Bu proje tüm ülkeye yayılsın

Haberin Devamı

FARKLILIK ülkemizin gerçeği... Hele ki İzmir... Kurulduğu günden bu yana değişik din, köken ve kültürlerin şehri olmuş. Bu kadar farklılık içerisinde birliktelik büyük bir zenginlik yaratırken, ayrışmaksa büyük bir felaket getirebilir. O nedenle Buca İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Dokuz Eylül Üniversitesi’nin birlikte yürüttüğü ‘Akran Arabuluculuk ve Anlaşmazlık Çözümü Projesi’ çok büyük önem taşıyor. Okullardaki öğrencilere kendi içlerinden seçtikleri bir arabulucu eşliğinde birbirlerini anlamaları, dinlemeleri ve anlaşmalarını öğreten proje aslında kültürler arası diyalog, barış, birlikte yaşama ve geleceği inşa etme projesi. Buca’da başlayıp Manisa ve Aydın’da da uygulanan projenin mimarları Buca İlçe Milli Eğitim Müdürü Recep Yanık ve Dokuz Eylül Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Abbas Türnüklü ile sohbet ettik.

Haberin Devamı

Bu proje tüm ülkeye yayılsın

SORUNLARIN YÜZDE 94’Ü ÇÖZÜME KAVUŞTU
- Akran Arabuluculuk Projesi nasıl başladı?

- Recep Yanık: Dokuz Eylül Üniversitesi’nden Abbas Hocamız ziyaretime gelip projeyi anlattı. Fikir babası, uygulayıcısı kendisi. Daha önce başlanmış. Fakat sonrasında 20 lise ve ortaokullarımızda da uygulamaya başladık. Şimdi Buca’daki tüm lise ve ortaokullarda uyguluyoruz. Liselerde 3, ortaokullarda ise 2 senedir faaliyetler devam ediyor.
- Buca’da şu an projenin geldiği nokta nedir?
- Recep Yanık: Buca, nüfusu bakımından bir çok ilimizden büyük olması itibarıyla projenin aslında bir il boyutunda uygulandığı söylenebilir. Buca Kaymakamı Şenol Bozacıoğlu, DEU Rektörü Prof. Dr. Mehmet Füzün’ün de katkılarıyla projemiz gelişti. Buca’nın 74 okulunda 70 bin öğrenci bu projeden yararlanıyor. Şu ana kadar yetiştirilen arabulucu sayısı 5 bin 789. Biz bu projeyi uygulamak isteyen herkese, her kuruma tecrübelerimizle destek veriyoruz. Buca’daki çocuklarımız zaten ‘Biz kardeşiz’ diyor artık. Bizim burada uyguladığımız okullarda yüzde 94 başarı sağlandı. Bu çok önemli bir başarı. Çünkü gençlerimiz çok akıllı ve istekli.

Haberin Devamı

SADECE BARIŞTIRMAYA ÇALIŞIYORUZ
- Özünde yatan anlayış nedir arabulucuk yaklaşımının?

- Abbas Türnüklü: Asıl hikaye ne biliyor musunuz? Sokrates’e kadar giden bir yaklaşım bu. Biz iyilik dağıtıyoruz. Burada para, pul, çıkar yok. Sadece kavga eden iki insanı barıştırmaya çalışıyoruz. Biz iyilik dağıtmak için önce çocuklara hizmet veriyoruz, çocuklar da arkadaşlarına hizmet veriyor. Etikle, evrensel değerlerle ilgili bir konu bu. Başkasının iyiliğini istemekle ilgili bir proje bu. Düşünsenize bir başkasının çocuğunu eğitmeye çalışıyoruz. Kimse kimseyi iyi tanımıyor ki.

- Mutlaka herkes anlaşabiliyor mu?
- Abbas Türnüklü: Anlaşmak için masaya gelenlere arabuluculuk yapan kişi başarılıysa, mutlaka çözüm sağlanıyor. Çünkü bu projeyle aslında niyet teşvik ediliyor. İnsanlar aslında özünde iyi ve birlikteliğe inanıyorlar. Diyalog, uzlaşma, kabul kültürünü gençler üzerinden yaymaya çalışıyoruz. Ayrışan tarafları törpüleyip birleştiriciliğe odaklanıyoruz. Farklılıklarına rağmen birbirlerini yönetebilme becerisi kazandırmaya çalışıyoruz. Çatışan kişilerin müzakere yeteneği kazandırmaya çalışıyoruz. Ötekinin gözü, algısı ve gerçekliği ile bakabilme becerisi vermeye çalışıyoruz. Yani empati kültürünü yerleştirmeye çalışıyoruz.

Haberin Devamı

ÇOCUKLAR MÜZAKERE ETMEYİ UZLAŞMAYI ÖĞRENİYOR.
- Nasıl bir eğitim veriliyor arabulucu yetiştirmek için?

- Abbas Türnüklü: Arabulucular 30 saatlik bir eğitimden geçiyorlar. Arabulucu seçimini öğrenciler yapıyor, Her sınıfta 4 kız 4 erkek öğrenci arabulucuyu sınıf arkadaşları seçiyor. Eğitimden sonra bu öğrenciler 2’şer haftalık nöbetlerle sınıflarında arabulucu oluyor. Arkadaşları sorunu yaşamaya başlarken oradalar, tanık oluyorlar. Sorunun tüm sürecinin içinde bulunuyorlar. Sorun yaşayan arkadaşlarına arabuluculuk odasına gitmeyi teklif ediyorlar veya sorun yaşayan taraflardan biri bu teklifi yapıyor. Bu öğrenciler rahatça konuşuyor ve aldıkları eğitimle birey olmayı, sorun çözmeyi, müzakere etmeyi öğreniyorlar.

Haberin Devamı

ANNE-BABASINI BOŞANMAKTAN VAZGEÇİRDİ

- Çocuklarda herhangi bir farklılık gözlemliyor musunuz okuldaki bu eğitimden sonra?
- Recep Yanık: Okulu bırakın, kendi hayatında uygulayan, anne babasını boşanmaktan vazgeçiren çocuklarımız var. ‘Nasıl yaptın’ dediğimde, ‘önce annemle konuştum, sonra babamla konuştum. ne istediklerini sordum ayrı ayrı. Sonra onları uzlaştırdım. Şimdi ailemiz gayet huzurlu’ dedi.

- İnanılmaz, bu çocuklar tamamen sindirmiş bu projeyi...
- Recep Yanık: Tabii. Bakın geçen gün arabamla giderken bir küçük kaza oldu. Aslında hasar yok gibi, ama tabi bizim halkımız malum ateşli, her iki sürücü de canhıraş indi arabadan. Birbirilerinin üzerlerine yürüyecekler. O sırada arkadan bir genç geldi. ‘Bakın trafiği engelliyorsunuz, arabaları çekin kenarda hep birlikte konuşalım’ dedi. Ben de hemen yanlarına gittim. Çocuk kavga edenleri barıştırdı. Hemen genç çocuğa sordum ‘sen nerede okuyorsun’ diye. ‘Şimdi okumuyorum ama geçen yıl Aybers-Hikmet Karabacak Lisesi’nden mezun oldum’ dedi. Yani bizim arabuluculu projemizi uygulamaya başladığımız okullarımızdan birisi. Bu projeyle yetişen çocuk, hayatın tüm alanlarında uygulamaya başlamış uzlaşma ve arabuluculuk kültürünü.

Haberin Devamı

BUCA’DA BAŞLADI ŞİMDİ AYDIN VE MANİSA’DA
- Karabağlar’da bir öğrenci öğretmenini öldürdü. Öğrenciler arasında da sıkıntılı durumlar yaşanıyor. Böyle bir proje İzmir’in her okulunda hatta tüm Türkiye’de uygulansa okullardaki şiddetin önüne geçilmez mi?
- Abbas Türnüklü: Bu biraz vizyonla alakalı bir şey. Biz daha önce de bu projeyi yaymak için çok uğraşmıştık ama esas şansımız Recep Müdürümüzün buraya gelmesiyle başladı. Biz ilk ışığı Buca’da bir tek okulda yakmışken şimdi burada 20 liseye, 34 ortaokula girdi. Buca’dan çıktı ama şimdi Aydın ve Manisa’ya da gitti proje. Ben bu projenin başta İzmir, sonrasında tüm Anadolu’ya yayılacağını düşünüyorum.
- Öğretmenlerin yaklaşımı nasıl?
- Recep Yanık: Bu gönüllük esasına dayanan bir proje olduğundan isteyen öğretmenler katılıyor. Fakat bir süre sonra diğer öğretmenler de projeye katılmak istiyor. Öğrenciler de gönüllü alınıyor projeye. Onların da arkadaşları bir süre sonra ilgi gösteriyor projeye. Aralarından arabulucu kızlar ve erkekler seçiliyor. Herhangi bir anlaşmazlık esnasında istedikleri arabulucularla uzlaşma için masaya oturuluyor.

CAMİ, CEMEVİ; BİRARADA OTURUP KONUŞUYORUZ
- Buca aldığı göçlerle kozmopolit bir yapıya sahip aslında. Böylesine uzlaştırıcı bir projenin farklılıkları bu derece büyük olan bir yerde başlaması da anlamlı...

- Recep Yanık: Biz ilk proje başladığında çocuklarımıza ‘bu proje sizce nedir’ diye sorduk. Bir çocuğumuz, ‘Hocam, bizim mahallede yolun bir tarafında cami, diğer tarafında cemevi var. İşte bu proje sayesinde bizler hep birlikte oturup sohbet ediyoruz, anlaşıyoruz’ dedi.
- Abbas Türnüklü: Bakın, bu projenin en kritik noktası farklı kimlik ve değerlerle gelen kişiler arasında teması ve diyaloğu sağlıyor ya da temas ve diyalog kalitesini artırıyor. Normalde birbiriyle kavga eden ya da en azından birbiriyle hiç konuşmayan, temas kurmayan kişiler arasında bir dönüşüm ve temas başlıyor. Kendi duygularını, değerlerini ifade etmeye başlıyorlar, arabulucu sayesinde de birbirlerini anlamaya çalışıyorlar. Sonrasında da daha önce hoşlanmadığı gruptan kişilere karşı sempati duymaya başlıyor. Yani en büyük katkısı esas farklılıkların çok olduğu, kozmopolit yerlerde birbirlerine hoşgörü ve anlayışı geliştirmesi.

Yazarın Tüm Yazıları