Nilgün Tekfidan Gümüş

Korona dünya siyasetini nasıl etkiler

8 Mayıs 2020
Ekonomik göstergeleri kötü gelen Avrupa koronavirüse karşı getirilen önlemleri tek tek kaldırmaya başladı.

ABD Başkanı Donald Trump, valilere kısıtlamaları kaldırmaları için muazzam bir baskı uyguluyor, bir yandan da salgınla ilgili Çin’i suçlamayı sürdürüyor.

Ekonomik krize rağmen Çin, salgını kârlı bir fırsata çevirirken vaka sayısının hızla arttığı Rusya ise henüz tünelin sonunu göremiyor. Uluslararası siyaseti altüst eden korona dünyayı yepyeni sınamalarla yüzleştiriyor.

TRUMP SEÇİLİR Mİ

MALUM ABD’de seçim yılı. Kasım ayında başkanlık seçimlerine gidilmesi planlanıyor. Cumhuriyetçiler’den Trump’ın Demokratlar’dan ise Joe Biden’ın aday olması bekleniyor. Salgının seçimleri nasıl etkileyeceğine dair farklı senaryolar var.

Normalleşme adımları başarılı ilerler, ekonomik göstergeler toparlanmaya başlarsa Trump yeniden seçilebilir. Ancak adımlar ters teper, 77 yaşındaki rakibi de o ivmeyi tutturamazsa sandıkta ortaya çıkacak çok yakın sonuçlar ülkeyi siyasi belirsizliğe sürükleyebilir. Ya da Başkan Obama’nın yardımcısı olan Biden, Trump karşıtı rüzgârı yakalayarak ipi göğüsleyebilir.

Ancak tüm bu senaryolarda koronanın hem salgın, hem de ekonomik anlamda ne yöne evrileceği etkili olacak.

MERKEL ADAY OLUR MU

NORMAL

Yazının Devamını Oku

Normalleşme sınavı

24 Nisan 2020
Avrupa’da birçok ülke ağır bir ekonomik faturanın çıkabileceği endişesiyle COVID-19 tedbirlerini gevşetme yolunda adımlar atmaya başladı. Danimarka, Norveç’te ilkokullar açıldı. Almanya’da 800 m2’den küçük dükkanlar iş başı yaptı. Çekya’da az katılımlı düğünlere izin çıktı. Avusturya, AVM, güzellik salonu ve kuaförleri açmaya hazırlanıyor.

ABD’de ise Başkan Donald Trump, eyalet valilerine tedbirlerin esnetilmesi için baskı yapıyor. Trump destekçileri de birçok eyalette ‘Benim bedenim benim kararım’ diyerek korona nedeniyle getirilen sınırlamaların kaldırılması için günlerdir eylem düzenliyor.

RİSKLİ ADIMLAR

HER ne kadar bu ülkeler salgını nispeten kontrol altına almış olsalar da önlemleri gevşetme kararları aynı zamanda riskleri de barındırıyor. Çünkü COVID-19 ile mücadelede en başa geri sarma olasılığı bulunuyor. Almanya Başbakanı Angela Merkel’in ‘Henüz tehlike geçmedi. Dikkatli ve disiplinli olalım. Alınan bu kararların neticesi iki hafta sonra belli olacak’ diye uyarması da bundan. Nitekim DSÖ yetkilileri de sık sık krizin geçmediği konusunda ikazda bulunuyor.

UZMANLAR TEMKİNLİ

AYNI endişe bilim insanlarında da var. Kasım ayındaki başkanlık seçimlerine hazırlanan Trump, ‘seçmen kaybederim’ endişesiyle ekonomi çarklarını yeniden çalıştırmak isterken bilim insanları ABD’nin sonbaharda grip salgınıyla da denk gelecek ikinci ve daha ağır bir korona dalgasıyla karşı karşıya kalabileceği uyarısı yapıyor.

Çünkü koronavirüs henüz aralık ayından bu yana tedavülde olan bir yapı. Bilim dünyası tam olarak bu patojeni çözebilmiş değil.

BİLİNMEYENLİ VİRÜS

ÖTE

Yazının Devamını Oku

Salgının arkasındaki büyük kavga

17 Nisan 2020
Korona salgını tüm dünyayı kasıp kavururken perde arkasında büyük bir kozlaşma yaşanıyor.

Salgın ABD’de hızla yayılırken Trump yönetimi, Çin’i ‘salgını geç haber vermekle’ suçluyor, Pekin yönetimi ise ihtiyaç sahibi ülkelere tıbbi malzeme temin ederek koronavirüs krizi nedeniyle bozulan imajını düzeltmeye çalışıyor.

ABD Başkanı Donald Trump’ın Dünya Sağlık Örgütü’ne (DSÖ) yönelik mali yardımı askıya alma kararının ardında da aslında süper güç ABD ile gölge süper güç Çin arasında bu kapışma yatıyor.

Düne kadar ticaret savaşı yaşayan bu iki ülke, bu kez salgın yüzünden dalaşıyor.

GEÇ KALINDI

TARİH elbette ileride bu konuda kimin haklı olduğunu ortaya çıkaracaktır.

Ama şöyle de bir gerçek var. Salgın Çin’in Hubey eyaletinin Vuhan kentinde Aralık ayı sonunda patlak verdi.

Amerikan Associated Press Ajansı’na göre Çinli yetkililer ilk kez 14 Ocak’ta ciddi bir sağlık kriziyle karşı karşıya olduklarına hükmettiler. Ancak Çin yönetimi bunu 20 Ocak’ta kabul ederek insandan insana geçtiğini teyit etti.

Bu arada Vuhan’da onbinlerce kişinin katıldığı bir kutlama yapıldı ve tahmine göre sadece bu altı günlük dönemde hastalık 3 binden fazla kişiye bulaştı.

Yazının Devamını Oku

Dünya ne zaman normalleşecek

10 Nisan 2020
Dünyada herkesin aklından geçen sorular aynı. Salgın ne zaman bitecek? Dünya ne zaman normale dönecek?

Aslında kimsenin bu konuda net bir yanıtı yok. Öngörüler ise muğlak.

Ancak bir yandan da salgın sonrası için hazırlıklar başladı. Çünkü Türkiye’nin de ticaret ortağı olduğu ABD ve Avrupa’dan gelen ekonomik veriler iç açıcı değil.

Almanya ekonomisinde rekor küçülme öngörülüyor. Keza Fransa resesyona girdiğini açıkladı. Bu nedenle Avrupa Birliği, salgını kontrol etmek için getirilen kısıtlamaları kademeleri olarak kaldırmayı değerlendiriyor.

UMUT VEREN GELİŞMELER

Salgını nispeten kontrol altına almaya başlayan ülkeler kısıtlamaları gevşetmeye yönelik adımlar atmaya hazırlandıklarını duyurdu. Avusturya, Danimarka, Çekya gibi ülkelerin ardından İtalya’dan da yeni vakalarda azalma olduğuna dair haberler geliyor.

Avrupa’da en çok etkilenen ikinci ülke olan İspanya’nın Başbakanı Pedro Sanchez, ‘Ateşi kontrol altına almaya başladık’ diyerek salgın sonrasında ülkenin tüm kesimlerini yeni bir İspanya inşa etmeye davet etti.

Hıristiyan alemi bu hafta sonu Paskalya yortusunu kutlamaya hazırlanırken Almanya da bu dönemde kurallara uyulması halinde haftaya kısıtlamaların azaltılabileceğinin işaretini verdi.

‘ACELE ETMEYİN’ UYARISI

Yazının Devamını Oku

Son korona tartışmaları

3 Nisan 2020
Dünya haftalardır gezegeni rehin alan korona salgınının nasıl kontrol altına alınabileceğini tartışıyor.

Çin’de hastalık kontrol altına alınırken Avrupa ve ABD’de tam anlamıyla bir patlama yaşanıyor.

Son günlerde dünyada korona ile tartışmalarda iki konu öne çıkıyor. Bir maske zorunluğu. İki hastalığı taşıyan ama semptom göstermeyen insanlar nasıl kontrol edilecek?

SEMPTOM GÖSTERMEYENLER

5 milyon nüfuslu Singapur, korona ile mücadelede örnek gösterilen ülkelerden. Singapur’da yapılan ve Amerikan Hastalıkları Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC) tarafından yayımlanan bir çalışmaya göre, koronavirüs vakalarının yüzde 10’u hiç belirti göstermeyen kişiler aracılığıyla yayıldı.

Hastalığı belirtisiz geçiren, ya da hastalık semptomlarını henüz göstermeyen kişiler de virüsü yayabiliyor.

MASKE TAKMALI MI

AMERİKAN CDC Direktörü Dr. Robert Redfield, koronavirüs bulaşan insanların yüzde 25’inin öksürük ya da ateş gibi herhangi bir semptom vermediğini söylüyor. Redfield, “Bu önemli, salgına katkıda bulunan ama semptom göstermeyen insanlar var” diyor. Bu asemptomatik diye anılan vakaların virüsü yaymasını azaltmak için son günlerde herkesin maske takması önerisi giderek tartışılmaya başlanıyor.

Maske takılması halinde virüs taşıyan, ama virüs taşıdığını bilmeyen insanların tükürük damlacıkları aracılığıyla hastalığı bulaştırma oranının azalacağı belirtiliyor.

Yazının Devamını Oku

Dünya ‘korona pozitif’ çıktı

28 Mart 2020
TÜM dünya bir anda kendini korona karşısında bir ‘survivor’ mücadelesinin ortasında buldu. İnsanlar bir yandan hayatta kalma, öte yanda da hayatı devam ettirme mücadelesinde. Çünkü belki de varoluşsal bir tehlikeyle karşı karşıyayız.

Ve dünyanın hep birlikte girdiği bu krizden hep birlikte de bir çıkış yolu bulması gerekiyor. Kimse, hiçbir ülke bu krizden muaf değil. O nedenle de hastalığın kontrol edilmesi, belki de ortadan kaldırılması için kolektif bir yol haritası ve çözüm gerekiyor.

HAYATTA KALMAK

KORONA ile mücadele edebilmek için öncelikle hayatta kalmak gerekiyor. Hali hazırda dünya üzerinde 3 milyardan fazla insana çeşitli düzeyde tecrit ve sokağa çıkma kısıtlamaları uygulanıyor. Böylece hastanelere aşırı yüklenmenin önüne geçilmesi, vakaların kontrollü bir şekilde ortaya çıkması hedefleniyor. Bulaştırma zinciri kırıldığında, tehdidin de azalacağı öngörülüyor.

Bu nedenle evde kalmak, dışarı çıkmak zorunda kaldığımızda ise 1-2 metre diye telaffuz edilen ‘sosyal mesafe’yi korumak çok önemli. Aynı şekilde çalışmak zorunda olan insanların güvenliği için azami tedbirlerin alınması da bir o kadar önemli.

Yazının Devamını Oku

Koronadan önce koronadan sonra

20 Mart 2020
Dünya tarihinin çok ilginç bir dönemine tanıklık ediyoruz.

Filmlerde gördüğümüz, ‘olmaz’ dediğimiz birçok şey oluyor. Mikroskopik bir yapı tüm dünyayı rehin alıyor. Dünkü hesaplamalara göre dünya çapında 500 milyon kişi evlerine kapanmış durumda. Okullar kapatılıyor. AVM’ler kepenk indiriyor. Sağlık görevlileri, canla başla virüsün pençesine düşenleri kurtarmaya çalışıyor.

CİDDİYE ALINMADI

Koronavirüs ilk Vuhan’da ortaya çıktığında ne Çinliler, ne de dünya pek ciddiye aldı. Çinlilerin salgını başta gizlemeye çalıştığı söylense de tablonun giderek vahimleşmesi saklanacak bir taraf bırakmadı.

Aslında işin ciddiyeti Çinliler, apar topar sahra hastaneleri yapmaya başladığında kendini belli etmeye başlamıştı. Sonra yol üstünde nefessiz kalıp düşen insanların görüntüleri. Akabinde kademeli olarak milyonlarca insanın zorunlu olarak evlerine kapanmaları. Ve Batı’nın düştüğü yanılgı. Belli ki, COVID-19’un da 2003 yılındaki SARS salgını gibi Asya’da sınırlı kalacağı sanıldı.

TERS KÖŞEYE YATIRDI

Ancak koronavirüs Batı’yı tabiri caizse ters köşeye yatırdı. SARS’tan deneyimli olan Asya ülkeleri Çin’den yayılmaya başlayan vakaları kontrol altına almak için tedbirlerini arttırırken salgının Avrupa’daki merkez üssü, her memleketten insanın gelip geçtiği İtalya’nın turistik Bergamo kenti oldu.

Virüsü nereden aldığı hâlâ bilinmeyen 38 yaşındaki bir İtalyan hastadan salgın hızla dallanıp budaklandı. Dün İtalya’da 475 ölümle birlikte can kaybı 3 bine yükseldi. Öyle ki, cenazeleri kaldırmak için ordudan yardım talep ediliyor. Ayrıca hastaları tedavi etmeye çalışan 2600’den fazla sağlık görevlisinin de hastalığı kaptığı anlaşıldı.

HERKES AYNI GEMİDE

Yazının Devamını Oku

Korona İtalya’da nasıl patladı

13 Mart 2020
İTALYA, Çin’den sonra koronavirüs salgınının yeni merkez üssü olmuşa benziyor.

Tüm ülkeyi karantinaya alan İtalya’nın nasıl olup da hastalığı kontrol altına almakta zorlandığı ise merak konusu. Bazı teoriler söz konusu olsa da şimdilik kesin bir yanıtı yok.

NASIL YAYILDI

ASLINDA İtalya, hastalığın ortaya çıktığı Çin ile hava trafiğini kesen ilk ülke. Ocak ayının sonunda ikisi Çinli turist, üç kişide vaka tespit ediliyor. Hastalar Roma’da karantinaya alınıyor. 31 Ocak’ta Başbakan Giuseppe Conte, Avrupa’nın en sert tedbirlerini aldıklarını söylüyor. Fakat şimdi anlaşılıyor ki, bu sırada ülkenin kuzeyinde virüs sinsi bir şekilde kol geziyor. Şubat ortalarında 38 yaşındaki bir İtalyan, ülkenin kuzeyinde grip benzeri şikayetlerle sağlık merkezine başvuruyor. Ancak Çin ile herhangi bir bağlantısı gözükmediğinden ilkten koronavirüs testi uygulanmıyor. Birkaç gün sonra korona testi yapıldığında ise virüsü taşıdığı ortaya çıkıyor. Hastalığın geç teşhis edildiği bu şahıs, koronavirüsün birçok kişiye yayılmasına aracı oluyor.

KARANTİNA BAŞLIYOR

İTALYA’da önce hastalığın çıktığı 10 ayrı yerleşim, sonra 16 milyon kişinin yaşadığı kuzey bölgesi, sonra da 60 milyonluk ülkenin tamamı karantinaya alındı. Ancak karantinanın ilan edileceğinin önceden belli olması ve kademeli olarak gelmesinin ülkede paniği ve dolayısıyla hastalığın yayılmasını hızlandırdığı öne sürülüyor. İtalya’da okullar kapalı, işyerleri mümkünse uzaktan çalışıyor. Önceki gün itibariyle restoran ve kafeler de kapatıldı. Sadece market, eczane, telekom şirketleri ve evcil hayvanlara yönelik satış yapan dükkanların açık kalmasına izin var. Normalde turistten geçilmeyen meydanlar bomboş, ortalığa korona sessizliği sarmış.

TSUNAMİ GİBİ GELDİ

İNSANLARA bir yandan önlem almaları, öte yandan panik yapmamaları tavsiye edilirken ülkenin kuzeyinde vakalar bir anda patlamış. Yerel doktorlar, vakaların ‘Tsunami gibi bir anda geldiğini’, birden bütün testlerin ‘pozitif’ çıkmaya başladığını söylüyor. Buna da gerekçe olarak hastalığı hafif geçirenlerin sağlık sistemi radarına girmeden virüsü risk gruplarına bulaştırmasına bağlıyorlar. Şimdi İtalya’da sağlık sistemi gece gündüz çalışıyor. Ülkenin kuzeyinde bazı hastanelerin yüzde 200 kapasite ile çalıştığı, akut vakalar dışında hasta kabul edilmediği aktarılıyor.

CAN KAYBI NİYE YÜKSEK

Yazının Devamını Oku