GeriNuran ÇAKMAKÇI Ana-oğlun hastalıkla mücadelesi
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Ana-oğlun hastalıkla mücadelesi

Yaklaşık iki haftadır peşimizi bırakmayan, kurtulmak için her türlü çabayı harcadığımız zencefilden, tarçına, baldan, limona denediğimiz kışı seven griple ailece mücadele halindeyiz.

Yaklaşık iki haftadır peşimizi bırakmayan, kurtulmak için her türlü çabayı harcadığımız zencefilden, tarçına, baldan, limona denediğimiz kışı seven griple ailece mücadele halindeyiz.

Bizim ergen irisinin bile tüm enerjisini alıp götüren bu mikroba oğlumla aynı anda yakalandık. Ana-oğul üzerimizde battaniyeler, elimizde mendiller burnumuzu çeke çeke iki hafta geçirdik. Onda öksürük, bende bir türlü geçmeyen burun akıntısı kaldı geride.

Eşimin hazırladığı tavuk suyu çorbalar, müthiş kahvaltılara bile yan gözle bakıp, yatağa çekildik. Uzun bir aradan sonra oğlumun ilk kez ateşi bu kadar yükseldi. Annelik var ya serde, her şeyi bir kenara bırakıp gece yarıları onun başında bekledik. Çünkü inatçı ateş bir türlü düşmek istemedi.

Bizimki çocukluğundan itibaren alışkın olduğu üzere hemen soyunup banyoya daldı. Küvetin içine girdi, ılık suyu açtı, bir süreliğine rahatladı. Yatağa neredeyse çıplak vaziyette üzerinde bir çarşafla uzandı ama ateşle mücadelesi devam etti. Koca bir adam olduğundan şurubu da çocukça bulduğu için kapsül şeklindeki ilaçlara başladık. Onları yutmada zorluk çıkarmadığı için bir kere daha şükrederek birlikte sabahladık. 

Bütün bunları yaşarken eski günlere döndüm. Küçükken ateşlendiğinde başucunda bekler, hatta uyurum diye iki saatte bir alarmı ayarlar, bir süre sonra da odama alır sabırla ateşinin düşmesini beklerdim. Cem ise hastalığı biraz daha kullanarak iyice yanı başıma sokulur, biraz naz, biraz kaprisle dilediğini yapardı.

Gördüm ki, aradan 13 yıl geçmiş bizim hanede değişen bir şey olmamış. Yine aynı manzara...

Küçüklüğünde mini tombul elleri ellerimde, bacakları bacaklarımın arasında şefkat isteyen minik, bu kez yanakları kırmızı ama ayak ve elleri kocaman, iri kıyım bir çocuk olarak kucağıma sokulmaya, küçük adam olarak sevgimi hissetmeye çalışıyordu.

Eminim kocaman bir adam olduğunda da değişen bir şey olmayacak. Her ikimizin de sağlığı yolunda giderse aynı şefkati 30’unda, 40’ında da dile getirmese de arayacak. Doğrusu ya hastalık olmasa bu an ikimizin de keyif aldığı özel anlar.

Şimdi ikimiz de iyileştik, zor iki hafta geçirdik. Aman dikkat, bu virüsle mücadele zor ama işin içine biraz şefkat girince çekilmez anlar daha da sevimli hale geliyor.

False