Küresel sıkıntının yeni adresi G.Kıbrıs

AVRUPA Birliği iflas aşamasına gelen Güney Kıbrıs için 10 milyar euro yardım kararı alırken, bunun karşılığında mevduata getirilen vergi, piyasaların yeniden karışmasına neden oldu.

Haberin Devamı

Avrupa piyasaları bu haberin getirdiği panikle dün oldukça kötü bir gün geçirdiler. G. Kıbrıs’taki vergi kararıyla birlikte “Acaba Avrupa’da diğer ülkelere de yansıyacak bir yöntem mi uygulanmaya çalışılıyor?” tartışması başladı. Asıl panik yaratan unsurun İspanya, Fransa gibi ülkeler için bile bu kararın yaygınlaştırılması olduğu söylenebilir.
Ancak bankacılarla konuştuğunuzda, Avrupa’daki tüm sıkıntıdaki ülkeler ya da Avrupa’daki bankaların tümü için böyle bir verginin söz konusu olmasına pek ihtimal vermiyorlar. G. Kıbrıs’ta, biraz da yüksek miktardaki Rus mevduatının vergilendirilmek istendiğini kaydeden bankacılar, bu kararın sadece G.Kıbrıs’a özel bir karar olarak kalacağı görüşündeler. Bunun yanında krizin iyi yönetilemediği kesin.Dün alınacağı söylenen Meclis kararının bugüne ertelenmiş olması bile, ikircikli durumu açıkca gösteriyor. 
Ancak sadece G. Kıbrıs değil, Avrupa’nın tümünde bu son olaydan bağımsız olarak, hala sıkıntılı günler beklendiği için, belli ki sorunlar büyüdüğünde bu kararın yaygınlaşması ihtimali akla geliyor ve korkutuyor.
Özetle; G. Kıbrıs’ta yaşanan sorun, biraz da ölçek küçük olduğu için, yakın zamanda halledilebilir ama belli ki Avrupa ekonomisindeki sıkıntılar daha devam edecek. ABD’deki olumlu verilere karşılık Avrupa’nın sorunlarını halledememiş olması, Japonya’nın hala sorunlarını çözme noktasına gelememesi küresel ekonomiyi yeniden kırılgan hale getiriyor.
Dün G. Kıbrıs nedeniyle 1.29 seviyesine kadar gerileyen euro-dolar paritesi belli ki bu yıl içerisinde ciddi dalgalanmalar gösterecek ve bu da tümüyle küresel ekonomideki dengeleri etkileyecek.

Haberin Devamı

KUR İSTİKRARI DIŞBORCU ARTIRIYOR

Piyasalarda son günlerde sık sık “güzel günlerin artık geride kalmış olabileceği” konuşulur oldu. Bunun en önemli nedenlerinden biri, seçim süreci yaklaşırken, faiz dışı bütçe harcamalarının artmaya başlaması, içerideki ekonomik aktivitenin hızlanmasına ilişkin işaretlerle birlikte dış ticaret açığı ve cari açığın yeniden artışa geçmesi olarak özetlenebilir.
Bu arada ABD’deki tahvil faizlerinin artışına paralel olarak içeride de faizlerin artmaya başladığı görülüyor. G. Kıbrıs bahane edildi ve dün Hazine ihalelerinde faizler yüzde 6’ya dayandı. Bankacılar G.Kıbrıs olmasa da, ABD tahvillerine paralel olarak içerideki faizlerin artış trendine girdiği görüşündeler.
Bu arada dış borçlardaki artış eğiliminin da arttığı gözleniyor. Bunun en önemli nedeni olarak ise döviz kurlarındaki istikrar gösteriliyor. Reel sektörün artık içeriden borçlanma yerine, kurdaki istikrarı göz önüne alarak dış borçlanmaya ağırlık verdiği, mevduat munzam karşılıklarının artmaya devam etmesinin bankaları içeride mevduat toplamak  yerine tahvil ihraçlarını artırmaya ve dışarıdan kaynak bulmaya ittiği bir gerçek.
Dün açıklanan Ocak ayı kısa vadeli borçlarına baktığımızda toplam stokun 2012 yıl sonuna kıyasla 6.6 milyar dolar artarak 107.6 milyar dolara çıktığı görüldü. Kur etkisinin ancak 1.1 milyar dolar olduğu, bu hızlı artışın 4.8 milyar dolarının bankaların kısa vadeli borç artışından kaynaklandığı belirtildi.
Yapılan hesaplamalara göre Türkiye’nin önümüzdeki 1 yılda ödemesi gereken toplam dış borç miktarı 149.6 milyar dolar. Bu borcun yüzde 87’si özel sektör tarafından ödenecek. Önümüzdeki Nisan, Mayıs, Temmuz ve Eylül ayları dış borç geri ödemesi açısından çok yoğun aylar olarak gözüküyor.
Gerçekten ekonomide en iyisi geride kalmış olabilir.

Yazarın Tüm Yazıları