Sağlıklı spermler için yeteri kadar kalsiyum, selenyum, çinko ve E vitamini alıyor musunuz?

Doğal yolla çocuk sahibi olmanın temel 2 dayanağı vardır; spermin yumurtaya doğru ilerleyebilmesi ve DNA’sının sağlıklı olması. Şayet bu iki koşul mevcutsa gebelik umudu devam ediyor demektir.

Haberin Devamı

Tabii ki bunların yanı sıra başka faktörler de sperm sağlığının bozulmasına yol açabilir. Zaten her bakımdan normal bulunan çiftlerde bile doğal yolla gebelik beklentisi bir ay için en fazla %30 civarında sonuç verir. Tüp bebeğin bile başarısı %50’yi geçmez. Yine de sperm sağlığı bakımından hareket ve DNA kalitesi başta gelen iki gereksinimdir.

Spermin hareket etmesi, kuyruğundaki kas benzeri liflerin birbiri üzerinde ileri geri kayması ile gerçekleşir. Bu liflerin üzerinde hareket edebilen kollar bulunur. Kol bulunduğu yerden ayrılıp bir adım ilerisine tutunur ve tekrar geri geldiğinde altındaki lifi de çekerek hareket ettirmiş olur. Kolların peşi sıra salınmasıyla da kuyruk hareketlenir ve sperm yumurtaya doğru ilerlemeye başlar. Kolların ileri geri oynamaya başlayabilmesi ancak ortamda yeteri kadar kalsiyum varsa mümkün olur. Dolayısıyla kalsiyum, sperm hareketi için mutlaka bulunması gereken önemli bir ihtiyaçtır. Bunu süt ve süt ürünlerinden alabileceğimiz gibi yeşil yapraklı sebzeler, kuru baklagiller ve kurutulmuş meyveler de başlıca kalsiyum kaynaklarıdır.

Haberin Devamı

Kalsiyumun başlattığı hareketin sürdürülebilmesi ise sürekli bir enerji akışı gerektirir. Sperm enerjisini ATP olarak bilinen yakıttan sağlar. ATP moleküllerini üreten asıl kaynak, spermin boynunda yerleşmiş mitokondri organelidir. Mitokondriyi bir aküye benzetebilirsiniz. Buradan çıkan ATP kuyruğa ulaşarak liflerin ileri geri kayma hareketini sürdüreceği enerjiyi taşır. ATP’nin üretiminde en önemli elementlerden biri ise çinkodur. Spermin çevresinde çinko miktarı azalmışsa, hareket de zayıflar. Çinkodan en zengin besinler ise balık, buğday tohumu, et, ayçiçeği çekirdeği, kabak çekirdeği, ceviz, badem, süt ve yumurtadır.

Spermin normal hareket edebilmesi için keza kuyruğunun da yapısal olarak düzgün gelişmiş olması gerekir. Spermin kuyruğu ile başının birleştiği bölgesi boyun kısmını oluşturur. Bunun hemen gerisinde ise üzerine mitokondrisinin yerleştiği orta parçası bulunur. Eşlerinde gebeliğin gerçekleşmediği erkeklerde spermlerin boyun bölgesinden kırıldığı, boynunun büküldüğü, kalınlaşıp şeklinin bozulduğu dikkat çeker. Burada sorun, spermin orta parçası ve boyun bölgesini saran membran yapısının bozulmuş olmasıdır. Membran bütünlüğünü sağlayan element ise selenyumdur. Selenyumdan eksik beslenilmesi durumunda spermin kuyruğunda farklı şekillerde bozukluk gelişebilmekte. Kabuklu yemişler, tavuk, balık, hindi, deniz ürünleri, tahıllar ve yumurta selenyum için önerilen besinlerdir.

Haberin Devamı

Sperm yumurtaya girdikten sonra embriyoyu geliştirebilmesi için sağlıklı bir genetik malzemeye de sahip olmalıdır. Spermin genetik malzemesi ise DNA’sı olup, DNA hasarları erkek kısırlığının önde gelen nedenlerindendir. DNA hasarı en fazla, içinde yüzdüğü sıvıda zararlı metabolitlerin artması neticesi ortaya çıkar. Toksik oksijen molekülleri olarak da bilinen bu ürünler sigara alışkanlığı, elektromanyetik dalga, tarım ilaçları gibi kimyasallara maruz kalmak, çok sıcakta çalışmak ya da varikosel gibi değişik nedenlerden dolayı artabilir. E vitamini önemli bir antioksidandır, yani oksidatif stresi gidererek DNA hasarı gelişmesinin önüne geçer. E vitamini en fazla avokado, ayçiçeği çekirdeği, badem, buğday tohumu, fıstık ezmesi, ıspanak, kabak, kara lahana, kırmızı biber, kuşkonmazda bulunur.

Haberin Devamı

Görüldüğü gibi, spermin yumurtaya ulaşabilmesi ve embriyo geliştirebilmesi için olmazsa olmaz iki önemli gereksinimi ileri doğru hareket edebilmesi ve DNA’sının sağlam olmasıdır. Bunlarda bozulma yapacak çok sayıda genetik ya da metabolik defekt olabilir, ama siz de sağlıklı bir beslenme ve yaşam tarzı ile tedaviye katkıda bulunabilirsiniz. Kalsiyum, selenyum, çinko ve E vitamini sperm sağlığı bakımından günlük beslenme alışkanlığınızda yeri olması gereken önemli elementlerdir. Ancak hemen belirteyim, her birinin de aşırı alınması tam tersi etki yaratabilir, hatta ciddi yan etkilere yol açabilir. Her zaman vurguladığım gibi önemli olan her besinin dengeli tüketilmesidir.

 

Yazarın Tüm Yazıları