Beşiktaş ve Fenerbahçe 3’er defa teneffüse çıktı

Biz gazeteciler TARİHİN TANIKLARIYIZ.. Olmayana, ‘OLDU’; olana, ‘OLMADI’ diyemeyiz..

Unutmayın, ‘Tanrı, eğri çizgilerle bile, doğru yazar..’! (x)
İşte bu yüzden, büyük kitlelerin gönüldaşı Fenerbahçe ve Beşiktaş’ın tarihteki bulaşmasına tanıklık yapmamak olmazdı..
Stadın tam karşında köfte ayran yaptıktan sonra doğru içeri!
Bol kırmızı pul biber ve kekik mutlaka attırın, kokoreç gibi oluyor.
Ayran içmeseniz de olur, çünkü 2.5 TL alıyorlar adamdan!
Taraftarları, Gezi Parkı olaylarında dayanışma gösteren iki takımın aylar sonra ilk randevusuydu bu!
Bakalım ne olacaktı!?
Tabii Beşiktaşlı bazı oyuncular sahaya çıkınca statta keskin bir “Yuh” sesi..
Ve arkasından o meşhur küfürlü tezahürat..
Beşiktaş’ın marşının çevrilmiş hali hani!
Anlaşılacağı üzere “Gezi Ruhu, Tuz ruhu”ydu..!!
Rekabet tam gazdı yani.
Aha şuraya yazıyorum ama,
Oğuzhan, Fernandes ve Gökhan oynasın, gerisi topu taca atsın, Beşiktaş galip çıkardı bu geceden!
Eminim, Fenerbahçe’nin hocası muhtemelen takımı ileriye yığacak, arkaya atılan her top Beşiktaş için altın nimet olacaktı..
Bana göre tabii..
Tabii Cüneyt Çakır’ı unutmamak lazım..
Fırat Aydunus ve zat-ı alileri Beşiktaş’ı çook yaktı çok..!!
Maç başlamadan önce “Hababam Sınıfı” derlemeleri yapıldı..
Teneffüs zili bile çaldılar..
Bugün maşallah Atom Karınca gibiyim vallah..
Sosyal medya üzerinden hem Viyana’daki Zeynel’e, hem de stattaki Oğuz’a, hatta yanımdaki Kenan Başaran’a bile laf yetiştiriyorum..
Demek ki bu gece güzel olacak, derken Beşiktaş’ın golü geldi.. 1-0 oldu
Bu gole şöyle sevinelim derken Fenerbahçe durumu 1-1 yaptı.
Tam “Zil çaldı” Fenerbahçe teneffüse çıktı derken, Beşiktaş da “teneffüse” çıktı!
Beşiktaşlı oyuncunun hayatını bitirmecesine bilerek baldırına basan Meireles’in atılmasıyla 10 kişi kalan Fenerbahçe, o kadar kolay bir gol buldu ki.. 2-1 oldu..
Beşiktaş bir kez daha “teneffüse” çıktı.
İlk yarı gol düellosu vardı!
Almeida’ınn attığı golü gördünüz mü?
Gördüyseniz mesele yok, görmediyseniz seyretmelisiniz.. 2-2 olunca
“Teneffüs” sırası Fenerbahçe’deydi..
İlk yarı 1 dakika uzatıldı, Almeida’nın 90’a giden şutu durumu 3-2 yaptı.
İlk yarı Beşiktaş sağ kanttan doğru dürüst gelmedi..
Serdar Kurtuluş’un durumu çok komikti..
Düşünsenize Sürekli eli havada olan bir adam..
“Bana top atın” deyip durdu garibim ama bir Allah’ın kulu onu görmedi.
Kapatılan bir tren istasyonun boşuna tren bekleyen şefi gibiydi..:))))
Eli havada bir aşağıya bir yukarıya gitti ama, hücumda kimse ona top atmadı!
Nafile tren bekleyen istasyon şefi gibiydi Serdar Kurtuluş kardeşim..
Olsun, bir gün raylar döşenir sana da top atarlar..

İkinci yarı Fenerbahçe’nin baskısı ile başladı!
Beşiktaş’ın ne yapıp ne edip, bunu savurması gerekiyordu!
Sakatlanan Veli’nin yerine Necip girdi.
Necip’i formasından tutan Caner değil de Necip’e sarı kartı gösterdi Cüneyt Çakır!
İkinci sarıdan attı, böylece oyunu dengelemiş oldu..
Bu onun göreviydi! O da yaptı!
Böyle bir pozisyonda Necip’e kart gösteren hakeme bence bakkallık yapmalıdır!
Bir de defteri olur, orada istediğine istediği kadar “kanıttırır” artık..
Emenike’nin ceza sahası içinde Sivok’a yaptığı koyu kırmızı kart değil de nedir Allah aşkına!
Sarı verdi Cüneytciğim..
Bundan sonra senin de adın “Sarı Cüneyt” olsun!
Necip’in çıkmasıyla Beşiktaş adeta “çözüldü..” tabii.
Maçta oyuncu dengesini sağladı bir kere Cüneyt Çakır!
Ve Fenerbahçe’nin 3. golü ile Beşiktaş “teneffüse” çıktı.. 3-3
Maç 4 dakika uzatıldı..
Beşiktaş aldığı maçı, haksız kırmızı bir kart sayesinde berabere bitirdi.
Fenerbahçelilerin Beşiktaş ile berabere kalan oyuncularını bağırlarına basmaları da güzeldi.
Alkış yağmuruna tutulan Fenerbahçeli futbolcular sahayı öyle terk ettiler.
Fernandes’in tel tel döküldüğü gecede Bilic yine yanlış yaptı!
Atiba’yı yanlış yerde oynattı..
Oysa Atiba’yı ortada oynatacaktı..
Ben buna “Korkaklık” diyorum..
Hatta Atiba’yı sağ bek oynatsaydı maçı kesin kazanırdı.
2 gol, ilk yarı terk edilmiş tren istasyonun şefi Serdar’ın kanadından geldi..

Amanın ya, bu bölümler Tolga Yenigün ya da İsmail Er’in maç kritiği analiz alanı!
Fenerbahçe’den okumak isterseniz; e o zaman, Ahmet Ercanlar’ı okuyacaksanız.
Doymadım diyorsanız Kenan Başaran’ı hatim edin..
Ama maçın edebiyatı, şiiri, felsefesi, mizahı, aşkı, hicvi ya da cımbışı kimde cımbışı!?
Bende..

E böyle gerilimi yüksek gecelerde yüksek edebiyat da olmuyor canım!
Geldi yanıma spor dünyasının başarılı sarışın güzeli Figen oturdu!
Hadi bakalım, buyur buradan yak!
Ne yazacaksınız şimdi, hadi söyleyin!
Nasıl edebiyat yapacaksınız.
O kadar kişi varken, bu güzel sarışın kız, sen gel benim yanıma otur!
Allah’tan sarışın kıvırcık saçlı değil!
Muzaffer Tayyip Uslu olsan ne yazar ki..
“Figen gol geliyor mu..?”
Figen çekirdek yiyor..
“Figen orada ne oldu?”
Figen kraker yiyor, kendi notlarını alıyor ama!
İçimden “Ben bu çocukları meşhur etmeyecektim, etmemeliydim” diyorum..
İçten değil elbette.. “Kızgınlıktan..(!!)”
Edebiyat yapamıyorum çünkü..
E, Figen de benim talebem..
Hem de çok sevdiğim.. Arkadaşım!

Neyse, bu gece için Fenerbahçe ile birlikte “Teneffüse” çıktık deyin..
Bir FB bir BJK çıktı “teneffüse”, hava almak için değil tabii..
Anlaşılan o ki suç bende ama..
Ben, bir gece önce eksik “TOTEM” YAPMIŞIM ki, maç berabere bitti!
O son kadehi içmeliydim..(!):))))


Ha; bu arada, Motta’nın ellerine göğsüne götürerek kendini koruduğu pozisyona penaltı diye itiraz eden varsa, ben onlarla tartışmam bile.. O futbol cahilidir..
Bozuk saat bile günde iki defa doğru gösterir.
Hakem de burada doğru karar verdi!

En Kalbi Muhabbetlerimle..
En güzel günler sizlerin olsun!
Ben CAN; Orhan Can..

Şimdi soruyorum…
Sizin yanınıza böyle biri otursa edebiyat yapabilir misiniz!?:))


Beşiktaş ve Fenerbahçe 3’er defa teneffüse çıktı

Beşiktaş ve Fenerbahçe 3’er defa teneffüse çıktı


Totem’e etki yapsın diye 4 bardak çay da içtim..
Belki de bu çaylar sulandırdı “Totem”i.. Kim bilir..


Beşiktaş ve Fenerbahçe 3’er defa teneffüse çıktı

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle
X

'Kurtarıcı'ya da kurtarıcı lazımdı

Yazını başında hemen söylemelim ki, Melo denilen adamın yaptığı çirkin harekete, “Suç hareketi oluşmadı” diyerek ceza vermeyen bir grup tuhaf insana hayretlerimi gönderiyorum!

Suç hareketi oluşması için, illa sahada cinsel temas mı olması gerekiyor yani!?
Besbellisiniz tuhaf adamlar..
Yazık size..

xxxx

Tekrar gelelim Atatürk Olimpiyat Stadına..
Federasyondaki amcalar maçı, İstanbul trafiğinin zirve yaptığı Cuma gününe verdiği için binlerce taraftar ‘yetişemem’ düşüncesindeydi tabii..

Yazının Devamını Oku

Çocuklarınıza nasıl anlatacaksınız

Bu, iyilikle kötülüğün savaşıdır..

“Yapanın yaptığı yanına kar kaldığı sürece bir daha yapacaktır”
Bu cümleyi rahmetli Çetin Emeç’ten ilk okuduğumda bir de ekleme yapmıştım.
“Yapanın yaptığı yanına kar kaldığı sürece bir daha yapacak ve başkasına da örnek olacaktır”
‘O yaptı bak, ben de yapmalıyım’ diyecektir!
Maalesef Türkiye’de durum budur.
Melo’nun yaptığı hareketi dans figürü olarak görmek ahlaksızlığa ortak olmak değil midir?
Kimse unutmasın ki ahlaksızlık, dünyanın her yerinde ahlaksızlıktır..

Yazının Devamını Oku

Ah o penaltı olmasaydı..

Galatasaray yönetimi, Beşiktaş'a pimi çekilmiş bir el bombası gönderdi.

O da bu maçta "patladı"!
DanyGol oldu..
Adama çift daldı resmen.. Üstelik top 1 metre ileride(!)

Peki ama, Nasrettin hocanın fıkrasındaki gibi 'hırsız'ın hiç mi suçu yoktu?

Bilic efendiye ne demeliydi..
Necip'ten sağ bek yaratmış..
Maçı, yetmiş dakika seyretti.

Yazının Devamını Oku

Görmediğim şeyi gördüm demem

Her tepenin üstünde bir Kartal,her yiğidin gönlünde önce Siyah-Beyaz sevda,sonra şampiyonluk yatar..!!

Eh işte, Beşiktaşlı için hayatın doğal akış felsefesi budur!Ben şahidim.
Yakından tanığım.
Görmediğim şeyi, gördüm demem!Bizzat gördüm.Bursa maçı öncesinde de Atatürk Olimpiyat Stadında, bir kez daha şahit oldum.
Sevda böyle bir şeydir! Dürüstlüktür.
Doğu Tribünü “tadilatta” olduğu için 50 bin Beşiktaşlı diğer tribünlere sığmak zorunda.
Kuzey, Batı ve Güney Tribünleri yani..
Ve maç başladı. Ben şahidim!

Yazının Devamını Oku

İyi şair - kötü şair arasındaki fark

Bugünkü dersimizin konusu “İyi şair - Kötü şair” ile “İyi antrenör - Kötü antrenör” ilişkisi..

Gerçekten paralel bir yapıdır bu..!!Ama önce biraz maç konuşalım..

“Haftaya bir daha oynayalım mı..”
Beşiktaş taraftarlarının maç sonunda attıkları slogan buydu..
En katı vicdanların bile isyan ettiği maçın tekrarını Beşiktaş 3-0 kazandı.
Ama filmimiz aynıydı!
İlk yarı başka, ikinci yarı başka bir Beşiktaş..
Maç 3-0 olunca da rahat bir maç seyredemeyeceğimi biliyordum.

Yazının Devamını Oku

Bir Kızılderili Şefi varmış!

Bir masalım var size bu yazıda..

“Haydi anlat anlat..!”, diyebilirsiniz..
Anlatacağım elbet ama önce Beşiktaş ve Bilic’i ele alalım..
Gaziantep maçında Beşiktaş’ın sahaya sürdüğü oyuncuların hepsi oynaması gereken yerde oynayınca ortaya da daha derli toplu bir takım çıktı.
En azından böyle bir görüntü verdi.
Bu arada, Bilic gardaşıma sormalıyım..
Pedro Franko’yu neden sezon başından beri doğru dürüst bir şans vermedin..!?
Mesela Atiba yerinde oynadı, iyi de oyun sergiledi Bilic gardaş!

Tabii unutmamak lazım ki bu sezon pek de iyi performans göstermeyen Fernandes’in yokluğu sayesinde Beşiktaş Gaziantep’te 11 kişi oynadı.. Bildiğiniz gibi , Fernandes oyunda olunca Beşiktaş 10 kişi oynuyor da..

Yazının Devamını Oku

Hava kurşun gibi ağır dişlerim takır takır

“Hava kurşun gibi ağırbağırbağırBağrıyorum..”

“Hava kurşun gibi ağırbağırbağırBağrıyorum..”diyor ya büyük şair..
İşte, Atatürk Olimpiyat Stadı’nda durum aynen öyleydi!
Hava kurşun gibi ağırdı..
Ozan “Bağırıyorum” diyordu şiirinde..
Ben ise bağıramıyordum.
Çünkü dişlerimtakırtakır takırdıyordu..

Bu stat buraya neden, niçin ve kimler tarafından yapılmıştı!?

Yazının Devamını Oku

Quel che sarâ, sarâ..

Yani,Olacak, olacaktır..!!

Gezegen de değiştirseniz
Olacak olan olacaktır!
Akdeniz insanın güzel sözüdür bu..
Bu maçta da öyle oldu..
Trabzonspor - Beşiktaş maçı 1-1 berabere bitti ama
Elbet benim söyleyecek iki çift lafım var tabii..

Beşiktaşlı futbolcuların oyununa baktıkça kulağıma,

Yazının Devamını Oku

VİCDAN, insanın içindeki TANRI'nın ARKADAŞIDIR…

VİCDAN, ADALET VE AHLAK bir kez daha kazandı..

Kasımpaşa maçı öncesinde
“Sen yoksun ya Ömer, adalete hasret kaldık demeyiz inşallah” demiştim.
Yıllardır hasretiz çünkü..
Hakemin kararları kara bir mizah gibiydi doğrusu o gece..
Sizce o gol pozisyonu kesmek ‘Hava Atışı’ ile mi ölçülürdü..Kural hatasının tillahıydı bu..!!

Portakalın kabuğu gibi acıydı yapılan haksızlık..

Bakın yeryüzündeki ey insanlar..

Yazının Devamını Oku

Rüzgar estikçe esmer olur bilir misin

İşte, o düz yazının içindeki şiir..

Bundan bir yıl önce, 10 Ocak 2013 tarihinde Beşiktaş – İstan’bal’ Büyükşehir Belediye maçını İnönü Stadı’nda yazarken edebiyatçılara nispet yapmış, Beşiktaş’ın aşkıyla yoğrulmuştuk..
Aşağıda linki bulunan “Hani bir kasvet çöker ya adama..” başlıklı yazıydı o!
http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/22399117.asp
İşte o yazının, maç içerikli bölümleri çıkartıldıktan sonra, söz konusu makale içinde kullanılan betimlemelerden de ortaya böyle bir şiir çıktı!

Hani bir kasvet çöker ya adama..Hani hiçbir şey yapmak istemezsiniz ya..Hani koca şehirde yapayalnız hissedersin ya..Hani şehrin üstüne bir sis çöker de her yer gri gözükür ya..Hani ruhunu darmadağın hissedersin o zaman ya..

Hani efil efil bir rüzgar eser önce ya..Hani, rüzgar estikçe serine çalar ya..Sonra, kara kara bulutlar gelir küme küme..Sonra,gök değil gökler gürlemeye başlar ya..Hani bütün heybetiyle yağmur başlar ya..Ve sen,yine yapayalnız hissedersin..Koca dünyada TEK BAŞINA..Hani, ‘deryanın içinde olup da deryayı bilmeyen’ o salak balık gibi değil ama..Hani yalnızlığı ilik ilik hissettiğin anlar vardır ya..Yanında ‘ 1’ dostun olmasını istediğin anlar...İşte ben, hep o acımasız zamanlarda gökyüzüne bakarım..En korkulu gövdesiyle kapasa da gökyüzünü bulutlar..Ben, yıldızları görmek isterim..Göremem amagöremem ki..Heyhat, göremesen de yıldızları onlar oradadır oysa!Dostlar da böyledir işteGözlerinle göremesen de Emin ol, oradadırlar..!!Kısacası dostumkısacası,hakiki evrende asla yalnız değilsindir..Yoksa,yalnız mı hissediyorsun kendini..Öyleyse, aldanırsın..

Gerçek şu ki,Rüzgar estikçe, gittikçe serine çalarEstikçe esmer olur, bilir misin..

Orhan CanBen CAN; Orhan Can yani..En Kalbi Muhabbetlerimle..

Yazının Devamını Oku

‘Nesir’den (Düz yazı), bir ŞİİR nasıl doğar

Tarih 14 Aralık 2011 idi. Stoke City İnönü’de idi..

İngiltere’de hakem oyunlarıyla Beşiktaş’ı yenmişti. Ve ben İstanbul’daki bu maçta, İnönü’nün Basın Tribünü’nde aşağıda link verdiğim yazıyı yazmıştım..

Aradan tam iki yıl geçti.Ben o yazıdaki maçla ilgili bölümleri çıkarttım.Bakın geriye nasıl bir şiir doğdu..11 Aralık 2011'de yazılan yazıhttp://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/19467597.asp

Bu şiirdeki tüm cümleler, 2 yıl önce kullanılan “İnönü’de 8’e 10 kala bakın ne oldu” başlıklı makalede kullanılmıştır.. Kısacası düz bir yazı bakın nasıl Şiir doğurmuştur..

NOT: Yukarıdaki linkteki yazıyı okumazsanız aşağıdaki şiirin tadını çıkartamazsınız..

Ay ışığının içinden geçmeli insanBeyaz Kelebekler Vadisi’nde sekize 10 kalaPek hoşuma ‘geliyor’ bu yazı doğrusu!“Hoşuma geliyor” diyorum.. Obje, benden uzaklaşmıyorbana yaklaşıyor yani!

Bir bahar havası ki sorma..Neredeyse, denize ‘giresim’ varBelli olmaz benim işimHele bir de hararet basmışsa..cumburlop suya “düşebilirim”..ihtimal ki böyle bir şey yapabilirim.. Maksat kalbim pekişsin!

Ama,o yaz geceleri yok muo yaz geceleri..Saf sevgi kokan hani..İşte,O yaz gecelerinde adaların üstüne yatar kimi zaman ay..Denizin üstünden karaya doğru.Gümüş rengindedir ışık..Deniz parlar...Ay parlar..

Üçgen gibi süzülür yüreğinize..Gümüş renkli bir nehirdir o!SankiHiç ummadığınız anda umulmadık diyarlaradır yolculuk

Yazının Devamını Oku

‘Nesir’den (Düz yazı), bir ŞİİR nasıl doğar

Tarih 14 Aralık 2011 idi. Stoke City İnönü’de idi..

İngiltere’de hakem oyunlarıyla Beşiktaş’ı yenmişti. Ve ben İstanbul’daki bu maçta, İnönü’nün Basın Tribünü’nde aşağıda link verdiğim yazıyı yazmıştım..

Aradan tam iki yıl geçti.Ben o yazıdaki maçla ilgili bölümleri çıkarttım.Bakın geriye nasıl bir şiir doğdu..11 Aralık 2011'de yazılan yazıhttp://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/19467597.asp

Bu şiirdeki tüm cümleler, 2 yıl önce kullanılan “İnönü’de 8’e 10 kala bakın ne oldu” başlıklı makalede kullanılmıştır.. Kısacası düz bir yazı bakın nasıl Şiir doğurmuştur..

NOT: Yukarıdaki linkteki yazıyı okumazsanız aşağıdaki şiirin tadını çıkartamazsınız..

Beyaz Kelebekler Vadisi’nde sekize 10 kala

Pek hoşuma ‘geliyor’ bu yazı doğrusu!“Hoşuma geliyor” diyorum.. Obje, benden uzaklaşmıyorbana yaklaşıyor yani!

Bir bahar havası ki sorma..Neredeyse, denize ‘giresim’ varBelli olmaz benim işimHele bir de hararet basmışsa..cumburlop suya “düşebilirim”..ihtimal ki böyle bir şey yapabilirim.. Maksat kalbim pekişsin!

Ama,o yaz geceleri yok muo yaz geceleri..Saf sevgi kokan hani..İşte,O yaz gecelerinde adaların üstüne yatar kimi zaman ay..Denizin üstünden karaya doğru.Gümüş rengindedir ışık..Deniz parlar...Ay parlar..

Yazının Devamını Oku

Oyuna bak, çay demle..

“Yazı yazmaya değmezdi bu gece!” demiştim ki..

Gençlerbirliği – Beşiktaş maçını izlemek için bir kıtadan bir kıtaya geçtim.
Önce Gençlerbirliği’ni tebrik etmeliyim..
Disiplinden hiç kopmadılar ve maçı sonuna kadar hak ettiler.
Daha az top yapsalar da, şans yanlarında olsaydı Beşiktaş'a fark atarlardı..
Beşiktaşlı oyunculara gelince..
Size söylenecek tek şey olabilir:
Yazık size..Taraftara yaptığınız bu eziyet nedir yahu..!?

Yazının Devamını Oku

Oysa itiraf etmek de bir erdemdir..

Beşiktaş – Elazığ maçı öncesinde bunları söylemezsem çatlarım!

Ölürsem gözüm açık gider derler ya..
O derece yani..

Yıllardan beri oynanırdı bu oyun!
“Karanlıklar Prensleri” devreye girer..
Beşiktaş’ın önünü kesmek için her türlü filmi çevirirler..
Bu oyunun adı, “Kirli oyundur”!

Yazının Devamını Oku

En zoru "Vicdan sofrasına" oturmaktır

Aşağıdaki sözlerle başlamıştım maçı anlatmaya,,

Ama neler oldu neler..!?
Fernandes resmen darp edildi.Mesela, kaleciden dönen top ne zamandan beri ofsayt oldu!
Hakem pozisyonu kesmese resmen 2. Gol.
Kasımpaşalı oyuncunun bilerek gol pozisyonun kesmesi kırmızı kart ve penaltı değil mi?
Oysa ben maç başında ne güzel şeylere tanık oluyordum!
-------------------------------------------------
Şöyle başlamıştım yazıya: Acının rengi yoktur, doğrudur yoktur..

Yazının Devamını Oku

Bir deliyle bizim aramızdaki fark, odur ki..

Varsın maç 1-1 bitsin..

Olsun, bu olayı öğrendiğinizde Beşiktaşlı olmaktan gurur duyacaksınız..

Muhtemelen, bu yazıyı okuduğunuz dakikalarda Beşiktaş – Sivas maçı çoktan bitmiş olacak!
Ama, Kalemlerin Efendisi Yılmaz Özdil’in yarın (Bugün),
Fethiye’nin ve Beşiktaş’ın kurucularından Fethi Bey’in,
yani Yüzbaşı Fethi’nin, nam-ı değer “Tayyareci Fethi”nin öyküsünü okuduğunuzda Beşiktaşlı olmaktan gurur duyacaksınız..

İŞTE YILMAZ ÖZDİL'İN O YAZISIŞİMDİ MAÇA DÖNECEK OLURSAK

Yazının Devamını Oku

39 yıl sonra itirafYaptım ama neden yaptım!

İşte, imkansızı başaran Beşiktaşlı futbolcuların o meşum maçı!

(Bu makalenin kritik iki fotoğrafı yazının en altındadır)

Eskiden Taksim’den Beşiktaş’a dolmuşlar kalkardı.
Çığırtkanlar bağırırdı..
“5 dakikada Beşiktaş, 5 dakikada Beşiktaş..!!”Oysa bu maçtan sonra, “3 dakikada Beşiktaş, 3 dakikada Beşiktaş..” diye bağıracaklardı!
Çünkü, Beşiktaşlı futbolcular imkansızı “başaracaklardı!”Ve o yenilgi için hala ama hala “Nasıl oldu anlayamadık” diyeceklerdi!

Maçın bitimine 4 dakika kala; 3 dakika içinde 3 gol nasıl yemiştir Beşiktaş! Bu olayın sorusuna bile bugüne kadar tahammül edemeyen Sanlı Sarıalioğlu o gün sahada neler oldu saniyesi saniyesine anlatacaktı...

Sanlı Kaptan evinin kapısını bize açtığında, o günleri bir kez daha yaşayacaktı!

Yazının Devamını Oku

Durgun denizler,yetenekli kaptan yetiştirmez

Baştan söyleyeyim.
Beşiktaş 3-1 aldı maçı..
Ama statta neler oldu?
Onu anlatayım ben size..

Şampiyonluk yarışındaki Beşiktaş için kritik haftalardı.
Konya’ya karşı puan kaybedilmemesi gerekiyordu.
Çünkü, Fenerbahçe, Sivas ve Kasımpaşa gibi arka arkaya önemli karşılaşmalara çıkacaktı.

Yazının Devamını Oku