GeriYasemin Fatih Amato Varis tedavisinde kullanılan en yaygın yöntem: Skleroterapi
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Varis tedavisinde kullanılan en yaygın yöntem: Skleroterapi

Varis tedavisinde kullanılan en yaygın yöntem: Skleroterapi
Abone Olgoogle-news

Varis tedavisinde kullanılan en yaygın yöntem, skleroterapidir. Bu işlemde tüm varisli damarlara, esası tuzlu su olan bir karışım enjekte edilir. Bu ilaç, damar cidarlarının birbirlerine yapışmasını sağlar ve böylece damar işlevini yitirir. Birkaç hafta sonra nedbe dokuya dönüşerek kaybolur.

Skleroterapide geleneksel olarak kullanılan solüsyonun etkin maddesi tuzlu sudur. Tuzlu su alerjik reaksiyon yaratmaz. Ancak enjeksiyon sırasında acı duyulabilir veya deri tahriş olabilir. Avrupa’da tuzlu su yerine genellikle Aethoxy-Sklerol kullanılmaktadır. Ancak bu solüsyon, FDA (Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi) tarafından henüz onaylanmadığı için, ABD’de geleneksel tuzlu su yöntemine devam edilmektedir. Aethoxy-Sklerol daha etkilidir. Tuzlu su içeren formülünse yan etkileri daha sınırlıdır. Ülkemizde her ikisi de kullanılmaktadır.

SKLEROTERAPİ ÖNCESİNDE NELER YAPILIR?

Skleroterapiye karar verilmeden önce, dolaşım testleri yapılması gerekebilir. Doppler ultrason testiyle derin ven akışı ölçülür ve sorunun düzeyi belirlenir. Test sonuçlarında bir anormallik görülürse, bu giderilmeden skleroterapiye başlanmaz. Önemli dolaşım sorunları yoksa, varisler derinde ve ağır değilse, skleroterapi için koşulların uygun olduğu anlaşılır. Bu karar verildiği zaman, bu defa birincil mesele damarların derinliği olur. Derinliğin tesbiti, tedavinin etkili olmasının ve komplikasyonları önlemenin baş koşullarından biridir.

SKLEROTERAPİ NASIL YAPILIR, NE KADAR SÜRER?

Skleroterapiye başlarken, doktor enjeksiyon yapılacak bölgeyi iyice temizler. Sonra sorunlu damara ince bir iğneyle solüsyonu zerk eder. Gerisini, damar kendisi yapar. İşlemden sonraki iki gün boyunca sıkı varis çorapları giyilmesi gerekebilir. Enjeksiyonlar, damarın büyüklüğüne bağlı olarak, üç-dört haftalık aralarla birkaç kez tekrarlanabilir. Tabii bu arada tedaviyi yürüten doktorun kontrolü ve denetimi devam eder.

YAN ETKİLERİ VAR MIDIR?

Skleroterapi genelde güvenli olmasına rağmen, bazen yan etkileri görülür. Bazı kişilerde, tedaviyi takip eden bir yıl içinde kahverengi lekeler oluşabilir. Uygulama sonrasında kramplardan şikayet eden hastalara da rastlanır.
Bu tedavi için ilk koşul, skleroterapinin deneyimli bir doktor tarafından yapılmasıdır. Tedavinin doğru damara ve uygun derinlikte uygulanması çok önemlidir. Solüsyon hiçbir şekilde damar dışına çıkmamalıdır. Solüsyon yanlışlıkla damar dışına zerk edilirse veya damarda bir sızıntı olursa, ciltte çok ciddi yaralar meydana gelir.

SKLEROTERAPİ KESİN BİR ÇÖZÜM SAĞLAR MI?

Bu soruya kayıtsız şartsız “evet” cevabı vermek mümkün değildir. Hassas bir skleroterapi uygulamasıyla, birçok varisten kurtulmak mümkündür. Ancak gereken tüm titizlik gösterilse bile, skleroterapi sonucunda düş kırıklığı yaşayanlara rastlanır. Örneğin, hastaların yaklaşık üçte birinde, özellikle tedavi edilen damarlar iri olduğunda, yeni kılcal damar çatlamaları görülür. Bunlar genellikle kendi kendine kaybolur, ama birçok hastaya o kadar zahmeti boşuna çektiğini düşündürür.

Skleroterapi yaptırmayı düşünüyorsanız,

  • Damar büyük, ağrılı ve ülserleşmiş ise, skleroterapiyle vakit kaybetmeyin.
  • Damarlar normal ise, gene de önce kan dolaşımında başka bir sorun olup olmadığını tetkik ettirin.
  • Başka bir sorun olmadığına eminseniz, skleroterapi yapılabilir ve çok yararlı olabilir.

Ancak, skleroterapi sadece deneyimli bir doktor tarafından yapılabilir.

  • Uygulamadan önce damar derinliği belirlenmelidir.
  • Doğru damara ve uygun derinliğe girilmesi uzmanlık gerektirir.
  • Solüsyonun damar dışına çıkması ciddi sorunlara neden olur.
False