En çok yazılımcılar göçüyor

2dk okuma

Türkiye’de son zamanlarda sıkça dile getirilen sorunlardan biri beyin göçü. Yapılan bir ankete göre en çok bilişim teknolojileri alanında çalışan Türkler yurtdışına gidiyor veya gitmeyi düşünüyor. Uzmanlar, göçün en önemli nedenleri olarak eğitim sistemi ve ekonomik nedenleri gösteriyor.

Haberin Devamı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eylülde Kazakistan’da yapılan, İslam İşbirliği Teşkilatı’nın 1. Bilim ve Teknoloji Zirvesi’de beyin göçünü işaret ederek, “OECD ülkelerinde milli gelirden eğitime ayrılan payın ortalaması yüzde 5,2 iken bu oran İslam dünyasında yüzde 1’i dahi bulmuyor. En başarılı çocuklarımızı, en parlak beyinlerimizi Batılı kurumlara ve ülkelere kaptırıyoruz” demişti.

Beyin göçü, Türkiye’de son zamanlarda sıkça konuşulan konulardan biri. Bu konuda yakın zamanda yapılan çalışmalardan biri ise Büyük Göç. Çalışmayı şuan Almanya’da yazılımcı olarak çalışan Yiğit Güneli, eski çalışma arkadaşları Fatih Erikli ve Hana Kamer ile birlikte hazırlamış. Güneli, 2016 temmuz sonrası sektörden tanıdıkları herkesin sözbirliği etmiş gibi yurtdışına taşınma kararı aldığını, bu durumu sayılarla ifade edebilmek için böyle bir çalışma yaptıklarını söylüyor. Veriler, online anket ile toplanmış. Kısa zamanda anketin duyuruları sosyal medya ile çok geniş bir kapsama yayılmış. Bugüne kadar 3794 kişinin cevapladığı çalışmaya göre yurtdışına göçenlerin 1095’i mesleklerini bilişim teknolojileri alanı olarak belirtmiş. Bunun ardından 578 kişi ile mühendislik geliyor. 3. sırada ise 327 kişi ile akademi bulunuyor. Katılımcıların belirttikleri diğer meslekler arasında pazarlama, sanat, tasarım, finans, mimarlık, medya iletişim gibi farklı alanlar da var. Ankete göre yurtdışına göç edenler en çok Almanya, ABD, İngiltere, Hollanda, Kanada ve Avustralya’yı tercih etmişler.

Yiğit Güneli, Türkiye’deyken birlikte çalıştığı yazılımcıların yarısından fazlasının günlük hayat beklentilerinin, kültür beklentilerinin Türkiye’de karşılanamaması, yöneticilerle anlaşamama gibi nedenlerle yurtdışına gittiklerini aktarıyor. Öte yandan, göç ettikleri ülkelerde topluma uyum sağlayamayıp gittiğine pişman olan ve ileride Türkiye’ye geri dönmeyi planlayan kişiler de olmuş.

KÜÇÜK ÇOCUKLULAR GİTMEK İSTİYOR
İnsan kaynakları ve danışmanlık firması Heidrick & Struggles’ın Türkiye ofisi Kurucu Ortağı ve Yönetim Kurulu Başkanı Ayşegül Aydın, son 5 yılda yaptıkları işe yerleştirmelerde yurt dışına gidenlerin oranının yüzde 5’ten yüzde 15’e çıktığını belirtiyor. Bu oranın önümüzdeki dönemde yüzde 20’ye kadar çıkabileceğini öngören Aydın, yurtdışına gitmek isteyenleri iki gruba ayırıyor. İlki, yaşları 35-40 arasında, genç evlilerin çoğunlukta olduğu bir grup. Özellikle küçük çocukları da varsa, bu gruptaki kişiler çocuklarının eğitimini düşünerek farklı bir ülkede yaşamayı istiyorlar. Aydın, genç kitle arasında tüm birikimlerini satıp herhangi bir iş bulmadan gidenler olduğunu ancak bu kişilerin bir kısmının aradıklarını bulamayıp geri dönme ihtimallerinin yüksek olduğunu söylüyor. Çünkü, Türkiye’de yaşadıkları hayat düzenini ve konforu, ailelerinden gördükleri desteği orada bulamıyorlar. Diğer grupta ise 45-55 yaş aralığındaki kişiler bulunuyor. Bu kişiler iş hayatında belli bir noktaya gelmiş, daha bilinçli bir şekilde karar vererek yurtdışına gidiyor. Yurtdışına en çok finans, teknoloji, fintech, ilaç ve tüketici alanlarında çalışanlardan gidenler olduğunu belirten Aydın, Kanada, ABD, İngiltere’nin ise en çok tercih edilen ülkeler olduğunu aktarıyor.

Ergene Consulting & Hga Group Türkiye Başkanı Murat Ergene ise yurtdışına gidenler arasında ülke müdürlüğü, bölge liderliği gibi önemli üst düzey görevlere transfer olan Türk yöneticiler olduğunu belirtiyor. Türk yöneticiler özellikle Türkiye’ye benzer ekonomik gelişmeler yaşayan riskli pazarlarda daha çok tercih edilebiliyor. Bunun nedeni Türk yöneticilerin krizlere alışık ve sonuç odaklı olmaları. Ayrıca, değişim yönetiminde dinamik stratejiler üretme yetkinliğine sahipler ve bu stratejileri hayata geçirmek konusunda başarı gösteriyorlar.

DÜŞÜNCELER DEĞİŞTİ
Prof. Zeki Pağda, özellikle Türkiye’de aldığı eğitim ve iş tecrübesi ile ülkeden ayrılanların Türkiye’nin geleceği için çok önemli olduğunu belirtiyor. Pağda, “Bu insanların en verimli çağında ülke dışında olması ülkemizin rekabetçiliği için büyük kayıp” diyor. Pağda’nın dikkat çektiği bir başka nokta ise yurtdışında çalışan Türklerin düşüncelerindeki değişiklik. Farklı ülkelerde yaşayan Türklerle sohbet ettiğini belirten Pağda, “2000’li yılların başına kadar yurtdışında çalışma fırsatı bulan kişilerin çoğu Türkiye’ye geri dönmeyi hayal ederdi. Son yıllarda durum biraz farklı. Şu anda yurtdışında okuyan, çalışma fırsatı bulmuş değerlerimiz genellikle dönmek istemiyor. Bunun en önemli sebeplerinden biri Türkiye’de dünyayı yakalayacak bilişim sektöründe beklenen gelişimin sağlanamaması diyebiliriz.”

Haberin Devamı

NASIL TERSİNE ÇEVRİLEBİLİR?
San Diego Üniversitesi Yardımcı Profesör ve Danışman Prof. Zeki Pağda, beyin göçünü önleyebilmenin yollarını şöyle sıralıyor:
- Öncelikle çağın en önemli gelişmelerini takip etmek zorundasınız, ülke olarak iç çekişmelerden sıyrılıp kafamızı kaldırmak zorundayız.

- Girişimcilik ülkemizde sadece internet alışveriş sitesi veya kafe açmaktan ibaret hale geldi. Yöneticilerimizin genç beyinlerimize önce gelecek için umut vermesi gerekiyor.

- Üçüncüsü çeşitlilik. Bence çeşitlilik ülkemizin en büyük sorunu. Çalışma yerleri, yabancı ya da ulusal, hep tek tip insan çalıştırmaya çalışıyor. Bu da liderlik sorunu. Halbuki zenginlik bizim en büyük kaynağımız, binlerce yılın birikimi var. Bu çeşitliliğe her şey dahil, kılık kıyafet, cinsel tercih, dini tercih, ırk ve mezhep.

- Dördüncüsü ülkenin kaynaklarının inovasyon yönelmesi. Türkiye’de son 20 yılda inovasyon yolu ile kurulmuş, yani yeni bir teknoloji geliştirerek kurulmuş şirket pek hatırlamıyorum. Bugün acil olarak atılacak bu adımlar, ancak 10 sene sonraki beyin göçünü engeller.