yandaş medyada panik... Yandaş yazarlar, yukarılardan gelen “Doğan Grubu’ndan söz etmeden yazı yazma” emri üzerine süresiz greve gittiler. 

X

Dört başı mamur bir seviyesizlik

Sedef Kabaş ne dedi?

Tele1 adlı televizyon kanalında konuşan Sedef Kabaş’ın söyledikleri tam olarak şu: 

*

“Şuna inanıyorum ki Recep Tayyip Erdoğan dönüp şöyle siyasi hayatına baksa... Kendisine bu toplum, bu halk, bu ülke çok şans verdi. Çok iyi makamlara getirdi, çok destek verdi, çok oy verdi, çok paye verdi. Çok meşhur bir söz vardır, taçlanan baş akıllanır diye. Ama görüyoruz ki gerçek değil. Ya da tam tersi bir söz vardır. Hadi onu söylemeyeyim, büyükbaş hayvan diyeyim. Büyükbaş hayvan, bir saraya girdiği zaman o kral olmaz, o saray ahır olur.”

*

Görüyorsunuz değil mi ülkenin Cumhurbaşkanı’na televizyon ekranında edilen hakaretleri.

*

Bağlamına bakıyoruz sözlerinin... Gördüğümüz şu:

Yazının Devamını Oku

Küçük felaket: Davutoğlu ile müttefik olmak

Ahmet Davutoğlu’nun şu türden ontolojik özellikleri vardır:

- Kendisine verileni, kendisinin aldığını zanneder.

*

- Yüzde 0.5 ile yüzde 25’in eşit olduğunu düşünür.



*

Yazının Devamını Oku

Yemişim Swap’ını

Televizyon yayınlarını denetleyen kurumsal yapımızın...

Muhalif bir kanalın haberlerine yönelik...

Denetim iştahını sürekli kabarık tutmasını, hep zinde bir tutum almasını, devamlı kontrol altında tutmasını normal karşılamak...

Tabii ki mümkün değil.

*

Ama ağalar, beyler...

Elinizi vicdanınıza koyun da söyleyin:

*

Böyle bir anormallik var diye...

Yazının Devamını Oku

Aşk eski bir yalan

Son günlerde dilimde çok eski bir şarkı var.

Sürekli o şarkıyı mırıldanıyorum.

*

Bir suç işler gibi mırıldanıyorum.

Yasadışı bir iş yapar gibi mırıldanıyorum.

*

Mırıldandığım şarkı, Kâmuran Akkor’un çok eski bir şarkısıdır:

*

“Aşk eski bir yalan / Adem’le Havva’dan kalan.”

Yazının Devamını Oku

Engelliyorlar o yüzden hizmet yapamıyorum

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun yeni mottosu bu.

Son günlerde İstanbul’un dört bir yanına afişler asıp şu mesajları veriyor:

*

- Otobüs almak istiyorum, aldırmıyorlar.

- Metro yapmak istiyorum, yaptırmıyorlar.

- Bütün işlerim tek imzaya kaldı.

- Cumhurbaşkanı imza atmıyor.

- Bana iş yaptırmıyorlar.

-

Yazının Devamını Oku

Kısa çöpü çeken en sona otursun

Muhalefet partilerinin “Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem” çalışması tamamlanmış.

Parti liderleri, yakında bu sistemle ilgili ortak açıklama yapacaklarmış.

*

Fakat şöyle bir sorun söz konusuymuş:



Ortak açıklama yapılırken, liderler hangi düzene göre oturacaklar?

Yazının Devamını Oku

Peygamber soyundan gelir, kimseye söylemez

Yıldırım Kaya, CHP’nin önde gelen isimlerinden.

 

Yıldırım Kaya’nın yakın geçmişinde...

Bir solcu sendika, bir solcu parti var.



Eğitim-Sen

Yazının Devamını Oku

Kapkara bir cehalet: Cin çıkarma vakası

Aşırı dindar bir ailenin içine doğdum.

Babam ilahiyat mezunu bir müftüydü.

Din konusunda iyi bir öğretim gördüm.

Vaazlar, sohbetler dinledim.

Kitaplar karıştırdım.

*

İşte çok net biçimde söylüyorum:

*

“Cin çıkarma”

Yazının Devamını Oku

Tutar mı tutmaz mı

İşittiğime göre CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibi, cumhurbaşkanlığı adaylığıyla ilgili olarak halkın huzuruna şöyle bir tabloyla çıkmayı planlıyorlarmış:

CUMHURBAŞKANI ADAYI: Kemal Kılıçdaroğlu.

*

CUMHURBAŞKANI YARDIMCI ADAYI: Meral Akşener (Başbakan)

*

CUMHURBAŞKANI YARDIMCI ADAYI: Ali Babacan (Ekonomi)

*

CUMHURBAŞKANI YARDIMCI ADAYI: Ahmet Davutoğlu (Dış İşleri)

*

Yazının Devamını Oku

Cemaat yurtlarına dair önyargısız yedi hüküm

ENES KARA ADLI BİR TIP ÖĞRENCİSİ, KALDIĞI ÖĞRENCİ YURDUNDA YAŞADIKLARI YÜZÜNDEN CANINA KIYDI. ÜÇ GÜNDÜR BU ÇOK ÜZÜCÜ OLAYI KONUŞUYORUZ. NASIL OLUYOR DA BİR ÖĞRENCİ YURDUNUN KOŞULLARI, BÖYLE BİR TRAJEDİYE YOL AÇABİLİYOR? SERİNKANLI VE ÖNYARGISIZ BİÇİMDE BUNU İRDELEMEK ŞART. BEN BÖYLE BİR İRDELEMEYİ 7 HÜKÜMLE YAPMAYA ÇALIŞTIM.

HÜKÜM BİR

ZORLA, ZORLAYARAK

TARİKAT ve cemaat yurtlarının varoluş amaçları, üniversite öğrencilerine barınma imkânı sağlayıp hayır dua kazanmak olmalı. Ama maalesef durum hiç de böyle değil. Bu tür yurtlar, barınma imkânının karşılığı olarak öğrencilere tarikat ve cemaatin doktrinlerini öğretir. Üstelik zorla ve zorlayarak. FETÖ’den beri bu böyledir.

*

HÜKÜM İKİ

ARZ VE TALEP

BİR öğrenci yurdunda tarikat ve cemaat öğretileri öğretilemez mi? Tabii ki öğretilebilir. Ama bu, bir askeri disiplin içinde zorla ve zorlayarak yapılmaz, yapılamaz. Yurt, eğer talep eden öğrenci varsa bunu arz eder. Budur, bu kadardır. Ancak çok az cemaat ve tarikat yurdu, böyle yapmakta.

*

Yazının Devamını Oku

Kabataş Lisesi’ne selam olsun

Sosyal medyada izledim videoyu.

“Çirkin olay”, tam olarak şöyle bir şey:

*

Kabataş Lisesi’nin yatakhanesinde üç öğrenci müsveddesi, Atatürk posterini bıçakla delik deşik ediyor.

Bu sırada kahkahalar yükseliyor. Tabii küfürler ve hakaretler eşliğinde.

*

Bakıyorum:

Bazıları, bu çirkin olaydan yola çıkarak...

Büyük büyük analizler yapıyorlar, Türkiye’nin en köklü lisesini bir kalemde silip atıyorlar, ideolojik ve siyasi sonuçlar çıkarmaya çalışıyorlar.

Yazının Devamını Oku

Lider televizyonda konuşurken telefon bağlantısı yapılır mı?

Ben lider olsam...

“Bırakın, bağlansınlar” derim.

*

Ama tabii eğer şu üç şey söz konusuysa:

*

- BİR: Söylediklerimden eminsem.

*

- İKİ: Elimde kapı gibi belgeler varsa...

*

Yazının Devamını Oku

Bir Hürriyet yazarına şiddetle itirazım var

Fuat Bol’un dün Hürriyet’te yayınlanan yazısının başlığı şuydu: “CHP’liler demokrat olabilir mi?”

Yazıyı baştan sona dikkatlice okudum.

Yazıda bir zihniyet analizi yapılıyordu.

Ve CHP’lilerin demokrat olamayacağı sonucuna varılıyordu.

*

Hangi gerekçeye dayandırılırsa dayandırılsın...


Yazının Devamını Oku

Allah milletvekilinin iftirasından korusun

Ali Mahir Başarır diye bir milletvekili var.

 

CHP’li bu milletvekili, CHP’nin televizyon kanalına çıktı ve desteksiz salladı.

“Demirören o gece şu kadar dolar aldı” falan diye ipe sapa gelmez bir palavra.

*

Belgesi var mı bunun?


Yazının Devamını Oku

Şevki Yılmaz olayını çözmüş bulunmaktayım

Yaşı yetmeyenler pek bilmez.

1980’ler, 1990’lar Şevki Yılmaz’ın fırtına gibi estiği dönemlerdi.

*

Kimdi Şevki Yılmaz?

Yedi maddede özetleyeyim:

*

BİR: Refah Partisi’nin en ünlü hatibiydi.

*

Yazının Devamını Oku

‘Bil / Bul’ ekine dokunmamalıydık

Dolardaki dalgalanma, kâğıt fiyatlarındaki fahiş artış falan derken...

“Tasarruf şart” dedik ve tuttuk gazetenin “Bil / Bul” ekini biraz kuşa çevirerek Kelebek’in içine aldık.

*

Bir anda çarşı karıştı.

Bitmek tükenmek bilmeyen tepkiler.

Mailler, mesajlar, telefonlar...

Protesto üstüne protesto.

*

Mesela

Yazının Devamını Oku

20 Aralık’takine benzer bir hamleye ihtiyaç var

20 Aralık’ta ne oldu?

18’lere tırmanan dolar, bir gecede 12’lere indirildi.

Ve bugün 13’lerde seyrediyor.

*

20 Aralık hamlesi o kadar tuttu ki...

“Enflasyon rakamı açıklanınca dolar uçacak” diyenler, bir kez daha yanıldılar.

Bir uçuş söz konusu olmadı.

*

20 Aralık, siyasette AK Parti iktidarının

Yazının Devamını Oku

Aralık enflasyonu nasıl olacak

Tarafsız Bölge’de Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati’ye aralık enflasyonunu sorduğumda...

Biraz keyfi kaçmıştı.

*

Enflasyonun aralık ayında yüksek geleceğini açıkça söyledi Bakan Nebati.



Bunun nedenini de şöyle açıkladı:

Yazının Devamını Oku

Cem Yılmaz’ın son gösterisiyle ilgili uyarılar

Bir komedi müfettişi gibi “Dur bakayım, eskisi kadar güldürüyor mu, güldürüyor mu” diye izlemezseniz... Gideri var.

- “Cem Yılmaz bitmiş, tükenmiş resmen abi” cümlesini zerre kadar aklınıza getirmeden kendinizi kaptırırsanız... Gideri var.

*

- Her an kahkaha patlatmaya, her an bir espri yakalamaya, her an kıkırdamaya hazır biçimde ekran önüne geçmezseniz... Gideri var.

*

- Eski Cem Yılmaz ile yeni Cem Yılmaz’ı mukayese etmeyi bir tarafa koyar, olayın keyfini çıkarmaya kendinizi bırakırsanız... Gideri var.


Yazının Devamını Oku

Musmutlu yıllar

Omikron denilen illetin tükendiği...

 

- Dolarizasyonun ümüğünün sıkıldığı...

*

- Sloganlı fanatizmin son bulduğu...



Yazının Devamını Oku