Şükrü Kızılot

Şükrü Kızılot

skizilot@yaklasim.com

İçerideki ve dışarıdaki yüzsüzler

ADAMIN birisi, akıl hastanesinin önünden geçerken, pencereden dışarıyı seyreden akıl hastasına seslenmiş;

"Siz... İçeride kaç kişisiniz?"

"Biz mi? Biz içeride, 46 kişiyiz... Peki, siz dışarıdakiler... Siz kaç kişisiniz?"

125 bin YTL ve daha fazla borcu olan veya bu tutar ve üzerinde kesinleşen vergi ve cezası bulunan mükelleflerin 17 Temmuz 2006 ile 17 Ağustos 2006 tarihleri arasında ilan edileceğini okuyunca, nedense bu fıkrayı anımsadım.

İÇERİDEKİLER

Dünden itibaren ilan edilenlere gözattığımızda, bunların büyük kısmının, beyanname verip "şu kadar vergi ödeyeceğim" deyip de herhangi bir nedenle ödemeyenler olduğunu farkediyoruz. Aylık yüzde 2.5 oranında gecikme zammı cezasına da katlanan bu kişiler, içeridekiler yani kümestekiler.

Dışarıdakilerle kıyasladığımızda, bunlara "yüzsüz" demek, tam doğru olmuyor.

DIŞARIDAKİLER

Peki... Ya dışarıdakiler diye adlandırılan, kümes dışındakiler... Trilyonluk gelir elde edip, vergi dairesinde kaydı bile olmayanlar ya da sembolik tutarda vergi ödeyenler... Vergi kaçırıp, beyanda bulunmayanlar, naylon faturacılar... Gazete ve dergilerin sosyete sayfalarında ona buna hava atanlar, tantanalı davetleri, yat gezileri, lüks otellerdeki düğünlerinde, sünnet ve nişanlarında tomar tomar dolarları havaya savuranlar, birkaç saatlik program karşılığında, ünlü sanatçılara 20-25 bin dolar ödeyenler. Bunların vergi dairesinde kaydı bile yok, kaydı olanların da ödediği doğru dürüst vergi yok!..

Özel uçaklarını, otellerini, yurt içi ve yurt dışındaki lüks villalarını, yatlarını, katlarını magazin dergilerinde, TV’de sergileyenler, tüm bunlara karşılık servetlerinin yüzde biri kadar ya da hiç vergi ödemeyenler... İşte size dışarıdaki yüzsüzlerin bir bölümü. Hiçbirinin, en çok vergi ödeyenler listesinde adı yok. Bunlara "Bu değirmenin suyu nereden geliyor?" diye sormak da hukuken yasak!.. Şirket kurup da yüzde 99 hissesini kendi üzerine, yüzde birini de odacı, kapıcı, bekçi, sekreter, şoför gibi kişilerin üzerinde gösteren, şirketin müdürlüğü veya yönetim kurulu üyeliklerine de yüzde bir hisseye sahip olan bu kişileri getirip, hiç vergi ödemeyen ve daha sonra da hiç sıkılmadan, "- Benim bir kuruş vergi borcum yok... Şirketin vergi borcu var. O borcun muhatabı da şirketin yönetim kurulu üyeleridir" diye, garibanları gösteren, "yüzsüzün de yüzsüzü" kişiler var.

Bu yıl "yüzsüzler" listesinin zirvesinde 102 milyon YTL vergi borcu olan bir odacı yer alıyor!.. Gerçek yüzsüz bu odacı mı yoksa onun arkasında olup, dışarıda kalan mı?

Görüldüğü gibi, dışarıdaki yüzsüzler, içeridekilerden çok daha fazla...

SUÇLU YALNIZCA YÜZSÜZLER Mİ?

Olayın bir de diğer boyutu var. Dışarıdaki yüzsüzlerin elini kolunu sallaya sallaya gezmesini seyredenleri, gerekli yasal düzenlemeleri yapmayanları, yetkilerini yeterince kullanmayanları ve buna olanak sağlayan köhneleşmiş yasaları da gözardı etmemek gerekiyor.

Yazımıza fıkra ile başladık, fıkra ile de bitirelim...

Nasreddin Hoca’nın evine hırsız girmiş ve yükte hafif, pahada ağır ne varsa götürmüş. Hoca, olayın şokunu yaşarken, gelen komşular tek tek konuşmaya başlamışlar;

"Yahu Hoca, insan evde hiç değerli eşya bırakır mı?"

"İnsan, kapıya hiç sağlam bir kilit takmadan dışarı çıkar mı?"


"Dışarı çıkarken, ev hiç boş bırakılır mı?"

Sorular bombardıman gibi yağarken, Hoca sonunda dayanamayıp patlamış;

"İnsaf be komşular... Tüm suç benim mi? Şu hırsızın hiç mi suçu yok!.."

Gerçekten, tüm suç içerideki yüzsüzlerin mi?
Yazarın Tüm Yazıları