Bilic'in Lili Marlen'i varsa bizim de Müzeyyen Senar'ımız vardı

2. Dünya Savaş’ı... Her akşam 9’a 10 kala silahlar susar. Çünkü o saatte bütün cephedeki radyolarda Lili Marlen Şarkısı yankılanır..

Haberin Devamı

Lili Marlen’in kökeni 1.Dünya Savaşı’na dayanır... Şarkı, Rus Cephesi’nde Alman askeri Hans Leib’in, kışla önünde lambanın altında nöbet tutarken, sevgilisiyle buluşmalarını ve sonrasındaki hüzünlü vedalarını anlatır. Nazi Askerleri gökyüzündeki yıldızların salınımını izleyerek bu şarkıyla 5 dakikalığına sevdiklerini anımsar. Ve asıl ilginç olanı ise aynı anda karşı cephedekiler de siperlerinde o melodilerle kendinden geçer. Hatta siperlerinde başlarını usulca göstererek, Almanlar’a, “Radyonuzun sesini biraz daha açar mısınız” diye seslenirler... Lili Marlen şarkısı belki de hiçbir komutanın emri olmadan savaş durduran tek şarkıdır. Aşkın savaşa, bombaya, tanka rağmen siperdeki askerin yüreğine usulca sokulmasının ağıtıdır Lili Marlen Türküsü...
“... Sefer için emirler geldi / orada bir yerlerde / herkes kulübelere hapsoldu / bu kadarına tahammül edemezdim / caddede beni beklediğini biliyordum...”
Bu şarkı Atilla İlhan’ın bir şiirine de konu olur.. Şiiri Ahmet Kaya şarkı yapar... “Akşam olur mektuplar hasretlik söyler / Zagreb radyosunda Lili Marlen Türküsü...”

Haberin Devamı

RiO’DA TANGOCULARIN SUSMAYAN MARŞI

EVET, her şarkının bir öyküsü vardır... Kimisi bir savaştan çıkar kimisi de büyük bir futbol organizasyonundan... Geçtiğimiz Dünya Kupası’nda bir şarkı vardı. Arjantinliler söylüyordu. Mehmet Arslan’la Rio sokaklarında büyük bir keyifle izleyip dinliyorduk... Tangocular, Samba diyarında tango nasıl yapılırı çılgınca gösteriyordu. Davullar eşliğinde tempoyla söyledikleri şarkı hala kulaklarımızda... “Brasil decime se siente / Tener en casa a tu papa / Te juro que en los...“
Şarkı, 1990 Dünya Kupası’nda çeyrek finalde Arjantin’in Brezilya’yı 1-0 yendiği maçı hicivli bir şekilde öykülendiriyor. Şarkıda Maradona, Brezilya’nın “babası” olarak anlatılıyor. Canigga’nın golü ve Maradona’nın ara pasına atıfta bulunan Tangocular, Sambacılara hem de kendi ülkelerinde “Baba’nın eve gelişinin mutluluğunu yaşayın” diyor...

2014’ÜN MELODi ŞAMPiYONU ARJANTiN


EVET, kupada şampiyon Almanlar oldu ama organizasyonun melodi şampiyonu Borges’in torunlarıydı.. İnanın 1 ay boyunca Brezilya sokakları bu şahane şarkıyla inledi. Hatta o tempo o kadar güzeldi ki, yer yer sambacılar bile şarkıyı gizliden mırıldandı... Şarkı için ne öyle özel orkestralar çalışmış ne profesyonel müzisyenler... Şarkı sokaktan çıkmış... Tıpkı Che, Eva ve Maradona gibi...
Yazının girişinde öyküsünü anlattığım dramatik şarkı da Hırvatistan’a çok güzel uyuyor. Bir zamanlar Slaven Bilic’le coşan Hırvat Milli Takımı’na... Daha da ileri gideyim saha kenarındaki romantik duruşuyla Bilic’in Beşiktaş’ına...

Haberin Devamı

OBERON’UN DERiN CiDDiYETi VE ALMAN PANZERLERi

PEKİ, son Dünya şampiyonu Almanya’yı hangi şarkı karşılıyor acaba? Bunun cevabını Almanların efsanevi futbolcusu Paul Breitner’den aldım.. “Her bölümünde sağlam bir ciddiyet ve derinlik barındıran Carl Maria von Weber’in Oberon operası (diğer adıyla Peri Kral’ın Andı) tam da bizim yüksek disiplinli Almanya’ya uyuyor.” Gerçekten de öyle. Hatırlayın Brezilya’yı 7-1 yendikleri maçtaki disiplinlerini... Skor 7-0 iken Schweinsteiger, boş kaleye gol atamayan Mesut’a öyle bir çıkıştı ki... Sanki “ciddiyet! ciddiyettt” diye haykırıyordu. Özil, şaşkın şaşkın tabelaya bakmıştı.

BAYERN MÜNIH: CARMINA BURANA

ŞU günlerin rüya takımı Bayern Münih’e de Carmina Burana Operası nasıl da uyuyor değil mi? Carl Orff’un bestelediği bu muhteşem orkestranın esin kaynağı 1803 yılında Münih yakınlarında bir manastırda bulunan 200’den fazla şiir ve şarkı sözü. Hatırlayın Carmina Burana’yı... İnsan izlerken ve dinlerken zevkten yoruluyor. O Fortuna’daki canlı yükselişler Bayern’in Robben, Ribery, Götze, Müller’in çılgın temposuyla tam örtüşmüyor mu? Ve operanın tınılarının en alt seviyede yankılanışı da Guardiola’nın bıktıran pas trafiği ve onun Katalan romantizmiyle tam bir uyum içinde. Öyle ya üç bölümlük operanın iki bölümü aşk ve sevgiye dair...

Haberin Devamı

RODRIGO’NUN GiTAR KONÇERTOSU iSPANYA VE BREZiLYA’YA..

2014’ün kaybeden 2 devi vardı. Dünya Kupası’nda evinde hezimet yaşayan Brezilya ve ilk turda kupaya veda eden bir önceki organizasyonun şampiyonu.. Onlara denk düşen müzik eseri tam bir kaybediş melodisi olan Rodrigo’nun Gitar Konçertosu... “Concierto de Aranjuez” olarak da bilinir. İspanyol Joaquin Rodrigo’nun Aranjuez Kasabası’nda Türk eşi Victoria Kamhi hamileyken başladığı çalışma doğan çocuğunun ani ölümüyle trajik bir atmosfere girdi. İşte o acı, eserin 2. bölümü Adagio’ya yansıdı. Tam bir “kaybediş” marşı olarak Boğalar ve Sambacılara gelsin bu eser. Özellikle de Almanya’dan 7 yedikten sonra sahada neye uğradığını şaşıran Brezilyalı futbolcuların ağır çekim görüntüleri üzerine bu konçertonun tınılarını düşünün...

Haberin Devamı

LiMAN iŞÇiLERiNE “YESTERDAY”

KÖKLÜ futbol kültürü Liverpool’un çılgın taraftarı dünyanın diline bir şarkı saldı. “You’ll never walk alone.” Asla yalnız yürümeyeceksin. Ne de olsa onlar Beatles’ın torunları... Bu unutulmaz beste bir kenarda dursun. Onlara en iyi giden şarkı Beatles’tan çok bir Paul Mccartney şarkısı olan Yesterday... Hani şarkının bir yerinde diyor ya,
“Yanlış bir şey söyledim, şimdi dünü iple çekiyorum.” Liman işçilerinin kentinde düne ait o kadar çok şey var ki... En başta da “birinciysen birincisindir, ikinciysen hiçbir şey” diyen efsanevi menajerleri Bill Shankly.

ŞiLi iÇiN VENCEREMOS..

1973 Eylül’ü Şili’de kanlı bir darbeye sahne oldu.. Diktatör Pinochet’in askerlerinin zoruyla stadyumun ortasında gitarıyla unutulmaz şarkısı söyletildikten sonra kurşuna dizilen büyük bir halk ozanı vardı. Víctor Jara. O gün stadyumdaki onbinlerce insanı coşturduğu şarkı Venceremos’tu. Evet Jara, katledildi ama şarkısı 40 yıldır dünyanın dilinde. Son Dünya Kupası’nın sempatik takımı Şili’nin şarkısı da bu olsun. “..Yarını bugünden kuracağız / o senin geleceğin olacak.“ diyordu Jara, muhteşem ezgilerle.

Haberin Devamı

BiZE DE “BENZEMEZ KIMSE SANA” GELSiN..


PEKİ, bize şu aralar hangi şarkı gider acaba? Futbolumuzu, bizi hangi şarkı özetler ki? Ah ah... Ağlıyoruz biz ona.
Ben onu dişi Frank Sinatra olarak görüyordum. Ata’mızdan kaldı bize yadigar. Müzeyyen Senar. Aslında her şarkısı bize uyar...
En çok da “Benzemez kimse sana.”. O Türkiye’nin tepesine inen bir sesti...

Yazarın Tüm Yazıları