GeriEge Can Şerefoğlu Gerçekten ne kadar cinsel ilişkiye ihtiyacımız var?
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Gerçekten ne kadar cinsel ilişkiye ihtiyacımız var?

Gerçekten ne kadar cinsel ilişkiye ihtiyacımız var?

Cinsel ilişki sıklığı her çiftte farklılık gösterir. Birçok evli çift kendi cinsel birliktelik sıklıklarının normal olup olmadığını, ne kadar sıklıkla seks yapmanın yeterli olduğunu merak eder. Peki cinsellik gerçekten bir çift için ne kadar önemlidir ve ne kadar cinsel ilişki gereklidir?

Birkaç nedenden ötürü bu sorulara kesin olarak cevap verebilmek mümkün değil. Cinselliğe ilişkin istatistiksel parametrelerin objektif olarak değerlendirilemiyor oluşu ve verilerin çoğunun partnerlerin ifadelerinden sübjektif olarak elde edilmesi, cinsel sağlık araştırmalarının güvenilirliğine ket vurabiliyor. Bu tür araştırmalara katılan bireyler ‘ne sıklıkla cinsel ilişkiye girdikleri’ sorulduğunda, çeşitli nedenlerle her zaman doğru yanıt vermeyebiliyor. Bu da ‘normal’ ilişki sıklığını tayin etme konusunda bizleri zora sokuyor. Birkaç nedenden ötürü bu sorulara kesin olarak cevap verebilmek mümkün değil. Cinselliğe ilişkin istatistiksel parametrelerin objektif olarak değerlendirilemiyor oluşu ve verilerin çoğunun partnerlerin ifadelerinden sübjektif olarak elde edilmesi, cinsel sağlık araştırmalarının güvenilirliğine ket vurabiliyor. Bu tür araştırmalara katılan bireyler ‘ne sıklıkla cinsel ilişkiye girdikleri’ sorulduğunda, çeşitli nedenlerle her zaman doğru yanıt vermeyebiliyor. Bu da ‘normal’ ilişki sıklığını tayin etme konusunda bizleri zora sokuyor. 

Ancak hemen her çift ilişkilerinin sağlıklı olup olmadığını bilmek ister. Partnerleri için yeterli olup olmadıklarını veya partnerlerinin gerçekten onlar için yeterli olup olmadığını merak edebilir. İlişkilerindeki seks sıklığının "çok mu fazla" veya "çok mu az" olduğu sorusunu kendilerine ve partnerlerine sorabilirler. Bazen bu soru bireylerde ciddi kaygıya yol açar ve bu kaygı nedeniyle ilişkiler tehlikeye girebilir.

Uyumsuz arzu durumu

Cinsel ilişki sıklığının yeterli olup olmadığı kaygısı tipik olarak partnerlerden biri, yaşanılan cinsel birliktelik sıklığından memnun olmadığında ortaya çıkar. Bir partnerin diğerinden daha çok (veya daha az) olan “uyumsuz arzu” seviyesi, uzun süreli ilişkilerde oldukça yaygındır. Ayrıca partnerlerin her ikisi de cinsel etkileşimde bulunma sıklığından memnun olmayabilir. Ancak ilişki tatmininin sadece cinsel birliktelik sıklığına bağlı olmadığı unutulmamalıdır. Uzun süredir birlikte olan çiftlerde sadece cinsel ilişki niceliği değil, cinsel etkileşimlerinin kalitesi de önemlidir. Her zaman aynı ortamda, aynı kişiyle, aynı şekilde yaşanılan cinsel birliktelik zamanla monoton ve sıkıcı hale gelecektir. Bununla birlikte ilişkilerin sadece cinsellikten ibaret olmadığı, her birliktelikte bir de duygusal boyut olduğu dikkate alınmalıdır. 

Araştırmalar bize ne söylüyor?

İlişki tatminini incelemek için bilimsel araştırma yapılması kolay bir iş değildir. Bu alana yönelik deneylerin tasarlanması ve verilerin toplanması oldukça zordur. Bununla birlikte, cinsel ilişki sıklığına yönelik araştırmaların bulgularını dört ana başlıkta toplanabilir:  

• Genel olarak, uzun süreli birlikteliklerde çiftlerin cinsel ilişki sıklığında ve tatmininde bir azalma olur.

• Stresli iş yaşamı, yoğun ev işleri, çocukların varlığı, ilişki sorunları, diğer fiziksel veya ruhsal faktörler de cinsel ilişki sıklığını azalır.

• Cinsel ilişki sıklığı ve tatmini boşanma oranlarıyla ters orantılıdır. Başka bir deyişle, cinsel ilişki sıklığı ve tatmini azaldıkça, boşanma oranları artmaktadır. 

• Yaklaşık 2.400 evli çiftin cinsel hayatını analiz eden ve 2015 yılında yayınlanan bir araştırma, çiftlerin mutluluk oranlarının cinsel birliktelik ile doğru orantılı olduğunu kanıtlamıştır. İlginçtir ki haftada bir kez cinsel birliktelik yaşayanlarda ilişki tatmininin en üst düzeyde olduğu saptanmıştır. Neden haftada bir idealdir?

İş yaşamına yönelik verimlilik analizleri bir işe ne kadar personel tayin ederseniz, üretimin o ölçüde arttığını ancak belirli bir tepe noktaya ulaştıktan sonra daha fazla çalışan tayin etmenin verimliliği düşürmeye başladığını gösterir (azalan verimlilik kanunu). Cinsel ilişki sıklığının, ilişki tatmini üzerindeki etkisi de benzer bir özellik sergiler. Ayda bir veya iki kez cinsel birliktelik yeterli olmayabilir, ancak haftada birden fazla cinsel ilişki de ilişki tatminini daha fazla artırmaz (hatta azaltabilir). 

Yakın zamanda yapılan bir başka çalışmada, rutin cinsel birliktelik sıklıklarını iki katına çıkarmaları talimatı verilen çiftlerin eskisinden daha mutlu olmadıkları görülmüştür. Aksine, bu çiftlerin kayda değer bir kısmının seksten daha az zevk aldıkları saptanmıştır. Tüm bu veriler daha fazla cinselliğin her zaman daha fazla tatmin yaratmayacağı yargısını desteklemektedir.

Bununla birlikte cinsel ilişki sıklığı, çiftin birlikteliğinin belirli aşamalarında daha fazla, belirli aşamalarında daha seyrek olabilir. Genellikle daha olgun ve daha uzun süredir birliktelik yaşayan çiftler daha seyrek seks yapar ve bu durumdan şikayetçi olmazlar. Bu nedenle cinsel ilişki sıklığının ne olması gerektiğine çiftlerin kendileri karar vermeli, hangi sıklığın ‘normal’ olduğunu yine kendileri tayin etmelidir. 

Cinsel hayatı iyileştirmek mümkün müdür? 

Cinsellik arzusunun çiftler arasında farklılık göstermesi ilişkide ciddi bir sorun haline gelebilir (daha çok niceliksel olarak ama bazen de niteliksel olarak). Bu tür sorunlarla karşılaşan çiftlerin yapabilecekleri birkaç şey mevcuttur. Bunlardan ilki ilişkinin ‘yatak odası dışı’ndaki kısmını iyileştirmektir. Cinsellik olmadığı dönemlerde de, hem fiziksel hem de duygusal açıdan yakınlık kurulması ilişkinin sağlıklı şekilde devamı için zorunludur. Bununla beraber ‘planlı cinsel birliktelik’ pratiği uygulamak, farklı mekanlarda cinsel ilişki yaşamak, aile alanından uzakta bir seyahate çıkmak ve cinsel fantezileri hayata geçirmek bazı çiftlerin durgunlaşan cinsel hayatlarını yeniden canlandırabilir. 

Yukarıda sayılan pratik önlemler de fayda etmez ise, cinsel sağlık alanında deneyim sahibi bir hekim veya psikoloji uzmanından yardım alınabilir. Bu uzmanlar cinsel isteği azaltan fiziksel ve ruhsal rahatsızlıkların varlığını tespit ederek etkin şekilde tedavisini yürütebilir. 

Referanslar:
1. Velten J, Margraf J. Satisfaction guaranteed? How individual, partner, and relationship factors impact sexual satisfaction within partnerships. PLoS One. 2017;12(2):e0172855. doi:10.1371/journal.pone.0172855

2. Loewenstein G, Krishnamurti T, Kopsic J, Mcdonald D. Does Increased Sexual Frequency Enhance Happiness? Journal of Economic Behavior & Organization. 2015;116:206-218. doi:10.1016/j.jebo.2015.04.021

3. Yabiku ST, Gager CT. Sexual Frequency and the Stability of Marital and Cohabiting Unions. Journal of Marriage and Family. 2009;71(4):983-1000. doi:10.1111/j.1741-3737.2009.00648.x

4. Muise A, Schimmack U, Impett EA. Sexual Frequency Predicts Greater Well-Being, But More is Not Always Better. Social Psychological and Personality Science. 2015;7(4):295-302. doi:10.1177/1948550615616462

5. Carter CS. The Oxytocin-Vasopressin Pathway in the Context of Love and Fear. Front Endocrinol (Lausanne). 2017;8:356. doi:10.3389/fendo.2017.00356

False