GeriYıldız Dilek Ertürk Sevgi için tüketelim günü: 14 Şubat
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Sevgi için tüketelim günü: 14 Şubat

Dün Sevgililer Günü idi. Hemen hemen dünyanın her yerinde çılgınca kutlandı. Çılgınlık işin yine tüketim boyutunda. Her zaman gidilen restoranlar, kafeler tıklım tıklım, hediyeler havada uçuşur halde.

14 Şubat ölçümlü sevginiz kaç karatlıktı?

Dün Sevgililer Günü idi.

Hemen hemen dünyanın her yerinde çılgınca kutlandı. Çılgınlık işin yine tüketim boyutunda. Her zaman gidilen restoranlar, kafeler tıklım tıklım, hediyeler havada uçuşur halde. Tüm sevgililer birbirinde hediye bekler, sevgilisi olmayanlar da teselli olmak yolunda kendine hediye alma peşinde.

Eğer bu günü atlarsanız vay halinize.

Zaten sevgilinize yeterince önem vermiyorsunuz…

Küçücük bir çiçek de mi alamazdın?

Çiçek üç katı fiyata satılıyor, bu gün almasam da yarın alsam olur mu?

Sen beni sevmiyorsunnnn…

Sevgililer Günü'nün mutluluk ve kavuşma özlemi ile yaşanan sevgi ifadesi, neredeyse bir tüketim histerisine dönüşüyor.

Değerlerin ve duyguların pazarlamanın bir aracı haline geldiği günümüzde, aşkta, kendi payına düşeni almış görünüyor.

Böylece, ortaya çıkış hikayesi Roma dönemine denk gelen, günümüzün metalaştırılan Sevgililer Günü, bir tüketim objesi olarak sahte gerçekliğinin arkasına sığınmış oluyor.

***

Özüne indiğimizde Sevgililer Günü Aziz Valentine'nin hikayesine dayanmaktadır.

Antik Roma’da İmparator II. Claudius, Roma’yı kendi katı kuralları ile zalimce yöneten bir hükümdarmış. Romalı erkekler aşklarını ve ailelerini bırakmak istemedikleri için, ordusunda savaşacak asker bulamamaktaymış. Bu yüzden Roma’daki tüm nişan ve evlilikleri kaldırmış.

Yine o dönemde Roma’da yaşayan bir papaz olan Aziz Valentine, Claudius’un yasağına rağmen sevgilileri gizlice çiftleri evlendirmeye devam etmiş. Bu durumu bir süre sonra öğrenen zalim imparator tarafından Aziz Valentine, hıristiyanlığın önemli bir günü olan bereket tanrısının adıyla anılan Lupercalia Bayramı’nın arifesinde öldürülmüş.

Bu olayla birlikte yıllar içinde , evlilik, çoğalma, bereketlilik ve döllenme kutsamalarıyla bayramın ilk günü Aziz Valentine Günü olarak kutlanmaya başlanmış…

***

14 Şubat, Amerika’lı Esther Howland’ın ilk Sevgililer Günü kartını yollamasıyla birlikte 19. Yüzyıl başlarından itibaren çok sayıda insanın kutladığı toplumsal bir olaya dönüşmüş. Bugün ise gerçek anlamından uzaklaşarak tüketimin körüklendiği, bir gün haline gelmiştir.

İçimizden geldiği gibi her gün Sevgililer Günü değil midir? Aslında bu tür sahte zorlamalara karşı durmayı öğrenmemiz ve bu konuda bilinçlenmemiz gerekmektedir.

Siz de sevgilinizle bugün gezin, yarın gezin iki gün sonra hediyenizi verin… Bir şeyin nedenini bilmeden sırf yapılıyor diye yapmak yerine, kendi istek ve mantığımızı devrede tutmayı hatırlamamız gerekiyor. Bu sürüyle hareket etme duygusu içinde, biraz farklı olmayı da başarmak gerek…

Sevginin enerjisi çok büyük toplu halde kutlamalarla bu duygu tabii ki daha çok yaşanabilir ama piyasaları hareketlendirmeye odaklı bir Sevgililer Günü hangi duygusallığı size getirebilir ki?

Tabii ki tek taş pırlantayı…

Her şey duygusallık için… Sizin sevginiz kaç karatlıktı?

Dün ne kadar sevildiğinizi ölçebildiniz mi?

Hep sevin ve sevilin, her gün 14 Şubat :)

False