"Ayça Kaya" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ayça Kaya" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ayça Kaya

Ayça Kaya

Yılbaşı sonrası arınma diyetiniz hazır!

1 Ocak 2020

Yılbaşı akşamı bir çoğumuz için çok özel bir gündür. Yeni yılı karşılarken içimizde hep bir sevinç ve umut olur. Yılbaşı gecesini dostlarımızla arkadaşlarımızla geçirmek isteriz. O gece için çok özel yemekler yaparız ve o gece günlük yeme-içme alışkanlığımızın çok dışına çıkarız. Bazılarımız da yılbaşı akşamını dışarda geçirir. Bu durumda hem çok uzun süre uykusuz kalınır hem yüksek sesli ortamlara maruz kalınır hem de çok yağlı ve çok çeşitli yemeklerle birlikte alkollü içkiler de tüketilebilir.

SABAH: 1 bardak ılık günlük süt içine 2 yemek kaşığı yulaf ezmesi ve 1 tane küçük muz.

ARA: 1 fincan vücut dinlendirici çay

ÖĞLEN: 1 kase ertesi günü çorbası, haşlanmış sebzeler (brokoli, karnabahar, havuç, pancar) salata ve yoğurt.

ARA: 1 Bardak arındırıcı limonata , 2 grisini.

AKŞAM: 1 kase ertesi günü çorbası, haşlanmış sebzeler (karnabahar, brokoli, pancar, havuç), bol limonlu salata ve 1 kase yoğurt yenir.

Yazının devamı...

Badem hem zayıflatıyor hem gençleştiriyor

20 Ağustos 2019

Bademde çinko, demir, kalsiyum, potasyum, E vitamini gibi mineraller ve vitaminler vardır. Ayrıca içerdiği Amigdalin maddesinin kansere karşı koruyucu olabileceği savunuluyor. Bununla birlikte Ko enzim Q 10 ve Omega 3 seviyesi çok yüksektir. Bu enzim ve yağ asidi kalp damar hastalıklarından kişiyi koruyor ve yaşlanmaya gidiş sürecini yavaşlatıyor. Bademi düzenli tüketmek kötü kolesterol olan LDL’yi % 6 ila % 15 oranında düşürüyor.

Bademin aynı zamanda çok da iyi zayıflattığı kanıtlandı. Çok yakınlarda, Amerika’da yapılan bir araştırma ile zayıflamak isteyenlere günde 17 tane badem verildiğinde daha iyi kilo kaybettikleri gösterildi.

Bademin kaliteli protein içermesi ve sağlıklı yağlardan zengin olması kişiyi daha uzun süre tok tutuyor. Badem, sert bir yiyecek olduğu için çiğnemesi zor oluyor ve bu durum kişinin çiğneme duygusunu tatmin ediyor. Lif oranı yüksek olduğu için barsak hareketlerini artırıyor. Hazırlama zorluğu olmadığı için her yerde kolayca bulunabiliyor ve her yere kolayca taşınabiliyor.

• Bademi satın alırken dikkat; çiğ, kavrulmamış ve tuzsuz olarak satın alın.

• Mümkünse kabuklu ve kabuğu kolay kırılabilir olanları tercih edin.

• Bir defada 15’den fazla yemeyin. Küçük bir kaseye sayarak koyun. İş yerinizde çekmecenizde ve çantanızda 15’lik küçük paketler şeklinde de bulundurabilirsiniz.

• Ara öğünlerde özellikle tercih etmeye çalışın. Az yağlı süt ve ayranla birlikte mükemmel bir birliktelik oluşturuyor.

• Meyveleri tek başına yemektense bademle birlikte yediğinizde glisemik indeksi düşürmüş olursunuz bu da sizin daha tok kalmanızı sağlar.

Yazının devamı...

Tahta kaşık tehlike mi saçıyor?

11 Haziran 2019


Tahta kaşıklar, temizliği ve kullanım ömrü doğru ayarlanmadığında kansere bile yol açabiliyor. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ayça Kaya, hangi durumlarda tahta kaşıkların tehlike arz ettiğini ve neler yapılması gerektiğini anlattı.


Son yapılan bazı araştırmalarda da gerek tahtadan olsun gerek metalden olsun kaşığın doğru kullanılıp temizlenmediği zaman sağlığımız için büyük tehlike arz edeceği gösterildi.


TAHTA KAŞIK ÇATLAYINCA TEHLİKE ARTIYORTahta kaşıklar kullanıldıkça üzerindeki cila akıyor ve kaşık da çatlama oluyor. Çatlayan kaşığın bu bölgelerine bakteriler yerleşiyor ve bu bakteriler yemek hazırlarken yemeğe geçebiliyor. Yine bu kaşıkları deterjanla yıkarken çatlak yerlerinde deterjan kalıyor ve bu deterjanlar vücutta zehirlenme yapabiliyor. Cilalı kaşıklar ayrıca kullanılırken zamanla ısının da etkisiyle üzerindeki cilalar akıyor ve bu cilalar vücut için toksik etki oluşturabiliyor ve kansere neden olabiliyor.


CİLASIZ TAHTA KAŞIK DAHA SAĞLIKLITahta kaşık satın alırken boyasız ve cilasız tahta kaşık almak daha sağlıklıdır. Kullanılan tahta kaşıkların çatladığı veya kırıldığı görüldüğü an yenisi ile değiştirmek gerekir. Bununla beraber metal kaşıkların da renk değişimi, matlaşma ya da çizilme olduğu zaman vücutta zehirlenmeye yol açacağı unutulmamalıdır.

[fotogaleri=3158,3154,2135]

Tahta kaşıklar, temizliği ve kullanım ömrü doğru ayarlanmadığında kansere bile yol açabiliyor. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ayça Kaya, hangi durumlarda tahta kaşıkların tehlike arz ettiğini ve neler yapılması gerektiğini anlattı.

Son yapılan bazı araştırmalarda da gerek tahtadan olsun gerek metalden olsun kaşığın doğru kullanılıp temizlenmediği zaman sağlığımız için büyük tehlike arz edeceği gösterildi.

TAHTA KAŞIK ÇATLAYINCA TEHLİKE ARTIYOR

Yazının devamı...

Sağlıklı mangal yapmanın püf noktaları

10 Haziran 2019

SAĞLIKLI MANGAL YAPMANIN YOLLARI

* Sağlıklı mangal için pişirme yönteminden önce et ve et ürünlerini, özellikle de kırmızı eti azaltıp, sebze seçimine ağırlık vermelisiniz. Mangalda patlıcan, kuru soğan, patates, yeşilbiber gibi sebzeleri közleyin ve tabağınıza daha çok bunlardan koymaya çalışın.* Et ve et ürünlerini uzun süreli mangal üzerinde pişirmek kanserojen maddelerin çıkmasına sebebiyet verdiği için, mangaldan önce biraz pişirmek bu riski azaltacaktır. Örneğin 5 dakika fırında pişirmek gibi.* Küçük parçalı etler daha çabuk pişer, bu nedenle pişirme süresini azaltmak için küçük parçalı ürünler tercih edilmelidir.* Kömürün iyice kor haline gelmesine özen gösterin; etle kömür arasındaki mesafeyi mümkün olduğu kadar uzak tutun. 15 cm’lik bir mesafe yeterli olacaktır. Kömür iyice kor haline geldikten sonra pişirme işlemine başlanmalı ve et ile ısı kaynağı arasında belirli bir mesafe bırakılmalıdır. Böylece etin yavaş yavaş pişmesi sağlanmalıdır.* Mangalınızı yağlamak zararlı maddelerin ete yapışmasını engelleyecektir. Mangalı kullandıktan sonra iyice temizlemek, mangala yapışmış zararlı maddelerin sonraki seferde gıdalarınıza yapışmasını engeller.

MANGAL YAPARKEN EN SIK YAPILAN HATALAR

Eti yağlı şeçmek ve ateşe çok yakın yerleştirmek en büyük iki mangal hatası. Türk halkı mangal yapmaya çok düşkün olduğundan seçilecek en iyi korunma yöntemi tabii ki tamamen vazgeçmek değil ancak mangal sıklığını azaltmaktır.

MANGAL ETİNİN YANINDA TÜKETEBİLECEĞİNİZ SAĞLIKLI YİYECEKLER

Etin yanında C vitamini açısından zengin taze sıkılmış portakal suyu ve bol maydanoz salatası yiyebilirsiniz. Antikanserojen maddeleri içeren (likopen, polifenol, isoflovanoid, allium gibi bileşikler) sebze ve meyveler tüketilerek mangalın zararlı etkilerine karşı dengeleme yapılabilir.

DUMANIN MANGALDAKİ ETLERE ZARARI

Duman, kanserojen etki yaptığı için besinin yağı ve suyunun ateşe düşmesini, dolayısıyla duman oluşturmasını engellemek gerekir. Yağsız etlerden daha az yağ damlayacağı için daha az duman oluşur. Bu nedenle pişirilecek etleri seçerken daha az yağlı etleri tercih etmek gerekir.

* Sağlıklı mangal için pişirme yönteminden önce et ve et ürünlerini, özellikle de kırmızı eti azaltıp, sebze seçimine ağırlık vermelisiniz. Mangalda patlıcan, kuru soğan, patates, yeşilbiber gibi sebzeleri közleyin ve tabağınıza daha çok bunlardan koymaya çalışın.

* Et ve et ürünlerini uzun süreli mangal üzerinde pişirmek kanserojen maddelerin çıkmasına sebebiyet verdiği için, mangaldan önce biraz pişirmek bu riski azaltacaktır. Örneğin 5 dakika fırında pişirmek gibi.

* Küçük parçalı etler daha çabuk pişer, bu nedenle pişirme süresini azaltmak için küçük parçalı ürünler tercih edilmelidir.

Yazının devamı...

Öpücük hastalığında yok yok!

28 Kasım 2018

Öpücük hastalığı, Ebstein Bar Virüs denilen bir virüsün yaptığı Enfeksiyoz Mononükleoz denilen bir hastalıktır. Kişiden kişiye genellikle öpücükle, dolayısı ile tükürükle ve salya ile bulaşır. Bazen kan transfüzyonu ve organ nakli ile de kişiler arası bulaşma olabilir. Cinsel yolla kesinlikle bulaşmaz. Yılın her ayında enfeksiyon görülebilir. Her iki cinste de eşit sıklıkta görülür. Gelişmekte olan ülkelerde toplumda çocukluk çağında yüzde 90 oranında bu enfeksiyon geçirilmiştir. Bizim toplumumuzda ise yüzde 80-85 oranında bu enfeksiyona karşı antikor pozitifliği vardır.

Çocuklarda enfeksiyon gürültüsüz seyreder. Genç-erişkinlerde klinik daha gürültülü seyreder. Bulantı, kusma, iştahsızlık, yüksek ateş, halsizlik, boğaz çevresinde ağrılı bezeler ve kas ağrıları görülebilir. Bazı hastalarda damakta ve vücutta döküntüler görülebilir. Birçok hastada dalak ve karaciğer büyümesi de görülebilir. Bu klinik tablo genelde virüs, vücuda girdikten 30-50 gün sonra ortaya çıkar.

Öpücük hastalığının tanısının koyulması kolaydır. Yapılan kan sayımında lenfosit ve monosit denilen hücre sayıları artmıştır. Özel olarak Ebstein Bar Virüse karşı yapılan antikor testlerinin pozitif olması tanı koydurur. Bu sırada karaciğer fonksiyon testleri 4-5 kat artabilir.

Bu hastalık bir virüs hastalığı olduğu için antibiyotikler işe yaramaz. Yanlışlıkla içilen antibiyotik özellikle ampicilin gurubu vücutta döküntüye neden olabilir. Tedavi semptomlara göre yapılır. Örneğin; ateş varsa düşürülür, burunda tıkanıklık varsa solusyonlarla açılır. 2-3 haftalık yatak istirahati iyi olur. En son halsizlik düzelir. Bazı hastalarda çok nadiren kortizon tedavisi gerekebilir. Genelde prognoz iyidir. Hastalığı geçirenlerde ömür boyu bağışıklık kalır.

Bu hastalığın kişiden kişiye bulaşması için çok yakın temas gerektiğinden, hasta insanların ayrılmasına gerek yoktur. Ancak bu hastalığı geçiren kişilerin 6 ay süre ile kan vermemeleri iyi olur. Yine bu hastalarda dalak çok büyüdüğü için özellikle enfeksiyon seyrinde spor yapmamaları iyi olur. Çünkü spor sırasında dalak yırtılması olabilir.

Yazının devamı...

Zayıflamak için akşam yemeklerini atlayın

23 Ekim 2018

Yıllar geçtikçe teknolojideki ilerlemeler, besinlere çok kolay ulaşabilme ve hareketsizlik, şişmanlık gibi bir salgın hastalığın da ortaya çıkmasına, her geçen gün büyümesine neden olmuştur. Ortalama yaşam süresi üzerine de bunca ilerlemeye rağmen negatif bir faktör olarak şişmanlık hala etkisini göstermektedir.

Bugün dünyanın en uzun yaşayan insanlarının hep daha zayıf olanlar olduklarının farkına varabiliyoruz. Zayıf kalmayı başarmak aynı zamanda uzun bir ömrün garantisi olabilir mi? Başa gelebilecek herhangi bir kaza sayılmazsa, evet zayıf kalmak ömrü uzatmanın bir yolu sayılabilir. Zayıf kalabilmek için çeşitli moda diyetler her zaman gündem de olsa da artık diyet yaparak kalıcı zayıflama başarılamıyor. Kalıcı zayıflama için yapılacak en önemli yaklaşım yaşam tarzını değiştirmek olacaktır.

Yaşam tarzını değiştirmek için uygulanabilir bir yöntem olarak akşam yemeğinin atlayın. Akşam yemeği atlandığında vücutta olan değişiklikler ise şöyle;

Her ne kadar günlük yaşantıda akşam yemeği aynı zamanda bir sosyalleşme ve tüm aile fertlerinin bir araya geldiği bir paylaşım gibi görülse de daha fazla zaman kaybetmeden bu alışkanlıktan vazgeçmek gerekiyor. Akşam yemeğini atlamayı mümkünse her gün yapın. Bu durumda çok iyi kilo kontrolü sağlarsınız. Haftada en az iki gün yapabildiğinizde ise ortalama kilo kontrolü ile iyi bir metabolik iyileşme elde edersiniz. Akşam yemeğini atlamak kalıcı kilo kaybının ve gençleşmenin en önemli anahtarı olabilir. Akşam yemeği mümkünse saat beşten önce yenmeli ve akşam yemeği yenildikten sonra hiçbir şey yenilmemelidir.

Açlık duygusu yaşandığında, bu durum şekersiz bitki çayları ile giderilmeye çalışılmalıdır. Saat başı içilecek bu şekildeki sıcak çaylar hem sindirimi rahatlatır, hem bağırsakları yumuşatır hem de tokluk duygusu verir. İlk günlerde çok acıkıldığında 1 tatlı kaşığı balla tatlandırılmış süt içilebilir. Süt hem laktik asit seviyesini yükselterek vücudu gevşetir hem de açlıkta temel gereksinim olan şekeri vücuda verir.

Yazının devamı...

Yeşil mercimek zayıflatıyor

12 Ağustos 2016

Yeşil mercimek iyi bir bitkisel protein kaynağıdır. Besinlerin ısı etkisi dediğimiz bir mekanizma ile metabolizma hızını hafif arttırır. Sindirime bağlı harcanan enerji artacağı için kilo verme sürecinde mucizevi etki gösterir.

İyi bir bitkisel karbonhidrat kaynağıdır. Yani vücuda kaliteli şeker verir. Özellikle zayıflarken beslenmede günlük alınan kaloriyi azaltılır. Eğer kişi tek yönlü besleniyorsa yeterli şeker alamadığı için buna bağlı halsizlik, yorgunluk, bitkinlik yaşayabilir.

Oysa salatalarına ekleyeceği 2 yemek kaşığı kadar haşlanmış yeşil mercimek, vücuda yeterli şekeri verir ve diyete bağlı bu semptomların görülme durumu azalır.

Çok iyi bir lif kaynağıdır. Lifler bitkilerin hücre duvarında olan bileşenlerdir. Beslenme ile midemize girdiklerinde şişerler ve hacim oluştururlar. Bu durumda da az yemeye bağlı acıkma hissi azalır, yani daha tok kalarak diyete uyum süreci kolaylaşır.

Mercimek bağırsaklarda ilerlerken bağırsak hareketlerini arttırır. İyi bir metabolizma, iyi bir boşaltım sisteminde geçer. Boşaltım sisteminin iyileşmesi zayıflamayı kolaylaştırır.

Yazının devamı...

Ramazan Bayramı’nda da formunuzu koruyun!

29 Haziran 2016

Ramazan ayının bitmesiyle birlikte aç kalan midemizi ödüllendirmek adına daha fazla yemek yeme isteği hissederiz. Fakat normalden fazla yediğimiz bu yemekler bize kilo olarak geri döner. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ayça Kaya, bayram ziyaretleri sırasında yüksek kalorili yiyeceklerden uzak durulması gerektiğine vurgu yaparak, ramazan ayı boyunca yavaşlayan metabolizmayı hızlandırmanın yollarını anlattı.

Bayram süresince fazla yemek yeme eğilimine engel olmak fakat aynı zamanda isteklerimizi karşılamak için öğünleri küçük porsiyonlu sık öğünler haline getirmekte fayda var. Ramazan ayı boyunca yavaşlayan metabolizmayı eski haline getirmek az ama sık yiyerek ve egzersiz yaparak mümkündür.

İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ayça Kaya, bayram ziyaretleri sırasında ikram edilen yüksek kalorili yiyecekleri tüketirken dikkat edilmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Yüksek kalorili yiyecekler şişmanlamayı kolaylaştırdığı için mümkün olduğunca uzak durulması gerektiğini öneriyor.

Unutulmaması gereken en önemli konunun su olduğunu hatırlatan Dr. Ayça Kaya su tüketimini bayramda da artırmak gerektiğini, günlük en az 8 bardak su tüketmemiz konusunda uyarıyor.

İKİ ÖĞÜNDEN FAZLA TATLI YEMEYİN

Gün içinde her ikrama hayır denilemeyeceği için önlemi baştan almakta fayda var. 1 kase yoğurt, beraberinde 1 adet mevsim meyvesi ve 3-4 tane bademle yapılan kahvaltı yeterli olur. Öğle yemeği için; etli, peynirli veya tavuklu bir salata ile bir bardak ayran içmek öğle yemeği için ideal. Öğleden sonraki ziyaretlerde de ikram edilen yiyeceklerden 4 dilim baklava, 3 dilim börek, iki dilim kek yerine; mümkünse 1 porsiyon sütlü tatlı, 1 dilim börek ve 1 ince dilim kek tercih edilebilir. Bu tüketilen tatlı miktarlarının günde iki porsiyonu geçmemesine özen gösterilmelidir. Gün içinde tüketilen ikramlardan sonra akşam yemeğini az yemek gerekir. 5-6 yemek kaşığı zeytinyağlı sebze yemeği ile 1 kase cacık ve 1 porsiyon meyve yemek yeterli olacaktır.

Özellikle yapımında fazla miktarda yağ, şeker ve un kullanılan hamurlu-şerbetli tatlılardan, kızartmalardan uzak durmakta fayda var. Enerji değeri çok yüksek olan bu yiyecekler bir gün içinde birkaç porsiyon tüketildiği takdirde bel çevresi genişlemesi muhakkaktır. Bel çevresi genişlemesi başta insülin direnci, karaciğer yağlanması, tansiyon yükselmesi gibi metabolik haftalıkların ortaya çıkmasını kolaylaştırır. Bu besinler kolesterolde ani yükselişlere neden olabileceği için ailede hipertansiyon, diyabet, yüksek kolesterol ve diğer kalp-damar hastalıkları olanların ve yaşlıların bu durumda hassas olması gerekir.

GÜNLÜK 2,5 LİTRE SU İÇEREK MİDE RAHATSIZLIKLARINI ÖNLEYİN

Bayram ziyaretlerinde ve tatil süresince hızlı ve fazla miktarlardaki tüketim gaz, hazımsızlık, mide bulantısı ve mide-bağırsak hastalıklarına yol açabilir. İkramlıklarda her şeyi tüketmek yerine tadımlık almak bu tip mide rahatsızlıklarını engellemeyi kolaylaştıracaktır. Aynı zamanda sıvı tüketimini artırarak mide problemlerinin önüne geçilebilir. Günlük sıvı alımının 2,5 lt civarında olmasına dikkat edin.

YÜRÜYÜŞE ZAMAN AYIRIN

Bayramı fırsat bilip günlük aktiviteleri de artırmak gerektiğine dikkat çeken İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ayça Kaya günlük yarım saatlik tempolu yürüyüşler yapılarak vücut hareketini artırmayı öneriyor.

İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ayça Kaya

Bayram süresince fazla yemek yeme eğilimine engel olmak fakat aynı zamanda isteklerimizi karşılamak için öğünleri küçük porsiyonlu sık öğünler haline getirmekte fayda var. Ramazan ayı boyunca yavaşlayan metabolizmayı eski haline getirmek az ama sık yiyerek ve egzersiz yaparak mümkündür.

İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ayça Kaya, bayram ziyaretleri sırasında ikram edilen yüksek kalorili yiyecekleri tüketirken dikkat edilmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Yüksek kalorili yiyecekler şişmanlamayı kolaylaştırdığı için mümkün olduğunca uzak durulması gerektiğini öneriyor.

Unutulmaması gereken en önemli konunun su olduğunu hatırlatan Dr. Ayça Kaya su tüketimini bayramda da artırmak gerektiğini, günlük en az 8 bardak su tüketmemiz konusunda uyarıyor.

Gün içinde her ikrama hayır denilemeyeceği için önlemi baştan almakta fayda var. 1 kase yoğurt, beraberinde 1 adet mevsim meyvesi ve 3-4 tane bademle yapılan kahvaltı yeterli olur. Öğle yemeği için; etli, peynirli veya tavuklu bir salata ile bir bardak ayran içmek öğle yemeği için ideal. Öğleden sonraki ziyaretlerde de ikram edilen yiyeceklerden 4 dilim baklava, 3 dilim börek, iki dilim kek yerine; mümkünse 1 porsiyon sütlü tatlı, 1 dilim börek ve 1 ince dilim kek tercih edilebilir. Bu tüketilen tatlı miktarlarının günde iki porsiyonu geçmemesine özen gösterilmelidir. Gün içinde tüketilen ikramlardan sonra akşam yemeğini az yemek gerekir. 5-6 yemek kaşığı zeytinyağlı sebze yemeği ile 1 kase cacık ve 1 porsiyon meyve yemek yeterli olacaktır.

Özellikle yapımında fazla miktarda yağ, şeker ve un kullanılan hamurlu-şerbetli tatlılardan, kızartmalardan uzak durmakta fayda var. Enerji değeri çok yüksek olan bu yiyecekler bir gün içinde birkaç porsiyon tüketildiği takdirde bel çevresi genişlemesi muhakkaktır. Bel çevresi genişlemesi başta insülin direnci, karaciğer yağlanması, tansiyon yükselmesi gibi metabolik haftalıkların ortaya çıkmasını kolaylaştırır. Bu besinler kolesterolde ani yükselişlere neden olabileceği için ailede hipertansiyon, diyabet, yüksek kolesterol ve diğer kalp-damar hastalıkları olanların ve yaşlıların bu durumda hassas olması gerekir.

Bayram ziyaretlerinde ve tatil süresince hızlı ve fazla miktarlardaki tüketim gaz, hazımsızlık, mide bulantısı ve mide-bağırsak hastalıklarına yol açabilir. İkramlıklarda her şeyi tüketmek yerine tadımlık almak bu tip mide rahatsızlıklarını engellemeyi kolaylaştıracaktır. Aynı zamanda sıvı tüketimini artırarak mide problemlerinin önüne geçilebilir. Günlük sıvı alımının 2,5 lt civarında olmasına dikkat edin.

Bayramı fırsat bilip günlük aktiviteleri de artırmak gerektiğine dikkat çeken İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ayça Kaya günlük yarım saatlik tempolu yürüyüşler yapılarak vücut hareketini artırmayı öneriyor.

Yazının devamı...