Prof. Dr. Banu Coşar

Kırk yaş sonrası göz sağlığımızı korumak için nelere dikkat etmeliyiz?

10 Ocak 2023
Kırk yaş sonrası gözlerimiz önemli değişiklikler geçirir… Kırk yaş sonrası hepimizin yakın görüşü bozulmaya başlar. “Presbiyopi” olarak adlandırılan bu durum, gözümüzün içindeki lensin yaşla birlikte esnekliğini kaybetmesinden kaynaklanır. Presbiyopi ayrıca gözlerde yorulmaya ve göz/baş ağrısına yol açar. Presbiyopi için yakın gözlüğü veya kontakt lens kullanılabileceği gibi, trifokal (akıllı) göz içi lens ameliyatı da olunabilir.

Yaşa bağlı göz hastalıklarının belirtilerini erken yakalayın

Presbiyopi dışındaki yaşa bağlı göz hastalıklarının başlıcaları şunlardır:

Diyabeti veya insülin direnci olan kişilerin yıllık göz muayenelerini yaptırmaları ve kilolarını, kan şekerlerini, tansiyonlarını ve kolesterollerini düzenli takip etmeleri gerekir.

Bu hastalıklar ne kadar erken teşhis edilir ve tedaviye başlanırsa, görmeyi koruma şansı o kadar artar.

Sağlık Sorunlarını Kontrol Altında Tutun

Orta yaş genellikle yüksek tansiyon ve diyabet gibi sağlık sorunlarının ortaya çıktığı dönemdir. Bu hastalıklar göz sağlığını da etkiler.

Göz doktorunuza sağlık durumunuzu, kullandığınız ilaçları ve besin takviyelerini anlattığınızdan emin olun. Ayrıca göz doktorunuzla egzersiz, yeme-içme, uyku ve diğer yaşam tarzı seçimlerinizi konuşmalısınız. Unutmayın, genel sağlığınız ve göz sağlığınız birbiriyle ilişkilidir.

Yazının Devamını Oku

Soğuk ve karlı havalarda göz sağlığımızı nasıl koruruz?

28 Aralık 2022
Kış aylarında özellikle 2 göz problemiyle karşı karşıya kalırız: Birincisi hava kirliliğine, rüzgara ve kapalı ortamlarda kalmaya bağlı olarak artan göz kuruluğu... İkincisi ise karlı havalarda yaşanan kar körlüğü…

Kışın göz kuruluğuna karşı şu önlemleri alın

1. Bulunduğunuz mekanları nemlendirin: Ortam havasının kuruluğu, göz kuruluğunu iyice artırır. Kaloriferin üstüne su kabı koyarak veya soğuk buhar makinesi ile ortamı nemlendirmek; gözyaşımızın buharlaşmasını azaltır ve gözümüzün kurumasını önler.

2. Bol su için: Su içmenin vücudumuz için sayısız yararlarının yanı sıra, göz kuruluğuna da olumlu etkisi vardır. Az su tükettiğimizde gözyaşı üretimi azalır. O nedenle bolca su içmeyi ihmal etmeyelim.

3. Rüzgarlı havalarda koruyucu gözlük takın: Rüzgar gözümüzü kurutur. Göz yüzeyi çok kuruyunca, bünyemiz bunu telafi etmek ister ve gözlerimizden refleks bir yaş boşanır. Yani rüzgarda gözlerimizin yaşarması -tezat gibi görünse de- aslında göz kuruluğunun bir belirtisidir. Gözlerimizi bu kadar kurutmamak için kışın rüzgarlı havalarda koruyucu gözlük kullanmamızda fayda var...

4. Beslenmenize dikkat edin: Haftada en az 2-3 kez balık (özellikle somon, sardunya, ton balığı) tüketmek; balıktaki zengin omega-3 içeriği sayesinde göz kuruluğuna iyi gelir. Ayrıca ıspanak, karnabahar, ceviz gibi gıdalar da bolca omega-3 içerir ve göz kuruluğuna karşı faydalıdır.

5. Suni gözyaşı damlası kullanın: Hele dijital ekran kullanımınız yoğunsa, gözlerinizi suni gözyaşı damlaları ile nemlendirin. İçlerinde prezervan madde içermeyen suni gözyaşlarının göze hiçbir toksik etkisi yoktur, lüzum duyduğunuz sıklıkta kullanabilirsiniz.

Kar körlüğünden nasıl korunuruz?

Yazının Devamını Oku

Katarakt nedir, neden olur?

13 Aralık 2022
Katarakt, gözümüzün içindeki merceğin şeffaflığını kaybetmesidir. Katarakt ağrıya neden olmaz ancak görüşünüzün zamanla kötüleşmesine yol açar. Peki, katarakt neden olur, belirtileri nelerdir? Katarakt önlenebilir mi, nasıl tedavi edilir? İşte, katarakt ile ilgili merak edilen bazı soruların yanıtları...

Katarakt neden olur?

Kataraktın temel nedeni yaşlanmaktır. Diğer nedenler arasında ise şunlar yer alır:

• Göz yaralanmaları

• Şeker hastalığı gibi hastalıklar

• Üveit (göz iltihaplanması) gibi kimi göz hastalıkları

• Kortizon gibi kimi ilaçları uzun süre kullanmak

• Gözleri güneşten korumamak

• C ve A vitaminleri veya karotenoidden zengin (havuç, tatlı patates ve ıspanak ve lahana gibi koyu yeşil yapraklı sebzelerde bulunur) yiyecekleri yeterince tüketmemek

Yazının Devamını Oku

Yılbaşı öncesi yaptırabileceğiniz göz ve göz çevresi estetik işlemleri

29 Kasım 2022
Yeni yıl hazırlıkları başladı… Yeni yıla ışıl ışıl gözlerle girmek için neler yapabiliriz? Göz çevresi kırışıklıklarından kurtulmak için en etkili yöntem botoks uygulamasıdır. Botoks yaptırmak için ideal zaman yılbaşı gecesinden 2-3 hafta önce olabilir. Botoksun etkisi 3-5 günde başlar, 7-14 günde maksimuma ulaşır ve rötuş ihtiyacı varsa 10-14. günde rötuş yapılır. Ayrıca göz çevresi cildini nemli tutmak ve düzenli şekilde yaşlanma karşıtı göz çevresi kremleri kullanmak gereklidir. Yaşlanma karşıtı göz kremlerinde en etkili içeriklerden birisi retinol’dür. Retinol içeren kremleri gece kullanmalı, sabah da güneş koruyucumuzu göz çevremize uygulamalıyız. Ayrıca göz çevremizi nemli tutmak için gündüz göz çevresi bakım kremi de kullanmalıyız.

Göz altı torbalarından kurtulmak için

Göz altı torbalarından kurtulmanın tek etkin yolu ameliyattır. Bu ameliyata “alt blefaroplasti” adı verilir.

Eğer ciltte çok gevşeklik yoksa, ameliyat kesisi alt göz kapağının içinden yapılır ve sadece torbalar alınır. Böylece ciltte hiç kesi izi olmaz.

Ama eğer ciltte de gevşeklik varsa, alt kirpik dibinden cilt kesisi yapılarak torbalarla birlikte cilt fazlası da çıkarılır.

Göz altı morluklarından kurtulmak için

Göz altı morluklarının temel olarak 3 farklı tipi vardır:

1.

Yazının Devamını Oku

Strese bağlı göz hastalıkları

14 Kasım 2022
Aşırı stres, göz sağlığımızı olumsuz etkileyebilir… Strese bağlı en yaygın görülen göz rahatsızlıkları göz kapağı seğirmesi ve santral seröz koryoretinopatidir.

Göz kapağı seğirmesi

Göz kapağı seğirmesi, genellikle stresten kaynaklanır. Ayrıca yorgunluk, uykusuzluk, fazla çay/kahve/kola tüketimi seğirmeye yol açabilir. Seğirme haftalar, hatta aylar sürebilir. Seğirme genellikle alt göz kapağında gelişir, ancak hem üst hem de alt göz kapağında olabilir. Neyse ki, stresin neden olduğu seğirmeler zararsızdır ve görme sorunlarına neden olmaz.

Seğirmenin özel bir tedavisi yoktur. Dinlenmek, stresten uzaklaşmak, çay/kahve/kola tüketimini azaltmak seğirmenin geçmesini sağlar.

Santral Seröz Koryoretinopati

Stresten kaynaklanan daha ciddi bir göz rahatsızlığı ise, santral seröz koryoretinopatidir. Bu hastalık, gözün retina ile koroid denen tabakalarında sıvı birikmesine neden olur ve görme bulanıklığına yol açar.

Santral seröz koryoretinopatinin nedeni kesin olarak bilinmemekle birlikte, stres önemli bir risk faktörüdür. Bu durumu geliştirme olasılığı en yüksek kişiler; stresli yaşantısı olan, zamana karşı yarışan, 20 ila 50 yaşları arasındaki erkeklerdir. Çoğu vaka, görme kaybı kalıcı olmadan 6 ay içinde kendi kendine düzelir. Ciddi durumlarda, sızdıran kan damarlarını kapatmak için lazer tedavisi yapılabilir.

Yazının Devamını Oku

Güneş tutulmasına bakmaya bağlı görme kaybı

31 Ekim 2022
Geçen hafta gerçekleşen kısmı güneş tutulmasının ardından görme kaybı şikayetiyle başvuran bir hastam oldu…Bu hastam 14 yaşında idi ve güneşe tek gözünü kapatıp, tek gözüyle bakmıştı. Açık tuttuğu gözünde saatler içinde bulanık görmeye başladığını fark ederek bana başvurdu. Güneş tutulması çok merak uyandıran bir doğa olayı olmakla birlikte, çıplak gözle güneşe bakılması “solar makülopati” dediğimiz görme merkezi hasarına yol açıyor. Bu hasar, bulanık görmeye ve siyah bir leke şeklinde görme alanı kaybına neden oluyor.

Güneş tutulmasına aşağıdaki şekillerde bakmayın:

Güneş tutulmasına güvenli bir şekilde bakmak için sadece aşağıdakileri kullanabilirsiniz.

Güneş tutulmasına ancak özel filtrelerle bakılabilir:

-ISO 12312-2 güvenlik standartları ile uyumlu tutulma gözlükleri

-ISO 12312-2 güvenlik standartları ile uyumlu elde tutulan görüntüleyiciler

Güneş tutulmasına bağlı görme kaybı düzelir mi?

Güneşe bakmaya bağlı görme kaybının kesin bir tedavisi yoktur. Ancak göze özel vitaminler ve antienflamatuar denen göz damlaları kullanılabilir.

Görme kaybı 3-6 ay sonra kendiliğinden düzelebilir. Ama görme alanındaki kayıplar kalıcı olabilir. İlk başta görme kaybı çok olanlarda, görmenin tamamen düzelmeme ihtimali de vardır.

Yazının Devamını Oku

Botoksunuz eskisi kadar uzun dayanmıyorsa, direnç geliştirmiş olabilirsiniz…

18 Ekim 2022
Şaşılık, göz yaşarması, blefarospazm (göz kapaklarında istemsiz kasılmalar) gibi göz hastalıklarının yanısıra, göz çevresi ve alın kırışıklıklarının tedavisi için botulinum toksini (botoks) yaygın olarak uyguluyoruz…

Kırışıklıklar için cilde enjekte edilen botulinum toksin, geçici süre ile kırışıklıkları düzeltiyor. Bunu, mimik kaslarını bloke ederek sağlıyor.

Botulinum toksinin 7 çeşidi (A, B, C, D, E, F, G) var. Kozmetik amaçlı olarak yapılan uygulamalarda botulinum A toksini kullanılıyor. Ülkemizde FDA (Amerikan Gıda ve İlaç İdaresi) onaylı 3 botulinum toksin A markası mevcut. Bu markalar arasında dozaj, ilaç yayılımı, başlangıç ve etki süreleri açısından farklılıklar olsa da sağladıkları etki ve sonuçlar çok benzer…

Kırışıklıklıkların açılması için yaptığımız uygulamalarda, başlangıçta botoks ile çok iyi bir etki elde edildiği halde, sonraki tedavilerde azalmış veya süresi kısalmış bir etki elde edilmesine “botoks direnci” adını veriyoruz.

Botoks direnci neden olur?

Bunun nedeni, vücudumuzun botulinum toksine karşı “antikor” adını verdiğimiz maddeler salgılayarak direnç geliştirmesi…

Direnç gelişimini artıran faktörler ise şunlar:

Botoks direncinden nasıl korunulabilir?

Yazının Devamını Oku

Katarakt riskini artıran 10 faktör

4 Ekim 2022
Gözümüzün içindeki lensin şeffaflığını yitirmesine “katarakt” adını veriyoruz. Kataraktın en temel nedeni yaşlanmak… Ama bebeklerde bile katarakt izlenebiliyor. Kimi faktörler katarakt oluşma riskini artırıyor. Eğer bu faktörlerden korunabilirsek, katarakt riskimizi artırmamış oluruz.

Bu risk faktörleri şunlar:

1. Şeker hastalığı veya yüksek kan şekeri

Şeker hastalığı olanlarda katarakt riski 3-4 kat daha fazladır. Yüksek kan şekeri seviyeleri zamanla katarakt gelişimini hızlandırabilecek yapısal değişikliklere yol açabilir.

2. Kortizon kullanımı

Çeşitli hastalıkların tedavisi için yüksek dozda veya uzun süreli kullanılan kortizonlu ilaçlar, katarakt riskini artırır.

3. Ultraviyole maruziyeti

Güneşin ultraviyole ışınları; lens proteinlerine, “glikasyon” denen bir mekanizmayla zarar verir ve katarakt oluşumunu tetikler.

Yazının Devamını Oku