GeriSabri Yurdakul Kadına Şiddet Çaresizlikten mi Kaynaklanır?
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Kadına Şiddet Çaresizlikten mi Kaynaklanır?

Hem bir erkek hem de bir uzman olarak kadına şiddetin çaresizlikten değil acımasızlıktan kaynaklandığını düşünüyorum. Hiçbir bahane şiddeti, özellikle kadın ve çocuklara uygulanan şiddeti mantıklı bir şekilde açıklayamaz.

Hem bir erkek hem de bir uzman olarak kadına şiddetin çaresizlikten değil acımasızlıktan kaynaklandığını düşünüyorum. Hiçbir bahane şiddeti, özellikle kadın ve çocuklara uygulanan şiddeti mantıklı bir şekilde açıklayamaz.

"Erkek karşı koyamıyor, şiddete başvuruyor" sözü geçerli olsa kadınların da bazı durumlarda çözüm bulamadıkları ve karşı koyamadıkları zaman şiddete başvurmaları gerekir ki mesleğim nedeniyle kadınların da en az erkekler kadar hatta onlardan da çok öfkelenip şiddet göstermek isteği içinde olduklarını görüyorum. Ama kadınlar genelde bunu şiddete dökmüyor ya da döküyorsa bile sözel şiddete döküyorlar. Sözel şiddet sonuçta kan dökmüyor, can almıyor, yuvaları yıkmıyor.

Tabii ki kan dökülmese de her tür şiddet sonuçta şiddet.

Erkeğin şiddet uygulaması hatta bu şiddetin ölüme kadar gidecek sonuçlara yol açması aslında toplumda kabul gören yanlış inanışlardan kaynaklanıyor.

"O benim, onu kimseye yar etmem" düşüncesi, kadının ondan ayrılmasını ya da artık kendisini sevmeyip bir arada olmak istememesini büyük bir onur kırıklığı olarak yaşayan erkeğin, bu durumu kendi kafasında bir namus problemi haline getirmesine neden oluyor. Bu nedenle de gözü hiçbir şeyi görmemektedir.

Günümüzde kadının ekonomik özgürlüğüne sahip olması  ve boşanmanın artık yavaş yavaş kabul görmesi yanında çevresinden destek de görmesi kadınların yürümeyen evliliklerini bitirme noktasına getirmekte, bu da erkeğin sınırsız öfkesini çekmektedir.

Öfke sınırsız olabilir ama bunun şiddete dönmesi kişisel bir tercih olup, ne yazık ki çevresinin şiddet yönündeki telkinleri erkeği bu davranışa yöneltmektedir. 

Şiddet sevgiyi geri getirmez. Önemli olan bu seviyeye gelmeden sevginin yitirilmesini önlemek, bunu yapamıyorsak onun sevgisinin bittiğine saygı göstermek gerekir.

Birini mezara öbürünü hapise gönderen eylemlerin sevgiyi geri getirmek değil hepten yok ettiğini unutmamak gerekir. İnsanlara ayrılığın, birlikte olmanın bir sonucu olabildiğini, yürümeyen beraberliklerin ayrılığa gidebileceğini anlatmalıyız. 

“ Seni kimseye yar etmem” düşüncesi hastalıklı bir düşünce olup aşırı sevginin değil hastalıklı bir birlikteliğin belirtisidir ve kişi muhakkak tedavi altına alınmalıdır.

False