Güntekin Onay

Güntekin Onay

Ya Nübel olmasaydı?

7 Ağustos 2026
İyi kaleci, kötü de oynasanız sizi ayakta tutuyor, dün olduğu gibi.

Beşiktaş'ın iyi bir teknik adam yönetiminde olduğu 3’üncü resmi maçta da net bir şekilde görüldü. Her şeyden önce siyah beyazlı takım geçtiğimiz yılların aksine kesinlikle dağınık değil. Son derece disiplinli ve sahayı iyi parselleyen bir ekip görüntüsünde. Saha içinde yardımlaşma üst düzeyde, hem top rakipte iken hem de Beşiktaş’ın ayağındayken yerleşim çok olumlu. 3’üncü Avrupa maçında da gol yemeden kazanmak, siyah beyazlı takım ve İtaliano için harika bir başlangıç.

ÖNDER ÖZEN’E TEBRİKLER

Beşiktaş'ın yıllardır çok ciddi bir kaleci sorunu olduğunu defalarca yazdım, söyledim. Önder Özen’i tebrik etmek gerekiyor ki yetersiz olduğu çok aşikar olduğu defalarca belgelenmiş olan Ersin ile devam etmeyip Beşiktaş’a harika bir kaleci kazandırdı. İyi kaleci, kötü de oynasanız iyi de oynasanız sizi ayakta tutuyor. Dün olduğu gibi. Dün Beşiktaş’ın kalesinde yetersiz bir file bekçisi olsa 2 veya 3-0 kaybederek İstanbul’a dönebilirdi.

EKSİKLERİ GÖZ ARDI ETMEMELİYİZ

Beşiktaş açısından gol yemeden kazanmak kazanarak gelmek önemli ancak eksikleri de göz ardı etmemek lazım. Sol bek Outtara’nın savunması iyi değil. Cerny zaman zaman etkili olsa da oyun içinde asla devamlılığı yok. İlhan çalışkan ve hareketli ancak fizik gücü ve oyun bilgisi eksik. Koreli Oh, ilk dokunuşlarda ve top tutmada üst düzey bir santrfor değil. Hava hakimiyeti ve dribblingi yok. Beşiktaş’ta dün Nübel dışında, Salih Özcan, Olaitan ve Djalo’yu çok beğendim. Emirhan da çizgiden gollük bir top çıkarttı ve kesicilik anlamında başarılıydı. Beşiktaş’ın attığı gol öncesinde Olaitan ve Ndidi harika işlere imza attı. Semih Kılıçsoy da fırsatçılığı ile doğru yerdeydi.

İYİ SKORLAR YANILTMASIN

Italiano, takım 10 kişi kaldıktan sonra doğru hamleler yaptı ancak Beşiktaş 11’e 11 oynarken topa çok fazla sahip olmasına rağmen çok az pozisyona girdi. Siyah beyazlılar ligde 34 maçın 25-26 tanesini bu tip rakiplere karşı oynayacak ve yaratıcı, yetenekli, kaliteli oyuncu eksikliği bariz ortada. Trossard ile ofansif kalite tabii ki yüzde 30 artacak ancak yetmez. Beşiktaş istanbul’a harika bir skorla dönüyor ve bu tamamen Nübel sayesinde. Teknik ekip ve Önder Özen iyi skorlara aldanmayıp bu takımın kalite bakımından eksik olduğunu göz ardı etmemeli.

Yazının Devamını Oku

Ofansif kalitenin artırılması şart!

31 Temmuz 2026
Gol yemeden kazanmak güzel ama...

Beşiktaş'ın Midtylland karşısında iki maçı da gol yemeden kazanarak tur atlaması ciddi bir başarı. Henüz sezonun ilk resmi maçları ve temmuz ayında bir Danimarka temsilcisiyle oynamak hiç de kolay değil. Teknik direktör Vincenzo İtaliano gerçekten de iyi bir başlangıç yaptı.

Dün Beşiktaş’ın ilk yarıda iyi bir futbol sergilediğini söylemek mümkün değil, Midtylland sert ve fizikli bir takım ve dün ilk yarıda Beşiktaş’ın oyun kurmasına izin vermedi. İlk yarıda rakibin 2 topunun direkten dönmesi ve gol yemeden soyunma odasına gitmemiz bizim için şanstı. Özellikle de Rıdvan ve İlhan’ın oynadığı sol kanadımızdan açıklar verdik. Ancak ikinci yarıda daha kararlı ve topu daha iyi kullanan bir Beşiktaş gördük.

ORKUN KÖKÇÜ TAKIMI ÇOK iYi ORGANiZE ETTi

Danimarka temsilcisinin 53’te 10 kişi kalmasından sonra da oyunun kontrolü tamamen Beşiktaş’a geçti. Orkun’un direkten dönen harika şutu gelecek olan golün ilk müjdecisiydi. Kaptan, rakip yarı sahada bir orkestra şefi gibi oyunu çok iyi organize etti ve dikine paslarla takımı öne taşıdı. Olaitan’ın asistiyle savunma arkasına etkili bir koşu yapan Milot Rashica oyuna girdikten hemen sonra golü attı ve Beşiktaş için tur kapısını ardına kadar araladı. Golden sonra daha güvenli ve rahat oynayan takımımız son bölümde Orkun Kökçü’nün penaltı golüyle de maçı rahat bir tempoda bitirip turu kutladı.

GÜÇLÜ PRES YAPAMIYOR

Italiano'nun takımı belki henüz istenilen güçlü presi yapamıyor ancak şunu net bir şekilde gördük ki top rakipteyken rakibin pas açılarını ve kanallarını kapatmaya yönelik çalışmalar yapılmış. Ayrıca 2’nci bölgede yapılan ani şok presler ile kazanılan toplar da rakipler için çok öldürücü olacak. Beşiktaş, dün top rakipteyken bu 2 uygulamayı başarıyla yaptı.

Dün savunmada Djalo ve Emirhan kusursuz oynadılar. Djalo çok güvenli, ayağı iyi ve pozisyon bilgisi yüksek bir stoper. Orta alanda Salih Özcan müthiş bir fizik kaliteye ve enerjiye sahip. Çok çalışıyor, topu biraz daha iyi kullanırsa çok daha faydalı olacaktır. Orkun Kökçü yine sahanın en iyilerindendi. Olaitan oyun bilgisini artırırsa çok önemli ve çok yönlü bir orta saha oyuncusuna dönüşecek.

EN ÇOK ALEXANDER NÜBEL’i BEĞENDiM

Yazının Devamını Oku

İyi ama daha fazlası olmalıydı!

24 Temmuz 2026
Beşiktaş açısından olumlu bir geceydi ancak daha farklı skorla kazanmalıydı.

Sezonun ilk resmi maçı ve rakip Danimarka temsilcisi kesinlikle zayıf bir ekip değil. Bu pencereden bakınca Beşiktaş açısından olumlu bir geceydi. Ancak başka bir bakış açısıyla da erkenden 10 kişi kalmış bir rakibe karşı iç sahada daha da farklı bir galibiyet alınabilirdi. Kaçan net fırsatlar var. Evet, ancak Beşiktaş topun ve oyunun mutlak hakimi olsa da rakibin kalabalık savunmasını daha delici aksiyonlarda bulunmalıydı.

KANAT ETKiNLiĞi YETERLi DEĞiLDi

Şunun altını çizmek gerekiyor; Murillo, hücumda aktif idi, Cerny ve İlhan da etkili olmaya çalıştılar ancak genel anlamda kanat etkinliği yeterli değildi. Bir diğer eksiklik de 10 kişi oynayan bir rakibe karşı rakip ceza alanı içinde yeterli sayısal çoğunluğun sağlanamasıydı. Oh çalışkan bir santrfor. Yardımlaşması da yeterli ancak rakip kale önünde pozisyon bilgisi ve hissiyatı üst seviyede bitirici bir santrfor tipi değil. Hele de fizik gücü yüksek stoperler karşısında zorlanıyor.

Dün yenilerden Salih’i sanıyorum herkes beğendi, kaleci Nübel güven veren biri çizgideydi. İlhan faydalı olacağının sinyallerini verdi, Outtara ise aldığı sürede hücuma verdiği destek ile olumluydu. Olaitan gerçekten de potansiyelli bir orta saha ve de çok yönlü ancak oyun içinde daha fazla devamlılığa ihtiyacı var ve bazen yanlış kararlar veriyor.

Eskilerden Semih, Rashica ve Kartal’da bir aşama kaydetme görmedik. Takımda topu ayağına aldığı zaman heyecan yaratan 1’nci oyuncu ise yine kaptan Orkun idi. Mükemmel bir gol attı.

RÖVANŞI 0-0 GiBi OYNAMALI

Vincenzo İtaliano ve ekibi için bu sınav hem takımını hem de oyuncu grubunu tanımak açısından önemli idi.

Rövanş kolay olmayacak. Beşiktaş, hâlâ rakip son 30 metreye geldiği zaman derin savunma yaparken de, geçiş savunmasında da bocalıyor. Gönül isterdi ki 75 dakika 10 kişi oynayan bir rakip karşısında tur kapısını aralayacak bir skor olsaydı. Ancak sezonun ilk maçları her zaman herkes için zordur. Beşiktaş, deplasmandaki rövanşı ilk maç 0-0 gibi oynamalı.

Yazının Devamını Oku

Ekol kazandı!

20 Temmuz 2026
İspanya bu dünya üzerinde futbolu en iyi oynayan tartışmasız bir ekol.

Maçın tamamı İspanya’nın kontrolünde geçti. De la Fuente’nin takımı bu Dünya Kupası’nda bir kulüp takımı hüviyetine en yakın ekip. Genç ve oturmuş kadro kaptan Rodri’nin organizatörlüğünde topa sahip olarak, sadece oyunu kontrol edip hücum yapmıyor bu şekilde mükemmel bir savunma yapıyor.

Turnuva boyunca sadece 1 gol yediler ve finalde de Arjantin gibi bir takıma hiç pozisyon vermediler. İspanya’nın o kadar güçlü bir oyun kurgusu var ki Fransa gibi yıldızlar topluluğu atletik ve yetenekli bir takıma da hiç şans tanımadan finale geldiler.

ARJANTiN ‘KANATSIZ’ iSPANYA ‘SANTRFORSUZ’

Arjantin'in klasik, kanatsız bir 4-4-2 kurgusuyla oyunu genişletememesi ve rakip yarı sahada alan daraltan İspanya karşısında ileride top tutamaması hiç etkili hücum yapamamasına neden oldu. Bu kadar üstün oynayan İspanya ise santrforsuz kurguda emeklerinin ve oyun kalitesinin karşılığını alamadı.

Son bölümde oyuna giren Ferran Torres’in santrfor özellikleri en yakın futbolcu olması İspanya’ya pozisyonlar ve uzatmada golü getirdi. Gerçekten de İspanya bu oyun gücüyle uluslararası düzeyde bir santrfora sahip olsa dün geceki finali güle oynaya çok daha erken bitirmiş olurdu.

KADINLARDA DA DÜNYA ŞAMPiYONU

Kazanan bir ekol oldu. İspanya bu dünya üzerinde futbolu en iyi oynayan tartışmasız bir ekol. Hatırlarsanız, kadınlarda da dünya şampiyonu oldular. Bu dünya şampiyonluğu çok değerli. Hem de Lamine Yamal’ın çok da etkili olmadığı, santrforsuz geldikleri bir Dünya Kupası’nda. Messi ve Arjantin ise finalde çok defansif kaldılar, İspanya’nın pas oyunu onları fazlasıyla bozdu ama 2014 ve 2022’den sonra son 12 yılda 3’üncü kez final oynamaları da onların ne kadar güçlü vir futbol ülkesi olduğu gerçeğini ortaya koyuyor.

Yazının Devamını Oku

İspanya gerçek gücünü gösterdi!

15 Temmuz 2026
Fransa'ya bu kadar büyük üstünlük kuracaklarını kimse beklemiyordu.

Maç öncesinde favori olan Fransa’ydı ancak İspanya gerçekten de çok oturmuş bir takım. Kolektif uyumları mükemmel, teknik kapasiteleri çok yüksek. Bu turnuvada hâlâ Lamine Yamal gibi süper bir yıldızı henüz devreye girmemiş olmasına rağmen finale kalmış olmaları büyük bir olay.

İspanya maça son derece kararlı başladı. Tüm dünyada topa sahip olmayı en iyi yapan takım olan Matadorlar’ın henüz 22. dakikada penaltıdan öne geçmeleri, onlar için çok büyük avantaj oldu. Maçın devamında hem topla daha çok oynayan taraf olmayı sürdürdüler hem de iyi savunma yaptılar. Fransa golü yedikten sonra oyunun hiçbir bölümünde rakibine karşı nitelikli bir baskı kuramadı. Mbappe ve Dembele gibi yıldızları istedikleri oyunu ortaya koyamadılar çünkü İspanyolların topa sahip olması onların sinirlerini bozdu.

FRANSA’NIN BiR RODRi’Si YOK

İspanya'nın 1-0’dan sonraki güvenli oyunu ikinci yarıda da devam etti. Özellikle Fabian Ruiz önderliğindeki orta saha oyunu çok iyi organize etti. Kanatları çok etkili kullandılar. Pas yaparak sahaya hem enlemesine hem boylamasına mükemmel bir şekilde kullanıp Fransa’yı adeta paralize ettiler. Maçın bir diğer yıldızı tabii ki Rodri idi. Bu oyuncunun organizatörlüğü, oyun kuruculuk vasıfları, sakinliği ve tecrübesi dünkü maçta fark yarattı. Fransa kadrosunda harika oyuncular var ancak Rodri gibi bir saha içi lideri yok.

Açıkçası Luis de la Fuente’nin öğrencilerinin oyun anlamında bu kadar büyük üstünlük kurmasını hiçbirimiz beklemiyorduk ama futbolu çok yakından takip edenler İspanya’nın Fransa’yı yenmesinin asla sürpriz olmayacağını biliyordur. Bu maç İspanya’nın, gerek Arjantin gerekse de İngiltere, hangi finale kalırsa kalsın Dünya Kupası için en büyük favori olduğunu gösteren bir 90 dakika oldu.

Yazının Devamını Oku

Ay-yıldızlı formanın değerini bilerek mücadele ettiler!

27 Haziran 2026
Ev sahibi ABD karşısında galip gelmek yüzümüze acı bir tebessüm bıraktı.

Dünya Kupası’na veda ederken bir kez daha içimiz buruldu. ABD’nin rotasyonlu kadrosunu mağlup ederken tüm dünyaya gol atabildiğimizi ve maç kazanabildiğimizi gösterdik. İşe yaradı mı? Hayır.

Avustralya ve Paraguay’a gol atamadan kaybetmek, 24 yıl aradan sonra gittiğimiz Dünya Kupası’ndan böyle kolay bir grupta sonuncu olarak elenmek inanılır gibi değil.

Ne yazık ki Sinyor Montella, kendini başarılı görse de, yaptığı hatalı tercihler eve erken dönmemizi sağladı. Avustralya karşısında Kerem Aktürkoğlu’nu santrfor oynatmak, Paraguay ile yapılan ikinci maçta da aynı hatayı göz göre göre tekrar etmek kabul edilebilir bir futbol yanlışı değil.

Orkun Kökçü gibi teknik, zeki ve oyunu hızlandırma becerisine sahip üst düzey bir oyuncuyu yok saymanın da ne kadar yanlış olduğunu dün ABD karşısında gördük. Ozan Kabak ve Salih Özcan’ı ilk kez oynatmak, formalite maçında sahaya sürmek de Montella’nın daha önceki hatalarının adeta bir belgesi gibi oldu.

ARDA KALiTESiNi ORTAYA KOYDU

Dün Arda Güler ilk kez kalitesini ortaya koydu. Gol attı, atakları organize etti. Tüm oyuncularımız ay yıldızlı formanın değerini bilerek mücadele ettiler.

ABD karşısında galip gelmek yüzümüzde acı bir tebessüm bıraktı. Lider olarak bir üst tura çıkma potansiyelimiz varken böyle bir grupta sonuncu olmak gerçek anlamda çok büyük bir hayal kırıklığı. “Nasip değilmiş, kısmet değilmiş” edebiyatı ile bu Dünya Kupası’ndaki başarısız tablodan ders çıkaramayız.

Türkiye Futbol Federasyonu ve teknik ekip öncelikle başarısızlığı kabul ederek net ve somut bir durum değerlendirmesi yapmalı. Şu bilinmeli ki Milli Takım herkesin ve her şeyin üzerindedir. Kimsenin keyfi kararlarını bu millet taşımak zorunda değil.

Yazının Devamını Oku

Montella bizi 3. dünya futbol ülkesi görüyor!

21 Haziran 2026
Curaçao, Haiti, Ürdün ve Irak'ın bile gittiği bir Dünya Kupası'na katılmayı başarı saydı.

Kerem Aktürkoğlu’na sorsak “Ağabey ben santrfor değilim, 2 maçta da elimden geleni yaptım ama kalabalık savunmanın içinde dev gibi stoperlerin arasında nasıl top alıp da iş yapabilirim?” derdi kesin.

Peki Avustralya maçında adeta tek kale oynayıp da santrforsuz pozisyona girememişken; Paraguay karşısında da aynı tercihin izahı var mıdır? Teknik adamlar kafasında maçı oynar ancak hesaplar tutmadıysa da başka arayışlara girerler.

Ne yazık ki bizim teknik direktörümüz Avustralya yenilgisinden hiç ders almamış. Ayrıca Avustralya sadece fizik gücü olan yetenek fukarası dümdüz bir takım.

Dünya Kupası’nda böyle bir rakibe kaybedip Paraguay maçında da 55 dakika 10 kişi oynayan rakibe karşı golü getirecek çözümleri bulamamak yine Montella’ya yazar.

SORUNU ORKUN, ZEKİ BARIŞ ALPER SANMAK

Oyuncularımızın elinden geleni yaptığına hiç şüphemiz yok. Ancak onları en verimli olacakları yerlerde kullanmak, yeteneklerini yansıtabilecekleri doğru pozisyonları bulmak Montella’nın işi. Mesela Kenan’ı veya Barış’ı rakip beklerle 1’e 1 bırakmak gibi. Veya Orkun ile Hakan’ı oyun kurucu olarak kullanıp Arda’yı 2 blok arasında half-space adlandırılan bölgelerde topla buluşturmak da teknik ekibin işi. Ancak Avustralya maçındaki problemin Orkun, Zeki veya Barış olduğunu sanan bir teknik adam bunları nasıl düşünüp de formül üretebilir ki?

SABİT FİKİRLİ BİR TEKNİK ADAMIMIZ VAR

İtalyan hoca bir forvet oyuncusuydu. Ancak bir santrforun görev tanımını bile yanlış yorumluyor. Top almak, tutmak, etrafındakilere alan ve pozisyon yaratmak, gerektiğinde duvar olmak, tek vuruşta bitiricilik gibi özellikler gerekmiyor mu? 2 maçta da adeta tek kale oynayıp doğru düzgün pozisyon üretememiş olmanın nedenlerini analiz edemeyecek kadar sabit fikirli bir teknik direktörümüz vardı. Seçtiği kadrodaki kulübeden oturanların yarısı kendi takımlarında oynamayan veya istenmeyen oyuncular. Deniz ve Can’ı da asla bu takımın bir parçası haline getiremedi. Aral’ı hiç düşünmedi bile.

Yazının Devamını Oku

Uyuşuk değil savaşçı bir takım sahada olmalı

19 Haziran 2026
Turnuva başlarken Beinsports’un 10 Haziran’daki yayınında şunun altını çizdim: “Evet, favoriyiz ancak topa sahip olarak oynamak, favori rolünde kapalı savunmalara karşı hücum etmek kolay bir hadise değil. Rakipler tüm stratejisini, planlarını alan vermemek ve işimizi güçleştirmek üzerine kuracak."

Nitekim de Avustralya maçı öyle oldu. Avustralya Teknik Direktörü Tony Popovic bir oyun kurgulamış; disiplinli ve sadık bir şekilde plana uydular.

HERKES YÜZDE 100'ÜNÜ ORTAYA KOYMALI

Bizde Vincenco Montella, rakibin böyle oynayacağını bilmesine rağmen hem başlangıçta hem de maçın devamında tamamen doğaçlama bir futbol oynattı. Peki teknik adam becerisi ve aklı bunun neresinde? Ayrıca burası Dünya Kupası ve herkes sahada %100’ünü ortaya koymak zorunda. Mücadele anlamında da fiziksel olarak da Avustralya’dan gerideydik. Paraguay ise ilk maçında ABD karşısında 4-1 kaybetti ve Dünya Kupası’na tutunabilmek için bizden en kötü 1 puan almak zorunda.

HIZLI, BASKILI, AGRESİF OYUN OLMAZSA OLMAZ

Dikkatli ve konsantrasyonu yüksek bir rakibe karşı oynayacağız. Elemelerde az gol atıp az gol yiyen Paraguay savunmasını aşmak için topu çok daha hızlı dolaştırmalıyız. Arda Güler, hücumların organizatörü ancak topla daha az temas ederek oynamalı. Avustralya maçında olduğu gibi yine yavaş oynarsak Paraguay tedbiri kolay alır. Hızlı, baskılı ve agresif oyun Dünya Kupası’nda olmazsa olmaz. Uyuşuk ve sanki çok usta futbolcu rollerini bırakıp kesinlikle savaşçı bir takım sahada olmalı.

HAKAN LİDELRİK VE SKOR KATKISI YAPMALI

Milli Takım’da “Şu oynamalı ya da bu oynamamalı”dan ziyade performans ve verimlilik ölçü alınmalı. Kenan Yıldız, Deniz Gül, Can Uzun ve Yunus Akgün Ay yıldızlı ekibin durgun hücum hattına çözüm getirebilir. Kerem Aktürkoğlu ve Barış Alper Yılmaz da artık Dünya Kupası oynadıklarının bilincine varıp silkinmeli. Liderlik ve skor katkısı beklediğimiz kaptan Hakan Çalhanoğlu da artık sorumluluk almalı.

Yazının Devamını Oku