Nilgün Tekfidan Gümüş

Böyle diyalog çağrısı mı olur

11 Eylül 2020
Avrupa Birliği’nin 24-25 Eylül’de yapacağı liderler zirvesi öncesinde Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de artan nüfuzundan rahatsız olan Fransa, Yunanistan ve Güney Kıbrıs üçlüsü ortak bir cephe oluşturmak için neredeyse seferberlik başlatmış durumda.

AB’den Türkiye’ye yaptırım ve güçlü bir ortak tavır isteyen, ancak henüz ne topluluk içinde ne de NATO’da umdukları desteği bulan bu ülkeler seslerini giderek yükseltiyor.

MİÇOTAKİS’İN MAKALESİ

YUNANİSTAN Başbakanı Kiriakos Miçotakis, dün üç Avrupa gazetesinde aynı anda yayınlanan bir makale kaleme aldı. Haddini aşarak Türkiye’ye zirveye kadar süre tanıyan Miçotakis, “Eğer Türkiye o zamana kadar aklını başına toplamazsa diğer Avrupa liderleri ve ‘benim’ gördüğüm kadarıyla etkili yaptırım kararı almaktan başka bir seçeneğimiz kalmayacak” (Frankfurter Allgemeine’den çeviri) diyecek kadar anlaşılan kendinden geçmiş durumda.

Yunanistan hükümeti adına konuşan Miçotakis’in birincil tekil şahıs olarak kendini ifade etmesi bir yana mektuptaki Türkiye’ye yönelik tehdit dili de diyalog çağrısını tamamen gölgede bırakmıştı.

MACRON’UN ÇIKIŞI

FRANSA Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron şu günlerde Doğu Akdeniz’de Yunanistan’ın en güçlü destekleyicilerinin başında geliyor. AB zirvesi öncesi Macron’un dün ClubMed diye adlandırılan AB’nin güney ülkeleri liderlerini Korsika’da bir araya getirmesi bundan.

Doğu Akdeniz’de diyaloga öncelik veren AB dönem başkanı Almanya’nın aksine Fransa, Türkiye’ye daha sert bir tutum takınılmasını istiyor. Henüz umduğu desteği bulabilmiş değil. Macron’un dün ‘Cumhurbaşkanı Erdoğan yönetimini’ AB’ye hedef göstermesi de bundan. Atina ve Rum Kesimi ise Fransa’nın bu tavrıyla cesaret buluyor.

Fransa lideri bir yandan da Yunanistan’a savaş uçağı ve fırkateyn satmanın hesabını yapıyor. Olmadı iki yıl önce Yunanistan pahalı bulduğu için vazgeçtiği iki savaş gemisinin leasing yoluyla yeniden Atina’ya kiralanmasını gündeme getiriyor.

Yazının Devamını Oku

Dersbaşı ama nasıl?

4 Eylül 2020
Dünyada şu günlerde en önemli konulardan biri COVID-19’a rağmen sınıflarda dersbaşı yapmak.

Türkiye’de EBA TV üzerinden uzaktan eğitim, özel okullarda ise yine sanal telafi eğitimi başladı, 21 Eylül için de kademeli olarak yüz yüze eğitime geçme planı yapılıyor.

VİRÜS ÇIKANA KARANTİNA

Koronavirüs salgınının devam etmesine rağmen birçok ülke sınıflarda eğitime geçmeyi deniyor. Almanya’nın başkenti Berlin mesela. Ağustos ayından bu yana daha hijyenik, sosyal mesafeli, maskeli eğitimi deniyor. Okulların toptan kapatılması yerine koronavirüsün tespit edildiği okul ya da sınıflardaki öğretmen ve öğrencilerin karantinaya alınması tercih ediliyor.

Berlin’de 350 bin öğrenci ve 800 okul bulunuyor. Ağustosun son haftası itibarıyla 36 öğrenci ve 4 öğretmende hastalık teşhis edildiği, 22 eğitim grubunun uzaktan eğitime alındığı belirtiliyor.

DERSTE DE MASKE ŞART

Hürriyet’in Brüksel temsilcisi Güven Özalp’ın aktardığına göre ilk ve orta eğitim salıdan itibaren Belçika’da da başladı. Belçika’da sarı, turuncu, kırmızı diye planlar yapılmış. Hali hazırda sarı seviye geçerli. Hem öğrenci, hem de öğretmenlerin okul koridor ve sınıflarında ders saatlerinde de maske takmaları zorunlu. Hastalığın yayılma eğilimi göstermesi halinde alarm seviyesinin daha da arttırılıp yeni tedbirlerin gelmesi söz konusu. Gerekirse yeniden yüz yüze eğitime ara vermeye kadar gidebilir.

DÖNÜŞÜMLÜ EĞİTİM

Fransa da 1 Eylül’den itibaren yeniden okullu oldu. Sınıflar küçültülüp, havalandırma ve hijyen kuralları arttırılarak eğitime devam etme denemesi yapılıyor. Çocukları okula yollamak zorunlu. Okullarda 11 yaş üzeri öğrenci ve öğretmenlerin maske takması da zorunlu. Maske, sınıfta da okul bahçesinde de çıkarılmayacak.

Yazının Devamını Oku

İsrail-BAE hamlesinin şifreleri

21 Ağustos 2020
Doğu Akdeniz gerilimi ve Libya krizine odaklanmışken, İsrail ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin ilişkileri normalleştirme kararı alması son dönemde Ortadoğu’nun en dikkat çeken hamlelerinden biri oldu.

Peki bu adım ne anlama geliyor, Türkiye için niye dikkat çekici?

ZATEN İLİŞKİ VARDI

BİRLEŞİK Arap Emirlikleri, Mısır ve Ürdün’den sonra İsrail ile ilişkileri normalleştirecek üçüncü Arap ülkesi olmaya hazırlanıyor. Önümüzdeki haftalarda iki tarafın liderlerinin ABD’de Beyaz Saray’da bir araya gelip ilişkileri resmileştirmesi bekleniyor.

Baştan söyleyelim herhangi bir ülkenin başka bir ülke ile diplomatik ilişki kurma kararı almasında elbette olumsuz bir taraf yoktur. Nitekim Türkiye, İsrail’i ilk tanıyan Müslüman çoğunlukta ülke olmuştur. Ancak tuhaf olan, BAE ile İsrail’in anlaşması sayesinde İsrail’in Filistin’i kısmen ilhak etme planının önüne geçildiğinin söylenmesidir.

İSRAİL’DEN TEKNOLOJİ

İŞTE tam da İsrail’in Filistin’e karşı nasıl bir adım atacağının beklendiği bir dönemde BAE ile normalleşmeye yönelik açıklamanın denk getirilmesi zamanlama açısından dikkat çekicidir.

İsrail ile BAE arasındaki perde arkasındaki ilişkiler, 2010 yılında Filistinli Hamas örgütünün liderlerinden Mahmud el Mabhuh’un Dubai’de bir otel odasında öldürülmesiyle dibe vurmuştu. Baş şüpheli de İsrail’in gizli servisi Mossad idi.

İsrail basınına konuşan Amerikalı yetkililere göre, BAE, ilişkilerin suikast öncesine dönmesi için İsrail’den o döneme kadar reddettiği bazı teknoloji transferi taleplerinde bulundu. Amerikalı yetkili, bunların neler olduğu konusunda bilgi vermezken, İsrail’in İHA, füze, tarım ve sağlık sektöründe etkili olduğunu hatırlamakta fayda var.

Yazının Devamını Oku

Doğu Akdeniz’de bu gürültü ne?

24 Temmuz 2020
ORUÇ Reis sismik araştırma gemisi Akdeniz’e açılıyor. Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Kesimi ortalığı ayağa kaldırıyor. Yunan ordusu ileri seviyede alarma geçerken Yunan basını Atina’da Oruç Reis’e yönelik sabotaj senaryolarının bile ele alındığını ima ediyor.

BU TEPKİ NİYE

TÜRKİYE ilk kez Akdeniz’de sismik araştırma çalışması yapmıyor, ancak ortalık bir anda toz duman. Avrupa’dan Amerika’dan Ankara’ya yönelik uyarılar, yaptırım tehditleri peş peşe geliyor.

Oruç Reis sismik araştırma gemisi, Türkiye’nin yayınladığı Naxtex seyrü sefer bildirisine göre daha önce 2018’de Barbaros Hayrettin Paşa gemisinin araştırma yaptığı bölgede çalışma yapacak. Ama bu sefer tepkilerin tonu bir hayli yüksek.

BAŞKA NEDENİ Mİ VAR

DOĞU Akdeniz meselesi çok bileşenli bir sorun. Bir yanda, Türkiye’yi pazarlıklardan dışlayan Mısır, Güney Kıbrıs Rum Kesimi, Yunanistan, İsrail gibi ülkeler var. Bir yanda Libya ile sürpriz bir şekilde deniz yetki alanı anlaşması yaparak karşı tarafın Akdeniz oyununu bozan Türkiye var.

Bu nedenle Akdeniz krizini, Libya’daki gelişmelerle birlikte görmek gerekiyor. Birleşmiş Milletler’in meşru saydığı, Türkiye’nin de danışmanlık ve eğitim verdiği Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH), son dönemde Libya’da darbeci Halife Hafter’e karşı önemli askeri başarılar elde etti. Sırada Sirte ve Cufra operasyonları var.

Sirte, UMH’ye geçerse Hafter ve destekçisi Mısır, Fransa ve Birleşik Arap Emirlikleri’ne karşı önemli bir üstünlük sağlanacak.

NİYE TAM DA ŞİMDİ

Yazının Devamını Oku

AB, Türkiye’yi kazanmalıdır

10 Temmuz 2020
Doğu Akdeniz ve Libya’da attığı adımlarla birlikte Türkiye, bir kez daha koronavirüs salgınına rağmen Avrupa Birliği gündeminin en üst sıralarına yükselmeye başladı.

Yunanistan ve Kıbrıs Rum Yönetimi’nin yoğun propagandası altında dün Avrupa Parlamentosu’nda Türkiye konulu bir oturum düzenlendi. Ancak oturumun başlığı bile önyargıyı gözler önüne sermesi açısından yeterliydi. “Akdeniz’de istikrar ve güvenlik: Türkiye’nin olumsuz rolü.”

TEMSİLCİ DE BOY HEDEFİ

BÖYLE bir başlık altında düzenlenen toplantıda Türkiye elbette parlamenterler tarafından yaylım ateşine tutuldu. Bundan geçtiğimiz günlerde Ankara’da temaslarda bulunan ve ‘hoşgörülü’ olmakla suçlanan AB Dışişleri ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell de nasibini aldı. AP’de esen popülist rüzgâr İspanyalı Borrell’i de rahatsız etmiş olmalı ki, “Türkiye’ye karşı haçlı seferine çıkacak değiliz” tonunda bir uyarıda bulundu.

GÜNDEM YİNE TÜRKİYE

TÜRKİYE, AP’deki oturumundan sonra pazartesi günü de AB dışişleri bakanları toplantısında ele alınacak.

Fransa Dışişleri Bakanı Jean Yves Le Drian’ın girişimiyle yapılacak toplantıda Suriye, Libya, Doğu Akdeniz bağlamında Türkiye gündemde olacak.

Kıbrıs Rum Kesimi ve Yunanistan da bu girişimi desteklerken Le Drian, Ankara’ya yeni yaptırımların gündeme gelebileceğini ima eden açıklamalarda bulundu. AB, Doğu Akdeniz’deki sondaj faaliyetleri nedeniyle daha önce Ankara’ya yönelik sembolik birkaç yaptırım uygulama kararı almıştı.

Dışişleri Bakanı

Yazının Devamını Oku

Netanyahu ilhak adımını atacak mı

26 Haziran 2020
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD’den de aldığı cesaretle Filistin’e ait Batı Şeria’nın bir kısmıyla Ürdün Vadisi’ni ilhak edecek mi? 1 Temmuz tarihi yaklaşırken uluslararası gündemde ‘ilhak’ tartışmaları da hızla üst sıralara doğru ilerliyor.

TARTIŞMA NİYE ALEVLENDİ

DONALD Trump iktidara geldiğinden bu yana ABD’den Netanyahu hükümeti ve ABD’deki İsrail yanlısı seçmen tabanını memnun edecek birçok hamle geldi. ABD, İsrail’in işgal altında tuttuğu Suriye’nin Golan Tepeleri’ndeki egemenliğini tanıdı, Büyükelçiliği’ni Tel Aviv’den Kudüs’e taşıdı vs.

Son olarak da Trump’ın ocak ayında Beyaz Saray’da Netanyahu ile birlikte açıkladığı ‘yüzyılın anlaşması’ diye lanse edilen Ortadoğu barış planı, Batı Şeria’da yasadışı inşa edilen Yahudi yerleşimleri ile Ürdün Vadisi’nin İsrail tarafından ilhakına kapıyı aralayan maddeler içeriyordu.

1 TEMMUZ’DA NE OLACAK

LİKUD Partili Netanyahu’nun Mavi-Beyaz İttifakı lideri Benny Gantz ile zar zor yaptığı koalisyon anlaşması, 1 Temmuz’dan itibaren ilhakın kabine veya meclisin onayına sunulabileceğini öngörüyor.

İşte bu tarih yaklaşırken de dünya Netanyahu’nun böyle bir adımı göze alıp almayacağını merak ediyor. Çünkü ABD dışında ne Avrupa’da ne de Arap dünyasında bu konuda İsrail’e bir destek söz konusu. Hatta Trump yönetiminin bile bu konuda bölündüğüne dair haberler geliyor.

BÖLGEDE DURUM NE

1990

Yazının Devamını Oku

Yorgo ile Yunanistan’ı konuştuk

12 Haziran 2020
Libya ile mutabakat, Meriç’teki mülteci akını, Ayasofya’nın açılması derken Yunanistan’da anlaşılan Türkiye’nin konuşulmadığı bir gün geçmiyor.

Bu nedenle 15 yıldır Atina Temsilcimiz olan Yorgo Kırbaki ile dün yaptığımız ‘Yunanistan’da neler oluyor’ sohbetini bu sütuna taşımaya karar verdim.



* Selam Yorgo. Yunanistan’da Türkiye gündemi yoğun sanırım. 

Yunan medyası Türkiye ile yatıyor, Türkiye ile kalkıyor. Haber bültenlerinde bugünlerde üç haber var. 1-Türkiye, 2-Koronavirüs, 3- Kimliği meçhul bir kadının, Atina’da bir başka kadının yüzüne kezzap atması. Türkiye ile ilgili haberlerde hani olumlu bir şey duymak, okumak neredeyse imkansız. Bazen adını ilk kez duyduğum haber sitelerinin iddiaları haber oluyor. Mesela Türkiye’de bekçi yasası bile büyük ilgi çekiyor. Tabi FETÖ’cülerin propaganda sitelerinde yer alan iddialara, Yunan medyası büyük ilgi gösteriyor. 

* Türkiye’ye bu yoğun ilgiyi nasıl yorumluyorsun?

Yazının Devamını Oku

Libya’da neler oluyor

30 Mayıs 2020
SALGIN döneminde uluslararası gündemde geri plana düşen Libya’da uluslararası meşruiyete sahip Ulusal Mutabakat Hükümeti’nin (UMH) ülkenin batısındaki stratejik Vatiyye Askeri Hava Üssü’nü darbeci Hafter güçlerinden geri almasının ardından dünyanın ilgisi bir anda bu bölgeye yöneldi.

MEDYA’NIN İLGİ ODAĞI

AMERİKAN New York Times (NYT) gazetesi, Trablus’ta konuşlu UMH’nin zaferiyle bu yönetimi destekleyen Türkiye’nin bölgede ‘belirleyici güç konumu’na yükseldiğine işaret etti. Washington Post gazetesi, BM tarafından tanınan UMH’nin, ülkenin doğusunda konumlu Halife Hafter’e karşı yürüttüğü operasyonlardaki başarısının arkasında Türk İHA ve SİHA’larının olduğunu yazdı. Hatta NYT gazetesi, Türkiye’nin Osmanlı sonrasında petrol zengini bu ülkeye en güçlü müdahalesini yaptığına dikkat çekti.

HAFTER GERİ ÇEKİLDİ

2019 yılının nisan ayında Trablus’u almak için operasyon başlattığını açıklayan Hafter, Vatiyye yenilgisinin ardından bayramı da bahane ederek Trablus’a yakın bazı bölgelerden çekilme kararı aldı. 2011 yılında devrilen Kaddafi’nin komutanlarından olan, Çad savaşı sonrasında ABD’de de eğitim gören Hafter hali hazırda Birleşik Arap Emirlikleri, Mısır, Rusya ve Fransa gibi ülkeler tarafından destekleniyor. ABD Başkanı Donald Trump, her ne kadar Halife Hafter ile görüşse de Washington daha mesafeli bir tutumla yoluna devam etmeyi tercih etti.

TÜRKİYE İLE ANLAŞMALAR

ASLINDA Libya’daki güç mücadelesini, Suriye savaşı, Ortadoğu’daki nüfuz kavgası, Doğu Akdeniz’de hidrokarbon yataklarının paylaşılmasıyla ilgili çekişmelerin bir devamı olarak görmek gerekiyor. Türkiye’nin aralık ayında UMH lideri Feyiz es Serrac ile Doğu Akdeniz’de sınırları belirleyen mutabakat ile askeri işbirliği anlaşması Trablus’un elini güçlendiren bir hamle oldu. UMH’nin başlattığı ‘Barış Fırtınası’ ile sahada kazanımlar elde etmesinin ardından ABD’den de UMH’ye ılımlı sinyaller arttı.

PEŞ PEŞE HAMLELER

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Libya Başbakanı Feyiz es Serrac ile telefon görüşmesi yaparken ABD’nin Libya Büyükelçisi Richard B.Norland, Libya hükümetinin terörizm ile mücadele ve barış çabalarına katkılarından ötürü övgüde bulundu. Hafter’e destek için Libya’ya giden Rus güvenlik şirketi Wagner’in silahlı güçlerini çekmeye başladığı yolunda haberler gelirken, Hafter saflarından Türkiye’nin çıkarlarının hedef alınacağına dair tehditler yükselmeye başladı. Ve Rusya’dan Hafter’e destek için savaş uçakları yollandığı haberleri geldi.

Yazının Devamını Oku