WikiLeaks çatırdattı

AKP Hükümeti, WikiLeaks’in dünyayı sarsan açıklamalarını, kamuoyuna bir İsrail oyunu olarak göstermek istiyor.

Dün İçişleri Bakanı, belgelerin İsrail’in işine yaradığını söyledi.
WikiLeaks’in dijital meydan okuyuşunun sonuçlarını bu yorumla göğüslemeye çalışmak, olayın çok yönlülüğü karşısında yüzeysel kalıyor. 
Günlerdir dünya bu olayı konuşuyor, belgelerin içeriği kadar, WikiLeaks’in ne olduğu da tartışılıyor.
Olan biteni komplo senaryoları ile anlamaya çalışmak, gerçeği tamamen gözden kaçırmak demek.
Her canı yanan kendi açısından yorumlamaya kalksa, Azerbaycan Cumhurbaşkanı, Türkiye Hükümeti ile arasını açmak için WikiLeaks’i bir Ermeni komplosu olarak izah edebilir.
Mafya Devleti damgası yiyen Rusya, bunu bir Amerikan marifeti bilir, Merkez Bankası Başkanı’nın kendi hakkındaki düşüncelerini öğrenen İngiltere Başbakanı’na göre, bir muhalefet darbesi, diplomatlarına casusluk talimatı verdiği ortaya çıkan Hillary Clinton için ise kim bilir hangi ülkenin beşinci kol faaliyetidir WikiLeaks.
Komplo teorilerinin sonu yok.
Ama darbe ağır. Dış politikada olduğu kadar iç siyasette de sarsıntı yarattı WikiLeaks.
Adı şu ya da şekilde belgelerde geçen herkes hiçbir şey olmamış gibi davransa da bir şeyler oldu ve olmaya devam edecek.
   
ÇÜNKÜ WikiLeaks, sırları ifşa etmedi.
O belgelelerde bilinmedik çok fazla bir şey yok. Bizi şaşırtan, hiç bilmediğimiz büyük sırlar değil.
Belgeler, dünya kamuoyunun gözü önüne “katakullileri” serdi.
Diplomasi kulislerinde herkesin birbiri hakkında nasıl konuştuğunu, dost bilinen ülke yetkililerinin, dostlarının düşmanlarıyla nasıl al takke ver külah olduklarını gördük.
Yayınlanan belgelerde en dikkatimi çeken şey, yalanlar oldu.
Kamuoyuna verilen mesajlarla, diplomasi koridorlarında söylenenlerin zıtlıkları.
Mesela Türkiye’nin İran’a dostum derken, ABD’ya dönüp, rejim muhaliflerini zayıflatmamak için nasıl davranılması gerektiği konusunda nasihatler verdiğini okuduk.
Amerika’nın, Türkiye’nin AB üyeliğini çok zayıf bir ihtimal görmesine rağmen, Türkiye’ye bu süreçte destek olduğunun bilinmesini, “hükümete destek ” olarak gerekli gördüğünü öğrendik.
Daha neler neler. Ne yalanlar, ne dolanlar.
    
WIKILEAKS’in açıkladığı belgeler beni hiç şaşırtmadı.
Ortalığı kaplayan “sızdırılmış bilgilere”, özel telefon görüşmelerinin herkes tarafından dinlenir hale gelmesine ve çarşaf çarşaf yayınlanmasına, polis ifadelerinin, devlet sırlarının internet sitelerinde dolaşmasına çok mu yabancıyız? 
Ergenekon süreci bu temel üzerinde ilerlemedi mi?
Matbaa kullanımının sınırlanamadığı gibi, teknolojinin kullanımı da sınırlanamaz. Din kitaplarını basan matbaalarda, Marks’ın, Engels’in kitaplarının basılacağını hesap edebilir miydi burjuva devletler?
Teknolojinin kullanımı da sınırlanamaz. Uzay silahları için kullanılan teknoloji, başka ellerde en derin arşivlerden beklenmedik belgeleri de çıkartıverir insanların karşısına. 
Dijital dünyada parmak arkasına saklanmaya, kol kırılır yen içinde kalır anlayışına yer yok.
WikiLeaks’in lideri Assange’a göre bu şeffaflık, bana göre ya olduğun gibi görün,
ya da göründüğün gibi ol kültürü.
Yazarın Tüm Yazıları