Nilgün Tekfidan Gümüş

10 maddede ABD seçimleri

23 Ekim 2020
Dünya ABD’deki geri sayıma kilitlenmiş durumda.

3 Kasım’daki seçimlerde Başkan Donald Trump yeniden seçilebilecek mi? Yoksa ipi göğüsleyen Demokrat rakibi Joe Biden mı olacak? Beyaz Saray’da kimin oturacağı, dış politikanın seyrinde de önemli rol oynacak.

1. Anketlerde Biden, Cumhuriyetçi rakibi Trump’ın 9-10 puan önünde gidiyor gibi görünüyor. Ancak bu, seçimlerin Biden için çantada keklik olduğu anlamına gelmiyor. Çünkü hem anketlerin yanılma payı var. Hem de iki aşamalı seçim sistemi ülke genelinde daha az oy almasına rağmen tıpkı 2016 seçimlerinde olduğu gibi Trump’ı yeniden Beyaz Saray’a taşıyabilir.

2. ABD’de seçmen eğilimleri eyaletlere göre kemikleşmiş durumda. Yeni başkanı ise genelde seçimlere göre tercihi değişebilen 10 kadar eyalet belirliyor. İşte Trump geçen seçimlerde bu kritik eyaletlerin önemli bir kısmını alarak Beyaz Saray’ı garantiledi. Şimdi ise Trump ve rakibi, Florida, Kuzey Carolina, Ohio, Colorado, Nevada ve Arizona’da başa baş bir yarış vereceğe benziyor.

EN ÇEKİŞMELİ SEÇİMLER

3. Koronavirüs salgını, ülkede artan ırkçı tansiyon, Trump’a yönelik seçmen tepkisini de etkilemişe benziyor. ABD Seçim Projeksiyonu’na göre ülkede erken oy veren ya da oylarını posta yoluyla kullanan kişilerin sayısı 42 milyonu geçmiş durumda.

4. Erken oylarda eğilimin Demokrat partiden yana olduğu iddia edilirken, birçok yerde oy sayımı sonrasında erkenci oyların genel oy dağılımına eklenmesi bekleniyor. Bu nedenle 3 Kasım seçimlerinin, ABD yakın tarihinin en çekişmeli seçimlerinden biri olması muhtemel görünüyor.

5.

Yazının Devamını Oku

10 maddede ABD seçimleri

23 Ekim 2020
Dünya ABD’deki geri sayıma kilitlenmiş durumda. 3 Kasım’daki seçimlerde Başkan Donald Trump yeniden seçilebilecek mi? Yoksa ipi göğüsleyen Demokrat rakibi Joe Biden mı olacak? Beyaz Saray’da kimin oturacağı, dış politikanın seyrinde de önemli rol oynacak.

1) Anketlerde Biden, Cumhuriyetçi rakibi Trump’ın 9-10 puan önünde gidiyor gibi görünüyor. Ancak bu, seçimlerin Biden için çantada keklik olduğu anlamına gelmiyor. Çünkü hem anketlerin yanılma payı var. Hem de iki aşamalı seçim sistemi ülke genelinde daha az oy almasına rağmen tıpkı 2016 seçimlerinde olduğu gibi Trump’ı yeniden Beyaz Saray’a taşıyabilir.


2) EN ÇEKİŞMELİ SEÇİMLER ABD’de seçmen eğilimleri eyaletlere göre kemikleşmiş durumda. Yeni başkanı ise genelde seçimlere göre tercihi değişebilen 10 kadar eyalet belirliyor. İşte Trump geçen seçimlerde bu kritik eyaletlerin önemli bir kısmını alarak Beyaz Saray’ı garantiledi. Şimdi ise Trump ve rakibi, Florida, Kuzey Carolina, Ohio, Colorado, Nevada ve Arizona’da başa baş bir yarış vereceğe benziyor.


3) Koronavirüs salgını, ülkede artan ırkçı tansiyon, Trump’a yönelik seçmen tepkisini de etkilemişe benziyor. ABD Seçim Projeksiyonu’na göre ülkede erken oy veren ya da oylarını posta yoluyla kullanan kişilerin sayısı 42 milyonu geçmiş durumda.


4)  Erken oylarda eğilimin Demokrat partiden yana olduğu iddia edilirken, birçok yerde oy sayımı sonrasında erkenci oyların genel oy dağılımına eklenmesi bekleniyor. Bu nedenle 3 Kasım seçimlerinin, ABD yakın tarihinin en çekişmeli seçimlerinden biri olması muhtemel görünüyor.


Yazının Devamını Oku

Dağlık Karabağ’da baskı artabilir

9 Ekim 2020
Dağlık Karabağ sorunu bir anda dünyanın en önemli gündem maddelerinden biri haline geldi.

Ermenistan’ın temmuz ayında Azerbaycan’ın stratejik enerji hatlarının ve yolların geçtiği bir bölgede yer alan Tovuz’a saldırması, ağustos ayı sonlarında da Dağlık Karabağ hattında provokatif eylemlerini sürdürmesi üzerine Azerbaycan’dan ummadığı bir yanıt görmeye başladı.

NEDİR BU SORUN

DAĞLIK Karabağ, uluslararası hukuka göre Azerbaycan yönetimine bağlı özerk bir yönetim. 1992’de tek taraflı bağımsızlık ilan eden Dağlık Karabağ’da Ermenilerin kurduğu sözde ‘cumhuriyet’ Erivan dahil hiçbir ülke tarafından tanınmıyor. Azerbaycan’ın Dağlık Karabağ civarındaki 7 ilçesi de işgal altında bulunuyor.

Bakü, 28 yıldır bu kendi toprağı olan bölgeleri geri almak için diplomatik bir mücadele veriyor. Ancak Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Örgütü (AGİT) çerçevesinde kurulmuş Minsk grubunun yaptığı görüşmelerde şimdiye kadar herhangi bir ilerleme sağlanamadığı gibi son dönemde Erivan’ın provokasyonları da arttı.

KİM NE İSTİYOR

AZERBAYCAN işgal altındaki Ağdam, Cebrail, Fuzuli, Kelbecer, Kubatlı, Laçin ve Zengilen reyonlarında işgalin sona erdirilmesini istiyor, Dağlık Karabağ için de Bakü’ye bağlı özerk bir yapı öngörüyor.

Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan ise “Karabağ ezelden Ermeni toprağı. Teslim edilmesi söz konusu olamaz” diye diretiyor. Silahlı çatışmaya dönüşen gerilimi bir anlamda bu diplomatik tıkanıklık da tetiklemiş durumda.

DÜNYA NASIL GÖRÜYOR

Yazının Devamını Oku

Diyalog iyi haber de...

25 Eylül 2020
Öncelikle Doğu Akdeniz’de Türkiye ve Yunanistan’ı savaşın eşiğine getiren deniz yetki alanlarındaki belirsizlikle ilgili krizde yeniden diyaloga başlama kararının önemli bir gelişme olduğunu not etmekte fayda var.

1-2 Ekim’de Türkiye-AB ilişkilerinin de masaya yatırılacağı AB zirvesi sonrasında Yunanistan ile 2016 yılında duran istikşafi görüşmeler yeniden başlayacak. İki ülkeden diplomatlar, müzakere edilmesi gereken konularda uzlaşmaya varmak için görüşmeler gerçekleştirecek. Bu 2002’den beri Yunanistan ile 61’nci istikşafi görüşme olacak.

RUMLAR ISRARCI

AB zirvesi normalde 24-25 Eylül tarihlerinde yapılacaktı. Ancak AB Konseyi Başkanı Charles Michel’in korumasında koronavirüs çıktığı için Brüksel’de yapılması planlanan zirve bir hafta ötelendi. AB diplomatları Atina ile diyalog kararıyla birlikte Ankara’ya yönelik yaptırım olasılığının azaldığını ifade ederken açıkta kalan Kıbrıs Rum Kesimi ise bu konudaki ısrarlı tutumunu sürdürüyor. Rumlar, hiç değilse Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de faaliyetlerini sürdürmesi halinde uygulanacak yaptırımların şimdiden belirlenmesi için ısrarını koruyor.

AB’DEN BEKLENTİLER

ALMANYA’nın arabuluculuğu sonucunda Yunanistan ile diyaloğa geçmeyi kabul eden Türkiye’nin de AB’den beklentileri söz konusu. Bunlar Gümrük Birliği’nin güncellenmesi, AB’nin 2015 Türkiye ile AB arasında imzalanan mülteci sözleşmesine dair yükümlülüklerini yerine getirmesi, Türk vatandaşlarına Avrupa’da vizesiz seyahat imkanı sağlanması gibi unsurlar.

Aslında bu konuda da anahtar AB dönem başkanı olarak Almanya’da. İnsan hakları ihlalleri gerekçesiyle Gümrük Birliği güncellemesine karşı çıkan Almanya’nın AB Komisyonu’na Türkiye’ye yönelik olumlu adım atılması konusunda yeşil ışık yakması ve diğer ülkeleri ikna etmeyi seçmesi ilişkilerin nispeten raya girmesinde önemli bir adım olur. AB ile diyaloğun canlandırılması ise bölgesel istikrara katkı sağlayabilir.

ABD’DE BİR KAOTİK SEÇİM SÜRECİ

ABD 3 Kasım’da en kritik başkanlık seçimlerinden birine sahne olmaya hazırlanıyor. ABD Başkanı

Yazının Devamını Oku

Böyle diyalog çağrısı mı olur

11 Eylül 2020
Avrupa Birliği’nin 24-25 Eylül’de yapacağı liderler zirvesi öncesinde Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de artan nüfuzundan rahatsız olan Fransa, Yunanistan ve Güney Kıbrıs üçlüsü ortak bir cephe oluşturmak için neredeyse seferberlik başlatmış durumda.

AB’den Türkiye’ye yaptırım ve güçlü bir ortak tavır isteyen, ancak henüz ne topluluk içinde ne de NATO’da umdukları desteği bulan bu ülkeler seslerini giderek yükseltiyor.

MİÇOTAKİS’İN MAKALESİ

YUNANİSTAN Başbakanı Kiriakos Miçotakis, dün üç Avrupa gazetesinde aynı anda yayınlanan bir makale kaleme aldı. Haddini aşarak Türkiye’ye zirveye kadar süre tanıyan Miçotakis, “Eğer Türkiye o zamana kadar aklını başına toplamazsa diğer Avrupa liderleri ve ‘benim’ gördüğüm kadarıyla etkili yaptırım kararı almaktan başka bir seçeneğimiz kalmayacak” (Frankfurter Allgemeine’den çeviri) diyecek kadar anlaşılan kendinden geçmiş durumda.

Yunanistan hükümeti adına konuşan Miçotakis’in birincil tekil şahıs olarak kendini ifade etmesi bir yana mektuptaki Türkiye’ye yönelik tehdit dili de diyalog çağrısını tamamen gölgede bırakmıştı.

MACRON’UN ÇIKIŞI

FRANSA Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron şu günlerde Doğu Akdeniz’de Yunanistan’ın en güçlü destekleyicilerinin başında geliyor. AB zirvesi öncesi Macron’un dün ClubMed diye adlandırılan AB’nin güney ülkeleri liderlerini Korsika’da bir araya getirmesi bundan.

Doğu Akdeniz’de diyaloga öncelik veren AB dönem başkanı Almanya’nın aksine Fransa, Türkiye’ye daha sert bir tutum takınılmasını istiyor. Henüz umduğu desteği bulabilmiş değil. Macron’un dün ‘Cumhurbaşkanı Erdoğan yönetimini’ AB’ye hedef göstermesi de bundan. Atina ve Rum Kesimi ise Fransa’nın bu tavrıyla cesaret buluyor.

Fransa lideri bir yandan da Yunanistan’a savaş uçağı ve fırkateyn satmanın hesabını yapıyor. Olmadı iki yıl önce Yunanistan pahalı bulduğu için vazgeçtiği iki savaş gemisinin leasing yoluyla yeniden Atina’ya kiralanmasını gündeme getiriyor.

Yazının Devamını Oku

Dersbaşı ama nasıl?

4 Eylül 2020
Dünyada şu günlerde en önemli konulardan biri COVID-19’a rağmen sınıflarda dersbaşı yapmak.

Türkiye’de EBA TV üzerinden uzaktan eğitim, özel okullarda ise yine sanal telafi eğitimi başladı, 21 Eylül için de kademeli olarak yüz yüze eğitime geçme planı yapılıyor.

VİRÜS ÇIKANA KARANTİNA

Koronavirüs salgınının devam etmesine rağmen birçok ülke sınıflarda eğitime geçmeyi deniyor. Almanya’nın başkenti Berlin mesela. Ağustos ayından bu yana daha hijyenik, sosyal mesafeli, maskeli eğitimi deniyor. Okulların toptan kapatılması yerine koronavirüsün tespit edildiği okul ya da sınıflardaki öğretmen ve öğrencilerin karantinaya alınması tercih ediliyor.

Berlin’de 350 bin öğrenci ve 800 okul bulunuyor. Ağustosun son haftası itibarıyla 36 öğrenci ve 4 öğretmende hastalık teşhis edildiği, 22 eğitim grubunun uzaktan eğitime alındığı belirtiliyor.

DERSTE DE MASKE ŞART

Hürriyet’in Brüksel temsilcisi Güven Özalp’ın aktardığına göre ilk ve orta eğitim salıdan itibaren Belçika’da da başladı. Belçika’da sarı, turuncu, kırmızı diye planlar yapılmış. Hali hazırda sarı seviye geçerli. Hem öğrenci, hem de öğretmenlerin okul koridor ve sınıflarında ders saatlerinde de maske takmaları zorunlu. Hastalığın yayılma eğilimi göstermesi halinde alarm seviyesinin daha da arttırılıp yeni tedbirlerin gelmesi söz konusu. Gerekirse yeniden yüz yüze eğitime ara vermeye kadar gidebilir.

DÖNÜŞÜMLÜ EĞİTİM

Fransa da 1 Eylül’den itibaren yeniden okullu oldu. Sınıflar küçültülüp, havalandırma ve hijyen kuralları arttırılarak eğitime devam etme denemesi yapılıyor. Çocukları okula yollamak zorunlu. Okullarda 11 yaş üzeri öğrenci ve öğretmenlerin maske takması da zorunlu. Maske, sınıfta da okul bahçesinde de çıkarılmayacak.

Yazının Devamını Oku

İsrail-BAE hamlesinin şifreleri

21 Ağustos 2020
Doğu Akdeniz gerilimi ve Libya krizine odaklanmışken, İsrail ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin ilişkileri normalleştirme kararı alması son dönemde Ortadoğu’nun en dikkat çeken hamlelerinden biri oldu.

Peki bu adım ne anlama geliyor, Türkiye için niye dikkat çekici?

ZATEN İLİŞKİ VARDI

BİRLEŞİK Arap Emirlikleri, Mısır ve Ürdün’den sonra İsrail ile ilişkileri normalleştirecek üçüncü Arap ülkesi olmaya hazırlanıyor. Önümüzdeki haftalarda iki tarafın liderlerinin ABD’de Beyaz Saray’da bir araya gelip ilişkileri resmileştirmesi bekleniyor.

Baştan söyleyelim herhangi bir ülkenin başka bir ülke ile diplomatik ilişki kurma kararı almasında elbette olumsuz bir taraf yoktur. Nitekim Türkiye, İsrail’i ilk tanıyan Müslüman çoğunlukta ülke olmuştur. Ancak tuhaf olan, BAE ile İsrail’in anlaşması sayesinde İsrail’in Filistin’i kısmen ilhak etme planının önüne geçildiğinin söylenmesidir.

İSRAİL’DEN TEKNOLOJİ

İŞTE tam da İsrail’in Filistin’e karşı nasıl bir adım atacağının beklendiği bir dönemde BAE ile normalleşmeye yönelik açıklamanın denk getirilmesi zamanlama açısından dikkat çekicidir.

İsrail ile BAE arasındaki perde arkasındaki ilişkiler, 2010 yılında Filistinli Hamas örgütünün liderlerinden Mahmud el Mabhuh’un Dubai’de bir otel odasında öldürülmesiyle dibe vurmuştu. Baş şüpheli de İsrail’in gizli servisi Mossad idi.

İsrail basınına konuşan Amerikalı yetkililere göre, BAE, ilişkilerin suikast öncesine dönmesi için İsrail’den o döneme kadar reddettiği bazı teknoloji transferi taleplerinde bulundu. Amerikalı yetkili, bunların neler olduğu konusunda bilgi vermezken, İsrail’in İHA, füze, tarım ve sağlık sektöründe etkili olduğunu hatırlamakta fayda var.

Yazının Devamını Oku

Doğu Akdeniz’de bu gürültü ne?

24 Temmuz 2020
ORUÇ Reis sismik araştırma gemisi Akdeniz’e açılıyor. Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Kesimi ortalığı ayağa kaldırıyor. Yunan ordusu ileri seviyede alarma geçerken Yunan basını Atina’da Oruç Reis’e yönelik sabotaj senaryolarının bile ele alındığını ima ediyor.

BU TEPKİ NİYE

TÜRKİYE ilk kez Akdeniz’de sismik araştırma çalışması yapmıyor, ancak ortalık bir anda toz duman. Avrupa’dan Amerika’dan Ankara’ya yönelik uyarılar, yaptırım tehditleri peş peşe geliyor.

Oruç Reis sismik araştırma gemisi, Türkiye’nin yayınladığı Naxtex seyrü sefer bildirisine göre daha önce 2018’de Barbaros Hayrettin Paşa gemisinin araştırma yaptığı bölgede çalışma yapacak. Ama bu sefer tepkilerin tonu bir hayli yüksek.

BAŞKA NEDENİ Mİ VAR

DOĞU Akdeniz meselesi çok bileşenli bir sorun. Bir yanda, Türkiye’yi pazarlıklardan dışlayan Mısır, Güney Kıbrıs Rum Kesimi, Yunanistan, İsrail gibi ülkeler var. Bir yanda Libya ile sürpriz bir şekilde deniz yetki alanı anlaşması yaparak karşı tarafın Akdeniz oyununu bozan Türkiye var.

Bu nedenle Akdeniz krizini, Libya’daki gelişmelerle birlikte görmek gerekiyor. Birleşmiş Milletler’in meşru saydığı, Türkiye’nin de danışmanlık ve eğitim verdiği Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH), son dönemde Libya’da darbeci Halife Hafter’e karşı önemli askeri başarılar elde etti. Sırada Sirte ve Cufra operasyonları var.

Sirte, UMH’ye geçerse Hafter ve destekçisi Mısır, Fransa ve Birleşik Arap Emirlikleri’ne karşı önemli bir üstünlük sağlanacak.

NİYE TAM DA ŞİMDİ

Yazının Devamını Oku