GeriErtuğrul ÖZKÖK 24 yaş fark olunca kahvaltı masasındaki durumumuz şu
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

24 yaş fark olunca kahvaltı masasındaki durumumuz şu

Fransa’nın yeni first lady’si Brigitte Macron’a soruyorlar... “Sabah kahvaltınızı eşinizle mi yaparsınız?”

Cevabı şu:

“Evet kahvaltı masasına birlikte otururuz...”

İkinci soru şu:

“Kahvaltınız nasıl geçer?”

Ona da cevabı şu:

“Şöyle geçer: Ben masaya yüzümdeki kırışıklarla otururum, o ise taptaze gergin bir suratla...”

Economist dergisinin çıkardığı kültür ve sanat dergisi “1843” son sayısının kapağına Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’ın eşi Brigitte Macron’u koydu.
Harika bir portre yazmışlar.

Fransa Cumhurbaşkanı 43 yaşında...

Eşi ise 67...

Kocasını cumhurbaşkanlığına aday olmaya o ikna etmiş.

Bugün bunun şakasını da şöyle yapıyor:

“Bir 5 yıl daha bekleseydim, kahvaltı masasına oturduğumda suratımdaki çizgilerin ne halde olacağını düşünebiliyor musunuz?”

Şimdi gelin size bu kadını biraz tanıtayım.

24 yaş fark olunca kahvaltı masasındaki durumumuz şu

BAŞKANIMIZ GİZLİ GAY Mİ YOKSA AÇIK JİGOLO MU

FRANSIZ da olsa, sıradan ve vasat bir erkek aklı şöyle çalışır:

“43 yaşındaki bir erkek, neden 67 yaşındaki bir kadınla birlikte olur?”

O sıradan ve vasat erkek bula bula şu cevabı bulur:

“Fransa cumhurbaşkanı adayı ya ‘gizli bir gay’di... Onu kapatmak için Brigitte’le evlenmişti... Ya da apaçık bir jigoloydu...”

Macron’un seçim kampanyası sırasında rakipleri, aralarındaki 24 yaş farkını istismar etmek için işte bu dedikoduyu ürettiler

Ama Emmanuel Macron da ilginç bir insan...

Bu iddialara nerede cevap verdi biliyor musunuz?

Fransa’nın en ünlü gay dergisi “Tetu”de...

Dedi ki:

“Bunları söyleyenler ya gizli homofobik insanlardır ya da apaçık kadın düşmanı...”

Güzel cevap değil mi...

24 yaş fark olunca kahvaltı masasındaki durumumuz şu

BEN FİRST LADY DEĞİL FİRST BÜYÜKANNEYİM

İLK eşinden 3 çocuğu, onlardan da 7 torunu var...

Kendisi için “Ben first lady değil, first büyükanneyim” diyecek kadar rahat bir kadın... Cumhuriyetçi bir burjuva ailenin kızı...

1968 Mayıs’ında 18 yaşındaymış...

Bana sorarsanız tam bir

“68 kadını” olarak kalmış.

Kocası cumhurbaşkanı seçildiğinde beğenilme oranı yüzde 66’ydı...

Sonradan düştü. Ama Fransız halkının gözünde onun beğenilme oranı yüzde 67...

FRANSA’DA YILDA 16 BİN 400 TECAVÜZ OLAYI YAŞANIYOR

BİZ tecavüz ve cinsel saldırı olaylarının sadece Türkiye’de arttığını sanıyoruz.

Fransa’da da bu suçlarda yüzde 10 artış varmış.

Yılda 16 bin 400 tecavüz olayı yaşanıyormuş.

24 yaş fark olunca kahvaltı masasındaki durumumuz şu

CLİNT EASTWOOD VE RİMBAUD HAYRANI

ÇİKOLATA üreten, varlıklı bir ailenin kızı... Hayatını drama öğretmeni olarak kazanmayı tercih etmiş.

En sevdiği yazarlar Rimbaud, Baudelaire, Flaubert ve Maupassant... Gençken Piaggio skoter’la gezermiş.

Odasının duvarları Clint Eastwood posterleri ile doluymuş.

BAŞKANLIĞIN GİYİM BÜTÇESİNİ KULLANMIYOR

FRANSA bir moda ülkesi...

Cumhurbaşkanı eşleri için devlet tarafından verilen bir “giyim bütçesi” var... Brigitte Macron bu bütçeyi reddetmiş...

Onun yerine ünlü Fransız tasarımcıları ile anlaşmış. Onlardan giyim alıp sonra iade ediyormuş... 

24 yaş fark olunca kahvaltı masasındaki durumumuz şu

‘DOMUZUNU HİZAYA GETİR’ KAMPANYASINI YÜRÜTÜYOR

KADINLARA yönelik cinsel tacizlere karşı başlayan ‘MeToo’(Ben de..) hareketini Fransa’da sürdüren ekibe büyük destek veriyor.

Ama bu hareketin Fransa’daki adı farklı...

“BalanceTonPorc...”

Türkçeye şöyle çevirebilirsiniz:

“Domuz herifi hizaya getir...”

Paris Belediye Başkanı Anne Hidalgo’nun sloganı ise farklı:

“Giydiğim etek sana davetiye değildir...”

Brigitte Macron’un feminizm anlayışı da biraz farklı.

“Ben bir feminist miyim? Evet feministim. Ama erkeğe karşı değil, erkekle birlikte” diyor...

Eski feminist blogcu, Eşitlik Bakanı Marlene Schiappa onun için “Yeni Fransız kadınının rol modeli” diyor ve cümlesini şöyle tamamlıyor:

“O, ikinci Simone de Beauvoir’dır...”

BAK KARDEŞİM SENİN BİR ADIM ARKANDA YÜRÜMEM

BÜTÜN gezilerinde kocasının yanında. Ancak protokol gereği de olsa kocasının bir adım gerisinde yürümeyi reddediyor. Geceleri başına bir şapka geçirip Paris sokaklarında geziyor. Dışarı çıktığı zaman gideceği yerlerin önceden uyarılmasına karşı çıkıyor.

CUMHURBAŞKANININ EŞİ, SARAYIN AVLUSUNDA ÇORAP YIKASAYDI

DURUN hemen heyecanlanmayın, olay bizde geçmiyor...

Fransa’nın öteki başkan eşleri de ilginç insanlar.

İkinci Dünya Savaşı’nda Fransa’nın kurtuluş savaşını yapan Charles De Gaulle’ün eşi Yvonne De Gaulle böyle ilginç bir “first lady”miş...

Dikiş dikmeyi çok severmiş...

Ama en ilginci Elysee Sarayı’nın avlusundaki bir havuzda kocasının çoraplarını yıkamasıymış.

TAHMİN EDİN DÜNYANIN İLK FIKRASI NE ÜZERİNEYDİ

İNSANOĞLUNUN tarihte bilinen ilk fıkrası MÖ 1900 yılına aitmiş. Wolverhampton Üniversitesi’nden bir araştırmacı grubunun yaptığı çalışmaya göre bu fıkra Sümerler zamanına aitmiş. Tahmin edin bakalım, insanoğlunu güldüren ilk fıkra ne üzerineymiş...

Gaz çıkarma... Yani “o.....”

Siz de gülün ama pazar keyfiniz kaçmasın diye o kelimeyi yazmıyorum.

BEŞTEPE’DEN BİR SAHNE: YONCA, KÖPEKLER NASIL

CUMHURBAŞKANI Erdoğan’ın Hayvan

Hakları Kanunu konusundaki sözlerini dinlerken aklıma

Yonca Evcimik geldi.

Bu kanunun gündeme getirilmesinde onun da çok katkısı oldu.

Beştepe’deki davetlere gidiyor, her defasında bu konuyu dile getiriyordu.

Dün arayıp kendisi ile konuştum.

Şunları anlattı:

“Cumhurbaşkanı’nı her gördüğümde bu konuyu anlatıyordum. O yüzden son zamanlarda karşılaştığımız zaman selamlaşmadan bile önce bana ‘Yonca köpekler nasıl’ diye soruyordu.”

BAŞKASINI APTAL, KENDİNİ ZEKİ SANAN KİMSE İŞTE ONA

“APTALLIK üzerine konuşmak ya da bu konudaki bir konuşmadan fayda sağlamak isteyen biri, kendisinin aptal olmadığını varsaymalıdır ve bu şekilde aynı zamanda kendisini zeki saydığını göstermiş olur, oysaki böyle bir şey yapmak genellikle aptallık işaretidir.”

Robert Musil:

“Aptallık Üzerine”, Çev., Ersan Üldes, Amy Spangler, Sel Yayınları, 2018

NOT: Bu yazdıklarımın altında herhangi bir ima yoktur. Üzerine alınan varsa, ben demedim, kendi demiştir...

24 yaş fark olunca kahvaltı masasındaki durumumuz şu

BUGÜN MUAZZAM BİR PAZAR ENERJİSİ Mİ İSTİYORSUNUZ

KONSOLOSLUK cinayetinden, Ortadoğu kâbusundan, ekonomik krizden, artık gına verici bir vasatlık bataklığına dönüşen siyasetten kaçmak...

Harika bir pazar günü enerjisine kavuşmak...

Unutmak mı istiyorsunuz...

Hemen Spotify, Fizy, Apple Music...

Elinizin altında ne varsa, Coldplay yazıyorsunuz...

“Viva la Vida” yazıyorsunuz...

Ama dikkat eski versiyonu değil, geçen cuma günü çıkan “Live in Buenos Aires” konser versiyonunu buluyorsunuz...

Olağanüstü bir kalabalık enerjisi...

Hele hele sonlardaki Latince nakarat yıkılıyor...

Vallahi kendinizi daha ilk saniye o konserde hissediyorsunuz...

Kopuyorsunuz...

Hadi arkadaş...

Yürü git... Terk et üç dakikalığına bu kâbus coğrafyasını...

Hiç olmazsa pazar günün kurtulsun...

Ama dikkat yüksek volümde, tercihen kulaklıkla dinleyeceksin...

X

Bir Upper Cihangir magazini... Diziyi çekerken 6 kere öpüştük o COVID oldu ama ben olmadım

Tabii Upper Cihangir’deki en büyük haber kaynağımdan öğrendim haberi.

1- Kanal D’nin başarılı bir başlangıç yapan dizisi “Camdaki Kız” meğer tam anlamıyla bir Upper (Yukarı) Cihangir dizisiymiş.

*

Nereden mi çıkardım?

Bir kere dizinin bazı sahneleri Cihangir Caddesi’ndeki köşkte çekilmiş.



Yazının Devamını Oku

Sizce bu 'Reformist Tonton' sayfası hangi gazetede çıktı

Tam 28 yıl olmuş...

Bugün Turgut Özal’ın ölümünün 28’inci yıldönümü...

Sabah büyük bir sürprizle uyandım.

Bir gazete harika bir Özal’ı anma sayfası hazırlamış.

*

Tepedeki manşeti şöyle:

“Reformist Tonton...”

Üst spotları şöyle:

- “Hayata veda etmesinin üzerinden 28 yıl geçti ancak yaptıkları hafızalardan hiç silinmedi.”

Yazının Devamını Oku

Yuhh yahu yuh artık ne diyeyim ben bu kafaya

Önceki gün benim açımdan iki sevindirici gelişme vardı...

Sabah Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın’ın “Hiç Oldum” şarkısı için yaptığı klibin haberi ile uyandım.

İkincisi ise aynı sabahın akşamı Ahmet Altan’ın serbest bırakılmasıydı.

*

Hayatım boyunca devlette görev yapan insanların müzikle, sanatla, sporla ilgilenmelerini çok sevdim...

Çünkü tanıdığım siyasetçilerin çok büyük bölümünün siyaset dışında hiçbir uğraşısı yoktu...

Şuna inanıyorum...

Bir insan sanatla, müzikle, sinemayla ilgilendiği zaman bu onun vicdanına, adalet duygusuna ve üslubuna da yansıyor...

Nitekim

Yazının Devamını Oku

Türkiye'nin çaresiz ev kadını hangi okula rüşvet verirdi

Aslında yazının gerçek başlığı şu:

“Türkiye’nin Ivy League okulları hangisidir...”

O nedenle, araya “Çaresiz ev kadını” ifadesinin girmesinin hikâyesiyle başlayayım.

*

Geçen ay bir streaming platformunda, ABD’de 2019 yılında yaşanan “üniversiteye giriş” skandalıyla ilgili belgeseli seyrediyordum.

ABD’nin önde gelen bazı varlıklı ve şöhretli aileleri çocuklarını en iyi üniversitelere sokmak için rüşvet tezgâhını kurmuş biri aracılığıyla bal gibi rüşvet anlamına gelecek paralar harcıyorlar.

*

Onlardan biri de “Çaresiz Ev Kadınları” dizisinde Lynette Scavo rolünü oynayan oyuncu Felicity Huffman...

Emmy, Altın Küre, SAG ödülleri var

Yazının Devamını Oku

Kim bu 'esrarengiz' Boğaziçili 'sıçan' M.B.

Hürriyet yazarı İhsan Yılmaz, Oğuz Atay’ın kayıp günlüğü olayını gündeme getirip, ben de perde arkasını yazınca, “Upper Cihangir” dünyası karıştı.

Gerçi, onunla ilgili sadece kendilerinin konuşma hakkı bulunduğuna inanan bazı çevreler, “Ne alakası var Oğuz Atay’ın Cihangir’le” deyip durmadan bana yükleniyorlar...

Merakınızı tatmin edeyim. Hepsi biliyor ki “Upper Cihangir” lafını sembolik olarak kullanıyorum...

*

(Bu arada Cihangir ahalisi galiba bu “Upper” lafından pek hazzetmedi ki, mahalle baskısı yapmış olmalılar ki, bu kavramın mucidi T24’in düzeyli magazin yazarı Tuğrul Eryılmaz da artık sadece “Cihangir” diye yazmaya başladı.)

Neyse asıl konuya gelelim...

Geçen cumartesi T24’te Ayça Atikoğlu’nun bir yazıyla bu “Upper Cihangir polisiyesinin” ikinci sezonu da yayına girdi.

Türkiye’nin

Yazının Devamını Oku

O 19 ölü nitrojen dolu 22 cam lahitin laneti mi

Geçen hafta tüm dünya pandemi ile boğuşurken Mısır 3 Nisan gecesi bütün dünyayı şaşırtan bir şey yaptı.

Tahrir Meydanı’ndaki Milli Müze’de bulunan, eski Mısır hanedanına ait 22 mumyayı yeni inşa edilen Mısır Medeniyetleri Müzesi’ne nakletti...

*

18 kral, 4 kraliçeye ait 22 mumya, nitrojenle doldurulmuş cam lahitlere konup büyük ve çok renkli bir törenle yeni yerine götürüldü.

22 lahit 5 kilometrelik yolu 40 dakikada geçti...

*

Bu, mumyaların ikinci yolculuğuydu.

Mısır hanedanlarına ait bu mumyalar 100 yıl önce Luksor’dan Kahire’ye getirilmişti...

Nakledilenler arasında bütün dünyanın bildiği İkinci Ramses ile Mısır tarihinin en başarılı kraliçesi olarak bilinen Hatshepsut’un mumyaları da vardı.

Yazının Devamını Oku

İmamı kim istifa ettirdi Türkiye'nin makul aklı mı

Ayasofya imamı sonunda istifa etti...

İstifasında “Kendi isteği ile ayrıldığı” belirtiliyor...

Ama artık orada kendine üç-beş trol dışında müttefik bulamadığı herkesin bildiği bir sırdı...

Bütün dünyanın gözü üzerinde bulunan bir mabetten her gün tuhaf seslerin yükselmesinin hiçbir makul AKP’linin de hoşuna gitmeyeceği bir gerçekti.

Nitekim ilk tepki AKP milletvekili Özlem Zengin’den geldi...

Sonra AKP’nin ağır toplarından da sesler yükseldi...

Sonunda ayrılmak zorunda kaldı ve çok hayırlı bir iş oldu...

İstifasını bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın istediği de yazıldı, söylendi.

Yazının Devamını Oku

CHP'li kayınpederim o 2 takunyalı hakkında bana neler anlatmıştı

Kayınpederim rahmetli Hüdai Oral, köklü bir CHP’li ailenin üyesiydi.

Beş dönem CHP milletvekilliği yapmıştı.

Babası CHP’nin tek parti dönemi Denizli il başkanıydı...

Ayrıca 1950 öncesi milletvekiliydi.

Kızının Adnan Menderes hayranı, koyu Demokrat Partili bir ailenin sonradan solcu olmuş oğluyla evlenmesini son derece normal karşılamıştı.

Hüdai Oral 1961 yılında kurulan İsmet İnönü hükümetinin en genç bakanıydı.

İnönü onu Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı olarak görevlendirmişti.

O güne kadar öyle bir bakanlık yok...

Yazının Devamını Oku

Bu bir haber mi, fazla oldunuz sinyali mi

“Haber” desem...

Değil...

“Analiz” desem o da değil...

Öyleyse ne?

“Ayağınızı denk alın” uyarısı mı...

Önce neden söz ettiğimi anlatayım.

Dün, dünyanın önde gelen ekonomik medyalarından biri olan Bloomberg’de tuhaf bir yazı yayınlandı.

Yazının konusu Türkiye’de Bayraktar grubunun ürettiği SİHA’lardı...

Yazının Devamını Oku

Ya seçilmişlere her gün haddini bildiren o atanmış memurlar

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener bir süredir beni de düşündüren önemli bir noktaya dikkati çekti.

Emekli WhatsApp’çı amirallerin yaptığı düşüncesizce işe tepki koyarken, çok yapıcı iki uyarıda da bulundu.

*

Bildiri yayınlayan amirallerin 10’unun o eski kötü alışkanlıkları hatırlatan biçimde sabah evlerinden alınmalarına tepki gösterdi.

Gözaltına alınmalarına karşı çıktı...

Ama daha önemlisi iktidara bence çok önemli ve yapıcı bir çağrı yaptı.

Özeti şuydu:

Emekli amirallerin seçilmişleri hedef alan açıklamalarına karşı çıkıyorsak...

Atanmış memurların, tayinle göreve gelmiş görevlilerin, valilerin, kaymakamların, maaşını devletten alan dini görevlilerin seçilmiş insanlar, parti başkanları, anamuhalefet partisi başkanı hakkındaki hakarete veren açıklamaları da önlenmelidir...

Yazının Devamını Oku

Artık doğalgaz faturanıza bile rütbeli imzanızı atmayın

O bildiriye imza atan 104 mütekait askerin karşısına geçip sormak isterdim:

“Yaptığınızdan memnun musunuz...”

Ve devam etsem...

“Bakın Türkiye geçen hafta ne tartışıyordu...

Sizin bu düşüncesiz hareketinizden sonra bugün ne tartışıyor...”

*

Biliyorum bana diyecekler ki...

“Biz de vatandaşız ve düşüncemizi serbestçe söyleme hakkına sahibiz...”

Evet sahipsiniz...

Yazının Devamını Oku

Ey erkek 5 yıl önce testosteron yarıştırıyordun bak bugün ne

Aman Allahım...

Bu erkek milleti...

Yani biz ne hale düştük...

*

Dün gibi hatırlıyorum...

15 Mayıs 2016...

Berlin’de Final Four’un son günü... Fenerbahçe-CSKA maçını bekliyoruz...

Otelin lobisinde büyük bir tartışma patlıyor...

Bir erkekte ideal testosteron oranı nedir?

Yazının Devamını Oku

İkinci hayatında bir daha komedi oynayabilecek mi

Zekeriyaköy’deki evde yaşanan o olayın üzerinden 3 yıla yakın zaman geçmiş.

Ahmet Kural’ı o zamandan beri ilk defa görüyoruz.

Kıbrıs’ta TRT için bir dizi çekiyormuş.

Hürriyet Kelebek’te Tülay Demir’in yaptığı mülakattan öğrendik.

Çekim sırasında yeni sevgilisi Çağla Gizem Çelik ile annesi ve babası da yanındaymış.

*

Hayatım boyunca şuna inandım.

Yazının Devamını Oku

Çok genç erkekle 'olgun kadın' arasında kaç yaş fark vardır

Çarşambayı perşembeye bağlayan gecenin saat 00.30’u...

Çok akıllı telefonuma, Music Business Worldwide müzik endüstrisi haber sitesinden bir son dakika notu düşüyor...

“Paul Simon bütün kataloğunu Sony şirketine satmış...”

Paul Simon...

Yani “Simon and Garfunkel” ikilisinin Simon’ı...

Daha o saniye onlarca şarkı geçmeye başlıyor aklımdan...

“Mrs Robinson”, “Sound of Silence”, “Scarborough Fair”, “Bridge Over Troubled Water”, “Boxer”, “Cecilia”, “A Hazy Shade of Winter”, “Homeward Bound”, “Me And Julio Down by the Schoolyard”...

Bütün bir gençliğim...

Yazının Devamını Oku

Sharon hatıra kitabında bu bornozlu geceyi de yazdı mı

1) Dün gibi hatırlıyorum...

2005 yılının aralık ayıydı...

Los Angeles’ta güneşli bir günün gecesiydi... Hollywood ünlülerinin yaşadığı semtteki büyük villanın salonundaydım.

Biraz sonra şahane kadın merdivenlerden inmeye başladı...

Beş yıl önce Cannes Festivali’nde yanımdan geçerken nefesimi kesen şahane Sharon Stone karşımdaydı.

Üstelik üzerinde sadece bir bornoz vardı...

Ayağa kalkıp soruyorum...

“Yorgun musunuz...”

Yazının Devamını Oku

Ayda 2 bin 500 kişi acil şiddet butonuna basıyor

Teknoloji şirketlerinin yöneticileri ile konuşmak bana hep büyük heyecan veriyor. Bu haftaki podcast sohbet konuğum Vodafone’un CEO’su Engin Aksoy.

Doğum yeri İstanbul ama hayatının 17 yılını Göcek’te geçirmiş bir yönetici. Çünkü babası bir deniz subayıydı. 4 Ekim 1972 İstanbul doğumlu, İstanbul Üniversitesi İngilizce İktisat Fakültesi’nden mezun. İş hayatına 1994’te başlamış. Coca-Cola, Michelin ve Nike gibi küresel şirketlerde çalışmış. 2008’de Vodafone’a girmiş ve 1 Şubat 2021’den itibaren de Vodafone Türkiye’nin CEO’su olmuş.

Zoom’la yaptığımız görüşmede bir şey dikkatimi çekiyor. Arkasında yan yana asılmış üç afiş var.

“Yeni İcat Çıkar-ma”, “Soru Sor-ma”, (her ikisinin de sonundaki ‘ma’ hecesinin üstü çizilmiş). Bir de “Sorumluluk bizim değil” cümlesi var onun da sonundaki ‘değil’ kelimesinin üstü çizilmiş.

Yani bugün “Yeni icat çıkarmayı seven” bir yönetici ile konuşacağız.

Ana konumuz da teknolojiden çok “kadın”.

Sözü ona bırakıyorum. 

1) KADIN ÇALIŞANDA SİLİKON VADİSİ ŞİRKETLERİNDEN ÇOK İLERİYİZ

Yazının Devamını Oku

Erol Olçok olsaydı 'pudra şekeri' krizini nasıl yönetirdi

AKP’nin yükseliş yıllarındaki iletişimcisi Erol Olçok’u son defa galiba Kanyon’da gördüm. Bir restoranda oturuyordum ve o da geçerken beni görmüş birkaç dakika sohbet etmiştik.

Geçen hafta sonu arabasında kokain çeken gencin görüntüleri önüme geldiğinde nedense aklıma o gün geldi...

Bugün hayatta olsaydı ve bu görüntüler önüne gelseydi acaba bu krizi nasıl yönetirdi...

*

Benim görüşüm şöyle...

Dünyanın her yerinde görülebilecek sıradan bir polisiye olay bu...

Böyle olayları bir siyasi partiyle ilişkilendirmek, bunun üzerinden o partiye vurmak ne adil bir davranış ne de çağdaş bir siyaset yapma tarzı...

Dolayısıyla kanunlar ne diyorsa o yapılır ve olay da geçer gider...

Yazının Devamını Oku

Şenol Hoca ve takımı önceki gece Avrupa'da neyi yıktı?

Avrupa’da belki de son 4 Dünya Kupası’nda tanık olduğumuz manzara şudur: Ülkelerin milli takımları, kulüp takımları kadar iyi futbol oynayamıyor. Şenol Hoca ve takımı son 2 maçta işte bu yerleşik Avrupa inancını yıktı. Milli takım, Türkiye’deki bütün kulüp takımlarından daha iyi futbol oynuyordu.

Bu yazıyı, epeydir milli takım maçlarını seyretmeyen bir futbol izleyicisi olarak yazıyorum.

Seyretmememin de nedeni vardı. Avrupa’da milli maçlar zevksiz geçer. Söylemek istediğim tek cümle var:

“Şenol Güneş Hoca önceki akşam ve ondan önceki maçta, Avrupa’da belki son 16 yıldır hüküm süren bu futbol yargısını yıktı.”

Nedir bu, anlatayım...

57’NCİ DAKİKADA SAHADA GÖRDÜĞÜM MANZARA ŞU

Maçın 57’nci dakikası...

Milli takım Norveç savunması önünde inanılmaz üçlü ve dar paslaşmalar yapıyor.

Bir La Liga tutkunu olarak, bilmesem karşımda Barcelona oynuyor sanacağım.

Yazının Devamını Oku

23 Haziran'da bu paranın üzerinde bu 'muamma' çocuğun resmi olacak

Kendini mahallenin ağır abisi sanan bir meczubun, “eşcinsel” diye işitme engelli bir çocuğu sokak ortasında dövüp, sonra bu görüntüleri göğsünü yumruklaya yumruklaya sosyal medyada paylaştığı gün...

Yani geçen cuma...

İşte tam o gün dünya başka bir konuyu konuşuyordu.

*

Bundan 3 ay sonra...

Tam tarihiyle 23 Haziran günü İngiliz Merkez Bankası 50 pound’luk yeni bir banknot çıkaracak.

Bunun bir tarafında İngiltere Kraliçesi’nin resmi olacak...

Öteki tarafında ise Alan Turing isimli birinin fotoğrafı...

Yanda çocukluk resmini gördüğünüz insanın 41 yaşındaki halinin bir fotoğrafı olacak...

Yazının Devamını Oku