Vesime Itır Demir

Çocuğunuza küresel ısınmayla mücadeleyi sanat aktiviteleriyle öğretin

7 Ocak 2021
Mevsimlerin dengesinin değiştiği ve kuraklık tehlikesiyle karşı karşıya olduğumuz bugünlerde, küresel ısınma konusunda hem kendi çevremizi hem de geleceğin yetişkinleri olan çocuklarımızı hızla bilinçlendirmemiz gerekiyor. Özellikle büyük kentlerde yaşayan çocukların en büyük talihsizliğinin, doğal akışından uzakta yaşanan mevsim değişikliklerinin zaman zaman yarattığı tahribata tanıklık etmeleri olduğu söylenebilir

Mevsim normallerinin çok üzerinde seyreden hava sıcaklığı giyinme alışkanlıklarımızdan yeme içme alışkanlıklarımıza kadar birçok şeyi değiştiriyor. Kışın ortasında yalancı bahara aldanan ağaçların çiçek açması, yabani hayvanların rutinlerinin şaşması ve hatta mevsimsel hava durumlarının insanların sağlığını etkilemesi dünyadaki yaşam dengesinin bozulmasını tetikliyor. Hava sıcaklıklarının artışı buzulları eritirken, yağışların azalması tüm canlı ırkları susuzlukla tehdit ediyor. Toprağın verimliliğini azaltan kuraklık, ihtiyacımız olan besinlere ulaşmamızı zorlaştırıyor. Yeşil alanların azalarak betonarme yapıların artması da yine doğanın dengesini bozan nedenlerden biri olarak gündemimizde yer alıyor. Sera gazlarının artışı, fosil yakıtların artması, araçların ve insanlar tarafından kullanılan bazı kişisel bakım ürünlerinin saldığı zehirli gazların doğaya verdiği zarar istenmeyen sonuçlara neden oluyor. Tüketim alışkanlıklarının dozunun kaçması dünya üzerindeki kaynakların da hızla tükenmesine yol açıyor.

Küresel ısınmanın, önüne geçilemeyecek bir noktaya gelmesi Claude Monet, Vincent van Gogh, Naile Akıncı, George O’Keeffe ve daha birçok sanatçının yaptığı manzara resimlerinde rastlayabileceğimiz doğa görüntülerinin tamamen geçmişte kalmasına neden olabilir. Sanatçılara yüzyıllar boyunca ilham veren doğa bu defa 21. Yüzyıl’da bizim ve geleceğimiz olan çocuklarımızın desteğini bekliyor. Doğanın beklediği bu desteği günümüzden çok daha önce, 1970’li yıllardan itibaren vermeye başlamış olan sanatçılar da vardır. “Arazi Sanatı”, “Çevre Sanatı”, “Ekolojik Sanat” gibi akımlarla sanatçılar, doğayı görünür kılmaya ve doğaya dair bilinç oluşturmaya çalışmışlardır. Teknoloji karşısında doğayı kutsayan, endüstriyel atıklar karşısında doğaya iyileştirici müdahalelerde bulunan bu tür akımlar aracılığıyla sanatçılar çevre sorunlarını gündeme getirmiştir. Malzeme olarak yaprak, çiçek, taş, dal gibi doğal nesnelerin kullanılmasıyla insan, teknoloji, doğa ilişkisi sorgulanır. Doğayla iletişim kuran, tüm canlıların yaşamsal faaliyetlerine duyarlı olan bir yaklaşım söz konusudur. Bu akımlar, yeryüzündeki doğal yaşam alanlarının tahrip edilmesi ve bu tahribe neden olabilecek riskler üzerine insanları bilinçlendirme amacındadır.

Sanatçıların bilim insanlarıyla ve botanikçilerle birlikte çalışabildiği bir alan olan Ekolojik Sanat, geri dönüşüm malzemelerini ve doğal nesneleri kullanır. Çocuklarınızın ekoloji bilincini geliştirebileceğiniz aktiviteleri bu gibi yöntemlerle daha keyifli hale getirebilirsiniz. Robert Smithson’ın “Sarmal Dalgakıran”, Andy Goldsworthy’nin “Yaprak Boynuzu”, Richard Long’un “Çim Çemberi” isimli çalışmalarından yola çıkarak çocuğunuzla birlikte doğanın içinde sanat uygulamaları yapabilirsiniz. Yaprak, toprak, taş, dal gibi doğal nesnelerle formlar oluştururken çocuğunuza doğayı korumanın tüm canlılar için ne kadar önemli olduğunu anlatabilirsiniz. Çevreye zarar veren plastiklerin kullanımını azaltmanın, yeşil alanları korumanın, tüketim çılgınlığına direnmenin ve geri dönüşümün yaşamsal önemini tartışabilirsiniz. Geleceğin yetişkinleri olan çocuklarınızı doğaya sevgiyle yaklaşan ve iklim krizi konusunda bilinçli bireyler olarak yetiştirmek, ilerleyen yıllarda da dünyadaki her türden canlının yaşam alanının uzun yıllar boyunca var olmasına destek olacaktır.

Yazının Devamını Oku

Çocuğunuz geometrik şekilleri soyut sanatla tanısın

24 Aralık 2020
Okul öncesi dönemde çocuklar sayılara ve geometrik şekillere karşı ilgilidir. Bu dönemde çocuğunuza geometrik şekilleri üç boyutlu cisimlerle ya da kağıt üzerine çizerek tanıtmanın yanında, soyut resimleri çocuğunuzla birlikte inceleyerek de şekilleri öğrenmesini sağlayabilirsiniz.

Soyut sanatın geçmişi çok eskiye dayansa da özellikle 20. yüzyılda bu alanda çalışmış önemli sanatçılara rastlarız. Fahrelnissa Zeid bu akımın önde gelen sanatçılarından biridir. 2017 yılında Londra’daki Tate Modern, Zeid’in retrospektif bir sergisini açarak O’nu 20. yüzyılın en önemli kadın sanatçılarından biri olarak tanımlamıştır. Zeid, gravür sanatçısı Aliye Berger’in ve “Halikarnas Balıkçısı” olarak tanınan yazar Cevat Şakir Kabaağaçlı’nın kardeşidir.  Sanayi-i Nefise Mektebi’nin (Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi) ilk kadın mezunlarından biridir. 1934 yılında Irak’ın Ankara temsilcisi Emir Zeid ile evlenip prenses ünvanını alan Fahrelnissa Zeid, hayatında yaşadığı tüm duygusal çalkantıları yansıttığı resimlerinde, geometrik formlarla oluşturduğu canlı renkler kullanmıştır.

Çocuklar için bir hayli ilgi çekici olabilecek Zeid’in resimlerinin boyutları da oldukça büyüktür. Üçgenler, kareler, dairesel formlar ve dörtgenler resmin yüzeyine yayılır. Çocuğunuz Zeid’in resimlerinin her bir detayında fazlasıyla geometrik forma rastlayabilir. Bu resimleri incelemeyi bir şekil keşfetme macerasına dönüştürebilirsiniz. Bu resimlerdeki şekillerin ve renklerin duygusal çağrışımları hakkında konuşabilirsiniz. Temelde her doğal ve yapay nesne geometrik şekiller ile ilişkilidir ve birçok sanatçı, doğadaki nesneleri geometrik formlarla özdeşleştirerek resmini yapar. Siz de Zeid’in resimlerindeki geometrik formların doğadaki canlılarla ve nesnelerle olan benzerliği üzerine çocuğunuzla beyin fırtınası yapabilirsiniz. Bu yöntemle çocuğunuzun özgürce hayal kurmasını sağlarken yaratıcılığını geliştirme fırsatı yakalayabilirsiniz.

Çocukluk yıllarında kazanılan davranışlar, bireyin yetişkinliğinde hayatını şekillendirmede önemli bir etkendir. Bu yüzden, çocukların temel bilgileri öğrenme sürecinde ebeveynlerin didaktik bir üslupla yaklaşmak yerine çocuğa ifade olanağı sağlayacağı demokratik ortamlar hazırlaması önemlidir. Çocuğunuza empati becerisini kazandırmak, zihinsel ve estetik gelişimine destek olmak için sanatın her dalından faydalanabilirsiniz. Sanatla yakın ilişki kurarak sanat etkinliklerini gündelik hayatının bir parçası haline getiren çocuğunuz, yetişkinliğinde de sosyal ve bilişsel becerileri gelişmiş bir birey olarak toplumun bir parçası olacaktır.

Yazının Devamını Oku

Vivaldi ve Arcimboldo ile çocuklarınıza sağlıklı meyve tabakları hazırlayın

16 Aralık 2020
Kış aylarında çocuğunuzu çeşitli hastalıklardan korumak için bağışıklık sitemini güçlü tutmanız gerekmektedir. Bunun yolu da alınması gereken vitaminleri en doğal haliyle alabileceği mevsim meyvelerini tüketmekten geçmektedir. Hem lezzet hem de sağlık açısından meyveleri ve sebzeleri mevsiminde tüketmek önemlidir.

Doğanın bize her mevsim sunduğu sebzeler ve meyveler sadece beslenme uzmanlarının değil, zaman zaman sanatçıların da dikkatini çekmiştir. Resimlerinde meyveleri ve sebzeleri bir arada kullanarak portreler yapan İtalyan ressam Giuseppe Arcimboldo bu sanatçılardan biridir. 1526 yılında Milano’da doğan Arcimboldo, yaşadığı dönemde Viyana’da saray ressamı, mimar ve mühendis olarak çalışmıştır. Sürrealizm akımını benimseyen sanatçı Salvador Dali tarafından 20. Yüzyılın başlarında tekrar gündeme getirilmiştir. Hatta kimi sanat tarihçilerine göre Arcimboldo, Sürrealizm’in ilk örneklerini veren sanatçıdır. Arcimboldo, Roma imparatoru II. Rudolf’un portresini yaparken, mitolojide mevsim tanrısı olarak geçen ‘Vertumnus’ dan esinlenmiştir. Bu resim, her mevsimden sebze ve meyvenin bir arada olduğu bir portredir. 1563 yılında ise ‘İlkbahar’, ‘Yaz’, ‘Sonbahar’ ve ‘Kış’ adlı dört farklı resimden oluşan “Dört Mevsim” başlıklı serisinde, her mevsimin kendi meyveleri ve sebzeleriyle portreler yapmıştır. Renkli çiçeklerden oluşan saçlarıyla ‘İlkbahar’ ve kırmızı tonlardaki meyveleriyle ‘Yaz’ kadın, kahverengi ve sarı tonlarındaki ‘Sonbahar’ ve ‘Kış’ ise erkektir.

Arcimboldo’nun kimi resimlerinin çocukları korkutma ihtimali olsa da bu resimlerden yola çıkarak mutfağınızda daha sevimli portreler yaratabilirsiniz. Çocuğunuzun sağlıklı beslenmesi, kış meyvelerine daha fazla sempati duyması ve ebeveyn çocuk ilişkinizi güçlendirmek için sanatsal dokunuşlardan destek alabilirsiniz. Doğa ananın bize her mevsim farklı sebze ve meyve seçenekleri sunduğunu anlatarak, çocuğunuza doğru ve sağlıklı beslenme alışkanlığı kazandırma yolunda ilk adımı atabilirsiniz. Görsel uyaranlar olarak meyveleri kullanırken, Vivaldi’nin “Dört Mevsim” adlı eserini dinleyerek işitsel bir uyaran da yaratabilirsiniz. İçinde bulunduğumuz kış mevsiminde yetişen meyveleri çocuğunuza tanıtırken Vivaldi’nin ‘Kış’ konçertosunu dinleyebilirsiniz. Meyvelerin renkleriyle müzik arasında bir ahenk olup olmadığı, bu renklerin seslerle uyuşup uyuşmadığı, konçertoların içine gizlenmiş mevsimlere özgü seslerin çocuğunuzun üzerinde bıraktığı hissi tartışabilirsiniz.

Ebeveynler, çocuklarının gelecekte hem zihinsel hem de fiziksel olarak sağlıklı bireyler olabilmesi için, onlarla kaliteli vakit geçirme fırsatı yaratmalıdır. Sağlıklı beslenme alışkanlığı gibi önemli bir yaşam rutinini kazandırmak için yaş gurubuna uygun sanatsal aktivitelerle bu süreci daha keyifli hale getirmek mümkündür.

 

 

 

 

 

Yazının Devamını Oku

Çocuğunuzla rüyalara bir yolculuk: Düş kapanı

10 Aralık 2020
Çocuklarımızla gündelik yaşam deneyimleri üzerine her zaman sohbet etme fırsatı yaratmamıza rağmen, gördükleri rüyalar hakkında konuşmak belki de her zaman aklımıza gelmemektedir. Uzun saatlerini geçirdikleri uyku sürecinde zihinlerinde olup bitenlerden haberdar olmamız elbette pek mümkün değildir.

Ebeveynler, bazı geceler çocuklarının ağlama sesiyle uyanırken, bazı gecelerde de gördükleri kötü rüyaların etkisiyle uyanan çocuklarının yanlarına gelmesine alışkındırlar. Düzenli uyuyan çocuklarda büyümenin daha hızlı gerçekleştiği, yetersiz uyuyan çocuklarda ise tam tersinin gerçekleştiği uzmanlar tarafından belirtilmektedir.

Bilimsel araştırmalar da benzer şekilde, özellikle okul öncesi çocuklarda düzenli uykunun hiperaktivite, anksiyete ve depresyonu azalttığını göstermektedir. Bu gibi nedenlerden dolayı çocuklarımızın sağlığı için düzenli uyku önemlidir. Bebeklik döneminde geliştirilen uyku alışkanlığı, ilerleyen yıllarda çocuğun ebeveynlerinden bağımsız olarak uykuya dalmasını etkilemektedir. Çocuğunuzun uyku alışkanlığını geliştirirken dikkat etmeniz gereken konulardan biri de budur. Bazı çocuklar uyku saati geldiğinde ebeveynlerine direnç gösterebilmektedir. Çocuklar için uykuyu cazip bir hale getirmek her zaman çok da kolay olmasa da çocuklarla yapılan bazı aktiviteler olumlu sonuç vermektedir.

Geçmişi Kuzey Amerika yerlilerine dayanan “dreamcatcher” yani “düş kapanı”, bir inanca göre insanları uykularında kötü rüyalardan korumaktadır. Yatağın başına asılan düş kapanı, ağ şeklindeki yapısıyla zihnimize girmesi muhtemel olumsuz her şeyi biz uyurken bizden uzak tutmaktadır. Renkli görüntüsüyle çocukların dikkatini çekebilecek bir aktiviteye rahatlıkla dönüşebilen düş kapanı, çocuklarınızın konsantrasyonunu sağlamada ve kas becerilerini geliştirmede olumlu etkiler yaratabilir.

Düş kapanını yaparken çocuğunuzla rüyalardan bahsedebilir, uykunun yaşamımız için öneminden konuşabilirsiniz. Gördüğü rüyaları hatırlamaya çalışarak size anlatmayı deneyen çocuğunuzun ifade becerisi de gelişecektir. Çocuklarının yatağıyla ve uykusuyla barışıp rüyalar alemine dalmasını isteyen ebeveynler, onlarla bu keyifli çalışmayı yapabilir. Evinizde bulabileceğiniz ip, bocuk, kurdele gibi malzemelerle rahatlıkla yapabileceğiniz düş kapanı, sadece çocuklarınızın değil sizin de zihninizin bir süreliğine de olsa rahatlamasına destek olacaktır.

Sosyal medyada bununla ilgili çeşitli hesaplar da mevcut. Dilerseniz buralardan farklı fikirler edinebilirsiniz.

Yazının Devamını Oku

Tatlı bir sanat kaçamağı, her çocuğun hakkı

3 Aralık 2020
İçinde bulunduğumuz Covid19’la mücadele kapsamında evde geçirdiğimiz bu süreçte, ebeveynlerin gündelik rutinlerini yerine getirirken çocuklarıyla keyifli vakit geçirmeleri tüm aile bireylerinin mutluluğu için önemli bir etkendir.

Mutfakta geçirdiğimiz saatleri bir zorunluluk olarak görmeden, çocuklarımızla yapacağımız “tatlı” aktiviteleri sanatla buluşturup, çocuğun keyifli bir öğün geçirirken sanat kültürünü de geliştirmesine destek olabiliriz.

Kasım ayında 100. Yaşını kutlayan ressam Wayne Thiebaud, çocukları baştan çıkaran kek, pasta, dondurma, donut gibi renkli tatlıların resmini yapan Amerikalı bir ressamdır. Özellikle ilköğretim çağındaki çocuklarla Thiebaud’nun resimlerinden yola çıkarak yapılan çalışmalarla çok keyifli sonuçlar ortaya çıkmaktadır.

Ebeveynler olarak çocuklarınızla bolca vakit geçirme olanağı yakaladığınız bu günlerde, siz de evinizde benzer aktiviteleri yapabilirisiniz. Wayne Thiebaud’nun resimlerini yorumlarken sanatçının hangi renkleri seçtiği, boyayı nasıl kullandığı, neyin resmini yaptığı, resimdeki tatlılarda hangi yiyeceklerin olduğu gibi ayrıntıları çocuklarınızla tartışabilirsiniz. Böylece çocuğunuzun renk algısının gelişimi, sanat malzemelerini tanıması ve resim yorumlama alışkanlığını kazanmasının da temellerini atmış olursunuz. Hamura şekil verme, krema sıkma, karıştırma, meyve parçalarını dizme gibi aktiviteler çocukların ince kas becerilerini geliştirmektedir. Bu şekilde bir etkinlikle sanatın hayatın içinden bir parça olduğunu fark eden çocuk, sergi gezmek, eser incelemek, çeşitli sanat pratikleriyle ilgilenmek gibi aktiviteleri yetişkinliğinde de yaşam rutinin bir parçası haline getirebilecektir.

Erken çocukluk döneminde bu aktiviteleri çocuğa verilen sorumluluklarla birlikte yapmak, ebeveyn çocuk ilişkisinin güçlenmesini sağlayacaktır. Çocuğunuzun hayal gücünü, yaratıcılığını ve ifade gücünü artıran sanat etkinliklerini sizinle birlikte yapması, güven ve özgüven duygusunun da artmasına destek olacaktır. Ebeveynleriyle iyi ilişkiler geliştirirken sanatsal duyarlılığı da gelişen çocukların yetişkin bireyler olduklarında, birer parçası haline gelecekleri toplumu olumlu yönde etkilemesi ise kaçınılmazdır.

Yazının Devamını Oku

Eve kapanmak çocuğunuzun sanatsal yaratıcılığının gelişmesine engel olmasın

27 Kasım 2020
Pandemiyle birlikte eve kapanan çocuklar, fiziksel gelişimlerine destek olan aktivitelerin yanında yaratıcılıklarını geliştirecek aktivitelerden de uzak kaldı. Fiziksel gelişime yönelik hareket temelli aktivitelerin aksine, çocukların yaratıcılıklarını geliştirecek sanatsal aktiviteler için zaman ve mekân kavramları engel değildir.

İçinde bulunduğumuz pandemi sürecinde sosyal aktivitelerin kısıtlanması nedeniyle çocuklarımızla evde daha fazla vakit geçirmekteyiz. Bu sürecin çocuklarımız üzerinde daha olumlu etkiler bırakması için, evde onlarla yapacağımız sanat etkinlikleri aracılığıyla yaratıcılıklarını geliştirmelerine destek olabiliriz. Çocuklara özgür ifade olanağı sağlayan sanatsal etkinlikler bir hayat rutini haline geldiğinde, ileri yaşlarda onların çağdaş, dengeli ve duyarlı bireyler olmasına destek olmaktadır. Çocuğun merkezde olduğu, analiz ve buluş yapmaya yönlendiren yaratıcı etkinlikleri ebeveynleriyle birlikte deneyimleyen çocuk, ifade gücünü ve özgüvenini geliştirir. Ailelerin çocuklarıyla birlikte bu aktiviteleri yaparken onlara özgür ve demokratik bir ortam sunması gerekmektedir. Ev içinde ebeveynlerin çocuğa uyguladığı baskıcı tutumlar çocuğun yaratıcılığını engeller.  Gündelik yaşam rutininde çocuklarımızın aldığı sorumluluklarla benzer olarak, çocuğun yaptığı sanat etkinliğinde de sorumluluğunu alması yaratıcılığın gelişmesinde önemli bir etkendir.

Yaratıcılığı geliştirmeye yönelik her çeşit aktivite, çocukların duygusal sağlığını ve akıl sağlığını beslemektedir. Yaratıcılığı geliştirme sürecinde çocuklar kendilerini önemli ve değerli hissetmektedirler. Keşfetme, analiz etme, problem çözme gibi üst düzey düşünme becerilerini kapsayan bir alan olan yaratıcılık, çocuklar üzerinde mutluluk hissini artırmaktadır.

Doğadan toplanan yaprak, taş, bitki gibi nesnelerle yapılan sanat aktiviteleri çocuğunuzun sanatsal yaratıcılığını geliştirirken doğayla ilişki kurmasını da sağlamaktadır. Aynı şekilde evde bulabileceğiniz ip, kumaş, atık malzemeler, gazeteler gibi gereçlerle yapılan sanatsal çalışmalar da çocuğunuzun hayal gücünün sınırlarını genişletmektedir. Malzeme seçmeyi ve yapacağı çalışmayı belirleme özgürlüğüne sahip olan çocuk özgüven duygusunu ve yaratıcılığını geliştirme olanağı bulmaktadır. Sanatsal aktiviteler yapmanın yanında, çocuğun bir sanat eserini incelemesine ve yorumlamasına fırsat vermek, onun hem görsel algısının gelişmesine hem de ifade becerisinin gelişmesine yardımcı olmaktadır. Bu aktiviteleri yaparken çocuğun sorduğu sorular ve ürettiği bilgiyi kullanması, aktif öğrenmeyi gerçekleştirmesine olanak vermektedir. Bunların yanında, ebeveynlerin çocuklarıyla birlikte tarih müzelerine ve sanat müzelerine yapacağı sanal geziler, çocukların kültürel gelişimlerini destekleyecektir.

Türkiye’den ve dünyadan müzelerin sanal turlarına aşağıdan ulaşabilirsiniz:

- İstanbul Modern

- Pera Müzesi 

- Hermitage Museum

- Uffizi Museum

Yazının Devamını Oku