Bir evlilik nasıl kurtulur?

MONOTON hale gelmiş bir evliliği daha canlı hale getirmek için neler yapabilir? Boşanmalarda suç kadında mı, erkekte mi?

Çevre bu konuda etkindir? Son zamanlarda en çok muhatap olduğum sorulardır bunlar. Bundan dolayı bugünkü yazımda; bir evlilik nasıl daha tutarlı hale gelebilir, eşlerin birbirlerini daha iyi anlayabilmeleri için neler yapılabilir sorusuna cevaplar vereceğiz. Her yaştan insanımızın bunlardan alabileceği mesajlar olduğunu ümit ederek tabii ki.

1. Eşimizle aile içinde şakalaşalım. Hayatın bu yönünü ihmal etmemeliyiz. Her an ciddi olmak doğru değildir. İnsanımızın bir kısmı dışarıda son derece şakacı, şen, şakrak; ama aile içinde sert ve kabadır. Bu tavır sevgi ve güveni azaltır. Hz. Peygamber eşleriyle şakalaşır, latifelerde bulunurdu.

2. Eşimiz için bakımlı olalım. Öyle ya! Sadece dışarı çıkarken mi süsleneceğiz. Nişanlılık döneminde birbirlerine güzel görünmeye çalışan eşler, nedense evlenince kendilerini bırakıverirler. Görüntülerine, giyindiklerine dikkat etmezler. Belki bu konuda hanımlar daha hassaslardır. Ama maalesef erkekler bu konuda sınıfta kalıyorlar. Tabii ki bunun istisnaları var. Emekli olan bir yakınımı hatırlıyorum. Rahmetli oldu. Hayli yaşlıydı. Ama her sabah kalktığında banyosunu yapar, en güzel kokularını sürünür, en temiz elbiselerini giyer ve kahvaltıya öylece otururdu. Onu hiç dağınık göremedik. Bu hassasiyeti sorulduğunda eşime olan saygımdan dolayı böyle giyiniyorum derdi.

3. Ailemizin yanında eşimizi sevindirmeliyiz. Bizler, ailemizin yanında eşleriyle konuşmayı veya övmeyi hoş görmeyen bir geleneğin etkisindeyiz. Bu gelenek dini bir değer taşımıyor. Bu nedenle de aile ferdelerimiz yanında eşimizin hakkını savunmamız, hatta gerekiyorsa bu hususta tavrımızı koymamız gerekiyor. Bazı erkekler, annelerinin yanında eşlerini eleştirmekten haz duyarlar. Bu güveni azaltan en önemli etkenlerdendir.

4. Evlilik hayatımıza kimseyi karıştırmamalıyız. En büyük hatalarımızdan birisi de geleceğimiz hakkında herkesin ahkám kesmesidir. Anne ve babalar - zaman zaman- evliliğin geleceğinde belirgin olabiliyor. Tabii ki baba ve anne çok önemli. Ama onlar da sorumlu davranmalılar. Sorun oluşturmamalıdırlar. Onların her sözünü emir gibi düşünüp aile birliğimizi zedelememeliyiz. Eşimizle onları karşı karşıya getirmemeliyiz.

5. Eşimizin kıskançlık duygularına anlayışla bakmalıyız; Cinnet ve güvensizlik noktasına gelmedikçe kıskançlıklar normal karşılanmalıdır. Bir hadiste Peygamberimiz (s.a.v); "Allah kıskançtır. Yani, namus konusunda koyduğu ölçünün çiğnenmesine razı olmaz. Bu nedenle de zinayı haram kılmıştır" buyurur.

6. Sadece kendimizi haklı görmemeliyiz. Eşimizin de haklı olabileceğini varsaymalıyız. Olaylara sadece kendi açımızdan bakmak bizi büyük yanlışlıklara iter.

7. Eşimizin akrabalarına saygı duymalıyız. İkramda bulunmalıyız. Anlayış tek taraflı olmamalıdır. Saygı da tek yönlü olmaz.

8. Eşimizin kusurlarını örtmeliyiz. Kusursuz kim var ki? Kusur arayan kusursuz değil ki!

9. Eşimize beklemediği sürprizler yapmalıyız. Küçük bir hediye bazen buz dağlarını eritir. Evlilik yıldönümünü genellikle erkekler değil de kadınlar hatırlar. O günlerde erkeklerden gelen küçük bir mesaj bile çok önemlidir kadın için.

10. Eşimizin sırlarını saklamalıyız.

11. Eş seçiminde isabet ettiğimizi her fırsatta tekrarlamalıyız.

12. Eşimize karşı kibar ve nazik olmalıyız.
Bu tavırlar erkeği küçültmez. Nezaket güvenin bir yansımasıdır.

13. Eve girerken gülümsemeliyiz. Çıkarken de dua istemeliyiz. Eve giren erkeğe de hanımı güler yüz göstermelidir. Karşılıklı özveri böyle sağlanır ancak.

14. Eşimiz sinirlenince sakinliğimizi korumalı ve fevrilikten kaçınmalıyız. O sinirliyken sakin olmalıyız. Gün gelir de biz öfkelenirsek o sakin davranacaktır.

15. Çocuklarımızın bakımından eşimize yardımcı olmalıyız.

16. Eşimiz onu ne kadar sevdiğimizi söylemeliyiz. Duygularımızı açığa vuramıyoruz çoğu kez. Cimri davranıyoruz bu konularda. Eşimize sevgi kelimesini fısıldamak aynı zamanda bir ibadettir.

17. Ev işlerinde ona yardımcı olmalıyız. Hz. Peygamber kendine ait işleri yine kendisi görürdü.

18. Eşimize güvenmeliyiz. Güvendiğimizi de açıkça belirtmeliyiz.

19. Eşimize ve çocuklarımıza helal rızık yedirmeliyiz.

20.
Tatile çıkabileceksek mutlaka eşimizi yanımıza almalıyız. Zor günlerin cezasını onlar, iyi günlerin sefasını, rahatlığını başkası yaşamamalıdır.

Bu yazdıklarım belki yapabileceklerimizin sadece bir kaçıdır. Ama bu kadarcığı bile inanınız ki evliliğinizi daha anlamlı hale getirebilir. Gönül fethetmenin ipuçları olabilecek bu adımları atarken Sevgili Peygamberimizin şu cümlesini unutmayalım: "Sizin en hayırlınız, ailesine karşı en hayırlı olanınızdır."

NOT: Önümüzdeki perşembeyi cumaya bağlayan gece; (25 Haziran) üç ayların başlangıcı sayılan REGAİB Kandili’dir. O gece Kandil özel programı ile Star TV’de buluşmak üzere.


SORALIM ÖĞRENELİM

(Cami içinde) para toplanması doğru mudur?

Fazlı ACAR İstanbul

Camiler ibadet için ayrılmış özel mekánlardır. Orada yani (cami içinde) hangi amaçla olursa olsun para toplanması hoş değildir. Özellikle de elde bir kutu, saf saf dolaşıp para konmasını beklemek doğru değildir. Bu görevleri cami dernekleri ve vakıfları bağış yolu gibi daha uygun yöntemlerle yerine getirebilir.

Son nefesini veren birine ilk anda ne yapmak lazım?

Kerim DAMCI Kayseri

Özellikle bu konuda tecrübeli olan birini çağırmak gerekir. Bununla beraber ilk anda şunlar yapılabilir: Ölünün gözleri kapatılır. Çenesi bir bezle bağlanır. Bunları yaparken "Bismillahi ve ala milleti Resulillah - ALLAH’IN adıyla ve RESULULLAH’IN dini üzere" duası okunur. Ölünün elbiseleri çıkartılır. Üzerine örtü çekilir. Şişmemesi için karnının üzerine bıçak gibi metal alet konur. Elleri iki yana alınır. Üzerine güzel koku serpiştirilir.

Kadının adet (regl) süresi ile iki adet arasındaki temizlik süresi kaç gündür?

Meryem S. Kırklareli

Bir kadının ádetinin en az süresi üç gün en uzun süresi ise on gündür. İki ádet arasında kalan en az temizlik süresi on beş gündür. Yani bir kadın on beş gün geçmeden yeniden ádet göremez.
Yazarın Tüm Yazıları