Çocuklarımızın ömrünü kısaltıyoruz

Büyük şehirlerde yaşayan çocuklar günde maksimum 1 saat dışarı çıkıyor.

Haberin Devamı

Kanadalı dinozor paleontoloğu Scott Sampson’ın yeni kitabı “Doğa dostu çocuk nasıl yetiştirilir?”, geçtiğimiz günlerde Türk okurlarına sunuldu. Sampson şimdi 40’lı yaşlarına gelen neslin doğa dostu olduğunu ama çocuklarımız aynı şansı yakalayamadığı için obeziteyle savaştığını, zorbalığın arttığını, ekrana bakmaktan göz sağlıklarını da kaybedeceklerini anlatıp, neler yapmamız gerektiği konusunda bir dizi öneri sıralıyor. Bilim ve doğadaki deneylerin bir çocuğun gelişiminde kritik öneme sahip olduğunu anlatan Sampson, en acı vurguyu da “Sizden daha az ömürlü olacak çocuklara sahip ilk kuşaksınız” diyerek yapıyor.

Çocuklarımızın ömrünü kısaltıyoruz

BÜYÜK ŞEHİRLERDE YAŞAYAN ÇOCUKLAR SOKAKTA MAKSİMUM 1 SAAT KALIYOR

Çocuklarımız çok kısa bir sürede bizim el birliğiyle yarattığımız dönüşümün ilk kurbanları. İstatistikler büyük şehirlerde yaşayan bir çocuğun maksimum bir saat sokakta kaldığını gösteriyor. Günde en az beş saati ekran başında (TV ya da bilgisayar), 20 yaşına gelmeden de en az 5400 saatini bilgisayar oyunları oynayarak geçirdiğini ortaya koyuyor. Sadece reklamlar sayesinde değil, alışveriş siteleriyle haşır neşir olmaktan dolayı yüzlerce markanın logosunu iyi biliyor ama 10 farklı ağaç türünü bir çırpıda sayamıyor.

Haberin Devamı

DENGE SORUNLARI, DİKKAT EKSİKLİĞİ, PROBLEM ÇÖZME BECERİSİ

Çocuklar doğadan tamamen kopma noktasına geldi ve bunun ileriye dönük sonuçları hiç de azımsanacak ölçüde değil. 18’inde obezite, kalp hastalıkları, dikkat eksikliği, yüksek tansiyon ile savaşan çocuklar hastanelerin kapısını aşındırıyor. Doğada olabilen çocukla, olamayan çocuk arasında ciddi farklar var. Doğada gelişen çocuk, motor gelişimi ve denge açısından daha güçlü. Apartmanda yaşayan çocuğun ise problem çözme becerisi bile kısıtlı.

Çocuklarımızın ömrünü kısaltıyoruz

YAZ KIŞ DEMEDEN ÇOCUĞUNUZLA DIŞARI ÇIKIN

Scott Sampson’a göre doğa dostu çocuk yetiştirmek için ilk önce ailelerin kendini eğitmesi ve korkunç gelecek ihtimalinin farkında olmaları gerekiyor. Başlangıç olarak büyük parklar ve ormanlık alanlar aileler için düzenli gidilmesi gereken yerlerden olmak zorunda. Eğer anne-baba doğanın gücüne inanırsa çocuk da inanıyor. Ağaçlara, ormana ve vahşi yaşama ilgisi artarsa tutkusu da artıyor. Çocukları gün içinde bir saat bile olsa (yaz-kış demeden) dışarı çıkarmak kural haline gelmeli. Macera parkları, doğa parkurları ilkbahar sonrası sürekli gidilebilecek yerler listesine alınmalı.

Haberin Devamı

Son olarak naçizane önerim; “Ağaçların acıyı hissedebildiğini, hafızaları olduğunu ve ebeveyn ağaçların çocuklarıyla birlikte yaşadığını” anlatan Peter Wohlleben’in ‘Ağaçların Gizli Yaşamı’ kitabını ona satır atlamadan okumak. Biz oğlumla ilk olarak bu kitap sayesinde ağaçlara aşık olduk ve sonra her ağacın adını, ömrünü ve tipik insan davranışları sergilediklerini öğrendik.

Yazarın Tüm Yazıları