GeriA. Cem Keçe Ayıp, günah, yasak üçgeni
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Ayıp, günah, yasak üçgeni

Ayıp, günah, yasak üçgeni

Seks kelimesini söylemekten bile çekiniyor ya da eşinizle yalnızken bile seksle ilgili bir konuyu sesinizi alçaltarak mı konuşuyorsunuz?


Ayıp, günah, yasak üçgeni

Cinselliği ‘ayıp, yasak ve günah’ üçgeninde mi yaşıyorsunuz? ‘Seks’ kelimesini söylemekten bile çekiniyor ya da eşinizle yalnızken bile seksle ilgili bir konuyu sesinizi alçaltarak mı konuşuyorsunuz?

Bazen kendinize seksin yemek, içmek kadar doğal olduğunu söylüyorsunuz ama bir türlü bunu kabullenmek istemiyor yaşamınızda uygulayamıyor musunuz? Belki de bir dizi ya da filmde öpüşen çiftleri gördüğünüzde yüzünüz kızarıyor, kanalı değiştirmek istiyorsunuz.
Birisi seksle ilgili bir şaka yaptığında ya da bununla ilgili bir cümle kurduğunda elinizle ağzınızı kapatıp utanarak ‘Şşşşt!’ diye konuşanı susturmak istiyorsunuz. Hatta bazen “Bu konuları lütfen konuşmayalım” diyerek karşınızdakini uyarıyor musunuz?

Tüm veriler gösteriyor ki aklınızın her köşesinde seksle ilgili hurafeler uçuşup duruyor. 


SEKSİN KUTSAL BİR YANI YOK

Ayıp, günah, yasak üçgeni

Geçmişteki hurafeler halen seks hayatımızı etkiler. Bilinmezlik korkuyu doğurur, korku sürekli bilinmezliği doyurur. Korkulan ne ise hep aynı yanlış yapılır.Oysa bilinmezin üstüne gidilmedikçe, hurafeler, yalanlar, kurgular bir mikrop gibi gerçeğin üzerinde ürer.


NEDEN BU KADAR BASTIRILIYOR?

Ayıp, günah, yasak üçgeni

Seks de ne yazık ki insan için keyifli değil korkulu, yakınlaştıran değil ağrılı hale getirilmiş bir olguya dönüştü. Peki, bu nasıl oldu? Neden insan kendi bedeni ile ilgili her şeye bu kadar toleranslı iken seksi içinde bu kadar bastırdı? Bu konuda bir fikir yürütmek çok zordur. Ancak geleceğin dünyasında artık belirsizliğin yeri olmadığını, seksin üzerindeki belirsizliklerin bir an önce dağılması gerektiğini düşünüyoruz.

Seksin üzerindeki tüm bu baskılar, insanların hem cinsel hem ruhsal sağlığını hem de partner ilişkilerini çok olumsuz etkiliyor.

Hatta bastırılmış cinsellik, duyduğumuzda bizi ürperten, nefret ve iğrenti duygularını içimize salan korkunç suçların işlenmesine bile neden oluyor. Oysa seksin ne kutsal bir yanı vardır ne de üzerinde bu kadar çok kafa yorulacak kadar sihirli… Seks, basit, olağan, doğal, her insan için gerekli olan ve düzenli yapılmasına ihtiyaç duyulan çok keyifli bir olgudur. İçinde ağrı, acı, korku, kanama barındırmaz, haz, şehvet, yakınlık ve sevginin bir ifadesidir. Hepsi bu…


CİNSELLİK OLMASAYDI BİZ OLMAZDIK

Ayıp, günah, yasak üçgeni

Özellikle dini ve ahlaki hurafelerin yaşamda oldukça belirleyici olduğu bu coğrafyada cinsellikle ilgili karşımıza çıkan ilk dogma cinselliğin ‘günah’ olduğu yönündedir. Eğer konuya aynı eksenden bakmak gerekirse bugün eğer cinsellik olmasaydı bizler de olmazdık. Bizler her birimiz ebeveynlerimizin seksinin bir ürünüyüz. Eğer cinselliğin tamamen günah olduğu üzerinden gidilseydi bugün insanoğlunun varlığını sürdürmesinden bahsedemezdik.


ZEVKİN ORGANI: ‘KLİTORİS’

Ayıp, günah, yasak üçgeni

İnsan bedeninin mükemmel bir şekilde cinselliğe göre dizayn edilmiş. Kadında öyle bir organ var ki tek bir amaca hizmet ediyor o da zevk vermeye... Bu organın adı klitoristir ve bilindiği kadarıyla kadının boşalma ve orgazmını kolaylaştırmak ve düzenlemekten başka da bir işlevi bulunmuyor. Klitorisinden aldığı zevki vajinasının girişteki üçte birlik kesiminden ve G noktasından aldığı zevkle birleştiren ve bu iki organı birbirine zihinsel olarak entegre etmeyi bilen kadın da cinselliğin tadını en yüksek oranda çıkarabiliyor.


ÇOCUĞUNUZA KÖTÜLÜK ETMEYİN

Ayıp, günah, yasak üçgeni

Özellikle kız çocuklarının ilerideki kadınlık edinimlerinin rol modeli anneleri olduğunu için kız çocuklarının gelecekte cinselliğe olan yaklaşımları annelerinin onları bu konuda eğitip eğitmemelerine bağlıdır. Eğer anne kızına cinselliği ‘ayıp’ olarak kodlarsa, o kızın ileride cinsel işlev bozukluklarıyla karşı karşıya kalması hiç sürpriz olmaz. Zaten seks yapma korkusu olarak bilinen vajinismus, cinsel isteksizlik ya da cinsel tiksinti gibi bozuklukların temelinde genellikle annenin kızına sunduğu ‘ayıp ve yasak’lı cinsellik olgusunun yattığını görüyoruz.


İNSAN BİLMEDİĞİNDEN KORKAR

Ayıp, günah, yasak üçgeni

Bazı anneler var ki tüm yetiştirme sürecinde kızına tek bir kelime dahi cinsellikle ilgili aktarımda bulunmamış. Sanki hiç yokmuş gibi… Sanki eşiyle birlikte yaptıkları seksin sonucu gözlerinin önünde durmuyormuş gibi kızına hiçbir şey anlatmamış, ‘Aklına yanlış bir fikir sokar mıyım’ korkusuyla utanmış. Genç kız da bilmediğinden korkmuş. Zaten insan bilmediğinden korkar. Sonuçta bu korku, eğer farklı bir kaynaktan doğru bilgilendirme de yapılmadıysa, bir şekilde ilerde hayatına girecek olan partnerini ve onunla yapacağı cinselliği de reddetmesine yol açacaktır. Bu ne yazık ki kaçınılmaz bir durumdur.


YAŞININ GEREKTİRDİĞİ ÖLÇÜDE, DOĞRU BİR ŞEKİLDE ANLATIN

Ayıp, günah, yasak üçgeni

Çocuklarınızı koruma içgüdüsünün yoğun bir duygulanım olduğu tartışmasız bir durum. Ancak cinsellik gibi içi doldurulmazsa, gerçekleri anlatılmazsa, yarın sorunlara gebe olacağı belli bir olguyu, aslında temelde doğal ve basit bir bedensel ihtiyaç olan bu olguyu, çocuklarınıza yaşının gerektirdiği ölçüde ve doğru bir şekilde anlatmazsanız, işte o zaman çocuğunuzun geleceğini mahvedeceğinizi aklınızdan çıkarmayın.


SEKS BİR ARMAĞANDIR

Ayıp, günah, yasak üçgeni

Ahlak, kültür, gelenek ya da felsefe… Adı her ne olursa olsun tüm düşünce sistemleri açısından seks ve onun sonucunda ortaya çıkan yakınlık ve haz, insan için çok özel bir armağan olarak algılanmalıdır.

Tüm sağlıklı bireyler seksi yaşamalı. Bireyler bugüne kadar süregelen yanlış bilgilendirmeler, korkular ve endişelerin giderilmesi için açık kaynaklardan her türlü bilgiye ulaşmaktan çekinmemesi gerekir. Bireyler veya çiftler cinsellikle ilgili her türlü üst düzey bilgiyi cinsel terapistlere başvurarak öğrenebilirler.

False