GeriFeyyaz UÇAR Ali Nazik
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Ali Nazik

MAÇ öncesi Beşiktaş cephesi güllük gülistanlık. Co pilotu Sivok ile iyi anlaşan Ferrari’ye, “Son viraja girerken sarı kart görüp bizi Manisa maçında sensiz bırakma” uyarısı yapılmış.

Katılacağı maskeli balo için İbrahim Toraman’a özel maske hazırlanmış. Süper Kupa finalinde orta hakeme ”A.S.” yani “Aleyküm selam” diyen Rüştü’ye verilen 25 bin Euro’luk ceza, tesis personeline eşit olarak dağıtılmış. Ve bu güzel hareketin iç mimarı ve peyzajcısı Mustafa Denizli’ye, İngiliz Kraliyet ailesi tarafından “Robin Hood Özel Nişanı” uygun görülmüş. Yani, son düzlükte tablo güzel. Kutumuzu büyük hissediyoruz. Hamdi Bey’in, “Türkiye Kupası’nı alın, şampiyonluğu bırakıp gidin” teklifine yokuz. Çifte şampiyonluklara aç değil, tokuz...

Kıyakçılığın sonu

DİYAR diyar gezdiği ülkemizde zaman zaman milletimize yakışmayacak hareketlere maruz kalan Diyarbakırsporumuzda sıkıntı bitmiyor. Hafta içinde idmana çıkmayan futbolcuları, yönetim ve cengaver hocası Ziya Doğan ikna edip, uçağa bindirmiş. İstanbul’a getirmiş. Sarı kart cezalısı Diallo ve grip olan Basem dışında önemli eksikleri yok.
Dostane başlayan maçta Beşiktaş geri dörtlüsünün önünde panzerleri Fink ve Ernst var. Önlerindeki Yusuf, Tello ve Nihat gezgin. Nobre, forvette tek. Diyarbakırspor defansının önündeki üçlüden, top rakipteyken Barış, Yusuf’u, Şener, Fink’i, Ayman da Ernst’i marke ediyor. Adam markajının handikapı olan dikkatsizlik Beşiktaş’a ilk yarıda bol pozisyon ve şut şansı veriyor. Ancak, Nobre dün gece Beşiktaş taraftarından bile misafirperver. Ferrari’nin son maçlarda Beşiktaş’ın başarısından peydahladığı aşırı güven Diyarbakırspor’a iki gol şansı lütfediyor. Tolga Doğantez, bunun altında kalır mı? Nihat’a bir gol pozisyonu da ondan ikram. İnönü’de dün akşam ilk yarıda bir ikram, bir ikram ki sormayın gitsin. Kıyakçılığın, sonu ayakçılıktır lafı aklımıza geliveriyor.

Çantadaki Ayman

İLK yarıda oynamaktan ziyade oynatmamak fikrinin kendisini sahasına hapsettiği Diyarbakırspor, ikinci yarıda Ziya Doğan’ın çift santrfor hamlesiyle prangalarını kırıp rakip sahada boy gösteriyor.
Oyuna tempo geldi. Ziya Doğan’ın her gittiği takıma transfer çantasında götürdüğü Ayman sahanın en iyisi. Erhan Şentürk de Diyarbakırspor’a hareketlilik kazandırdı. Taraftarın Bobo tezahüratı sanki Mustafa Denizli hocaya, “Diyarbakırspor’da çift santrfora döndü biz niye 70 dakika tek santrfor oynuyoruz” der gibi. Hoca da taraftarını kırmıyor 71. dakikada Bobo oyunda, Ekrem de yanında bonus.
Erhan Şentürk’ün rota değiştiren frikiğinin Beşiktaş direğinde patlaması Kartal için büyük şans. İsmail’in takım arkadaşı Tabata’ya yaptığı penaltıyı orta hakem de görmeyince Beşiktaş’ın gol çabaları iyiden iyiye azaldı. Son hamlede Beşiktaş taraftarından. Sahaya ikinci topu atıp, “Hiç değilse iki toptan biri gol olur” diye düşünüyor.
Tabata ve Nihat’ı Beşiktaş’a kazandıranları borç hanesinin yükselmesinde gösterdikleri katkılarından dolayı kınıyoruz.
İnönü’de dün akşam herkes o kadar kibardı ki benim yazıda biraz nazik oldu. Gidek de bir “Alinazik” yiyek bari...

X

Panik

İKİ takım da galibiyete hasretti. Oysa ne güzel başlamışlardı sezona. Sivas, Galatasaray galibiyeti ile Beşiktaş’ta transferleri ile göz kamaştırıyordu. İlerleyen haftalarda yaşanan sakatlıklar Beşiktaş’ta puan, Sivas’ta da hoca kaybına sebep oldu. Kaderlerini değiştirmek için çıktıkları maçta, erken gelen gol Beşiktaş’ın işini kolaylaştırdı. Bu jeneriklik gole şapka çıkartılır.
Anlaşılan o ki Hilbert artık sağ bek oynayacak. Ofansta bir sıkıntı yok. Ama Hilbert’e defansın basit prensiplerini öğretmek lazım. Kendi sahanda içeriye attığın her pas, kendi kalende pozisyon olur. Dikkat et Hilbert. Bu pası rakip sahada atarsan takımına, kendi sahanda atarsan rakibe gol pozisyonu verirsin. Aynen Necip’in yaptığı gibi. Sahanın yıldızı Necip, bu hatasından mutlaka ders alacaktır.

Guti’nin zerafeti

Sol ayaklı Ersan’ın takıma kazandırılması avantaj olabilir. Dünyada sol ayaklı stoper kıtlığı var. Güçlü fiziği de en büyük avantajı. Topu oyuna sokmada kendini geliştirdiğinde Kartal’a faydalı olacak.
Guti’nin zerafeti ofansta Beşiktaş’a ayrı bir hava veriyor. Akıllı pasları, kapalı defanslar için tam bir çilingir. Bobo’nun golleri tam gaz. Aman nazar değmesin sakatlıklar başa bela.

İşin zor Rıza hoca

SİVASSPOR, Kasımpaşa’nın ardından ligin en çok gol yiyen ikinci takımı. Üstelik golü erken yediklerinde de büyük handikap yaşıyorlar. Çünkü rakip refleks olarak kapanıyor. Her ne kadar teknik adamlar istemese de, futbolcuların bu skor koruma paniği engellenemiyor. Mehmet Yıldız, eskiden tek başına bir takımdı. Ama artık, desteğe ihtiyacı var. Zita’nın desteği yetmedi. Sivasspor tek santfor oynayacaksa, orta sahadan daha çok sürpriz adam çıkarması lazım. Özetle, Rıza Hoca’nın işi çok zor.

Uzatmaları seyretmeyin

TANSİYONU olan Beşiktaş’ın maçlarının uzatma dakikalarını seyretmesin. Çünkü Beşiktaş uzatmalarda ya kazanıyor, ya kaybediyor. Mağlupken tam takım saldıran Kartal, galipken tüm takım defans yapıyor. Büyük takımlar bu kadar panik yapmaz. Taraftarlarına da bu kadar nefes darlığı yaşatmaz.

BEĞENDİM
Guti’li Beşiktaş orta sahasını.

BEĞENMEDİM
Beşiktaş’ın son dakika paniğini.

DİKKAT
Top her zaman direkten dönmez.
Yazının Devamını Oku

Kanatsız Kartal

KALECİLERDEN beklenen basit hata yapmamaları, kurtarılabilecek topları da kurtarmalarıdır.

Mersin İdmanyurdu kalecisi Eser tutması gereken topları tuttu. Boşa çıkmadı. Elinden topu kaçırmadı. Dolayısıyla maçın skoru 0-0. Uzatmada yediği gollere yapacak fazla bir şeyi yoktu. Beşiktaş’ın kalecilerinden de beklentilerimiz budur. Basit hata yapmasınlar yeter. Kartal’ın kalecilerinin son maçlardaki performansları sezon başını aratır oldu.
Beşiktaş gol atmakta da çok zorlanıyor. Çünkü oyunu kanatlara yayıp rakibin müdahale şansını azaltmayı düşünmüyorlar. Bireysel yetenek ve ara paslarına bel bağlamışlar. Hilbert ve İsmail’in ortaları da hem sayı, hem de nitelik açısından yetersiz.
Maçın kaderini Hasan belirledi
Yusuf top ayağındayken etkili. Kolay adam eksiltiyor. Son paslardaki başarısızlığın sebebi maç eksiği. Ancak top rakipteyken Beşiktaş’ı eksik bırakıyor. Tabata ve Guti’nin de defansif anlamda Beşiktaş’a katkı yaptıklarını söyleyemeyiz. Bobo ve Fatih Tekke’nin de orta sahalarına pek yardım etmediklerini göz önünde bulundurursak orta sahanın bütün yükü Fink’in sırtında. Bu kadar ofansif oyuncuyla gol atma başarısını gösterememek oldukça düşündürücü. Maçın kaderini Hasan Üçüncü belirledi. Takımını eksik bırakarak uzatmaya giden maçta arkadaşlarının mücadelesine çomak soktu. Beşiktaş’ın bu temposu golleri geciktirmeye devam edecek. Daha çook 90 + bekleyeceğiz..

BEĞENDİM

Mersin İdmanyurdu oyuncularının mücadelesini

BEĞENMEDİM

Beşiktaş’ın temposunu beğenmedim.

Yazının Devamını Oku

Kayıp aranıyor

DARALAN kadrosuyla ufkunu daraltan Kartal, Kayseri’ye 3 puan için uçtu. Ancak rakip zorlu. Şota’nın takımı her geçen gün iyiye gidiyor. Teknik-taktik anlayışlarını 90 dakikaya yaymaya başladılar. Sahada ne yaptığını bilen bir takım görünümündeler. Schuster’in orta sahada Onur, kalede de Rüştü sürprizi var.

Rüştü, Hakan’ı hatırlattı
Rüştü’nün kaleciliğine diyeceğimiz yok ama sakatlıktan sonra ilk görev alması gereken maç bu mu tartışılır. Rüştü’nün boşa çıkışları, Hakan’ın performansını hatırlattı. Kalesini başarıyla koruyan Cenk’e sıra ne zaman gelecek?
Nihat biçare
Hilbert sağbekte eskisi kadar istekli değil. Rakipler de artık uyandılar, ona önlem alıyorlar. Ofanstaki katkısı her geçen gün azalıyor. Beşiktaş’ın kalabalık orta sahası yaratıcılıktan uzak. Ernst bitirici ara paslarını her maçta atamıyor. Bu pasları zaten ilk maçında Onur’dan ve teknik kapasitesiyle Fink’ten beklemek hata olur. Nihat, Bobo’nun yalnızlığına çare değil. Biçare futboluyla yüreğimizi yakıyor. Hadi artık Nihat eski günlerini özledik.
Moritz çabuk alıştı
Mehmet Eren’in şut gibi ortasını Furkan’ın tribünlere yollaması Kayserispor adına büyük bir şanssızlıktı.  Amisulashvili’nin direkten dönen topuna ne demeli? 6 pasın üstünde bomboş kafa vuruyor, nerede adam markajı? Moritz, Kayserispor’a çabuk adepte oldu. Teknik becerisi oyunun akışını hızlandırıyor. Cangele’nin yokluğuna çözüm olabilir. Selim, defansif anlamdaki katkısını oyun kuruluşundaki becerisini de eklemiş. Kayseispor’un pas alış verişinde sıkıntı yok. Tek eksik son vuruşlar. Makukula’nın eksikliği hissediliyor.
Görüntü kayboldu

Yazının Devamını Oku

İkizler

TRİBÜNLERDE ve sahadaki manzaraya göre bu iki takıma kardeş demek yetmez. İkiz kardeş olmuşlar. Hem de ruh ikizi. Her iki takım oyuncuları bütün tribünleri selamlayıp Çankaya Meydanı’nda da bir tur attıktan sonra maç başladı. Ama ne başlangıç. Karşılıklı atakların sonucu goller de gecikmedi. Enteresan olan, bu iki kardeş takımın istatistiklerindeki tezatlar. Ligimizin nağmalup takımı Bursaspor gol yemiyor. Ancak Şampiyonlar Ligi’nde galibiyeti yok ve gol atamıyor. Ankaragücü ise ligin en çok gol yiyen takımlarından biri. Fakat yedikleri kadar da atıyorlar. Nitekim bu maç her türlü skora gebe.
Bursaspor defansında az yakalanarak yediği gole Ankaragücü’nün kalabalık defansına attığı gollerle karşılık veriyor. Öyle ki, serbest vuruşlarda attığı gollerde her iki takım oyuncuları da rakip ceza sahasında. Bursaspor’un atak organizasyonlarında geldiği nokta mükemmele yakın. Rakibi az adamla yakalamaları gerekmiyor. Kalabalık defansları açacak oyun anlayışı ve futbolculara sahipler.

Oyuncuya mahkum değiller

Defanstaki başarılarını da göz önünde bulundurursak, Bursaspor bu sezonda şampiyonluğun en büyük adayı. Son haftaların hareketli oyuncusu Insua’nın sakatlanıp çıkması şanssızlık. Bu oyuncu Bursaspor’un orta saha ve forvetini ritim kazandırıyordu. İyi olan Bursaspor’un hiçbir oyuncusuna mahkum olmaması. Ergiç girer girmez golünü atarak Insua’nın yokluğunu tolere edebiliyor. Bu kadro genişlini yaratan Bursaspor yöneticilerini ve rotasyonları iyi yapan Ertuğrul Sağlam’ı kutlarız.

Defans ıslah edilmeli

Ankaragücü defansını ıslah etmeli. Bu kadroya bu kadar basit gol yemek yakışmıyor. Kademe anlayışları ve adam paylaşımlarında zaaflar var. Ankaragücü hedeflerini büyütmek istiyorsa bu zaaflarını ortadan kaldırmak zorunda. Aksi taktirde kardeş maçları bile kabusa dönüşebilir.
Pozisyon bolluğu ikinci yarıda da devam etti. Takımların teknik-taktik anlayışlarının yanı sıra forvet oyuncularının da istekli ve stresten uzak olmaları da bu skorda en büyük etken. Sercan coşmuş, Volkan ve Turgay Bahadır’sa en çok koşmuş. Sonuç ortada..

BEĞENDİM
Bursaspor’un atak organizasyonlarını beğendim.

BEĞENMEDİM
Ankaragücü’nün defansını hiç beğenmedim.

DİKKAT
İki takım arasındaki kıskandıran dostluğa dikkat!
Yazının Devamını Oku

Senaryo

“Beşiktaş’ta transfer bitmez” diye bir slogan var. Söyleyenin de, dinleyenin de göğsü kabarıyor. Ama transfer denilen şey tek taraflı olmaz.

Sadece milyon dolarlar harcayıp oyuncu almak değildir transfer. On liraya alıp yüz liraya satmak da transferdir. Hatta daha hayırlıdır. Kulübünüzü borç batağına sürüklemez. Sonradan dilimize yerleşen yabancı kelimeleri hep işimize geldiği şekilde kullanmayalım. Komik olmayalım..
Topla en çok Hakan oynadı
Maçın başlarında topla en çok oynayan Beşiktaşlı oyuncu kaleci Hakan. O kadar çok geri pası yapılıyor ki, topla en çok oynayan oyuncu kaleci oluyor. Sebebi basit. Yüzü kendi kalesine dönük olan orta saha ve bek oyuncuları  pas verecek arkadaş bulamayınca, topu mecburen kaleci Hakan’a veriyorlar. Hakan’ın da bu pasları pek sevmediği her halinden belli. Doğrusu stoperlerin derinlik vererek top alması ve oyuna sokmasıdır. Bu şekilde topa sahip olma şansınız yükselir ve oyunun hakimi olursunuz. Beşiktaş’ın defansta oyun kuruluşunu çalışması lazım. Yoksa bu maçta da olduğu gibi bir sürü gereksiz geri pası ve pas hatası olur.
Misafirperver Zapo
İlk yarıda karşılıklı gol pozisyonları var. En etkili pozisyonumuzda Nihat, Nobre ve Bobo topu içeri atamıyorlar. Çünkü rakip defans top kaleye girene kadar müdafayı elden bırakmıyor. Gol ikram etmiyor. Biz misafirperveriz ya ikram bol. Hakan boşa çıkarak Portolulara, “Hoşgeldiniz” diyor. Diğer kaleciler formdayken bu Hakan ısrarını anlayamıyorum. Zapo’da misafirperverliğimizi öğrenmiş olacak ki skor 0-2 oluveriyor.
Rakip kırmızı kart görüp eksilince mecburi değişiklikten dolayı Falcao’dan kurtulduk. Ama rakipte Hulk diye bir oyuncu var. Cüssesinden beklenemeyecek hareketlilik ve sürat var. Biraz Avrupa futbolunu takip edenler bu oyuncuyu iyi bilir. “Beşiktaş’ta transfer bitmez” diyenlerin dikkatine. Robinhood peşinde koşmayın. Hulk’ta bir kahraman. Üstelik Beşiktaş’a daha uygun. 
Rijkaard, Galatasaray’a ilk geldiğinde alternatifli kadrosuyla iyi işler başarmıştı. Ancak sakatlıkların çoğalmasıyla yaşanan kadro sıkıntısında gördük ki Rijkaard kriz değil pahalı takım hocası. Aynı senaryoyu Beşiktaş’ta da mı göreceğiz. Maazallah..

BEĞENDiM

Yazının Devamını Oku

Özgüvensizlik

SIR Alex Ferguson takımını mutasyona uğratmış. Biz takımlarımızda yapılan birkaç kişilik rotasyonları bile hoş göremiyoruz.

Onlar dünyanın en büyük futbol organizasyona yedek ağırlıklı bir kadro ile çıkabiliyorlar. Bizimse derdimiz, “O oynar mıydı. Bu niye ilk 11’de yok. Şu niye kadro dışı?” Futbolda geldiğimiz son nokta budur. Takım oyunu oynamadıkça da futbolda yol kat etmemiz mümkün değil. Günlük başarılarla teselli bulacağız.
Henüz 7. dakikada Svensson kolay bir çalım yiyip, Stepanov da topa sırtını dönünce Nani meşin yuvarlağı Bursaspor’un uzak direğinin dibine nişanladı. Avrupa da bizi başarıya götürecekler diye transfer edilen yabancı oyuncuların bu hataları yapması düşündürücü. Yabancılar nedense ülkemize geldiklerinde eski performanslarından uzaklaşıyorlar.
Bu erken gole rağmen Bursasporlu oyuncular defansı o kadar geride kuruyorlar ki Bursaspor yardımcı hocası Mutlu Topçu takımı sık sık uyarmak zorunda kalıyor. Günümüz futbolunda defansını kendi ceza sahasının üzerinde kuran takım kalmadı ki.
Pozisyon ve şut yok
Futbolcularımızdaki bu özgüvensizliği ve taktik anlayışındaki bu yanlışı acilen gidermemiz lazım. Çünkü rakibe oynayabileceği koskoca bir alan bırakıyoruz. Onlarda yeteneklerini ortaya koyunca sonuç hüsran oluyor.
Bursasporlu futbolcular ikili mücadelelerin çoğunu kaybettiler. Rakibin alanı daraltmadıkları ve basit pas hataları yaptıkları için de oyunun hakimiyeti tamamen Manchester’daydı.
Ertuğrul Sağlam’ın hamleleri de oyunun akışını çok değiştirmedi. Pozisyona girmeden, şut atmadan maçı bitirdik. Bursaspor’un Şampiyonlar Ligi’nde yola devam etmesi artık hayal. Bu futbolla UEFA Avrupa Ligi de düşük ihtimal.

BEĞENDiM

Yazının Devamını Oku

En keyifli 90+

DEFANSI önde kurmak çağdaş futbolun gereği. Ama çizgi oynamak rakibe su böreği.

Stoperlerden biri önde basarsa diğerinin kademe yapması lazım. Aksi takdirde araya atılan her top gol pozisyonu. Bekler de kademeye geç kalıp, ofsaytı bozarlarsa Isaac affetmez. Makukula’nın pozisyonlarda cömert davranması Kartal için büyük şans.
Peki defansta oyun kurarken yapılan hatalara ne demeli. Sakat çokluğunda dondurucudan çıkarılan Fink’in maç eksiği başa bela. Stoperlerden pas almıyor, alınca da topu eziyor. İbrahim Toraman da mecbur kalıyor uzun vurmaya. Bobo ve Nobre bu toplarda başarılı olamayınca Manisaspor stoperlerinin keyfi yerinde.
Beşiktaş’ın gecikmeyen beraberlik golü çift forvet oynamanın lütfu. Ortalarda ön ve arka direklerde adam bulundurma şansını yakalıyorsun. Kaleciden ve direklerden seken toplarda da topun düştüğü yerlerde olma şansında yüksek. Forvetlerin birbirine yaptığı asistler de cabası. Tabata’nın yakalayamadığı topu çeviren Nobre’nin, Bobo’ya asistinin sonucu gol. Bu kadar basit.  
Hepsi mi ele çarptı?
Manisaspor beş yıldır İstanbul’a tatile geliyordu. Galibiyete hasrettiler. Hikmet Hoca bu  makus talihi değiştirmek için ofans ağırlıklı bir ilk onbir kurmuş. Beşiktaş’ın defans zaaflarını da göz ardı etmemiştir. Makukula’nın sağında Isaac solunda da Simpson var. Gezgin Murat Erdoğan bu üçlüye pozisyon hazırlama çabasında. Çalışkan Yiğit İncedemir sahanın her yerine koşuyor. Mehmet’in top kullanmadaki başarısı Manisaspor için büyük avantaj. Dixon’ın müdahaleleri tam isabet. Hem defansta hem de ofansta. Eren ve Ömer Aysan kademelerde çok başarılı. Ne de olsa çakma bek değiller..
Hakemin Manisasporlu oyuncuların elle müdahalelerinin hepsini ele çarpma olarak değerlendirmesi enterasandı. Mesafe yakındı ama bazı pozisyonlarda elle oynama vardı.
Hikmet Karaman eksilen Kartal’a karşı bitirici hamlesini yaptı. Süratli Yiğit Gökoğlan’ı sahaya sürdü. O da hocasını mahcup etmeyince Manisaspor bu sefer İstanbul’dan üç puanla dönüyor. Tabata ve kaleci Hakan’ın katkılarıyla.. Hiçbir maçın 90+sı bu kadar keyifli olmamıştı. Bu ablukayı Porto maçında da bekliyoruz. Haydi Beşiktaş..

BEĞENDiM

Yazının Devamını Oku

Affetmek

YAŞININ üstünde işler başaran Ertuğrul Sağlam bir büyüklük daha yaptı. Amerika’yı yeniden keşfetmeye çalışan Volkan Şen’i affetti. Affetmek büyüklüktür. Ertuğrul Sağlam ve Bursaspor yönetimine bravo. Borçsuz takımını, çelik gibi bir takım yapma uğraşındaki Karabükspor yönetimini de ayrıca kutlarız. Kurumsallaşmanın ne demek olduğunu tüm Türkiye’ye gösteriyorlar.

İlk yarı müthişti

Müthiş bir ilk yarı. Turgay’la, Cernat’ın golleri karşılıklı soru-cevap şeklinde. Bursaspor atakları sağdan soldan estarabim. Kim oynarsa oynasın fark etmiyor. Kimin bek kimin açık oynadığı da belli değil. Ali Tandoğan’ı seyrederken kendini tenis maçında zannedersin. Bir önde bir arkada. İzlerken boynumuz ağrıdı. Ozan eski günlerden bir demet çiçekle gelmiş Bursa Atatürk stadına. Ama Hüseyin’in yokluğu bariz belli. Beklerin kademesin de, markajda ve rakip hava toplarında ki adam paylaşımında Hüseyin’in üstüne yok.

Bravo Yücel hocam

KARABÜKSPOR taraftarının yarısı Avrupa’dan. Emenike’yi seyretmeye gelmişler. Yine gelecekler. Yabancılar oyuncu alırken bir maça bakmaz, bütün sezon takip ederler. Karabükspor her geçen gün daha iyi oluyor. Nokta transferlerle şampiyon kadrolarını süslediler. Cernat müthiş bir oyuncu. Sakatlanıp çıkmasa Yasin ve Emenike’nin performansı da artacaktı. Hakan Söyler ve Tozo’nun mücadele gücü dikkat çekici. Deumi ve Muhammet’in müdaheleleri yerinde. Kerim sağbek oynamaya iyice alışmış. Bravo Yücel hocam. Başarıların Süper Lig’de de göz kamaştırıyor.

Alt yapı önemli

BURSASPOR stadını yeniledi. Yağmurdan ve selden etkilenmiyor. Sıra Bursa Belediyesi ve devlette. Bursa şehrinin de alt yapısını bir elden geçirmek lazım. Selde, Timsahlar maça gelemiyor. Manchester maçı öncesi Bursa’da moraller bozuk. Kayıp büyük.

BEĞENDİM
Maçın ilk yarısındaki tempoyu.

BEĞENMEDİM
İki takımdaki Bireysel hataları.

DİKKAT
Bursa’nın görüntüsü, Manchester United maçı öncesi ümit vermedi.
Yazının Devamını Oku

Golcüler nerede?

HER iki takımda da sakat oyuncular var. Ancak sorun yok. Hem Şenol Güneş hem de Bernd Schuster alternatifli kadrolar yaratarak, takım içi rekabeti üst seviye de tutuyorlar. Gelen gideni aratmıyor.

Gencecik Mustafa ilk maçında Üstelik Beşiktaş’a çakıveriyor kafayı. Genç yaşlı demeden tüm oyuncularına fırsat verme cesaretini gösterebilen iki teknik adamı da kutlarım.
İki takımda da yaratıcı özelliği çok olan oyuncular mevcut. Dolayısıyla pozisyona girmekte zorlanmıyorlar. Tek sıkıntı son vuruşlarda. Az adamla rakip ceza sahasına girildiği için gol ayağı az. Kaleciden ve direkten dönen toplar defansta, defans oyuncularında kalıyor. Topu kaleye dürtecek adam yok. Son yıllardaki kalabalık, skora endeksli orta saha kalabalığı forvetten oyuncu eksiltiyor. Hop oturup hop kalkıyoruz ama gol sesi her geçen gün azalıyor.
Hilbert sağbekte iyi
Sakatların çokluğunda sağbeke iliştirilen Hilbert kötü durmuyor. Defansif olarak fazla hata yapmadığı gibi ofansta da etkili. Sadece bindirmelerle değil boş koşularla da rakip defansın arkasına sızabiliyor. Takıma daha ısınmamış olsa da Aurelio’nun varlığı Kartal’ın beklerini daha özgür kılıyor. Bu özgürlükten Ernst de nasibini almış olduğundan  ofanstaki katkısı her geçen gün artmakta. Tabata’nın da duran toplardaki başarısını gözardı etmeyelim. Bir de topları ezmekten vazgeçse astronomik fiatı yer çekiminde kalacak.

Trabzon hak etti

BU güzel maçta galibiyeti hak eden taraf Trabzon’du. Beşiktaş’ın son dakikalardaki baskısına can siperane karşılık verdiler. Schuster’in Ernst ve Guti değişikliklerinin tek açıklaması Avrupa Ligi’nde oynanan maçın yorgunluğu olabilir. Yorgun da olsalar sahada kalmalıydılar..

BEĞENDiM

Trabzon’un mücadele gücünü ve kazanma azmini.

Yazının Devamını Oku

Türk gecesi

KANI değil pasaportu Türk olan Aurelio’yu saymazsak sahada 6 Türk var. Bu maçı tarihe yazalım. Artık altı Türk’ün ilk 11’de olduğu bir Avrupa Ligi maçı seyredebileceğimizi sanmıyorum. Oyuncu mu yetişmiyor? Biz mi yetiştiremiyoruz? Yoksa 6+2+2 engeli mi gençlerimizin yolunu kapıyor? Her ne sebeple olursa olsun, öz kaynağına bu kadar uzak bir Beşiktaş gücüme gidiyor.

Bel korsesi takmalılar!

Quaresma’nın karşısında oynayanlara, tekmelik değil bel korsesi takmalarını tavsiye ederim. Yedikleri çalımlardan bel kaymasına uğrayıp fıtık olabilirler. Süper başladığı bu maçta ne yazık ki yarım saat sahada kalabilmesi büyük şansızlık. Saha içinde, dışında ve yedek kulübesinde iyileştirilemeyen Quaresma acile kaldırılınca Beşiktaş kendisini rakip kaleye götüren en büyük kozundan yoksun kaldı.
Bobo, ilk yarıda yanına yaklaşan arkadaşı kalmayınca ‘bari bütün rakibi çalımla geçeyim’ dedi. Tabii ki çok zor.. Futbol kollektif oynandığında daha basit. İlk yarıda Rapid Wien’in baskısı, Beşiktaş’ın kontraatakları var, gol yok.

Fırsatı kaçırdın Bobo

HOLOSKO’nun sağ gözüne çöp mü kaçtı? Sağındaki boş oyuncuları görse, attığıyla değil attırdıklarıyla gecenin kahramanı olacak. Gönüllerde taht kurma fırsatını kaçırdın Holosko ama attığın golle Kartal’ı havalandırdın. Boş alan bulduğunda geçemeyeceğin rakip yok. Beşiktaş’ın sana ihtiyacı var Holosko. Çarşı’ya değil rakiplere saç baş yoldurtman işten bile değil..

Türkiye dar geliyor

BEŞİKTAŞ yüksekten uçmaya devam ediyor. Geniş kadrosu ve her geçen gün iyiye giden futboluna artık Türkiye dar geliyor. Bu ivmede en büyük katkıda tabii ki Schuster’in. Her futbolcusundan en yüksek verimi almayı çok iyi biliyor. Transfer yapmak yetmez, maharet iyi futbol oynatmakta.

BEĞENDİM
Bir Avrupa Ligi maçında ilk 11’lerde 6 Türk’ün olmasını.

BEĞENMEDİM
Taraftarlarımızın tribünde gereksiz yere yaktığı meşaleleri.

DİKKAT
Beşiktaş’ta maça yine kaleci damgasını vurdu. Kartal bireysel hatalara dikkat edilmeli.
Yazının Devamını Oku

Santrforsuz asla

Avrupa’da bazı takımlar forvet oyuncusu taşıyamam diyerek 4-6-0 oynuyor. Hücum yönü güçlü futbolcular seçiliyor. Bizim ülkemizde bunu yapmak çok zor.

- Beşiktaş, son 3 maçında golleri son dakikalara doğru buluyor. Gollerin bu kadar gecikmesinin nedeni nedir?
Son haftalarda Beşiktaş’ın golü bu kadar geç bulması enteresan. Beşiktaş çift santrfora döndükten sonra, Bobo oyuna girdikten sonra gol pozisyonu buluyor ya da gol atıyor. Antalyaspor maçında da rakibe verilen gol pozisyonları endişe vericiydi. Son dakikalarda Antalyaspor, Deniz Barış’la o pozisyonu değerlendirse 1 puan alacaktı. Beşiktaş, son dakikada golü atmasa pozisyon bulmadan berabere kalacaktı. Antalyaspor, bu sezon çok kolay gol yiyor. Bunun sebebi de defanstaki bütün oyuncularını gönderip, yeni oyuncular transfer etmeleri. Forvette ise istikrarı sağladılar. Yeni defans oyuncuları nedeniyle sıkıntı yaşıyorlar.
İlk golü bulan takım her zaman avantajlıdır. Daha dengeli oynayabilir. Bizde skora göre oyun anlayışları olduğu için ilk golü bulan hemen stoper oyuna alıyor. Avrupa’da böyle değil. Orada 3-0 geride bile olsan belli bir sistemle oynamaya devam ediyorsun. Bizde bunun değişmesi için çok uzun süre geçmesi gerekiyor.
Goller hatalardan geldi
- Fenerbahçe maçının bu kadar gollü olmasının sebepleri nelerdi?
Fenerbahçe maçının bu kadar gollü olmasının sebebi oynanan oyunun üst seviyede olmasından kaynaklanmıyor. Bireysel hatalar ön plana çıkıyor. Hele hele Ersen’in hareketini anlamak mümkün değil. Kendi sahasında insanın aklına öyle bir müdahale neden gelir? Şarja da maruz kalmıyor. Fenerbahçe’nin yediği gollerde de çok büyük defans hataları var. Fenerbahçe’de Dia ve Niang’ı çok beğeniyorum. Dia, Beşiktaş maçında çok gol kaçırmıştı ama önemli olan pozisyonları bulmak.
- Galatasaray’ın Baros’un sakatlanmasından sonra sıkıntı çekeceğini düşünüyor musunuz?

Yazının Devamını Oku

Q7-77

BEŞİKTAŞ orta sahası bu maçta baklava... Kenarları eritip göbeği katmerli yapmışlar. Kanatlardaki boşluk beklere teslim. Özellikle de Hilbert bu boşluğu, bindirmelerle doldurma çabasında.

Aurelio, Ernst, Necip ve Tabata’dan  oluşan baklavanın önündeki Quaresma gezgin. Her iki kanadı kullandığı gibi, Bobo’yu da yalnızlıktan kurtarıyor. “Geniş alan şart değil, ben dara da düşsem fark etmez’’ diyor. Oyunun ilk yarısında Kartal’ın kalesinde iki şut dışında pozisyon yok. O şutlar da kalecinin kucağında. Baklavanın şekeri az geldi!
Doğum günü hediyesi
Djiehoua’nın, aldığı doğum günü hediyesinin karşılığını veremeden oyundan çıkması büyük şanssızlık. Sakatlık doğum günü falan dinlemiyor. Yazık oldu. 
Antalyaspor defansı bir arada oynadıkça daha iyi oluyor. Ofanstaki istikrarı defansta da sağlasalardı ligin ilk maçındaki farklı mağlubiyet olmayabilirdi ama Mehmet Özdilek kardeşim neşteri eline aldıysa, vardır bir sebebi.
Kötü alışkanlık
HAKAN’ın yan top hataları ve sonrasındaki sakatlık alışkanlık oldu. Bu kötü alışkanlıktan vazgeç Hakan. Yediğin golde de hatalısın. Top senin oyuncunun kontrolündeyken kaleyi terk etmeyeceksin. Gözlerimiz Guti’nin ara paslarını ararken Ernst öyle bir asist yaptı ki maça keyif geldi.
Ömür boyu mukavele

Yazının Devamını Oku

Havalı Bursa

BURSASPOR’un atak zenginliği dostlar başına. Kontraya jet gibi çıkıyorlar. Tek rakipleri THY. Zaten Avrupa’da taşımadık takım bırakmayan THY yakında bütün takımlarımızın rakibi olacak.

Bursaspor’un hızlı forvetlerini kontrol edemeyen rakipler sık faul yapmak zorunda kalıyorlar. Bu durumda da timsahın havacıları ortaya çıkıyor.
Bir Ömer Erdoğan var ki sanki Boeing 747. Yakıt almadan saatlerce havada kalabiliyor. Turgay ve Hüseyin de cabası. Nitekim Ali Tandoğan’ın Çikita ortasına Turgay çakıyor kafayı. Carlos’un direkler yardımıyla kurtardığı topa ayak koyan Hüseyin tribünlere erken gol sevinci yaşatıyor. Bursaspor’a defansif önlem almak çok zor.
Buca sakata geldi
Bucaspor sakata gelmiş durumda. Asker Bülent’im Sivas’ın buzundan çok çekmişti. Şimdi de İzmir Atatürk Stadı’nın zeminiyle başı belada. Sivasspor alttan ısınmayla buz derdinden kurtuldu ama İzmir’in zeminleri berbat. Her maçta aslarını kaybeden Bucaspor yakında sahaya çıkaracak on bir bulamayacak. Bülent Uygun ve Bucaspor Yönetimi’nin emeklerine yazık. Çünkü Bucaspor oyununu her hafta iyiye götürüyordu. Türkiye’deki tecrübeli futbol lejyonerlerini Fernandes, Leko, Mendy, Mulemo ve Manucho gibi yabancılarla kaynaştırıp iyi bir takım oluşturmuşlar. Manucho çok rakibin canını yakar.
Tempo hiç düşmedi
Erken golle başlayan maçta tempo hiç düşmedi. Direkten dönen toplar ve karamboller nefes kesici. Her iki takımı da kutluyorum. Bursaspor  tesadüfen şampiyon, Bucaspor da boşuna 2. olmamış. Planlı programlı hareket eden takımlar hedeflerine ulaşıyor. Günlük yaşayanların vay haline.. Ertuğrul Sağlam ve talebelerinden Şampiyonlar Ligi’nde de bu mücadeleyi bekliyoruz. Haydi Timsah. Glasgow’un Rangers’ları seni avlayamaz..

BEĞENDiM

Dünkü karşılaşmadaki mücadele ve tempoyu.

Yazının Devamını Oku

Dekatlon

SCHUSTER, Tayfur Havutçu’yu tribüne yolladığında garipsedik. Birçok kere yazdık, çizdik, dile getirdik. Biz bir Avrasya ülkesiyiz bizi tanımak, anlamak zaman alır, tanıyana kadar bir refakatçi bulundurmakta fayda var.

Mazallah faili meçhul olursun. Başına bir sakatlık gelince çift sol bekle oynamak zorunda kalırsın. Yanında birisi sana İbrahim Toraman’ın uzun süre sağ bekte oynadığını söyleseydi belki oyuncu değişikliklerin daha sağlıklı olurdu. Sayın Schuster, Boğaziçi Köprüsü’nden geçerken sadece bir köprüyü geçmiyorsun. En kısa kıtalararası yolculuklarından birini yapıyorsun (pasaportsuz). Al Tayfur’u yanına, bizim ligimiz maraton değil dekatlon.
Kaleye nazar değdi
Beşiktaş’ın kalesine nazar değdi. Sezon başından beri formlarıyla göz kamaştıran kalecilerden Hakan öyle bir hata yaptı ki, skor tabelası anında değişti. Kalecilerine aşırı güvendiklerinden olsa gerek Beşiktaş defansında hiç kimse topun düştüğü yerde yok. Niang hayatının en kolay golünü attı.
Geçen sezonun büyük bölümünü oynamadan geçiren Aurelio’nun Süper Lig’teki ilk maçını eski takımı F.Bahçe’ye karşı oynaması tabi ki anlamlı. Ama Beşiktaş’a faydası yok. Quaresma sol kanatta daha etkili. Sağ kanada geçtiğinde etkili olamadı çünkü Santos’un arkasında Bilica kademesi var. Nihat nerede oynarsa oynasın farketmiyor. Geldiğinden beri top oynamıyor. Keşke popülist yaklaşmayıp Nihat’ın İspanya’daki keyfini bozmasaydık. Niang savruk defansları hallaç pamuğu gibi dağıtır. Gökhan Gönül’ün çalışkanlığı, Selçuk’un mücadeleci gücü maçı kazanmaya yetmedi. Dia son vuruşları düzelttiğinde F.Bahçe’ye çok maç kazandırır. Sakatlıkları, sarı kartları ve oyuncu tercihleriyle enteresan bir maç izledik. Sarı lacivertliler adına bir büyük şanssızlık da Bilica’nın sarı kartının olmasıydı. Yoksa bir penaltı noktası sondajına daha tanık olabilirdik...

BEĞENDiM

Guti’nin orta sahadaki katkısını.

BEĞENMEDiM

Nihat. Patlamasını bekliyoruz sabırlar tükendi.

Yazının Devamını Oku

Gol şov

TRABZONSPOR’un futbolu Halil İbrahim sofrası gibi. Seyret seyret gözün doymuyor.

Yattara’nın driplingleri, Colman’ın akıllı pasları, Selçuk’un şutları, Jaja’nın estetiği, Serkan’ın bindirmeleri. Say say bitmiyor. Frikiklerde topun başında en az 3 kişi. Yattara, Jaja ve Selçuk. Hangisi vuracak muamma. Üçü de usta. Değil ilk onbir, frikikleri atacak oyuncuyu belirlemek bile zor. Kolay gelsin Şenol Hocam..
Defans sıkıntılı 
Trabzon’da ofans futbolun güzellikleri yanında defans sıkıntıları da mevcut. Teofilo’nun arkasında oynayan oyucuların orta sahadaki Selçuk ve Colman’a yeterince yardım etmemeleri oyunun hakimiyetini belirli zamanlarda Manisaspor’a verdi. Topu rakibe verip bu kadarda alan ve zaman bırakırsan ağlarından hamsi değil top çıkarırsın. Murat ve Mehmet topla iyi. Simpson ise oldukça hareketli. Makakula gibi bir golcü var ki girdiği iki pozisyondan birini gol yapıyor. Isaac’le iyi ikili olacaklar. Isaac’in hareketliliği Makukula’ya çok pozisyon hazırlar.
Karaman iyi analiz etmiş
2. yarıda Trabzon’da doğru bir değişiklik var. Tribüne oynayan Jaja’nın yerine skora oynayan Alanzinho oyunda. Dar alandaki hareketliği ve kolay adam eksiltmesi Manisa cephesini zorluyor. Oyunun hakimiyeti tamamen Trabzon’a geçince de Hikmet Hoca’dan bir hamle geldi. Takımı tamamen  kendi kalesine gömülen Hikmet Hoca, Yiğit Gökoğlan’la kontra atak peşinde. Trabzon’u iyi analiz etmiş. Oynatmamaya çalışarak, defans yaparak onlarla başa çıkamazsınız. Futbolcularınızı galip geleceklerine inandırıp, skor arayacaksınız. Trabzon’un iyi olan ofansını değil, kötü olan defansını değerlendireceksiniz. Bravo Hikmet Hoca. Sana yakışır bir başlangıç yaptın. Aman el kol hareketlerine dikkat sayın Karaman..

BEĞENDiM

Maçta atılan gollerin hazırlanışları ve son vuruşları harikaydı.

BEĞENMEDiM

Yazının Devamını Oku

Mutasyon

BEŞİKTAŞ’ta Schuster’in rotasyonuna uğramayan tek oyuncu Fabian Ernst. Çünkü Ernst’te mutasyon yok.

İçerde-dışarda, ligde-kupada, iyi zeminde-tarlada, orta sahada-stoperde futbolu değişmiyor. Beşiktaş’ta bütün dengeleri değiştirmesine rağmen Tabata bile Ernst’i mutasyona uğratamıyor.
Holosko’yo botoks
Holosko ayak içine botoks yaptırsa belki son vuruşları estetik kazanır. İlk yarıda Beşiktaş’ın kalesinde en büyük tehlikeleri Stoyanov’un uzun taçları yaratıyor. Biraz dikkat çocuklar. Sadece topa değil, rakibe de odaklansanız kimse arkanıza kaçamayacak. Hiç yoktan pozisyon vermeyeceksiniz. Ekrem’e milli maç arası pek yaramamış. Kendinden beklenmeyecek hatalar yaptı. Önündeki Hilbert de etkisiz kalınca Kartal’ın sağ kanadı sadece çırpındı. Quaresma her iki kanadı kullanarak bu eksikliği gidermeye çalıştı; ama nafile. Çünkü yaptığı ortalarda ön ve arka direklerde adam yok. Tek forvet oynamanın en büyük dezavantajı. Forvetin, ortanın  yapıldığı yerde yoksa ataktan eli boş dönüyorsun.
İkinci yarının tamamı CSKA Sofya sahasında oynandı. Gol bu kadar gecikmese rakibin fuleli oyuncuları Sheridan ve yetenekli Nelson’un ataklarında yüreğimiz ağzımıza gelmeyecek. Schuster’in hamleleri de yerinde. Bobo’yu öne alıp çalışkan Nobre’yi arkasına çekince orta sahanın da pas alternatifi çoğaldı, Beşiktaş’ın atak gücü arttı. Şu anki formu ile Nobre forvet arkasında diğer kreatif futbolculardan etkili oynuyor. Göz ardı etmemek lazım.
Yolun açık olsun
Beşiktaş her geçen gün daha iyiye gidiyor. Riskli olmasına rağmen defansını önde kurması çağdaş futbolun gereği. Önde pres yaparak top kapabildiğin dar alanda oynayarak 90 dakika ayakta kalabiliyorsun. Kaleciler zaten formda. İş sadece forvetlerin maç boyunca pozisyon arayıp rakibi zorlamasına kalıyor. Bir de geriden Ernst gibi sürpriz adam çıkarabilirsen ne ala. Yolun açık olsun Beşiktaş..

BEĞENDiM

Beşiktaş’ın 90 dakika bitmeyen hırsı ve fizik kondisyonunu

Yazının Devamını Oku

Şenol'a Trabzon

BAZI teknik adam söylemleri vardır; “Takım oturmadı, iyi futbol için 8. haftayı bekleyin” gibi. Sonrasında bozuk zemin, kötü hava şartları ve hakemler mağlubiyet sebebidir. Ligin son haftalarında ise “Artık iyi futbol değil, skor önemli” derler. İyi futbol için istediğiniz zaman Trabzonspor’un maçlarına gidebilirsiniz. Çünkü bahane değil, iş üreten bir teknik adamı ve seyir keyfi veren futbolcuları var.

Yattara’ya rastlayan yandı

Yattara ile bire bir kalanın Allah yardımcısı olsun. Ferhat’ın adalesi attı, Ramoviç terse yattı. “Yattara’dan çalım yemem diyecek” defans adamının aklından şüphe ederim. Colman ve Selçuk iyi ikili oldular. Çalışkanlıkları ve etkili pasları her rakibin başını döndürür. Peki ya Barış’ın Trabzonspor orta sahasına getirdiği rekabete ne demeli? Sağda Serkan, solda Ferhat yaptıkları bindirmelerle ataklara zenginlik katıyorlar.
İkinci yarının başında Egemen zamanlama hatasını telafi edemeyince Sivasspor Cihan’ın golüyle umutlanır gibi oldu. Ama Trabzonspor’da öyle yetenekli oyuncular var ki, insanın hevesini kursağında bırakır. Bu takım karşısında maçı 11 kişi tamamlamak bile başarı. Teofilo’nun attığı gollerdeki ara pasları gol vuruşları kadar güzel. Oyuna sonradan girenler de maça renk getirdi. Bu zengin kadroda emeği olan her Trabzonsporlu yöneticiyi ve teknik heyeti kutlarım.

Sivas ders çıkarmalı

Sivasspor’u bu maç için eleştirmek haksızlık olur. Bu Trabzonspor’un karşısına kim çıksaydı sonuç hüsran olurdu. Mesut Hoca ve öğrencileri bu maçtan yeteri kadar ders çıkarırlar. Lige başladıkları gibi oynamalarını beklemek hakkımız. Çünkü Sivasspor’da bu güç var. Bu skor sadece bir bayram dönüşü kazasıydı.

BEĞENDİM
Trabzonsporlu oyuncuları, özellikle de Yattara’yı.

BEĞENMEDİM
Sivasporlu oyuncuların çabuk demoralize olmasını.

DİKKAT
Lige verilen ara, bazı takımlarımıza yaramıyor.
Yazının Devamını Oku

Uzaylı Nobre

İSMAİL’in dışında milli takımda tercih edilmemiş Beşiktaşlı oyuncular sağlam ve dinlenmiş olarak sahada. Ancak sezon başındaki aşırı sıcak ve konserlerden kanser olmuş saha zeminine milli maç arası da yaramamış.

Zeminden şevki kırılan futbolcuların hata yapma korkusu da pas yüzdesini düşürünce oyunun başlangıcı keyifsiz. Nobre’nin kreatif oyunculardan daha etkili olan çalışkanlığı Beşiktaş’ı bir kişi fazla oynatınca skor tabelası Kartal’ın lehine değişiverdi.
Sakatlıklar ve cezalar Ankaragücü’nü güçsüz kılıyor. Kadro zenginliğini daha sahaya indiremediler. Milli oyuncularının çokluğu da başa bela. Ankaragücü’ne karşı bu haftalarda oynamak fikstür avantajı olarak gözükebilir. İlerleyen haftalarda bu kadro her rakibe sıkıntı yaratır. Güven ve Rajnoch gibi oyuncuları da cabası..
Tabata hamlesi
Ümit Özat’ın cesur hamleleri Ankaragücü’ne ofans katkı sağlayınca  2. yarıda oyun bambaşka. Karşılıklı ataklar hem tempoyu, hem de maçın nabzını yükseltti. Nihat’ın durgunluğunu Tabata hamlesiyle çözen Schuster son sözü söyledi: “Biz Quresma’sız da kazanırız. Çünkü takım oyunu oynayacağız. Yıldızlarımız katkı sağlayacaklar ama esas olan takımdır.”
Kadro düşman çatlatır!
Beşiktaş mevcut kadrosu ve futboluyla düşman çatlatır. Kalede kimi istersen oynat. Ekrem, Erhan, İsmail ve İbrahim Üzülmez’den istediğini beklere iliştir. Defansın göbeğinde İbrahim Toroman, Ferrari, Zapo ve Ersan var. Orta sahada Ernst, Guti, Necip ve Aurelio’dan muhabbeti iyi olan kulübede otursun. Nobre, Türk vatandaşı oldu sanıyorduk meğer uzay vatandaşı olmuş.  Bobo’nun gol vuruşlarına kaleciler sadece kaş-göz hareketi yapabilir. Bir de Nihat şu füzelerine başlasa..
Bu aralar futboldan keyif almak isteyenler İnönü’ye uğrasın. Hem denizden, hem tünelden ulaşım kolay. Boşuna dememişler beş dakika da Beşiktaş..

BEĞENDiM

Yazının Devamını Oku

Papazın çayırı

KÖTÜ zemin her iki takımın futbolcularını da zor durumda bıraktı. Pas ve basit hataların çok olması futbolun kalitesini düşürüyor. Pozisyon bolluğu kimseyi aldatmasın. Bu pozisyonların en az yarısında kötü zeminin katkısı büyük. Papazın Çayırı bile bu sahalardan daha iyidir.

Futbolumuz nereye gidiyor?
Ferrari lazım
Defansta İbrahim Toraman tercihi doğru. Defansını önde kuracaksan adı değil motoru Ferrari olan stoper lazım. Rakiple birebir kalabilecek, sürati ile rakibi yakalayabilecek oyuncun yoksa defansını önde kuramazsın. Ancak İbrahim’in görüntüsü sağlıklı değil. Sakatlıktan yeni çıkmış hali ile Emenike karşısında çaresiz kaldı. Emenike futbolu ve fiziği ile yalnızca Toraman’ı değil bütün Beşiktaş defansını dövdü. Sadece ilk yarıda girdiği gol pozisyonu sayısı 5. Beşiktaş defansının rakibin bir oyuncusuna bu kadar pozisyon vermesi düşündürücü. Toraman’dan daha sağlıklı olan Zapotocny’i hiç Emenike ile birebir görmedik. Gölge markajı yapıyordu herhalde.
Necip kulübeye sığmaz
Guti sadece arkadaşlarına değil rakibe de gol pası veriyor. Adamın pas hatası bile güzel. Zemin bozuk olmasa Emenike ikinci golünü atacaktı. Necip’in ön direk faaliyetleri devam ediyor. Topu kaleye vurmak yerine kafayla arkaya aşırtması yaşının üstünde bir olgunluk. Necip’in yaşı küçük ama futbolu büyük. Yedek kulübesine sığmaz.
Skor aldatmasın
Süper Lig’in yeni ekibi Karabükspor kaliteli kadrosunu mücadeleci oyuncularla güçlendirmiş. Deumi, Mehmet ve Tozo takımın direncini artırmış. Emenike’yi zaten değil yıkmak, dengesini bile bozmak çok zor. Birol akıllı paslarıyla dikkat çekiyor. Şenol, Yasin ve İlhan takımın ofans gücünü süratlendiriyor. Deplasmanlardan sürpriz sonuçlarla dönerlerse kimse şaşırmasın. Karabükspor içerde de yenilmesi zor bir takım. Yücel İldiz’in tecrübesi bu takımı düşme tehlikesinden uzak tutar. Maçın skoru kimseyi aldatmasın.

Yazının Devamını Oku

Namağlup

SİVASSPOR Bakkal’la Mesut olmuş. Son 10 maçtır yenilmemiş. Geçen senenin sıkıntısını üstünden atıp sezona iyi başlamış.

Futbolcular keyifli, yönetim mutlu, taraftar coşmuş. 4 Eylül’de tatlı bir heyecan. Herkesin kafasında “acaba şampiyonu yenebilir miyiz?” sorusu.
Mesut Bakkal’ın Sivassaporda göreve başladığı günden beri Bursasporda Süper Lig’de yenilmemiş. Türkiyede bütün gözler bu iki namağlup takımın mücadelesinde Ramoviç oynadığı iki maçta da başarılı. İdmanlarda bile gol yemiyor. İvanovs’un kısa süredeki adaptasyonu Sivas defansını rahatlattı. Hayrettin’in sakatlığında sol bekte genç Ferhat görev yapacak. Abdurrahman sağ kulvarı tercihli yol yapmış. Gidiyor, herkesten önce de geri geliyor.
Arıza yok, rötar yok. Sivasspor’un bu defansı geçen seneki görüntüsünden çok uzak. Kadir’in varlığı Sivasspor defansını daha özgür kılıyor. İsteyen defans oyuncusu ileri çıkabilir. Çünkü kademede Kadir var. Mehmet Nas, Ceyhun ve Zita ile Sivasspor daha güçlü. Yiğido’nun kimseden korkusu yok. Bir de Mehmet Yıldız parlarsa Sivasspor zirveyi yeniden yoklar.
Kaleni boş bırakma
Bursaspor doğru işler yapmaya devam ediyor. Ertuğrul Sağlam teknik taktik olarak geliştirdiği takımını yaptığı takviyelerle daha güçlü hale getirme çabasında. İyi niyetinin karşılığını da alıyor. Nunez ve Insua takıma uyum gösterdiklerinde Bursaspor’a büyük katkı sağlayacaklar. Biraz zamana ihtiyaçları var. Stepfanov ile Wederson zaten takıma adapte olmuş durumda. Volkan Şen bu performansını ne kadar sürdürürse Bursaspor için o kadar iyi. Takım içi rekabet Batalla’ya yaramış. Ergiç öne çıktığında yerini doldurarak defansif anlamda da takımına katkı sağlıyor.
İkinci yarıda her iki teknik adamın maçı kazanmaya yönelik hamleleri vardı. Bu değişiklikler oyunu hareketlendirdi. Ve Bursaspor’dan bir futbol dersi daha. Kaleni boş bırakma.

BEĞENDİM

Bursaspor’un kazanma azmini

Yazının Devamını Oku
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Yazarın Tüm Yazıları