GeriDemet Baykal Kendinizle nasıl konuştuğunuza dikkat ettiniz mi?
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Kendinizle nasıl konuştuğunuza dikkat ettiniz mi?

 Kendinizle nasıl konuştuğunuza dikkat ettiniz mi?
Abone Olgoogle-news

İç sesiniz sizinle nazik bir şekilde mi konuşuyor? Yoksa eleştiriyor, suçluyor, yakınıyor ve hatta aşağılıyor mu?

Eğer yukarıdaki sorular üzerinde düşündüğünüzde, kendinize yeterince iyi davranmadığınızı fark ettiyseniz, bu durumu değiştirme fikrini de kazanmış oldunuz.

Kendinizle nasıl konuştuğunuz, yalnızken daha çok duyar olduğunuz iç sesiniz, karakteriniz hakkında çok önemli bilgiler verir.  Farkındalık için aşağıdaki maddelerden hangilerini eksik yaptığınızı veya hiç yapmadığınızı tespit edin.

  • Kendime sevdiğim insanlara davranır gibi davranırım.
  • Hatalarıma hoşgörü ile bakarım.
  • İçsel diyaloglarımın yapıcı bir dili olduğuna eminim.
  • İnsanlar tarafından sevilip sevilmemeyi umursamam.
  • Yeteneklerimin farkındayım.
  • İnsanlara, “Sen böyle düşünüyor olabilirsin, ama ben bu konuda farklı düşünüyorum” demekten korkmam.
  • Aileme ve yakınlarıma bağlıyım ama bağımlı değilim.
  • “Şu anda benim için önemli olan nedir?” sorusunun cevabını bilirim.
  • Kimseyle değil, kendi koyduğum hedeflerle yarışırım.
  • Sürekli gelişim halindeyim, her gün yeni bir şeyler öğrenirim.
  • Yenilikler ve belirsizlikler beni korkutmaz, kolay adapte olabilirim.
  • Okuduğum kitaplardan ve aldığım eğitimlerden kişisel projelerimi oluşturabilirim. Edindiğim bilgilerin dakikalar içinde sanki hiç var olmamış gibi yok olup gitmesine izin vermem.

Yukarıdaki maddelerden faydalanarak, kendinize özel standartlar belirleyip, öz düzenleme yapabilirsiniz. Kendi başınıza başardığınız şeylerin ve yalnızken yapmaktan keyif aldığınız şeylerin listesini oluşturabilir, bunları tekrar tekrar okuyarak, yeni şeyler ilave etmeye devam edebilirsiniz.

Bazı insanlar kendini memnun edecek kaynakları bilir, yalnızken yapmaktan zevk aldığı şeylerin uzun bir listesine sahiptir. Bazı insanlar ise diğerleriyle birlikteyken hiç sıkılmadan birçok şey yapabiliyorken, yalnızken duyduğu sıkıntıdan bunalıma dahi girebilir. Çünkü kendisiyle doğru ilişki kuramaz. Bu durum diğer insanlara bağımlı olma durumunu beraberinde getirir. Mutlu olmak için birilerine ihtiyaç duyar. Oysaki kişi yalnızken daha üretken olur ve kendiyle baş başa olmak benliğini güçlendirir, sorumluluk alabilme yetisini arttırır.

Sevgide şart aramak da kendisiyle doğru ilişki kuramayan insanların yaptığı hatalardan biridir. Bilinçaltınızda sevginin kazanılacak bir şey olduğu yatar ve bu, insanların sevgisini elde etmek için bazı şartları yerine getirmeniz veya belli bir çaba harcamanız gerektiğini düşünmenize sebep olur. Bilinçaltınızdaki bu yanlış kodlamalar, kendinizle olan ilişkiniz için de geçerlidir. Örneğin; hedeflediğiniz kiloya geldiğiniz zaman, işinizde bir başarı kazandığınız zaman, falanca kişi sizi sevdiği zaman, kendinizi daha çok seveceğinizi düşünüyor olabilirsiniz. Oysaki kendinizi şart koşmadan sevmeniz; kendinizle ve başkalarıyla olan ilişkilerinizi daha iyi şekle getirmenizi sağlayan en önemli faktördür.

Hem “kendine yeten” hem de “sosyal insan” olabilmek; ancak kendini seven, içsel diyaloglarının yapıcı bir dili olan, gelişimin devamlılığına inanan, kendini tanıyan ve ne istediğini bilen bireyler için mümkündür.

False