Ali Naci Küçük

O belgeler ve sözleşmeler bir hesaplaşmanın ürünü

12 Eylül 2020
Galatasaray Kulübü’nde son birkaç günde en çok konuşulan olay, futbolcu sözleşmelerinin en ince detayına kadar ortaya çıkması.

Herkes birbirine soruyor, “ Ne oluyor? Bu evraklar nasıl ortaya çıkar?” diye. Sarı kırmızılı kulübün üç yeni oyuncusu, üç ayrı belge, Türkiye’nin güvenilir ve gazetecilikleri ile kendini ispatlamış üç meslektaşımıza ulaştı. Sevgili ağabeylerim Tahir Kum, Atilla Türker ve Mehmet Ayan’a...

Tahir Kum dünkü köşesinde belge ile birlikte nasıl servis edildiğini de yazdı. Emre Kılınç’ın menajeri William D’Avilla’ya ödenen komisyon ve sözleşme detayları ile beraber, belgelerin nasıl eline ulaştığını. Belgenin ‘+39’ ile başlayan bir İtalya telefonundan, WhatsApp üzerinden gönderildiğini de ifade etti.

GALATASARAY'IN KENDİ İÇİNDEN ÇIKIYOR

Açıkça yazayım; İtalya numarası kaynağın gizlenmesi için kullanılan bir paravan. Bu belgeler Galatasaray Kulübü’nden İtalya’ya, oradan da Türkiye’ye gönderiliyor. Daha açık yazayım; Galatasaray’ın kendi içinden, kulübün kalbinden çıkıyor bu belgeler.

Çünkü sözleşmeler daha TFF’ye imzaya gitmeden, yani daha Galatasaray Kulübü Başkanı Mustafa Cengiz son imzayı atmadan sözleşme İtalya’ya gönderilmiş bile. Burada asıl soru “Kim gönderdi?” değil, “Kim hangi amaçla gönderdi?” olmalı. Bunun altını çizdim çünkü belge TFF’den değil, Galatasaray’ın kalbinden sızıyorsa, oyun büyük demektir. Sevgili Tahir Kum’un dünkü yazısının başlığında yer alan “Hedef Galatasaray mı, D’Avila mı?” sorusuna buradan yanıt vereyim: “Hedefte Galatasaray var. Menajer kimsenin umurunda değil.” Bir kaç gün bekleyelim, sular durulunca ya da dalgalanınca daha ayrıntılı bilgi de paylaşırız.

<iframe src='//www.hurriyet.com.tr/video/embed/?vid=41585812&resizable=1&autostart=true&playsinline=true&v_utm_source=haber_detay' width='580' height='326' frameborder='0' scrolling='no' allow='autoplay; fullscreen' allowfullscreen></iframe>

Yazının Devamını Oku

Tarih yazdınız aferin çocuklar

5 Aralık 2019
Ali Naci Küçük yazdı.

Tarih yazdınız, aferin çocuklar!.. Tuzlaspor maçı, Galatasaray’ın kulübesinde ışık olmadığını, forma bekleyenlerin defolarını, kalite eksikliğini dün akşamki 90 dakika net şekilde gözler önüne serdi. Gecenin tek artısı 16 yaşındaki Emin Bayram idi... Fatih hocanın dediği gibi, ‘ Yaşı küçük ama gerek fiziği, gerek tekniği, gerek de oyun görüşü olarak çok iyi durumda Emin Bayram! Yeni bir Ozan Kabak çıkar mı diye izledik Emin’i... Özgüveni yerinde, cesur, toptan kaçmıyor ve ayaklarına hakim bir stoper... Çalım attı ileri çıktı. Bir topu da direkte patladı! Ancak, orta saha hattı gibi Tuzlaspor’un attığı golde Emin’in de hatası vardı. Emin’in elbette kat etmesi gereken çok yol var ama dün gece Galatasaray formasının hakkını veren ender isimlerden biri idi genç delikanlı... Adın gibi kendinden emin yoluna devam et Emin!

EMRE FORMA ALAMAZ

Galatasaray o kadar kötü ve hücum aksiyonları sınırlı bir oyun sergiledi ki, 5-10 gömlek üstün olduğu Tuzlaspor savunmasını aşamadı! Saha içinde organize olamadı! Yedek oyuncularını sahaya süren Fatih Terim maç önü ‘Görmek istediğimiz oyuncular bize iyi geri dönerler’ dedi. Ama hocanın bu çağrısına anlaşılan kulübedeki oyunculardan kulak asan yok! Emre mor, Yunus Akgün, Jimmy Durmaz, Emre Taşdemir... Ligde forma bekleyen isimler doğru dürüst mücadele dahi etmedi. Yunus Akgün, yıllardır A Takımda ama gram gelişme yok! Ne oyun kalitesi ne fiziği... Yunus ‘ben oldum’ edasında idi ama umarım Fatih hoca bugüne kadar defalarca şans verdiği Yunus ile artık vaktini harcamaz! Bu tabloda formayı alamayan Emre mor bir daha da alamaz! Tuzlaspor, Galatasaray’dan daha çok mücadele etti, daha organize ve disiplinliydi.

Fatih Terim, maçın ardından oyuncularına net mesaj gönderdi...

Yazının Devamını Oku

Kıraç'tan telefon: Mahkemede sizin için şahitlik yaparım

2 Nisan 2019
İbrasızlıkla sonuçlanan genel kurul sonrası G.Saray'da yoğun bir telefon trafiği yaşandı.

GALATASARAY Kulübü’nden ‘ibrasızlıkla’ sonuçlanan mali genel kurulun üzerinden tam 10 gün geçti. Başkan Mustafa Cengiz ve yönetiminin düşüncesi ve görüşü şu: “2525 oy ile göreve geldik. Mali tabloyu düzelttik. Geçen yıl şampiyonluğa ulaştık ve bu sene de en önemli adayız. Galatasaray’ı terk edemeyiz, oy veren genel kurul üyelerine ihanet edemeyiz.” Bu düşüncede olan Başkan Mustafa Cengiz ve yönetimi, 20 farklı dava ile hukuksal mücadelesini başlattı. Divan tutanağına şerh koyduran yönetim, tedbir kararı aldırma hedefinde. Bu karar çıktıktan sonra ‘seçim’ konusunu ele almaya düşünüyor...

iKi BANKADAN KREDi iÇiN RET GELDi

İDARİ ibrasızlıkla sonuçlanan genel kurul sonrasında Galatasaray’da görev yapan isimler, deyim yerinde ise gemiyi yürütme derdinde... Hukuksal mücadelenin yanı sıra G.Saray’ın ayakta kalması ve bu süreçten zarar görmemesi adına yoğun çaba içindeler... UEFA’dan temiz kağıdı alındı, 14 milyon TL’lik vergi borcu da ödendi. Galatasaray’ın mayıs ayı sonuna kadar 100 milyon TL’ye yakın ödemesi var. Ve Galatasaray’a iki kötü haber birden geldi. Kulübün kredi adına başvurduğu iki bankadan olumsuz yanıt alındı. Şimdi başta Mustafa Cengiz ve Abdurrahim Albayrak olmak üzere yönetim bu süreçten G.Saray’ın zarar görmemesi adına yoğun mesai harcıyor.

iNAN KIRAÇ’TAN SÜRPRiZ TELEFON VE O ÇIKIŞ

GALATASARAY’da geçtiğimiz hafta yoğun bir telefon trafiği yaşandı... Ama bunların arasında en dikkat çekeni bana göre kesinlikle ikinci başkan Abdurrahim Albayrak ile Eğitim Vakfı Başkanı İnan Kıraç arasında geçen telefon görüşmesi idi... Birçok kişi basit mantık ile belki bu yaşananların arkasındaki ismin İnan Kıraç’ın olduğunu ortaya atıyordu. İnan Kıraç ise, Albayrak’ı telefonla arayıp yaşananları tasvip etmediğini söylüyordu: “Bu karar ve olay mahkemeden umarım döner. Beni de mahkemede şahit olarak yazın. Gelir konuşurum. Bu böyle olmaz. Her şeyin bir usulü var. Bu işin peşini sakın bırakmayın. Bu durum Galatasaray’a da, liseye de zarar verir. Benim de, başkanın ya da yönetimin tasvip etmediğim, yanlış bulduğum, tepki gösterdiğim yanları var. Ama bu yanlış! Herkese zararı var. Ben de gelip mahkemede konuşurum.”

ÇOCUKLARI TEHDİT ETMEK NE DEMEK?

SAYIN başkan Galatasaray’a Uefa’dan ceza aldırmayarak 40 milyon euro kazandırdınız... Mali olarak da yıllar sonra kulübü artıya geçirdiniz. Ve 391 kişiyi de Galatasaray Kulübüne üye yaptınız. Bu isimlerin sadece yüzde 36’sı genel kurula katılmış Bu kadar başarılıyken ve Abdurrahim Albayrak gibi bir değer yanınızdayken siz o salona 359 kişi koyamadıysanız çuvaldızı da kendinize batırmanız gerekli...

FARUK SÜREN’E ÖFKELiLER ÇÜNKÜ...

Yazının Devamını Oku

Formanın hakkı...

28 Şubat 2019
Türkiye Kupası’nda uzun yıllar unutulmayacak bir maçı geride bıraktık.

2-0 öne geçen G.Saray, maçı öyle bir hale getirdi ki, inanılır gibi değil!

Futbola saygı duymaz, rakibi küçümserseniz bedelini ödersiniz... G.Saray’ın yedek ağırlıklı takımı turu geçti ama ecel terleri ile.

Alkışlar ise Hatayspor’a gitti... Tüm Türkiye bu geri dönüşü konuşurken Hatayspor tarihine de bu maç altın harflerle yazıldı!

Tur, dün değil, ilk maçtaki 2-0’lık galibiyet, hatta daha da detaya girelim, Feghouli’nin uzatmalardaki golüyle geldi. Hatay’ın hakkını verirken, G.Saray’daki bazı oyunculara iki çift laf etmek gerekiyor... O formanın hakkını vermelisiniz! Hele ki kenarda Fatih Terim varken 2-0’dan sonra şalteri indirip maçı bırakmak da ne?

AZ KALMIŞTI...

2-0’a kadar sahada bazı oyuncular zaten yoktu ama Muğdat’ın golüyle bütün takım durdu... Hatay ise “Elensek de Galatasaray’ı yenelim” düşüncesiyle devam etti. Az daha da bu tarihi olayı başaracaklardı.

4. golde kaleci İsmail Çipe amatörlük yaparken Sinan ve Yunus yürümekle yetindi! 90 dakika boyunca dökülen Sinan, Yunus, Selçuk İnan ve tabii ki Mariano da gözden düştü.

Galatasaray adına tek güzel detay Emre Akbaba idi! Emre’nin dönüşü sadece takıma değil, Diagne ve Mitroglou’na da seviye atlatacaktır. Çünkü Emre gibi adam eksiltebilen, dikine pasları ile gol kapısını aralayan oyuncuya çok ama çok ihtiyaç var. Fatih Hoca, “Ligde neden 11 yabancı oynatıyorsun? İstiklal Marşı bile okuyamıyorlar’ denildiği bir futbol ikliminde sahaya 9 Türk ile çıktı. Kadro el verse 11 Türk ile çıkacaktı. Ancak ortaya çıkan manzarayı gördük. Futbolun tek doğrusu var: İyi olan oynar!

Yazının Devamını Oku

Marcao ve Luyindama!

7 Şubat 2019
Popescu- Bülent Korkmaz’dan sonra en iyi ikili...

Galatasaray ve Fatih Terim stoperde sonunda yıllardır aradığı savunma ikilisini buldu. İkisi de atletik, Marcao teknik, Luyindama ise hava toplarında son derece etkili. Bu ikilinin Galatasaray için nokta atışı olacağını düşünen Fatih Terim, transferin son saatlerinde herkes golcü takviyelerini konuşurken Başkan Mustafa Cengiz ile Abdurrahim Albayrak’a Luyindama için şunları söylüyordu: “ Bizim için santrafor takviyesinden bile daha önemli bir transfer. Ne yapıp edip bu işi bitirelim’ diyordu.

Kongolu oyuncu da bu sözlerin karşılığını vermeye başladı. Attığı golde zamanlaması, yükselişi ve vuruşu ile çok iyi bir kafa golü attı. Bu tip golleri atabileceğinin de sinyallerini verdi. Luyindama ile Marcao aynı zamanda geriden oyun kurup hızlı çıkan ve Terim’in istediği oyunu önde kurma stratejisine uyan stoper modelleri.

Marcao ise stoper standardına göre oyun zekası son derece yüksek bir savunmacı... Maicon’un karakteri, kişiliği Terim’im takdirini alıp örtüşse de aslında Brezilyalı hiç Fatih hocanın sistemine uyan bir stoper modeli değildi. Maicon ağır bir defans oyuncusu idi ve onunla oynadığında Galatasaray fazlası ile kontratak tehlikesi ile karşılaşıyordu. Galatasaray Ocak ayı operasyonu ile stoper kalitesini arttırdı.

Galatasaray, aradığı stoper ikilisini bulduğu kanaatindeyim. Ve belki iddialı olacak ama Popescu- Bülent Korkmaz’dan sonra Galatasaray en iyi stoper ikilisine sahip oldu. Fatih Terim hangi oyuncusunu ne zaman kazanacağını çok iyi bilir. Devre arasında 2 santrafor takviyesi ve Mitroglou’nun kadroda yer almasına karşın Galatasaray teknik heyeti Sinan Gümüş’e ilk 11’de sahaya sürerken genç oyuncuya adeta ‘Senden vazgeçmiş değiliz’ mesajı verdi...

Ancak Sinan bu mesaja yine kayıtsız kaldı. Ligin ilk yarısında olduğu gibi yine verilen şansı iyi değerlendiremedi. Bu kadro derinliğinde görev alabilmesi için Sinan’ın artık ekstra işler yapması lazım. Yoksa sonu Aydın Yılmaz gibi olacak.

HATAY 11 KİŞİYLE OYNUYOR GİBİ BASKI KURDU

HATAY saygıyı fazlası ile hak eden bir rakip ve lider Başakşehir’i eleme başarısı göstermeleri de bunun bir ispatı... 10 kişi kalsa da 11 kişi oynar gibi baskı kurdular. Ancak onların plan ve oyun stratejilerini 39. dakikada yaptığı hata ile kaleci Ömer devre dışı bırakıp çöpe attı! İki takım sahaya anlamlı bir pankartla çıktı... Galatasaray, ‘Mekanın cennet olsun Talat Terim’, Hatay ise ‘ Başınız sağ olsun hocam’ yazılı pankartla çıkıp acıyı paylaşma ifadesinin gerçekliğini sundu. Fatih Terim’in idolü ve örnek aldığı kişi idi babası Talat Terim... Fatih Hoca şu sözlerle anlatmıştı babasını “ Benim idol aramama gerek yok. Babam benim idolümdü. Bir ayağı engelli olmasına rağmen bizi hiç kimseye muhtaç etmemiş. Bu çok büyük bir başarı” Başınız sağ olsun hocam..

Yazının Devamını Oku