Mustafa Denizli

Sow atar Volkan tutar diye düşünmüştüm

6 Ağustos 2015
Shakhtar’ın iyi bir kontraatak takımı olduğunu söylemiştik. Fenerbahçe’nin yediği goller, bunun kanıtı gibiydi.

F.bahçe ilk yarıda neden oyun kurmakta çok zorlandı?

Pereira ya kendi takımının ya da Shakhtar’ın analizini iyi yapmamış. Bu oyun anlayışı ve bu kadroyla Fenerbahçe, kendi evinde 45 dakika hiçbir şey yapamadı. Yine bunda ısrar etmek çok akılcı bir iş değil. Fenerbahçe özellikle önde Nani, Fernandao ve Sow’la yerleşemiyor. Çizgileri kapatamıyor ve sanki birbirlerinin koşu alanlarını engelliyorlar. Bir de Fenerbahçe gereksiz koşular yapıyor. Özellikle Meireles, Nani, Diego... Alınması zor toplara depar atıp kendilerini tüketiyorlar. Fenerbahçe’de ilk yarıda benim gördüğüm Fernandao ile bu oyun anlayışında gidilmesi zor. Shakhtar’ın pas trafiğini kesmezsen, ki kesemiyorlar orta sahayı teslim edersin. Orta sahada sayısal olarak mutlak bir Shakhtar üstünlüğü var. Bu üstünlük onlara pas üstünlüğü de getiriyor. Fenerbahçe organize atağa çıkmakta zorlanıyor.

İlk yarıda aklınızda kalan pozisyon oldu mu?

Bir Caner’in Fernandao’ya, bir de Meireles’in Sow’a attığı çok güzel toplar ve Meireles ile Nani’nin şut denemeleri var. Yani kanat topları Fenerbahçe için etkili olabilir. Bunun sinyallerini verdi Fenerbahçe. Sow, son bölgede yalnız oynarsa, sağdan soldan gelecek toplara rakipten daha çabuk hareket etme ve vurma imkana sahip. Fernandao bu toplarda ağır kalıyor. Kısacası Fenerbahçe’nin ilk yarıdaki oyun anlayışı ve tercihleri Shakhtar için yeterli olmadı.

Yazının Devamını Oku

Bu skor F.Bahçe'nin şansı

29 Temmuz 2015
Fenerbahçe çok pozisyon vermiş olsa da savunmacıları bireysel müdahaleleriyle son derece başarılı bir maç çıkardı.

Pozisyonların nedeni takım savunmasının kötü olmasıydı. 90 dakikanın özetini ise şöyle yapabiliriz: Bu skor Fenerbahçe için şanstır. Möncesi ne kadar şansı vardıysa, aynı oranda da devam ediyor.

İLK DEVRE

İlk yarı F.Bahçe fark yiyebilirdi. Neden bu kadar çok pozisyon verildi?
GÖKHAN’ın sakatlığı ve Şener’in cezalı olması maç öncesi F.Bahçe’nin şansızlığıydı. Shakhtar, maça etkili başladı. Henüz 3’. dakikada Alves, kart görmesine rağmen ilk yarının en doğru müdahalesini yaptı. Hem mutlak golü önledi, hem de devamında barajda topa müdahale ederek, yeni bir gol şansının doğmasını engelledi.


SAHA İÇİ DİLİ EKSİK


Yazının Devamını Oku

Podolski: Burak ile müthiş olur

6 Temmuz 2015
“Nani, takımın yanı sıra özellikle de Fernandao’ya önemli katkı yapacak. Podolski, Burak ve Yasin ile alan sorunu yaşamazsa, müthiş bir hücum gücü olur. Demba Ba, yeri dolmayacak biri değil ama doldurulamazsa da ileride büyük sorun yaşanır.”

EN HEYECANLI VE EN UMUTLU

Transferin en hareketli takımı Fenerbahçe. Yabancı kontenjanını şimdiden doldurdu. Yaşanan bu radikal kabuk değişikliğini nasıl yorumluyorsunuz?

Fenerbahçe’deki büyük kabuk değişikliği iki manada önemli. Birincisi, Fenerbahçe’nin güçlenmesi, dolayısıyla Aziz Yıldırım’ın güçlenmesi anlamına gelir. Fenerbahçe güçlü oldukça Yıldırım da ondan istifade edecektir. İkincisi, geçen sezon tribünlerin hali ve camianın umutsuzluğu, Fenerbahçe’yi bu yeni stratejiye mahkum etmiştir. Bu anlamda benim için sürpriz olmadı değişim...

Takımın baştan aşağı yenilenmesi uyum sıkıntısı doğurur mu?

Uyum süreci, bir futbolcunun kendisinden kaynaklanır. Daha da önemlisi çevresinden; yani takımdan... Takımdaki diğer futbolculara yakınlık veya uzaklık durumu, uyum sürecini kısaltır veya uzatabilir. Baş aktör, gruba dahil olandır. Camiasını yeni sezona heyacanlı ve umutlu bir şekilde başlatan, mevcut gündem itibarıyla Fenerbahçe...

ŞAMPİYONDAN BEKLENTİ YÜKSEK

Hamzaoğlu’nun işi bu sezon daha mı kolay olacak, yoksa daha mı zor?

G.Saray, sezona şampiyon unvanıyla başlayacak ve bunu korumak isteyecektir. Hamzaoğlu’nun bu kez sezon başı itibarıyla işe sıfırdan başlayacak olmasının avantajlı yanı da var dezavantajlı yanı da. Takım önemli bir değişime uğramayacak. Sadece, geçen sezonki sıkıntıları bertaraf etmek mecburiyetinde. Şampiyondan beklenti hep daha yüksektir.

Yazının Devamını Oku

2. Kupa Burak’la geldi

3 Haziran 2015
Sarı kırmızılılar önce şampiyonluğunu ilan edip sonra kupa finalini oynamanın sıkıntısını yaşadılar. Ama neticede bireysel yıldızlarının performasnıyla istedikleri sonuca ulaşabilecek bir takım Galatasaray ve bunu yaptılar.

Şampiyonluk sonrası Türkiye Kupası finaline çıkmak sizce Galatasaray’ı etkiledi mi?

Galatasaray ilk yarıdaki görüntüsüyle her şeyi pazar akşamı Türk Telekom Arena’da bırakmış gibiydi. Esasında böyle maçları oynamak gerçekten zordur. Şampiyon olmuş bir takım, boşalmış bir futbolcu grubu, karşısında biraz dirençli bir rakip bulunca, istediğini ortaya koyamayabiliyor.

DİRENÇ YOKTU

Galatasaraylı futbolculara da bu oldu. Sahada istediklerini yapamayınca birbirlerine sinirlenmeye başladılar.

Tabii bu görüntü ters olsaydı, yani Galatasaray önce kupa finalini sonra da lig şampiyonluğu maçını oynasaydı, böyle bir görüntü ortaya çıkmazdı.

İlk yarıda gözüken dağınık bir Galatasaray, kendi evinde ayağına gelen fırsatı kaçırmak istemeyen bir Bursa vardı.

Yazının Devamını Oku

Galatasaray fırsatı tepmedi

25 Mayıs 2015
İkinci yarı Beşiktaş üstünlüğüyle geçti. Ama üstünlüğü sonuca çeviremezsen, karşında çok tecrübeli ve yetenekli oyuncular var. Golü bulamayınca en ufak hatanda bunu affetmeyen bir ayak çıkıyor karşına. Ve düğümü çözüyor.

Beşiktaş farklı oyuncu tercihi, Galatasaray da klasiğe yakın 11’iyle sahadaydı. İlk yarıyı bu çerçevede nasıl değerlendirirsiniz?

SON haftalarda grafikleri ters yönde hareket eden iki takım. Galatasaray ne kadar yükselişteyse, Beşiktaş o kadar ivme kaybetmiş durumdaydı maç öncesinde. Dün de kadro ve saha dizilişleri beklenenden biraz farklıydı. Üstelik müthiş bir taraftar baskısı da vardı. İlk yarıda Beşiktaş, saha yerleşiminde ve hücum organizasyonunda zorlanan bir görüntü çizdi. Üstüne Yasin’in bireysel çabasıyla geliştirip golle sonuçlandırdığı atak, tribünün desibelini daha da yükseltti. Yine de Beşiktaş, son haftalardan daha canlı bir görüntü çizdi.

Ama ilk 45 dakika boyunca üretme zorluğu yaşadı.

MAÇ YÜKSEK TEMPODA BAŞLADI

NETİCEDE bir derbi oynandı dün. Neyin, ne zaman değişeceği belli olmayan maçlardır bunlar. Galatasaray ligde yakaladığı büyük avantajı son haftaya taşımak istiyor. Beşiktaş ise bir derbi kazanmanın mücadelesini veriyor. İşte bu şartlarda bir Demba Ba kafası, ama direk gole müsaade etmedi. Her şeye rağmen temposu yüksek bir derbi oynandı ilk yarıda. 45 dakikada görünen Galatasaray’ın kadro tercihi ve saha dizilişinin daha akılcı olduğu...

İlk devre heyecanlı diyebileceğimiz bir görüntü verdi. Tabii tribünlerin de tamamen dolu olması karşılaşmaya ayrı bir görüntü kattı.

BEŞİKTAŞ HÜCUMDA ÇOĞALAMADI

İLK yarının sonu için şunu söyleyebiliriz. Beşiktaş hücumda çoğalamadı. Bu, onlar adına bir sıkıntı. İkinci yarı ne olabilir, kimleri kullanabilir, Olcay var, Cenk var, Oğuzhan var... Beşiktaş, ilk yarıdaki görüntüsünü değiştirmezse 90 dakika büyük ölçüde kullanacağı korner, frikik gibi duran toplara kalabilir. Ancak yine de şunu unutmayalım. Neticede bir derbi oynanıyor ve derbilerin nelere gebe olduğunu, nasıl değişebileceğini yıllardır yaşıyoruz. Sadece Galatasaray’ın oyunun içinde çok hırslı, istekli ve kazanma arzusunun biraz daha yoğun olduğu izlenimi var.

Yazının Devamını Oku

Gerçekten önemli olan 3 puandı

9 Mayıs 2015
Bazı hocalar başlıktaki bu sözü üçüncü, dördüncü haftada, daha önlerinde 30-31 maç varken söyler. G.Saray büyük takım olduğunu gösterdi ve kritik zamanda liderliği getiren galibiyeti aldı.

İLK YARI

İlk yarıda G.Saray’ın üzerinde bir kazanma baskısı mı vardı? Çünkü rakip kaleye kalabalık giderken arkalarında çok açık verdiler ve Konya 4 gol pozisyonu buldu.
Şampiyonluğa oynayacak takımlar baskı hisseder. Ama dün en önemli baskılardan bir tanesi tribünlerin boş olmasıydı. Şampiyonluğun en büyük adaylarından biri, sahaya çıktığı zaman kendisi ile birlikte hareket edecek kalabalıkta taraftarı görmek ister. Ama tribünler boş. Bu da baskı oluyor. ‘Bize inanmıyorlar mı’ baskısı geliyor. Oyunun ilk ciddi iki gol girişimi Konya’dan geldi. G.Saray oyuna hakim olan, topla çok oynayan ve rakip kaleye gitmeye çalışan ama bunu bir türlü beceremeyen bir görüntüdeydi. G.Saray’ın kaleyi ciddi yokladığı an, Sneijder’in kornerinde Chedjou’nun kafa vuruşundan geldi. Daha sonra Kenan, Muslara ile karşı karşıya kaldı ama kullanamadı müsait pozisyonu.

BURAK HiÇ TOP ALAMADI


Esasında Konyalı futbolcuların pozisyonlardaki etkisiz vuruş nedenlerinden biri kendilerine olan güvenleri, bir diğeri de golü yapacak oldukları isimlerdi. Bir tanesi Galatasaray, diğeri ise Muslera... Zaten Konya ciddi golcülere sahip bir takım değil. Dolayısıyla bu pozisyonlarda öylece sonuçsuz bitiyor. Buna rağmen topladığı 38 puan Konya’nın başarılı bir sezon geçirdiğini de gösterebilir. İlk yarıda oyun olarak hakimiyet Galatasaray’daydı. Top devamlı Konya sahasında ama pozisyonları Konya buluyordu. Burada bir terslik olduğu kesin. İlk yarıda Sneijder, Sabri ve Melo oyunu hareketlendirmeye çalışıyorlardı. Burak da çalışıyor ama istediği topları ne sağ ne soldan alabiliyor. Göbekten de alamıyor diyeceğim ama göbekten alma şansı yok. Çünkü Konya kendi kalesine o kadar yakın oynuyor ki, Burak’ın ilk yarıda kaleden uzakta buluştuğu bir top var, onun dışında Konya çok yakın oynadı kalesine. Dolayısıyla Burak’ın defans arkasına koşu yolu bulması mümkün olmadı.

Sonucu kalite belirler

Yazının Devamını Oku

Bu skor Cimbom'a yeter

1 Mayıs 2015
Galatasaray geride oynarken de öne geçtiği zaman da maçın mutlak hakimiydi. Sivasspor ise çok avantajlı başladığı bir 90 dakikayı farklı kaybederek noktaladı.

G.Saray’ın final için önemli bir avantaj sağladığı. Maçta takımı nasıl buldunuz?
G.SARAY oyuna baskılı başladı. Fakat Sivas’ın ilk organize gelişi Cicinho’nun ortasıyla Chedjou’nun uzaklaştırmak istediği top Utaka’ya pas olunca geriye düştü. Ki bu maçlarda dış saha gollerinin ne denli önemli olduğu aşikar. Gol öncesi Melo’dan kazanılan top, bir faul beklentisi yarattı. Ama hakem pozisyona çok yakındı. Daha sonra nefis bir Sneijder-Umut organizasyonu, Ertuğrul’un müdahalesiyle son buldu. Bunun yanında Semih uzun bir aradan sonra görev yaptı ve takıma döndü.


TOLGAY’A ÖZENDİ!


32. dakika ise ortalarda kalıp bir türlü kendine sahip bulamayan top, sonunda Sabri’ye geldi. Ve Sabri de tıpkı Liverpool maçında Tolgay Arslan’ın yaptığı sol ayak vuruşuna benzer bir vuruşla nefis bir gole imza attı. Sonra da Sneijder’in kornerinde Melo, Kadir’in de katkısıyla G.Saray’ı öne geçiren golü attı. Bütün bunlara rağmen G.Saray geride oynarken de öne geçtiği zaman da ilk yarının mutlak hakimiydi. Ertuğrul, ilk yarıda G.Saray’ın kullandığı bütün duran topları tutması gerekirken, tamamını yumruklayarak, G.Saray ataklarının devamını sağladı.


Yazının Devamını Oku

Yarı finalde yolu yarıladı

28 Nisan 2015
BU sezon ilk kez Bursa’nın, ‘Ben futbol şehriyim’ görüntüsü verdiği bir gündü. Bursa ilk 10 dakika oyuna son derece tempolu başladı.

Hemen aklıma geçtiğimiz haftalarda Kadıköy’de oynanan lig maçı geldi. Acaba ‘Yine böyle keyifli ve zevkli bir 90 dakika izleyebilir miyiz’ diye düşündüm.

Bu 10 dakika baskısı Bursa’ya hiçbir üretkenlik getirmedi. Oyun daha sonra tamamen dengelendi.

Ve ortada giden bir maçta Emenike, ilk ciddi atakta golü de buldu. Esasında stadın ilk kez dolu olması sanki Bursa’nın oynadığı futbolun içini boşalttı.

Bu sezon ligimizde en etkili futbolu oynayan takımlardan biri belki de ilki Bursa’nın o görüntüsü, sahada yoktu.

Olmaması da doğal. Çünkü Bursa’nın iyi ve etkili olduğu günlerde hep 4 tane ismi ön planda görüyoruz.

Bunlar Belluschi, Fernandao, Volkan ve Josue. Oyunda neredeyse hiç etkinlikleri yoktu.

Fernandao ise geldiği günden bu güne en silik futbolunu ortaya koydu. Dolayısıyla Bursa’nın dün maçı kazanması çok zordu.

Beraberlikten sonra Alves’in mükemmel frikik golü, Bursa’nın hem umutlarını hem de finale giden düşüncesini kırdı.

Yazının Devamını Oku