GeriNuran ÇAKMAKÇI Geleceğin öğretmenleri
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Geleceğin öğretmenleri

Geçen hafta müthiş bir bilim adamıyla tanıştım. Ona “Çılgın Profesör” diyorlar. Adı Christopher Biffle.

24 Kasım Öğretmenler Günü.

Bu hafta boyunca öğretmenlerle ilgili çeşitli etkinlikler düzenlenir, bu kutsal mesleği yapanlar bir kez daha hatırlanır. Öğretmenler, her çocuğun hayatında büyük rol oynar. Hele ilköğretimin ilk kademesinde okulu sevdiren de, okuldan nefret ettiren de onlardır. Okumayı sevdirmede, mesleklere yönlendirmede, içimizdeki cevheri ortaya çıkarmada payları büyüktür.

Antalya’daki Öğretmenler Kurultayı’nda da üç gün boyunca öğretmenin yeterliliklerini, mesleğe girişlerini ve kariyer planlarını tartıştık. Bütün komisyonlarda katılımcıların ortak söylediği şeyler neredeyse aynıydı: Öğretmen çocuk sevmeliydi, empati yapmalıydı, bilgiyi iyi aktarmalıydı ama en önemlisi çocuğa yaklaşmayı bilmeydi.

Geçen hafta müthiş bir bilim adamıyla tanıştım. Ona “Çılgın Profesör” diyorlar. Adı Christopher Biffle. Bilfen Okulları’nın davetlisi olarak İstanbul’a geldi. Eğitime eğlenceyi getiren bir bilim adamı. Öğretmenlerin ondan öğrenmesi gereken çok şey var. Çünkü, onun dersinde öğretmen sadece bilgiyi aktarmakla kalmıyor, sürekli aktif halde bulunuyor. Sadece kendisi değil, öğrencileri de hareket halinde bilgileri birbirine aktarıyor.

Geleceğin öğretmenleri sürekli hareket halinde olacak

Biffle’a göre klasik sistem artık gerilerde kaldı. Yepyeni bir eğitim anlayışı var. Çocuklar derse katılıp, bildiklerini birbirine jestlerle, mimiklerle, sesle aktarırsa o bilgi kalıcı hale geliyor. Ama burada öğretmenin rolü büyük. Yanlış anlamayın bunun için öyle büyük malzemelere, teknolojiye ihtiyacı yok. Bir sınıf, bir tahta yeterli. Ondan sonrası öğrencilerin gözünün içine bakıp, onları derse katmak geliyor.

Biffle, geleceğin öğretmen modelinin sahnede oturan ya da bilgi aktaran değil, öğrencisini konuşturan, derse katan kişiler olacağı iddiasında. Haklı da.

Kıpırdaman sırasında oturan, karşısındakini dinleyen çocuklar yok artık. Günümüz çocukları zorlu ve hareketli. Onlara eğitim vermek için de öğretmenin öğrencileriyle birlikte hareket etmesi gerekiyor.

Biffle, ders sırasında izleyince hak verdim. Bir bakıyorsunuz sıranın üstünde, bir bakıyorsunuz öğrencilerin arasında. Elleri, kolları havada, mimiklerle, ses tonuyla öğrencilere aktardığı enerji ile onları da harekete geçiriyor. Sınıfta her öğrenci karşısındakine bildiklerini aynı enerji ile aktarıyor. Çünkü, Biffle’a göre öğretirken daha iyi öğreniyorsunuz.

Dünyada 2 milyonu aşkın öğretmenin takip edip, uyguladığı bu sistem bakalım Türkiye’de yaygınlaşacak mı?

False