Ateş Yalazan - Arşiv Balıkçısı
Ateş Yalazan - Arşiv Balıkçısı
Ateş Yalazan - Arşiv BalıkçısıYazarın Tüm Yazıları

Kızının nikâhına bile gitmemişti

YEŞİLÇAM’ın usta ismi Cüneyt Arkın’ın mirasının davalık olduğunu geçen hafta Hürriyet’te Özge Eğrikar’ın haberinden okuduk.

Haberin Devamı

Arkın’ın Güler Mocan ile yaptığı ilk evliliğinden dünyaya gelen kızı Filiz Cüreklibatır, mal kaçırdıkları iddiasıyla üvey annesi Betül Cüreklibatır ile üvey kardeşleri Murat ve Kaan’a dava açtı.

Filiz Cüreklibatır’ın iddiasına göre Cüneyt Arkın, kızına mirastan payını vereceğini söylemişti. Ancak, vasiyetname açıldıktan sonra Cüneyt Arkın üzerine bir taşınmaz kaydının bulunmadığı önü sürülüyor.

Bu konudaki son sözü mahkeme söyleyecek.

Gelin, biz Hürriyet arşivlerinden Arkın’ın ilk evliliği ve kızıyla ilişkisi hakkındaki haberlere göz atalım.

Kızının nikâhına bile gitmemişti
Cüneyt Arkın

CÜNEYT GELENE KADAR İYİYDİ

Asıl adı Fahrettin Cüreklibatır olan ünlü oyuncu, 1999’da Yüksel Şengül’e verdiği röportajında ilk evliliğini şöyle anlatıyordu:

Haberin Devamı

“Güler’le birbirimizi severek evlendik. İkimiz de hekimdik, mesleğin zorluklarına birlikte göğüs geriyorduk. 1966’da kızımız Filiz doğdu. Her şey iyi gidiyordu. Taa ki, Fahrettin’in yerine Cüneyt gelene kadar.”

Kızının nikâhına bile gitmemişti
Filiz Cüreklibatır

Ünlü yıldıza göre bu evliliğin rotası, Arkın’ın Yeşilçam’a girmesiyle birlikte yön değiştirmeye başlamıştı.

Arşive bakınca Arkın’ın Güler Hanım ile evliyken ayrı şehirlerde yaşamaktan şikâyet ettiğine ilişkin 30 Nisan 1966 tarihli küçük bir haber göze çarpıyor.

Arkın İstanbul’da film çekimlerindeyken, eşi doktorluk görevi nedeniyle sadece hafta sonları İstanbul’a gelebiliyordu.

O da İstanbul’daki “bekâr” günlerinde bol bol gece dışarı çıkıyordu. Bu gecelerden birinde arkadaşlarına, “Yahu her şeyi bırak, bu gece gezmek yok mu, yeter de artar bile adama. Sabahlara kadar gez, bol bol çek kafayı, gitsin paralar. İnsanın hem kesesine hem de vücuduna zararlı bu bekârlık” diye yakınıyordu.

Beyaz perde kariyerinde neredeyse hiç dublör kullanmaması, tehlikeli sahneleri bizzat kendisinin canlandırmasıyla bilinir Cüneyt Arkın.

“İçimdeki başarma hırsı gözlerimi öylesine kör etmişti ki, sonunda ölüme meydan okur bir hale geldim. Vücudumda yaralanmadık yer kalmadı. Zikzaklı bir omuriliğim var. Hiç kimsenin böyle bir omuriliği yoktur. 22 kemiğim avantür filmlerin izlerini taşır” diye anlatıyordu o günleri.

Haberin Devamı

Kendi sözlerine göre bütün bu tehlikeli sahneler ve sinema temposu evliliğinin sonunu da getirdi:

“Güler haklıydı. Hiçbir kadın böyle bir tempoya dayanamazdı. Düşünsenize, hiç boş zamanım yok. Sürekli film çekimleri, Anadolu kentleri, hastaneler. Dayanamadı ve ayrıldık.”

Kızının nikâhına bile gitmemişti
Cüneyt Arkın ilk eşi Güler Mocan ile birlikte.

‘FİLİZ BANA VERİLMİŞ EN BÜYÜK MUTLULUK’

- İlk yıllarında kızı Filiz ile ilişkisi çok iyiydi. 10 Aralık 1966 tarihli Hürriyet’te kızı Filiz’in hayatta kendisine verilmiş en büyük mutluluklardan biri olduğunu söylüyordu:

“Bir evlilikte gerekli olan çocuktur. Çocuk, hayatta her konuya imzasını koyan bir varlıktır.”

Ünlü yıldız, Güler Mocan ile ayrıldıktan sonra Betül Işıl ile evlendi. Onunla evliliğinin ilk yılları da oldukça fırtınalı geçti. Hatta bir dönem boşanıp tekrar evlendiler. O arada karakola kadar yansıyan hadiseler de yaşandı. Haberlere göre sonraki yıllarda kızı Filiz ile görüşme sıklığı oldukça azaldı.

Haberin Devamı

Kızının nikâhına bile gitmemişti
29 Mayıs 1995

Filiz, Mayıs 1995’te Yalçın Canlı ile evlendi. Nikâhı Kadıköy Belediye Başkanı Selami Öztürk kıydı.

Ancak nikâh töreninde bir eksik vardı. O da gelinin babası Cüneyt Arkın’dı.

29 Mayıs 1995 tarihli Hürriyet’in arka sayfasındaki iki sütunluk haberin başlığı “Vefasız Cüneyt”ti. Ve haber şöyle bitiyordu: “Nikâh törenine ünlü sinema oyuncusu Cüneyt Arkın ne geldi ne de çiçek ve tebrik gönderdi. Filiz Cüreklibatur, altı yaşından beri hiç görmediği babası Arkın’ı gazete ve televizyonlardan tanıyor.”

Yazarın Tüm Yazıları