Mustafa Denizli

Yazık bir şehir

4 Ekim 2015
Beşiktaş yediğinde fazlasını atmak zorunda. Onu da şimdiye kadar başardı. Dün Beşiktaş 3 puanı kazandı ama şu oyunun son 5 dakikası futbolun ne olduğunu oyunculara gösterdi. Beşiktaş savunması ilk kez Eskişehir karşısında hata yapmadı. Her maçta hataları var.

Kolay giden zora dönen maçın röntgenini çekseniz...
BEŞİKTAŞ maça rakibinden çok iyi ve hakim başladı. İlk yarı oyuna baktığımı zaman tamamen Beşiktaş’ın kontrolündeydi. İstediği zaman gol atar, istediği zaman top tutar görüntüsü vardı. Beşiktaş bir antrenman maçı yapsa, yapacaklarını denemek istese karşısına böyle bir takım koyar. Neler yapabileceğini görsün diye. Maçın genel görüntüsü buydu. Kısacası Beşiktaş’ın vites yükseltip, vites küçülttüğü, 85. dakikaya kadar kalesinde sadece bir tehlike hissettiği bir maç. Bu maçı iki bölümde yazmayacağım için, oyunun başından sonuna bir analiz yapsak Beşiktaş’tan ziyade Eskişehir’i konuşabiliriz.

Eskişehir’in temel hatası neydi?

Temel hatadan ziyade şunu söylemek lazım. Eskişehir yazık bir şehir. Bu taraftar, bu şehir böyle bir takımı hak etmiyor. Kuvvetli bir PAF takımı gibi. Ve Eskişehir, bu görüntü devam ederse ligde kalıcı olması tesadüf olur. Bir zavallı Gekas. Derler ya kuş uçmaz kervan geçmez diye. Gekas’ın oynadığı bölge Eskişehir için tam olarak böyle. Bir tane top geçse gol olur. Eskişehir’in elle tutulacak bir yanı yok. 3-4 oyuncu var ‘Ben bu ligde oynayamam’ diye bağırıyor. Onlar ısrarla ‘Oynarsın’ diye destekliyor.
İlk yarının 1-0 bitmesi tesadüf. İkinci yarıda 2-0 öne geçtikten sonra 6-7 olmaması da bence futbolun ne kadar ciddi bir oyun olduğunu Beşiktaşlı futbolcuların yaşamamasından kaynaklandı.

Beşiktaş savunması yine hata yaptı. Sıkıntı nedir?

Eskişehir ancak Gekas’ın attığı gibi bir gol atabilirdi. Bugün Beşiktaş savunması, bireysel bir hata yaptı. Ceza alanı çevresinde baskı yiyip Rhodolfo’nun pasında gol geldi. Oyun son bölümünde de bir şişirme top, neredeyse Beşiktaş’ın 2 puanını götürüyordu. Bir takım böyle bir rakibe böyle bir şişirme top yolluyorsa savunma sorgulanmalı. Beşiktaş savunması ilk kez Eskişehir karşısında zorlanıp hata yapmadı. Her maçta Beşiktaş savunmasının hataları var.

Yani hücuma daha fazla iş düşüyor.

Yazının Devamını Oku

3 puan kadar önemli bir puan

2 Ekim 2015
Ama Beşiktaş’ın bu gruptan çıkma umudu, bu alınan 1 puanla büyük ölçüde devam ediyor. Beşiktaş’ın golündeki harika asist, harika vuruş da maçın ayrı bir lezzetiydi.

Beşiktaş’ın ilk yarıdaki etkisiz oyunun nedeni neydi?

Büyük bir ihtimalle Fenerbahçe maçının atmosferinden çıkamamış bir Beşiktaş vardı. Esasında bu maçın önemi, Beşiktaş için çok büyüktü. Grubun ilk maçlarından sonra Beşiktaş’ın Skenderbeu galibiyeti ve Sporting’in içeride Moskova’ya kaybetmesiyle belki de Sporting maçı bu gruptaki sıralamayı belirleyecekti. Sporting’i burada yendikten sonra Beşiktaş’ın yolu son derece açıktı.
İlk 45 dakikaya baktığımız zaman Beşiktaş, rakip kalede ciddi bir pozisyon üretememiş, tam tersine kalesinde 4-5 net gol pozisyon veren bir görüntüdeydi. Hal böyle olunca da 1-0’lık ilk yarı skoru Beşiktaş adına umutların devam etmesi açısından önemliydi. Ama Beşiktaş sahanın her bölgesinde rakibinin gerisinde kaldı, rahat top oynamasına, pas yapmasına, her istediğini sahaya yansıtmasına imkan verdi. Bu görüntüsüyle Beşiktaş, bir de rüzgara karşı oynayacağı ikinci yarı için pek iyi sinyaller vermedi.

Quaresma ve Sosa’daki düşüşün nedeni neydi?

Beşiktaş’ın mevcut görüntüsünü 2 oyuncuya bağlayamazsın. Esasında verdikleri görüntüyle arkadaşlarının gerisinde de değiller. Herkes iyi olur da arada onlar kötü olur, tamam. Ama öyle bir durum da yok. Beşiktaş’ta herkes neredeyse o görüntüde. Beşiktaş, rahat pas yapamadığı bir oyunda, rakibine rahat pas yapma imkanı da tanıdı. Beşiktaş, rakibine bu kadar kolay gol pozisyonu vermemeli.

Yazının Devamını Oku

Hayal kırıklığı bir maç

1 Ekim 2015
G.Saray daha önce de Devler Ligi’nde defalarca ve kimlerle maç oynadı. Ben hiç bu kadar ezik olduğunu hatırlamıyorum. Astana karşısında neredeyse 45 dakika silik oynadı ve 3 puanı alamadı.

iLK YARI:

G.saray’ı ilk yarıda nasıl buldunuz?
Galatasaray, koşullarına yabancı olduğu saha oyunun başında biraz tedirgindi. Daha doğru ifadeyle rakibin ne yapıp yapamayacağını da kestirecek durumda değildi.
Ne olursa olsun karşısındaki takım Benfica’ya karşı ilk 45 dakikada Lizbon’da gol yememiş, Şampiyonlar Ligi tecrübesi olmayan, hakkında çok fazla bilgi sahibi olunan bir takım değildi. G.Saray’ın esas sıkıntısı ise zemindi.
Zamanla bu tedirginliği attı. Normal bir deplasman maçında nasıl oynaması gerekiyorsa öyle oynamaya çalıştı. Oyunun 20-25 dakikalık bölümünde Astana’nın ciddi atakları vardı ama neticede acemi bir takımdı. Ve bunu çok net bir şekilde gösterdi.


- Kilidi Bilal açtı diyebilir miyiz?

Yazının Devamını Oku

Hopf, off çektirdi

22 Eylül 2015
Gençlerbirliği karşısında Beşiktaş ilk yarı neler yaptı, neler yapamadı?

Sezon başından beri Süper Lig’de övgüyle bahsettiğimiz takım Beşiktaş... Hem gol atıyor, hem diğer takımlardan daha iyi futbol oynuyor ve de devamlı performansını artırarak gidiyor. Fakat Ankara’da, geride bıraktığımız haftaların Beşiktaş’ından herhangi bir görüntü yok. Ligin en golcü takımı 45 dakikada 1 pozisyon yaratamamış. Niye yaratamamış?
Beşiktaş 1 kişinin pozisyonunu değiştirerek, esasında asgari 4 futbolcusunu da olumsuz etkiliyor. Beşiktaş ilk yarıda, takımın belki de hücumdaki en etkin silahının hiç gereksiz bölgesini değiştirerek hem Gomez’in, hem de Olcay, Gökhan ve Quaresma’nın verimini düşürerek oynattı. Beşiktaş’ta herkesin pozisyonu değişebilir. Ama Sosa’nın değişmez... Diyeceksin ki, “Sosa’nın normalde oynadığı pozisyonla bugün oynadığı pozisyon arasında yaklaşık 20 metrelik bir fark var.” Bu 20 metrelik fark, Beşiktaş’ın bütün oyununu etkiliyor. Başta Sosa’yı etkiliyor. Onu dışında önde alınabilecek topları alamayan hücumcuları etkiliyor. Beşiktaş ‘daha fazla ofansif futbolcuyla oynayarak, daha fazla pozisyon üretirim’ mantığından vazgeçmeli.
Çünkü biraz evvel dedim, bir pozisyon değişikliği 4-5 kişiyi etkiliyor. Beşiktaş ilk yarı bunun sıkıntısını net bir şekilde çekiyor.
Yanlış mantık...
Hem defansından oyuna soktuğu toplarda, hem de özellikle rakip ceza alanı civarında Sosa’nın toplarını Gökhan, Quaresma veya Olcay kullanmak mecburiyetinde kalıyor.
Bunların hiçbiri bir Sosa değil. Dolayısıyla benim için ilk 45’in tek özelliği bu. Buna şunu da ilave edelim. G.Birliği iyi mi oynuyor? Hayır... G.Birliği çıkıştaki topların neredeyse yarısını Beşiktaş’a oynadı. Biraz dikkatli olsa Gençlerbirliği, Beşiktaş’a daha da tehlike yaratabilirdi. Kısacası benim için çok fazla futbol yönü ağır basmayan ilk 45 dakikada en önemli gözüken unsur bu...
-3 bininci gol, futbolcularda baskı yarattı mı?

Yazının Devamını Oku

Hopf, off çektirdi

22 Eylül 2015
“Hakem Fırat Aydınus ve Gençlerbirliği, ilk yarıya nasıl başladılarsa ikinci devrede de aynı görüntüyü verdiler. Bu aldığı 1 puan, belki de ilk yarıda Gençlerbirliği’nin aldığı en değerli puan olacaktır.”

* Gençlerbirliği karşısında Beşiktaş ilk yarı neler yaptı, neler yapamadı?

- SEZON başından beri Süper Lig’de övgüyle bahsettiğimiz takım Beşiktaş... Hem gol atıyor, hem diğer takımlardan daha iyi futbol oynuyor ve de devamlı performansını artırarak gidiyor. Fakat Ankara’da, geride bıraktığımız haftaların Beşiktaş’ından herhangi bir görüntü yok. Ligin en golcü takımı 45 dakikada 1 pozisyon yaratamamış. Niye yaratamamış? Beşiktaş 1 kişinin pozisyonunu değiştirerek, esasında asgari 4 futbolcusunu da olumsuz etkiliyor. Beşiktaş ilk yarıda, takımın belki de hücumdaki en etkin silahının hiç gereksiz bölgesini değiştirerek hem Gomez’in, hem Olcay, Gökhan ve Quaresma’nın da verimini düşürerek oynattı. Beşiktaş’ta herkesin pozisyonu değişebilir. Ama Sosa’nın değişmez... Diyeceksin ki, “Sosa’nın normalde oynadığı pozisyonla bugün oynadığı pozisyon arasında yaklaşık 20 metrelik bir fark var.” Bu 20 metrelik fark, Beşiktaş’ın bütün oyununu etkiliyor. Başta Sosa’yı etkiliyor. Onu dışında önde alınabilecek topları alamayan hücumcuları etkiliyor.
Beşiktaş ‘daha fazla ofansif futbolcuyla oynayarak, daha fazla pozisyon üretirim’ mantığından vazgeçmeli. Çünkü biraz evvel dedim, bir pozisyon değişikliği 4-5 kişiyi etkiliyor. Beşiktaş ilk yarı bunun sıkıntısını net bir şekilde çekiyor. Hem defansından oyuna soktuğu toplarda, hem de özellikle rakip ceza alanı civarında Sosa’nın toplarını Gökhan, Quaresma veya Olcay kullanmak mecburiyetinde kalıyor. Bunların hiçbiri bir Sosa değil. Dolayısıyla benim için ilk 45 dakikanın tek özelliği bu... Buna şunu da ilave edelim. Gençlerbirliği iyi mi oynuyor? Hayır... Gençlerbirliği çıkıştaki topların neredeyse yarısını Beşiktaş’a oynadı. Biraz dikkatli olsa Gençlerbirliği, Beşiktaş’a daha da tehlike yaratabilirdi. Kısacası benim için çok fazla futbol yönü ağır basmayan ilk 45 dakikada en önemli gözüken unsur bu...

* Oğuzhan’ın yokluğunu aradı mı Beşiktaş?- Oğuzhan’ın yokluğunu arıyor, ama aratmayacak dizilişi de, Beşiktaş kendisi yapmıyor. Mesela Oğuzhan olsa, Atiba ile o ikili işini daha sağlıklı yapıyor. Ama Sosa yapamıyor. Ne orada başarı sağlıyor, ne de hücumda etkili olabiliyor. Yani denir ki, “Ya hocam bu kadar yazıyorsun, bir tek adamla ilgili şeyi. İlk 45 dakikada başka bir şey yok mu sahada.” Yani, “Yok” desek yalan söylemiş olmayız.

* 3 bininci gol, futbolcularda baskı yarattı mı?
- 3 bininci gol kimsenin umuru değil... Hiç kimse, hiçbir futbolcu onu düşünmez. Gazeteler bunu düşünür. Sahaya çıkan hiçbir futbolcunun kafasında bu yoktur.

* İkinci devre öncesi veya esnasında ne değişiklikler yapılabilir?

Yazının Devamını Oku

Fenerbahçe kendisine yeni bir rakip yarattı

18 Eylül 2015

F.BAHÇE, ilk yarıda rakibin haddinden fazla gelmesine neden bu kadar müsade etti?

F.BAHÇE’yi tahminimden kötü Molde’yi ise, tahminimden iyi buldum. Molde’nin böyle dirençli çıkabileceğini pek düşünmemiştik. Fakat tabii ki Fenerbahçe de Molde’nin ilk yarıda oyuna ortak olmasına yardımcı oldu.
Fernandao yoksa, F.Bahçe’nin oyun planı şudur: Temposu yüksek, kısa pas ve kısa koşulara, yani hem orta sahadan yapılacak koşulara hem de önden defans arkasına yapılacak koşulara ağırlık verilecek demektir. Burada da kilit rolü orta sahada görev yapan oyuncular oynar. Orta sahada görev yapanlar ilk 45 dakikada daha fazla yan pas veya etkili olmayan pas denemeleri yaptı. Duran topların haricinde, ceza sahasına giren yok. Van Persie’nin bir kaç defans arkasına yaptığı denemeleriyse ofsaytla sonlandı. Burada hata Van Persie’den çok, ona bu topu oynayanlarındı. Mesela Nani’ye doğru zamanda atılan doğru topun bir benezeriyle Van Persie hiç buluşamadı. Onun için de özellikle Meireles ve Ozan’ın -hadi Mehmet çok sık girmiyor-, bu denemeleri sık yapmaları lazım. Kendilerine topla veya topsuz pozisyon üretmeliler. İlk 15’te Molde neredeyse daha net pozisyonlara girdi. Bir kafa vuruşu ve bir ayak vuruşu, gol olabilirdi.

DİEGO’YU ARIYOR

İki 11 çıkaracak kadar geniş kadrosu olduğu söyleniyor F.Bahçe’nin. Bugünkü kadroda bir nevi ikincicisi. Bu zenginliğin karşılığı alınıyor mu mu?

Yazının Devamını Oku

Bu maça çok fazla takılma

16 Eylül 2015
Ortaya Balta ve Emre’yi koyarsan takımın top oynama şasını da azaltırsın. Ama herkes şunu kabul etsin: Galatasaray’ın rakibi Atletico değil. Galatasaray bu grupu üçlü olarak düşünüp stratejisini Benfica 4, Astana’dan da 6 puan üzerine kurmalıdır.

HAMZAOĞLU, maçtan önce sürpriz kadrodan söz etmişti. Sürprizini nasıl buldunuz?

Sürpriz falan değil. Bir tercih. Sürpriz Emre’nin oynaması Hakan’ın ortada oynamasıysa, bu bir süpriz olmaz.
Bu isimleri orta sahada kullanırsan takımın top oynama şansını da azaltırsın. Baktığın zaman G.Saray büyük takım. Peki kaç büyük oyuncuya sahip? Pek fazla sayamayız. Büyük takım evinde 20. dakikaya kadar bırakın şut ve golü, ceza sahasına bile bir kez girebildi. G.Saray, kadro olarak da geçen yılın gerisinde. Rakibi son yıllarda büyük yıldızlara sahip olmasa da takım oyunuyla başarılar kazanan bir ekip. Kısaca G.Saray’ın, bırakan Şamipyonlar Ligi’ni bizim ligde dahi oynaması tartışılır bir kaç oyuncusu var. Hamzaoğlu, sihirli değneğe sahip olsa dahi işi çok.

2-0 olunca Emre-Umut değişikliğini nasıl buldunuz?

Hamzaoğlu, maçtan önce elbet bazı düşünceleri sahaya yansıtmak istiyor. Zaten orta sahanın ikinci adamını G.Saray’ın her derde deva futbolcusu Hakan Balta’dan buluyorsun. Emre, bu orta sahaya ne fizik ne de kalite olarak bir şey katamaz. Hakan’ın da gerçek manada orta saha oynayacak bir fizik gücü yok. Hâl böyleyken defansif yönleri zayıf Podolski ve Sneijder’dan da destek gelmedi. G.Saray ve Hamza Hoca’nın işinin çok zor olacağı açık.

Yazının Devamını Oku

Bir de kaçırmadıklarını düşünün

14 Eylül 2015
“Başakşehir’e attıkları 2 gol dışında, final vuruşlarındaki isabetsizlik, laubalilikten değil de, vuruş tercihlerinden kaynaklandı. Beşiktaş bu pozisyonlara girmeye devam ederse bir de attığını düşünün... O zaman farklı işler ortaya çıkar.”

İlk yarıda Beşiktaş’ın performansını nasıl buldunuz?
Maçtan önce, İngiltere’den bir maç seyrediyordum. Kamera başkanları, seyirciyi gösteriyor, herkesin yüzü gülüyor... Futbolu, hafta sonu eğlencesi olarak yaşıyorlar. Biz ise, hüzünlü başlangıçlar yapıyoruz. Yüzlerimiz gülmüyor. Günlerdir, haftalardır, bir keder denizinde yüzüyoruz. Böyle başlayan bir maçın tek kale oynanır gibi bir görüntüsü var... ‘Bu, rüzgarın etkisiyle oluşan bir Beşiktaş üstünlüğü mü’ diye düşünüyorum, değil... Bu görüntü, iki takım arasındaki güç farkından kaynaklanıyor. Beşiktaş pozisyon üretiyor, oynamaya çalışıyor, pas yapıyor, sürekli deniyor.


Beşiktaş’ın karşısındaki takım ise Başakşehir... Geçen yılın en başarılı takım savunmasını yapan takımlardan biri... Ama geçen yılki Başakşehir’in yerinde yeller esiyor. Ne rakip kaleyi zorlama, ne de rakibine zor pozisyon verme görüntüsü yok. Dolayısıyla ilk 45 dakikada büyük bir Beşiktaş üstünlüğü var. Esasında ilk yarının 1-0 bitmesinin en önemli nedenlerinden bir tanesi Başakşehir’in en başarılısının Volkan olduğu sonucuna dayanıyor.

QUARESMA, ŞANS

Quaresma maça yedek kulübesinde başladı...
Başlayıp başlamaması çok önemli değil... Quaresma’nın görev yapabileceği, hem onun hem de Beşiktaş lehine olabilecek bir ikinci 45 var... Rüzgar ikinci yarı Beşiktaş’ın aleyhine olacak... Önde top tutma, topla etkili olma şansı olan futbolculardan biri Quaresma... Eğer oyuna girerse böyle bir etkinliği olabilir.

Hakemle ilgili görüşünüz...

Yazının Devamını Oku