Mustafa Denizli

İki Trabzon maçı

20 Nisan 2015
Cardozo-Yatabare değişikliği geç yapıldı. Ama yine de geç verilen bu karar, G.Saray’ın ön taraftaki baskısına bir cevaptı ve sonuç verdi.

Şampiyonluk yarışında sayılı haftalar kalmışken G.Saray’ın ilk yarıdaki durgunluğunu nasıl değerlendirirsiniz?

GALATASARAY düşündüğümün gerisinde bir görüntü verdi. Türkiye Ligi’ni tanımayan biri bu maçı seyretse ve ona sorsalar ‘Hangi takım şampiyonluğa oynuyor’ diye hırsıyla, mücadelesiyle, kazanma arzusuyla ‘Trabzon’ derdi. Galatasaray’ın 8 haftalık süreçte masa üzeri tahminlerine bakınca, iki tane zor haftası gözüküyordu. Bunlardan bir tanesi Trabzon, bir diğeri de 33. haftadaki Beşiktaş maçı. Galatasaray, ilk zorlu sınavda, Trabzon’un 4-1-3-2 dizilişinde çok sıkıntı yaşadı. Kendi kalitesinin uzağında bir ilk yarı oynadı.

PENALTIYA YAKIN GİBİYDİ

Buna karşılık Trabzon sahanın her yerinde, özellikle Galatasaray orta saha ve savunmasının önünde o kadar rahat topla buluştu ki böyle bir maçta bunları görmek enteresan. Oyunun ilk 15 dakikasında kayda değer tek hareket Alex’in ‘Penaltı mı, değil mi’ tartışmasıydı. Bu tartışma penaltıya daha yakın gibi gözüktü. Ama 3 tane hakemin çok yakın olduğu bir pozisyonda buradan net bir şey söylemek zor.

DÖNÜŞLER DAHA KOLAYDIR

Oyunun ikinci yarıda dönme ihtimali nedir?

GALATASARAY’ın ilk yarıdaki en önemli pozisyonu Emre’nin nefis vuruşu ve bu topun direkten dönüşüyle yaşandı. Burak, dönen topa vurdu ama bu bir Burak vuruşu olamadı. Golü atmadan sevinç yaşayacak bir vücut dili vardı. Belki o düşünce içinde böyle bir vuruş yaptı. Kısacası ilk yarı mutlak Trabzonspor üstünlüğü ile geçti. Bazı final paslarının yerini bulamaması ve ya son anda kesilmesi Galatasaray’ın şansıydı. Bu maçlarda dönüşler daha kolay olabilir. Yani ilk yarı izlediğimiz Trabzon’la Galatasaray ikinci yarıda oyun ve netice olarak yer değiştirebilir. Bunun da tayin edicisi Galatasaray olur. Bu görüntüsüyle devam ederse Galatasaray çok zorlanır. İlk yarıda maça ağırlığını koyamayan Galatasaraylılar ikinci yarıda biraz kımıldarsa oyun Galatasaray adına olumlu yana dönebilir.

Yazının Devamını Oku

Bitmedik son sözü biz söyleyeceğiz

29 Mart 2015
Hollanda ile deplasmanda beraberlik kötü değil ama ayağımıza gelmiş olağanüstü önemi olan 2 puanı kaybetmek, maçı kaybetmek gibi oldu. Yine de bitmedik.

TÖRE TOPLA HADDİNDEN ÇOK OYNUYOR

İkinci devre her şey istediğimiz gibi gitti. Ancak attığımız golün benzerini yedik. Bu sonuç ne anlama geliyor?

Ancak böyle bir gol yiyebilirdik ve onu yendik. Bir şarkı vardır “Ağla gözlerim ağla”... Öyle bir maç oldu.

Oysa oyun istediğimiz gibi gitti. Daha akıllı çıkışlar yapsak belki ikinciyi bulacağız. Töre, biraz haddinden fazla topla oynadı. Yakaladığı ataklarda arkadaşlarıyla oynayabileceği olanakları vardı.

İkinci devre ortaya koyduğumuz mücadeleye yazık oldu. Esasen Hollanda ile deplasmanda beraberlik kötü bir sonuç değil ama ayağımıza gelmiş bizim için olağanüstü önemi olan 2 puanı kaybetmek, maçı kaybetmek gibi oldu.

Roller değişse, biz 1-0 geride oynasak ve beraberliği biz yakalasak buna son derece iyi bir sonuç deriz. Umudumuz devam ediyor deriz ve aslında hâlâ da devam ediyor fakat galibiyet, bu Hollanda’yı ilk üçün dışında tutacaktı.

Şimdi yeni bir mücadelenin içine giriyoruz. En azın umutlar devam ediyor. Kaybetmek, bitmek demekti. Bitmedik. Son sözü biz söyleyeceğiz. Bu görüntümüzle umutlarımız arttı.

Umudumuz, kuralar çekildiğinde çoktu. Maçlar başlayınca kırıldı ancak her şeye rağmen bu beraberlikle hem taşındı hem arttı...

Yazının Devamını Oku

Bulamadım

23 Mart 2015
ŞUNU öncelikle söyleyeyim kadroları gördüğüm zaman, Olcay’ın yokluğunda Beşiktaş’ın Gökhan Gönül’ü nasıl durdurabileceğini merak ederken; sahaya çıkan kadroda sakatlık nedeniyle Gökhan’ın olmaması Beşiktaş adına büyük şanstı.

Notlarımı almaya başladım. ‘90 dakika neler yazabilirim’ diye. Ama öyle bir an geldi ki kağıdı kalemi bıraktım... Emenike’yi not aldım, tribünleri not aldım, kulübeyi not aldım. Ve bütün bunları gördükten sonra kendi kendime ‘Ne yazayım’ dedim. O dakikadan sonra futbol adına yazacak bir şey bulamadım.
İstiyordum ama...
Çok iyi şeyler yazmak istedim. Hele bir kaç hafta önce Fenerbahçe-Galatasaray derbisini seyrettikten sonra buradan da futbol adına, centilmenlik adına içimden geldiği gibi yazayım istiyordum ama yazamadım.
Yazamadım, yazılacak bir şey bulamadım, bulamadım. En sonunda yine bulamadım ve vazgeçtim. Okurlarla paylaşacağım bir şey bulamadığım için üzüldüm, sahada gördüklerim için daha fazla üzüldüm bulamadım, bulamadım ve noktaladım.

TARiH: 21 Eylül 2014

Mustafa Denizli: Emenike sezonu F.Bahçe’de bitiremez

Yazının Devamını Oku

İntihar mı? Otanazi mi?

20 Mart 2015
Beşiktaş’ın kendini başarılı kılan oyun anlayışını terketmesini anlamam mümkün değil. Siyah beyazlı takım dün akşam intihar mı etti, ötanazi mi yaptı buna ben karar veremiyorum.

İlk maçta ciddi bir hasar alınmıştır. Şok bir başlangıç yapıp her riski alabilirsin. Bunu denemenin bir tutar tarafı olur. Ancak bu maç öyle mi? Değil.
Bu başlangıç kadrosu icap ederse bitiriş kadrosu olabilir. Bu takıma riskli bir başlangıç yaptırmadan da istediğini alabilirsin. Karşındaki takım böyle bir rakip. Mustafa ve Franco ile başlamanın bir sebebi olmalı. Ersan ve Atiba’nın (Eğer gerçekten sorunları yoksa) kenarda oturmasının da... Ve bir izahı olmalı.
Liverpool’a böyle başlayabilirsin, olağanüstü riskleri alabilirsin. Ama bu takıma karşı böyle bir şeye ihtiyacın yoktu. Beşiktaş normal oyununu oynayacak kadrosu ve anlayışıyla bu maçta daha başarılı olabilirdi. Orta sahayı kontrolünde tutmazsan her zaman başın ağrıyabilir. Ama böyle bir başlangıçla ileride hareket alanını kendin daraltıyorsun. Ersan’la başlamayıp gerideki hava hâkimiyetinden vazgeçiyorsun. Beşiktaş’ın oyununda güven sağlayan ve denge unsuru olan tek adam Atiba. Acaba sakat mı? Sakatsa niye kulübede?
Beşiktaş kendini başarılı kılan oyun anlayışı ve saha dizilişinden neden vazgeçer, anlamam mümkün değil. Mustafa Pektemek ve Demba Ba ikilisini Erciyes maçında test ettin. Başarılı da oldun. Ama bu takım Erciyes değil ki!

BİNDİĞİN DALI NİYE KESERSİN?

Hem Beşiktaş’ın hem Türkiye’nin olağanüstü ihtiyaç duyduğu bir çeyrek finali ellerimizle sunduk desek yanlış olmaz. Çünkü Beşiktaş’ın en büyük kozu tempolu ve pasa dayalı oyunu. Niye bindiğin dalı kesersin ki?
İlk yarıda Beşiktaş’ın doğru düzgün pozisyonu yok. Sadece Demba Ba’nın son adam tarafından durduruluşu var. Rus hakem bu pozisyonda ne düşündü ve nasıl devam kararı verdi anlamam mümkün değil.

Yazının Devamını Oku

Brugge'un renkleri de lacivert siyah!

16 Mart 2015
Erciyes karşısında rahat bir galibiyet alan Beşiktaş’ta Demba Ba, Olcay ve Gökhan Töre ‘biz geri döndük’ diyerek adeta şov yaptı. Beşiktaş’ın özgüveni farklı galibiyet ile geri geldi.

BEŞİKTAŞ, hayati önem taşıyan Brugge maçı öncesi ligde liderlik maçına çıktı. İlk yarıda takımı nasıl buldunuz?

Önceki günkü Galatasaray beraberliği Beşiktaş’ın iştahını bir kat daha artırdı. Sahaya çıktığı zaman gördüğü forma Erciyes değil, sanki Brugge formasıydı. Birebir aynı olan forma, bu da ayrı bir iştah artırıcı faktör olsa gerek.

Oyun başladığı anda görünen şu...

Beşiktaş önde Ba ve Mustafa ile ikili oynuyor, Erciyes ise buna hiçbir önlem almıyor.

İkiliyle, birebir oynuyorlar.

Peki bunu başabilirler mi?

Fizik ve kalite olarak Beşiktaş’ın çok gerisinde olan bir takım bu oyunu tercih ederse sonucuna da katlanmak zorunda.

Maçın başlarında Mustafa’nın golü ofsayt gerekçesiyle sayılmadı.

Yazının Devamını Oku

Tur yine İstanbul'a kaldı

13 Mart 2015
Brugge’ün Belçika lideri olması da, dün akşam kazanması da bir şey değiştirmez. Beşiktaş ilk maçtan mağlup dönmesine rağmen bu takımı eler. İstanbul’daki maçta sahanın Brugge’e dar olacağını söyleyebilirim.

KURALAR çekildiği zaman 15 rakip içinde çıkabilecek takımların en iyisi Club Brugge’dü.

Ve istenilen rakip geldi. Sahada da maçı yönetebilecek en iyi hakemlerden biri vardı. Tüm bu olumlu faktörlere rağmen pozisyonu olmayan bir ilk 45 dakika izledik.

Gerçi Beşiktaş, Avrupa maçlarında ligden çok daha iyi bir görüntü veriyor. Ancak sezon başındaki Beşiktaş’tan oldukça uzaklar. Herkes çalışıyor, çabalıyor ancak sonucu getirecek hareketi bir türlü gelmiyor.

İlk yarıda seyrettiğim Brugge, Beşiktaş’a gol atma şansı az olan bir takım. Beşiktaş’a karşı ancak yan toplardan, uzaktan şutlarla veya korner kullanarak tehlike yaratabilirlerdi. Beşiktaş’ta Demba Ba, Gökhan Töre, Olcay, Oğuzhan ve Tolgay ilk yarı itibariyle çok etkili olamadılar.

Yazının Devamını Oku

Derbi bitti yarış başladı

9 Mart 2015
Çok keyifli ve heyecanlı bir derbi oldu. İlk yarı başa baş bir oyun vardı. Ancak Hakan Balta’nın sakatlanıp ikinci devreye çıkamaması nedeniyle Galatasaray’ın defans dengesi sarsıldı.

Şimdi derbi bitti ve 11 haftalık nefes kesecek bir şampiyonluk yarışı bizi bekliyor.


G.SARAY, maça tahmin edilenden daha hızlı ve etkili bir başlangıç yaptı. Ve oyunun ilk 15-20 dakikasında Burak ve Selçuk ile net pozisyonlar yakaladı ama kullanamadı.Tabii F.Bahçe, belki de Galatasaray’ın böyle bir başlangıç yapmasını beklemiyordu.
Hakem ve oyuncuların katkısıyla keyifli bir ilk yarı oldu. Keyiften kastım şu: Tempolu, her iki kale arasında gidip gelen bir top ve pozisyon arama isteğinin renk kattığı bir derbi oyunu...


Kartal, ilk 11’e Diego ile başladı. Diego da bunun hakkını verdi mi ilk 45’te?
Tam veremedi. Esasında Fenerbahçe’nin bir arada oynayan, birbirine alışkın bir orta sahası var.

Yazının Devamını Oku

Direğin kırılmadığı an

27 Şubat 2015
Bu Beşiktaş, daha penaltılardan önce benim için turu geçmişti. Siyah beyazlıları özellikle görüntüsünden, mesajından, isteğinden, direncinden ötürü kutluyorum.

İLK YARI

Beşiktaş maça tempolu başladı ama sonra bu tempo dindi. İlk yarı beklediğiniz gibi mi geçti?


TRİBÜN desteğiyle maçın başında bir tempo olması normal. Tabii tur maçları için iki tane konu çok önemli. Birincisi, gol yememe ve hata yapmama baskısı. Diğeri de gol yapabilme stresi. Esasında genel olarak futbol adına çok etkili olmayan bir ilk yarı izledik. Bu, ‘Beşiktaş’ın umutları tükeniyor mu’ görüntüsü değil. Esasınsa ‘Umut devam ediyor’ görüntüsü. Karşılaşma öncesindeki analizimde söylediğim bir şey vardı. Beşiktaş gol yemediği sürece umutları bir saniye eksilmez. Nitekim ilk 45 dakika böyle geçti. Burada Beşiktaş’ı ayakta tutacak olan atacağı gol. Beşiktaş golü attığı zaman Liverpool’dan çok daha avantajlı duruma gelir. İkinci yarıda bu golü bulursa Beşiktaş, o zaman müthiş bir vites değiştirme yaşayabilir.

Taraftarın etkisinden bahsettiniz. Seyirci ilk yarıda oyuna girebildi mi?


Böyle maçlarda taraftarın oyuna girmesi, takımının yapacağı etkin ataklar ve baskıyla mümkün. Beşiktaş bunu ilk yarı yaptı dersek yanlış olur. Ama yapamaz dersek daha yanlış olur. Esasında oyunun gidişatında Beşiktaş, umutlarını hep devam ettiriyor.


Yazının Devamını Oku