GeriGöksu Telmaç Çocuğunuzla oynuyor musunuz?
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Çocuğunuzla oynuyor musunuz?

Bu soruma pek çok anne baba evet yanıtını verecektir. Ama bu yanıt yeterli değil. Gerçekten nitelikli oynamak, çocuğun yaşına uygun oynamak, onu geliştirici oyunları oynamak her anne babanın en büyük görevidir.

Bu soruma pek çok anne baba "Evet" yanıtını verecektir. Ama bu yanıt yeterli değil. Gerçekten nitelikli oynamak, çocuğun yaşına uygun oynamak, onu geliştirici oyunları oynamak her anne babanın en büyük görevidir.

Doğadaki yavrulara bile baktığımızda büyük bir azimle anne babalarını oyuna çağırırlar. Neredeyse tüm gün iç enerjilerini oyuna aktarırlar. Bu evrensel olarak gelişimin en büyük görevlerindendir.

Çocuklar anne karnında bile kendilerine özgü oyunsal hareketler geliştirirler. Doğumdan sonra ise görüntüler, sesler ve mimikler onlar için izlenecek en büyük oyuncaklardır. Önce uzaktan izledikleri dönen ve ses çıkaran oyuncakları dik durup oturabildikten sonra tutmaya, sallamaya başlayacaklardır.

Anne babaların doğumdan hemen sonra sesler, mimikler, eşyalar ile çocukların ilk zihinsel gelişimlerine destek vermeleri gerekir.

Sonrasında birlikte tutup çekme, atıp geri getirme gibi nesne takip oyunları gelecektir.

Koltuğun arkasına kaçan bir topun geri getirildiğini görmek çocuğun bilişsel sürecini ileriye götürecektir.

Çocuklar üç yaşlarından sonra kendi oyunlarını kurabildiklerinde anne babalar farkında olmadan oyun alanından uzaklaşırlar. Ne de olsa tek başına oynayabildiğini düşünerek kendi işlerine öncelik verirler. Oyun niteliğinin azalması genelde bu yaşlardan sonra başlar.

Ebeveynler işten geldikten sonra yemek, ev işleri, televizyon rutinine girip çocuk oyun alanında tek başına oynadığında hem ilişkileri, hem çocuğun gelişimi ıssızlaşır.

Ya da anne babanın çocukla oynarken göz ucuyla televizyonu takip etmesi de sadece görüntüde bir oyun keyfi yaşatır.

Neler yapılmalıdır?

Çocuklarınızın yaşına, cinsiyetine uygun oyun ve oyuncakları profesyonel mağazalardan edinin.

Her gün yarım saat de olsa mutlaka onunla oynayın.

“Daha sonra” diyerek oyunu ertelemeyin.

Oynarken değişik sesler ve mimikler kullanın, rollere girin.

Oyunlarına aşırı müdahale etmeyin, oyunu siz değil o yönetmeli.

Hep aynı ebeveyn değil anne-baba dengeli ve değişimli olarak oyuna katılmalı.

Oyun esnasında televizyon vb. şeylerle ilgilenmeyin.

Göz teması ve fiziksel temas oyunda çok önemlidir. İkisini de kurmaya özen gösterin.

Oyunlarda ilginç kelimeler ve kalıplar kullanarak dil gelişimini destekleyin.

Örneğin çocuğunuzun öz güven problemi varsa siz oyunda öz güvensiz olan bir çocuğu canlandırın. Ona nasıl daha güvenli davranması gerektiğini öğretecek şekilde rollere girip model olun.

Onun sizi çağırmasını beklemeyin. Oyuna siz de davet edin.

Oyunlarından ne kadar keyif aldığınızı, sizin içinizdeki çocuğun da ne kadar eğleneceğini, çocuğunuzla ne kadar yakınlaştığınızı göreceksiniz.

Oyun tadında günler diliyorum….

False