Amerika’da domuz gribi yok mu

Bayram tatilinde Boston’daydım. Sağlık ve beslenme ile ilgili temaslarım ve gözlemlerim oldu. Mesleğini bu ülkede sürdüren doktor arkadaşlarıma domuz gribiyle ilgili düşüncelerini sorup, aşılama sürecinin nasıl yürütüldüğünü anlamaya çalıştım.

Domuz gribi ve mevsimsel grip Amerika’da da önemli bir sorun. Hatırlarsanız hastalık zaten önce Meksika’da görüldü, daha sonra Amerika üzerinden bütün dünyaya yayıldı. Bu nedenle tabii ki Amerika’da da domuz gribinden etkilenmiş. Ama aldıkları önlemler ve ciddi bir planlama ile sorunu “dozunda” götürüyorlar.
Amerika’da ciddi sağlık kurumlarının hiçbirinde ya da medyada domuz gribi aşısının etkinliği tartışılmıyor. Bazı tereddütler doğsa da bunlar hemen giderilmiş. Bilimadamlarının neredeyse hiçbiri aşının zararlı olabileceğini düşünmüyor. Özellikle risk gruplarının aşılanması, dikkatli ve planlı bir şekilde ama çok gürültü yapılmadan, panik havası yaratılmadan yürütülüyor.

MEDYA KONUYU BÜYÜTMÜYOR

Kaldığım süre içerisinde domuz gribinden kaç kişinin hastalandığını ya da öldüğünü duyuran herhangi bir gazete veya televizyon haberine de rastlamadım. Büyük alışveriş merkezlerinin koridorlarında, sinemaların, tiyatroların girişinde, hijyenin önemli olduğu alanlarda (tuvaletler), havaalanlarında domuz gribinin tehlikesine karşı küçük, dikkati çekici ama abartılı olmayan uyarılar vardı. Ne dost sohbetlerinde, ne aile, komşu, meslek toplantılarında domuz gribi konusu bizde olduğu gibi gündemin ilk maddesiydi.
Anladığım kadarıyla biz her zamanki yanlışı yaptık, yapmaya devam ediyoruz. Konuya ilgi çekeceğiz diye düşünerek salgın tehdidini gereğinden fazla abarttık. Rutin bir uygulama olması gereken aşılanma konusunu o kadar çok telaşla gündeme soktuk ki aklı başında insanların bile aşıya güvenini sarstık.

HALKI KORKUTMUYORLAR

Bir başka nokta da problemin bizde gereğinden çok ön plana çıkarılması ve korkunun neredeyse bir “sopa gibi” kullanılması oldu. Domuz gribinin diğer griplerden daha hızlı yayıldığı, daha kolay hastalandırdığı, bağışıklık sistemi bozuk olanlarda üst solunum yollarından akciğerlere inip kolayca zatürreye yol açtığı doğru ama genç ve sağlıklı birinde (ya da sağlık sorunu olmayan orta veya ileri yaştakilerde) sorunsuz atlatılabileceğini söylemeyi hep ihmal ettik.
Yaşanan ölümlerin daha çok “önceden geçirilmiş veya geçirilmekte olan hastalıklara bağlı olduğunu” ve “doktora geç gitmekle” yakından bir bağlantısı bulunduğunu halka yeteri kadar anlatamadık. Oysa sağlıklı biriyseniz ve doktora zamanında giderseniz domuz gribini de diğer gripler gibi istirahat ve kişisel bakımla sorunsuz atlatmanız mümkün. Ölümlerin yüzde 90’ı daha önceden herhangi bir sağlık sorunu olanlarda ve ileri derecede düşkün yaşlılarda görülüyor.
Kısacası Amerika’da da domuz gribi var ama orada kriz daha iyi yönetiliyor. Doktorlar ve diğer sağlık uzmanları krizi yönetmeye çalışan resmi otoritelere bizdekinden daha fazla yardımcı oluyor.

Gebelik ve hepatitler

Kronik hepatit B taşıyıcılarında gebelik iyi tolere edilir. Hepatit alevlenmesi nadirdir. Plasenta, virüsün geçişi için engel teşkil eder ve hamilelik sırasında bebeğe bulaşma nadirdir. Asıl problem doğum sırasında anne kanına maruz kalan bebeğe bulaşma riskidir. Delta virüsü de (Hepatit D) aynı yolla bebeğe bulaşabilir.
Bebeğe doğar doğmaz yapılan Hepatit B hiperimmünglobulin ve aşılama ile bulaşma yüzde 90 oranında önlenebilir. Sezaryenin bulaşma açısından normal doğumdan daha emniyetli olduğu ise gösterilememiştir.
Kronik C hepatiti olan kadınlar genellikle sorunsuz bir hamilelik geçirirler. Ancak yapılan bazı çalışmalarda annede hepatit C olduğu zaman, bebekte düşük doğum ağırlığı, doğum sonrası solunum desteğine veya yeni doğan yoğun bakımına ihtiyaç olabileceği bildirilmiştir. Ayrıca Hepatit C pozitif olan gebelerde aşırı kilo alımı, gebeliğe bağlı diyabet riskinde artış bildirilmiştir. Kronik C hepatiti olan gebelerin yüzde 5-10’unda bebeğe bulaşma olduğu tespit edilmiştir. Bulaşma sadece HCV-RNA pozitif annelerde görülür.
PROF. DR. EROL AVŞAR

Doğumda epidural analjezi: Risk var mıdır


Doğum veya sezaryen sırasında ağrı kesmeye yarayan epidural analjezi çok sık önerdiğimiz ve uyguladığımız bir yöntemdir. Verilen ağrı kesicinin miktarına bağlı olarak ağrı şiddeti azaltılabilir ve tamamen uyuşma sağlanabilir. Uygulaması eğitimli ve tecrübeli anestezi uzmanlarınca yapıldığında herhangi bir sorunla karşılaşma ihtimali çok düşüktür.
Rastlayabileceğimiz sıkıntılar şunlar olabilir:
* Tansiyon düşmesi ve buna bağlı olarak bebeğin kalp atımı hızının azalması. Bu riski azaltmak için ilaç enjekte edilmeden önce damardan bol miktarda sıvı verilir, bazen de yana yatırılmak gerekebilir.
* Omurilik kılıfı delinecek olursa baş ağrısı olabilir, nadir görülen bu sorun birkaç gün sürebilir, yatak istirahatı ve bol su içmekle tedavi edilir.
* Epidural, doğuma çok yakın verilirse veya fazla miktarda ilaç kullanılırsa, doğumda ıkınmaya yardımcı olmak güçleşir. Ikınma hissi yeterli değilse, anestezi doktoru ilaç dozunu ayarlayabilir.
Ciddi komplikasyonlar çok nadirdir. Yanlışlıkla ilaç spinal aralığa girer ve etkisi gövdenin üst kısımlarına uzanırsa solunum kasları etkilenebilir ve solunum güçlüğü ortaya çıkabilir, ilaç damara giderse halsizlik ve sara benzeri nöbete sebep olabilir. Ancak bu sorunlarla hemen hemen hiç karşılaşmıyoruz.
DR. ERHAN CANKAT

Her yemekten keyif alın

Yemeği eğlence haline dönüştürün. Hayatınız boyunca birçok değişiklik yaparsınız, daha genç kalmak için böyle bir değişiklik yapmak da çok zor olmamalı.
Düşük yağlı yemek tarifleri veren kitaplar alın. Her pazar yeni yemekler yapmayı deneyin. Değişik mutfaklarla ilgilenin. Akdeniz, Tayland, ıtalyan veya vejetaryen iyi fikir olabilir.
Değişikliklere uymanız biraz süre alabilir. Eğer servis boyutları, yemeklerin besleyici değerleri veya bunun gibi sorunlarınız varsa beslenme bilgisi kitabı almanızı tavsiye ederiz. Ne yediğiniz hakkında ne kadar çok bilginiz olursa genç kalabilmek için o kadar iyi yemekler seçersiniz.
Yazarın Tüm Yazıları