"Yasemin Fatih Amato" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yasemin Fatih Amato" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yasemin Fatih Amato

Yasemin Fatih Amato

Göz altı morluklarından nasıl kurtulabilirsiniz?

30 Mayıs 2020

Göz altı morlukları için ne yapabilirsiniz?

Göz altı morluklarına salt kozmetik bir sorun olarak bakmak eksik bir yaklaşım olacaktır. Sağlığınızla ilgili her türlü ihtimalin üzerine gitmeniz ve tedavi olmanız gerekmektedir. Geriye kalanlar da kozmetik olarak çözümlenebilir veya en azından daha kötü olması engellenebilir. Bunun için;

- Yeteri kadar su içmeye çalışın.

- Sabah yüzünüzü soğuk suyla yıkayın.

- Gözlerinizin altına en az 30 faktör bir güneşten koruyucu sürmeden sokağa çıkmayın.

Yazının devamı...

Günlük cilt bakımınızı nasıl yapmalısınız?

21 Mayıs 2020

Tüketiciyi gençleştirecek, güzelleştirecek, bütün rüyalarını gerçeğe dönüştürecek o birbirinden şık ürünlerle dolu rafların, vitrinlerin ve etrafında fır dönen ürün temsilcilerinin arasında başı döner insanın. Birçok kadın doldurduğu kozmetik çantasını evde fazla göze çarpmadan açmaya çalışır.

Cildinizi en iyi kendiniz tanırsınız!

Kozmetik ürünleri seçerken yaşanan psikolojik karmaşadan daha önemlisi bilgi sorunudur. Hepsi iyi güzel ve olağanüstü sıfatlarla sunulsa da, kişinin kendisine en iyi gelecek ürün hangisidir? Bu konuda net bir görüşe sahip olmak önemlidir. Satıcılar da insanların aklını karıştırırlar.

Ürünleri kullanmak için mi yoksa süs olsun diye mi alıyorsunuz?

Kozmetik ürünler, çoğu zaman banyolardaki raflarda aksesuar olarak kalırlar. Alışveriş yaparken insanın kendini kaybetmemesi gerekir. Yaşam tarzınıza uyan ürünler vardır, uymayan ürünler vardır. Cildinizi tanıyın ve gerçekten ihtiyacınız olan, kullanacağınız ürünleri satın alın. Böylece hem yapacağınız alışveriş bütçenizde gedik açmaz, hem de iç huzuruyla kendinize bakacağınızdan emin olursunuz.

Birçok kozmetik ürün üç yıl kadar bozulmadan dayanır. Ancak evimize baktığımızda üç yıldan çok daha önce satın aldığımız ve hiç kullanmadığımız birçok ürün görebiliriz. Tabii karşıdan seyrettiğimiz bu şık şişelerin, cilt bakımına hiçbir katkısı olmaz. Arada bir değil, ancak düzenli kullanıldıkları zaman yararı olur. Satın aldığınız bazı ürünleri kullanmıyorsanız, hiç olmazsa buzdolabında saklayın.

Kullanım dozları nasıl olmalıdır?

Kozmetik ürünleri gerektiğinden daha fazla miktarda ve daha sık kullanmanın bir yararı yoktur. Cildi yeteri kadar korumak veya nemlendirmek için ürünleri ölçülü kullanmak gerekir.

Yazının devamı...

Saçın sağlıklı ve bakımlı olmasını sağlayan doğal kürler

16 Mayıs 2020

Unutmayın, saçlarınız doğal tellere sahiptir ve bunlar sağlığınızın ve iyi olmanızın yansımasıdır. Eğer vücudunuza iyi bakmazsanız, saçlarınız istediğiniz gibi sağlıklı ve bakımlı olmayacaktır. Bunun için vücudunuza iyi bakmalı ve sağlıklı beslenmelisiniz.

Yapmanız gerekenler

- Önce kendinizi sonra saçlarınızı şımartın.
- Onları ovalamayı ihmal etmeyin.
- Saçlarınıza tarz yaratın.
- Saçınızın ihtiyacı olan besleyici maddeleri sağlayın.
- Önce kendinizi sonra saçlarınızı susuz bırakmayın.

Saçlara doğal bakım için işte öneriler

Yazının devamı...

Mucize besin bal ile pratik maskeler

6 Mayıs 2020

Cilt bakımı için pahalı kozmetiklere ihtiyacımız olduğunu sanmayın. Daima elimizin altında bulunan en sıradan malzemeler bazen harikalar yaratır. Özellikle bal ayrıcalıklı bir maddedir. Cildimizin ihtiyacı olan her şeyi içinde barındırır. En yararlı vitaminler, mineraller, mikro besin maddeleri, enzimler ve organik asitlerle doludur. Son derece zengin bir glikoz, fruktoz, magnezyum, potasyum, kalsiyum, sodyum, demir, fosfat, B1, B2, B6, B3, B5, C vitaminleri, çinko ve iyot deposudur. Bu besleyici maddeler deriyi güçlendirir ve yumuşatır.

Bal doğal bir nemlendiricidir

Öte yandan balın başka bir özelliği de nem tutucu bir madde olmasıdır. Cildimize bal sürdüğümüzde hem var olan nemi korur hem de dışarıdan nem toplayarak cilde verir. Bu nedenle bal maskeleri cildi gerginleştirir, esnekliğini artırır ve ince kırışıkları hafifletir. Kan dolaşımını uyardığı için cilt tonunu geliştirir. Bal eskiden yaralara sürülürdü. Çünkü bal sayesinde tahriş olan deri kurumazdı. Bandaj değiştirmek ağrısız ve kolay olurdu. Ama daha da önemlisi, cilt ile temas eden balda, glikoz oksidaz yavaş yavaş hidrojen perokside dönüşerek etkili bir dezenfektan oluşturur.

Bal cildi yatıştırır

Bal cildimizi nemlendirir, kendini yenilemesine yardımcı olur, besler, yatıştırır, gerginleştirir, kan dolaşımını uyarır ve iltihaplanmaları giderir. Bir cilt maskesinden daha fazla ne bekleyebiliriz ki...

Mucize etkili ballı maskeler

Balı daha pek çok madde ile karıştırmak mümkündür. Avokado, kil, sirke, elma, muz ve zencefil vb. Bal cildimize o kadar yararlıdır ki bizi asla düş kırıklığına uğratmaz.

Yazının devamı...

Evde Kal, D vitaminsiz kalma!

29 Nisan 2020

D vitamini nasıl ortaya çıkar?

D vitaminin %80’ni güneş ışınları ile açığa çıkar. Özellikle Mart ve Ekim ayları arasında kalan dönem en uygun dönemdir. Bu bahsedilen aylar arasında en az 15 dakika güneşlenmek vücudunuz için faydalıdır. D vitamini, yağda çözünen bir vitamindir. Çoğu zaman “güneş ışığı vitamini” olarak da adlandırılır. D vitamini aktif formuna dönüşürken iki aşamalı bir süreç geçirir. İlk olarak, karaciğerdeki kalsidiol depolama formunda oluşturulur. Daha sonra, böbreklerdeki aktif formuna dönüştürülür. D vitamini kalsiyumun normal emilimine, kas ve kemiklerin normal fonksiyonlarının korunmasına katkıda bulunur. Kuvvetli kemiklerin gelişmesi için böbreklerden ve bağırsaklardan fosfor ve kalsiyum emilimini düzenler.

D vitaminin faydaları nelerdir?

D vitaminin vücutta kemik ve kas metabolizması dışında başka fonksiyonları da vardır. Kalp, beyin, meme, prostat gibi pek çok organda D vitamini reseptörleri bulunur. Son yıllarda depresyon, kalp, diyabet, bazı kanser hastalıklarında D vitamini eksikliğinden şüphelenilmeye başlandı.

Evde kaldığımız günlerde güneş dışında D vitaminini nereden alabiliriz?

D vitamini içeren besinleri sık tüketerek vücudumuza takviye yapabiliriz. Bu besinler:

Çoğu D vitamini takviyesinin etiketinde listelenen bileşen D3'tür. D2 vitamini bitkiler tarafından üretilirken, D3 vitamini ise cildiniz tarafından yapılandırılır.

Koronavirüs için D vitamini takviyesi almalıyız!

Yazının devamı...

Yıpranan cildine kolay kürler uygula! İşte tarifleri...

21 Nisan 2020

Hassas bir cildin günlük temizliği nasıl yapılmalı?

Tahriş etmeden yumuşak bir köpük ile cildinizi temizlerken aynı zamanda ılık suyla durulayın. Ardından yüz toniği ile cildi nemlendirerek rahatlatın. Gün içinde cildi dış etkenlere karşı koruyan ‘bisabolol’ içerikli etken maddeli nemlendirici ile cildinizi besleyin. Hassasiyeti minimum seviyeye indiren doğal ve biyolojik etken maddeler içeren ürünlerle cildinizi rahatlatıp günlük koruma sağlamak mümkündür.

Hindistan cevizli bakım kürü

Taze rendelenmiş Hindistan cevizini zerdeçal ile karıştırın. (Zerdeçal karışımın temizlik özelliğini ve C vitamini miktarını artırmak için kullanılır.) Yapmış olduğunuz karışımı vücudunuzun her yerine sürün. 5 dakika kadar bekledikten sonra ıslak, ılık bir bezle silin. Havuç ve jelatini birbirine karıştırın. Ve cildinize peeling işlemi yapın. (Havuç ve jelatin cildinize iyileştirici ve onarıcı etki sağlar.)

Kadifemsi yumuşaklık maskesi

İsterseniz içine yulaf unu, ezilmiş badem ve 1-2 damla da sızma zeytinyağı veya badem yağı ilave edebilirsiniz. Diğer bir seçenek de bitter çikolatayı biraz zeytinyağı ile birlikte buharda eritip sürmenizdir.

Malzemeyi güzelce karıştırıp sürülebilir bir kıvam elde edince, yüzünüze, boynunuza, dekoltenize hatta isterseniz tüm vücudunuza uygulayın. On beş dakika bekleyin, sonra da ılık su ile yıkayın. Cildinizin kadifemsi bir yumuşaklık kazanacağına emin olabilirsiniz.

Mucize etkili ballı maskeler

Yazının devamı...

Alışveriş poşetlerine virüs bulaşır mı?

13 Nisan 2020

Hızlıca hayatımızın tam ortasına giren ve hayatımızı işgal eden koronavirüs hakkında merak ettiklerimiz her geçen gün artıyor. Belki de bunlardan en önemlisi alışveriş düzeni ve sonrası yapılacaklar…

Zorunlu haller dışında markete gitmeyi önermiyoruz ancak ev ihtiyaçlarının da bir şekilde karşılanması gerekiyor. Hal böyle olunca kesinlikle evden çıkarken maskenizi takmayı unutmayın. Ayrıca eldiven kullanmanız da korunma düzeyini artıracaktır.

Sizden önce markete giren birinin koronavirüs taşıyıp taşımadığını bilemezsiniz. Belki az önce önünde durduğunuz reyonda o da durdu ve öksürdü ya da hapşırdı. İşte maskenin koruması burada devreye giriyor. Çünkü havadaki damlacıkların doğrudan solunması engellenmiş olunuyor.

Az önce bahsettiğimiz bu kişi sizin şu anda elinizde tuttuğunuz yoğurdu elledi mi onu da bilmiyoruz. Eldiven de işte burada devreye giriyor. Elinize bulaşacak mikrobun ağız ve göze taşınmasını engelliyor. Ancak unutulmaması gerekiyor ki elinizde eldiven varken kesinlikle yüzünüze götürmemeniz gerektiği…

Kapının önüne geldiniz, kesinlikle ev balkonuna çıkarmak için poşetleri ev içinden geçirmeyin. Çünkü geçirirken sağa sola değmeyeceğini bilemeyiz. Poşetleri kapı girişinde, dışarıda bırakın ve eldivenlerinizi atarak yeni eldiven takın. Ürünleri poşetten çıkararak hazırlamış olduğunuz çamaşır suyunda bir bezi ıslatın ve paketli ürünleri tek tek silin. Sebze ve meyveleri en sona bırakın. Sildiğiniz paketli ürünleri bir tepsi üzerine dizin ve en son balkon ya da hava alan, güneş gören bir yere götürün. Hem kurusun hem de havalansın.

Sebze ve meyveleri, sirkeli sudan ziyade karbonatlı su ile yıkamalısınız. Sirkeli suyun ürün üzerindeki kalıntıları gidermediği biliniyor.

Detaylı bilgi için bu yazıyı da detaylı okuyabilirsiniz:

Yıkama suyuna sirke ilave etmenin temel amacı, asidik bir yıkama ortamı oluşturarak yetersiz yıkama ihtimaline karşılık gıda üzerinde bulunabilen muhtemel zararlı biyolojik etkenlerin uzaklaştırılmasıdır. Ancak, günümüzde yaygın olarak kullanılan pestisitlerin pek çoğunun aktif maddesi asidik koşullarda daha kararlı hale gelmektedir. Hangi sebze ve meyvede hangi pestisitin kullanıldığı bilinmediği için sirkeli suyla yıkanmamaları gerekir. Bu durumda sirkeli su meyve ve sebze yıkamak için uygun değildir. Mutfak lavabonuzu tıkayarak içini iyice temiz suyla doldurun ve karbonat katın. Karbonatlı suyun içerisine sebze ve meyvelerinizi katın, en az 1 saat bekletin. Sonra temiz suyla durulayın ve temiz bir bez üzerine serin, kurulayın. 

Yazının devamı...

“Yorgunum dostlarım, yorgunum artık…”

18 Şubat 2020

Vefasız yıllara dargınım artık, rahmetli Adnan Şenses’ten yıllarca dinlediğimiz o şarkının sözleri bize başka şeyler de anlatıyormuş… Örneğin işten çıktığımızda kendimizi bitkin hissediyorsak, bunu anlamak kolay. Ama bazen izah edilmesi güç durumlarla karşılarız. Kimileri tam bir “gece kuşu”dur, gece yarısından sonra açılır; bazıları sabahları verimlidir, akşamları durgunlaşır. Bunlar bir ölçüye kadar yapısal sayılabilir ancak bazen farklı sorunların belirtisi olabilir. İşte bizi başka şeyleri düşünmeye iten bazı şikayetler:

- Yemeklerden sonra bitkin düşmek
- Kendini güçsüz, isteksiz, yaşlı hissetmek
- Sabah iyi kalkıp gece olunca kötüleşmek
- Sabahları yataktan çok zor kalkmak. Giyinmeyi, sokağa çıkmayı, hayata karışmayı istememek

Bu gibi durumlar ile karşılaşınca ilk yapılan şey vitamin alıp geçiştirmeye çalışmaktır. Atlatabiliyorsanız, ne alâ. Ama yorgunluk kronik bir hale gelmişse ciddiye almak gerekir.

Yorgunluğun tek nedeni yoktur. Yaşadığınız sıkıntılar; beslenme sorunlarından hareketsizliğe, kan şekerinden kabızlığa, adet sorunlarından cinsel tatminsizliğe, strese, dolaşım bozuklukları, tansiyon veya kalp sorunlarına, su kaybından mineral eksikliklerine ve hormon dengelerine kadar uzanan sayısız nedene bağlı olabilir.

Her hormon farklı bir enerji yaratır. Bir veya birden fazla hormonda yetersizlik baş gösterdiğinde, yorgunluğun değişik şekilleriyle karşılaşırız.

Yazının devamı...
Yasemin Fatih Amato Kimdir?
1965 yılında İran'nın Tebriz kentinde doğmuştur. 1983 yılından itibaren Türkiye'de yaşamaktadır.1990 yılında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi'ni bitirdikten sonra, ihtisasını aynı üniversitenin Dermatoloji Ana Bilim Dalı'nda yaptı. Kozmetik dermatolojiye olan tutkusunu geliştirmek için İngiltere'ye gidip Birmingham'da dermatoloji kursuna katıldı.1995 yılında ABD'nin Dallas eyaletinde Kollajen enjeksiyonları hakkında eğitim aldı.1996 yılında Paris'te dünyanın en ünlü uzmanlarından (Dr.Benjamin Asher, David Goldberg, Dr. Legrand, Dr. J.Le Coz, Dr.Laglen) değişik dolgu maddeleri enjeksiyonları, botoks ve mezoterapi eğitimi gördü.Türkiye'ye dönünce YASEMEN adında bir kozmetik dermatoloji merkezi açarak, İzmir'de ilk kez dolgu, botoks, mezoterapi, lazer epilasyon, kalıcı makyaj ve mikrodermabrazyon uygulamalarını başlattı.2004 yılında Doğan Yayınevi'nden çıkan " Güzel ol, Bugün, Yarın ve Daima" isimli bir kitap yazmıştır.2009 yılında "Yaşlanmayı erteleyin" " Evde güzellik ve bakım sırları" " Güzel dokunuşlar" isimli kitapları yayınlanmıştır.2004 yılından itibaren Şamdan plus, Diva, Sabah Gezetesi'nin eki Günaydın, Karşıyaka Life dergisi gibi yayınlarda köşe yazarlığı yapmaktadır.Kendisi bir çok televizyon programlarında, üniversite içi seminerlerde, konferanslarda, ulusal ve uluslararası kongre ve seminerlerde konuşmacı olarak katılmıştır.Dr. Yasemin Fatih Amato evli ve bir çocuk annesidir.