GeriDilara Sayar Ergen çocuğunuzu anlamak için 5 iletişim adımı
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Ergen çocuğunuzu anlamak için 5 iletişim adımı

Ergen çocuğunuzu anlamak için 5 iletişim adımı

Anne-babalar ergenlik dönemindeki çocuklarıyla konuşmaya, onlara fayda sağlayacak öğütler paylaşmaya, geleceğine ilham olabilecek sohbetleri etmeye çalıştıklarında, birkaç yıl öncesindeki gibi sarılmaya, öpmeye yeltendiklerinde çoğunlukla buz gibi bir tavır ve büyük bir direniş ile karşılaşırlar. Bir süre sonra da birkaç yıl öncesinde rahatlıkla yapabildikleri her şeye özlem duymaya başlarlar. Çoğunlukla ‘Artık çocuğumu tanıyamıyorum!’ isyanı içindedirler.

Evet, çocuğunuzla konuşmak birkaç yıl önce çok daha kolaydı. Şimdi ise henüz ağzınızı açmadan önce, tetikleyebileceğiniz tüm olası öfke anlarını tahmin etmeniz gerekiyor.

Peki değişen ne? Çocuğunuza neler oluyor? Merak etmeyin, endişelenmeyin. Çocuğunuz hayatı için yeni bir proje üzerinde çalışıyor; ‘Kişilik İnşaatı Projesi’.

Ergenlik, çocuğunuz için bir ‘kişilik inşaatı projesi’dir.  

Her genç birey, yetişkin olmak için ihtiyaç duyduğu üç şeyi edinebilmek amacıyla bir projeye başlar. Projenin amacı gencin benliğini bulması, kişiliğini inşa edebilmesidir. İhtiyacı olan bu üç önemli şey ebeveynler için genellikle sorumluluk, olgunluk, empati, eleştirel düşünme gibi karakter özellikleridir. Bunların her biri elbette önemli niteliklerdir ancak bunlara sahip olmadan da yetişkin olmak mümkündür. Tıpkı çevremizdeki birçok yetişkin bireyin sahip olmadığı gibi..

Çocuğunuzun kişilik inşaatı projesinde, bir yetişkin olabilmek için ihtiyaç duyduğu üç temel şey; bir yetişkin beyni, bir yetişkin bedeni ve bir yetişkin kimliğidir.

  • Yetişkin bir vücut, ebeveynlerin kavraması için kolay bir kavramdır. Ergenlik, her çocuk için farklı seyirde başlayıp ilerlese de, çoğunlukla tahmin edilebilir ve doğrusal bir yol izler.  Büyüme ataklarından sivilcelere kadar, çocuğunuz için ergenliğin yolunda gittiğini gözlemleyebilirsiniz.
  • Yetişkin bir beynin geliştiğini görmek ebeveynler için daha zordur. Bir gün çocuğunuz oldukça mantıklı düşünür ve düşüncelerini olgun bir şekilde dile getirir. Sonraki gün, akşam yemeğindeki bir yemek yüzünden büyük bir öfke nöbeti geçirir. Bu dönemde beyin gelişimi genellikle bir adım ileri, üç adım geri gidiyormuş gibi hissedilir.
  • Yetişkin kimliği oluşturma çabası, ergenliğin en büyüleyici ve ilgi çekici kısmıdır. Çünkü bu çaba sosyal-duygusal gelişimin derinliklerine dayanır. Yetişkin kimliği oluşturmak en basit haliyle, ebeveynlerden ayrı olarak kim olduğunuzu anlamak anlamına gelir.

Çocuğunuzun hayatındaki bu noktaya kadar, kimliğinin belirleyici noktalarını çoğunlukla anne-baba olarak siz seçtiniz. Kiminle oyun oynayacağını belirlediniz, hangi kıyafetleri giyeceğini seçtiniz, onu kendi programınıza, kendi ilgi alanlarınıza, arkadaşlarının çoğunlukla tercih ettiği sporlara veya popüler aktivitelere yönlendirdiniz. Şimdi çocuğunuz; kimlerle takılacağı, ne yapmaktan hoşlandığı, neleri giymek istediğini, hangi sporla ilgilenmek, hangi tarzda müzik dinlemek istediğine kendisi karar vermek istiyor. Çocuğunuz artık benliğini en iyi ifade eden şeyleri bulmak için büyük bir arayış içinde.

Ergenlikte çocuğunuzla iletişiminiz nasıl değişecek?  

Ergenliğin başlangıcında, çocuğunuz bir birey olarak kendini tanımaya, kim olduğunu anlamaya yönelik nörolojik ve gelişimsel bir ihtiyaç hisseder. Bu ihtiyacını karşılama çabası, çocuğunuzun sizden uzaklaşmak ve ayrışmak için güçlü bir çaba içine girmesine neden olur.  Bazen zorlu olsa da ebeveynler kabul etmelidir; bağımsızlaşmak ergenliğin normal ve doğal bir parçasıdır.

İletişimi kesmek, genellikle bu süreçte çocuğunuzun atacağı ilk adımdır. Antropolojik olarak düşünün. Dil; iletişimi sürdürmenin bir yoludur ve kişileri birbirine bağlar. Ancak ergenlikte, çocuğunuzun alışık olduğu yerden uzaklaşmaya ve yeni bağlar kurmaya başlaması gerekir. Ergenlik dönemi gençlerin argoyu benimsemeye başlamasının nedeni de budur. Bu yeni konuşma şekli, arkadaşlarıyla olan ilişkilerini bilinçli olarak kodlamayı sağlar, yetişkinleri dışlar, onların anlama yetenekleriyle alay eder. 

Bu tutum, ebeveynleri büyük ölçüde sinirlendiriyor elbette. Çünkü çocuklarının tam dünya açıldığı çağda, bazen heyecanlı bazen tehlikeli yeni deneyimler edindikleri dönemde ve tam da çocukların en fazla rehberliğe ihtiyaç duyduğu zamanlarda kendileriyle konuşmayı bırakıyorlar. Yapacak tek bir şey var. Hayatınıza yeni bir dil katmak, yani çocuğunuzun dilini öğrenmek.

Ebeveynler konuşma tarzlarını değiştirmeyi nasıl öğrenebilirler?

Bu yeni dil öğrenimi tıpkı ergenlik dönemindeki çocuğunuz gibi argo kullanarak konuşmanızı gerektirmiyor. Bazı ebeveynler bunu komik bir yaklaşım olarak görüyorlar ancak bu iletişim tarzı yoğun şekilde kullanıldığında, çocuğunuza ve ilişkinize olumsuz yansımalar olabilir.  

Ergenlikte çocuğunuza yaklaşımınızı değiştirmeniz şart. Artık eski kalıplarınıza güvenemezsiniz. Bir zamanlar aile içinde gülüşmelerinize ortam yaratan şakalar, şimdi çocuğunuzun ya da sizin öfkelenmenize neden oluyor. Ona sarılma, saçlarını okşama talebiniz sizi kendinden hızla uzaklaştırmasıyla karşılık buluyor. Öyleyse, yeni bir ilişki kurmanın ve onun dilinden konuşabilmenin yollarına birlikte bakalım.

Ergen çocuğunuzla konuşmalarınız sadece kısa ve öz olduğunda işlevseldir. Her şeyi tek bir konuşmaya sığdırmaya çalışmayın. Zamana yayılmış birçok kısa konuşma, destansı konuşmalardan çok daha etkilidir. Unutmayın, sohbet bir ders değildir. İyi bir konuşma yapmak için iki istekli katılımcının olması gerekir. Bu nedenle ergen çocuğunuza nötr veya mutlu bir zamanda yaklaşın, olumsuz duygular ve negatif bir enerjiyle yüklü olduğunuz zamanlarda değil!

Ergen Bireyle İletişimde 5 Aşamalı Model

İletişimi planlayın, sakin kalın: Anne-babalar için, ergen birey ile konuşmanın en zor kısmı nasıl başlayacaklarını bilmemektir. Ergenin kendini iletişime tamamen kapatmasından korkan anne-baba, bazen zorlu sohbetleri tamamen atlayabilir ya da en önemli bilgileri erteleyebilir. Bu iletişim sorunu krizler doğurabilir. Konuşacağınız konuyu ve konuşma zamanını mutlaka net şekilde planlayın. Çünkü hiçbir genç, haberi olmadan ve fikri alınmadan planlanan durumlardan hoşlanmaz. Kendini pusuya düşürülmüş gibi hissetmesine neden olmayın. Konuşmanıza kişisel bir soru sorarak başlamak yerine konu hakkında sakin bir tavır, nazik bir ses tonuyla merakınızı ifade ederek başlayın. Örneğin; "Alkol/sigara hakkında konuşmamız lazım. Denemedin, değil mi?" şeklinde bir cümle ile iletişime başlamak yanlış tercih olacaktır. "Geçen gün gençlerle ilgili bir haber okudum ve yazanların gerçek olup olmadığını merak ettim. Sana sormak istiyorum. Senin yaşındaki çocuklar, anne-babalarının alkol/sigara kullanımına aşırı tepki verdiklerini mi düşünüyorlar?" diye sorarak, sakince iletişime başlamak doğru olacaktır.

Empati kurun: Ergen çocuğunuzla konuşmak istediğinizde, otomatik olarak savunmacı bir tavır takınabilir. Ama siz sohbete empati ve anlayış ile başlayarak, onun savunmacı tepkilerini etkisiz hale getirebilirsiniz. Kendi içinizde, çocuğunuzun bugün olduğu yaşlara dönmek ve o zamanlarda neler hissettiğinizi, neler yaptığınızı, genç olmanın nasıl bir şey olduğunu hatırlamak aynı dilden konuşabilmenin güzel bir yoludur. ‘Ben senin yaşındayken alkol/sigaraya ulaşabileceğim bir yer yoktu ama birçok insanın alkol/sigara kullandığını hatırlıyorum. Hatta alkol/sigara şirketleri çizgi film karakterleri kullanarak çocuklara yönelik reklam bile yapmıştı.’ dediğinizde çocuğunuz hem şaşıracak hem de sizin onunla benzer bir dilden konuştuğunuzu fark edecektir. Bu onun öfkelenmesini ya da savunmaya geçmesini önleyecek, sohbetinizi devam ettirmenize yardımcı olacaktır.

Sorularınızı doğru şekilde sorun: Çocuğunuzun bir konu hakkında neyi bilip bilmediğini veya ne hissettiğini merak ediyorsanız, açık bir şekilde bunu sorun. Çünkü onun hatalarını ortaya çıkarmak ya da onu yargılamak için değil, onu anlamak ve rehberlik edebilmek için sorular soruyorsunuz. Aslında ona karşı ne kadar sakin ve yargılamayan bir dinleyici olabileceğinizi çocuğunuza göstereceksiniz. Bir taraftan da merak ettiğiniz soruları soracak, çocuğunuzun çevresine ve yaşantılarına dair gerekli bilgileri edinmiş olacaksınız.  Örneğin; ‘Alkol/sigara kullanımının kalıcı sağlık etkileri hakkında bir şeyler okudun mu?’ sohbete davet eden bir sorudur ve çocuğunuzun deneyimlerine dair bir kapı açar.

Duyduklarınız için onay alın: Sorunuzu doğru şekilde sordunuz ve cevabı ondan aldınız. Merak ettiğiniz konuya dair çocuğunuzun ne düşündüğünü ondan duyduktan sonra, tam olarak anladığınızdan emin olmalısınız. Verdiği cevabı ona tekrar duyurmalısınız..‘Okul içinde ve dışında alkol/sigara kullananlar var ancak benim tahmin ettiğim kadar yaygın değil. Doğru mu anladım seni?’ diyerek ondan onay beklemeli ya da cümlelerinde değişiklik yapabilmesi için fırsat vermelisiniz.

Öğüt ve tavsiyeler için acele etmeyin: Aslında ergen çocuğunuzla iletişimde bu son aşamadır, ancak çoğu ebeveynin başladığı yerdir ve oldukça yanlıştır. Bu yanlış tercih yüzünden konuşmalarınız hızla raydan çıkabilir. 5 aşamalı modeli kullanarak, önce çocuğunuzu dinleyip onun güvenini kazanmalı, bakış açılarını ve deneyimlerini daha iyi anlayana kadar geri bildirim, tavsiye veya öğüt vermemelisiniz.

"Alkol/sigara kullanımı konusunda endişeliyim ve bunun senin yaşındaki bazı gençler için cazip olabileceğini biliyorum. Benim tavsiyem şu: Kendine ve sağlığına her zaman özen göstermelisin. Etrafında zararlı alışkanlıkları olan kişiler olursa, merak etmeye ve öğrenmeye devam edersin, denemek istersin. Bence alkol/sigara kullanımının yarattığı şeyleri araştırıp, doğru tercihler yapabilecek kadar akıllısın. Gelecekte şimdiki sana teşekkür edeceğin kararlar almak senin elinde. Bu konuyla ilgili daha detaylı konuşmak istersen ben buna her zaman hazırım, bunu bilmeni isterim.’ demek en doğru yaklaşım olacaktır."

Bu yaklaşımı her türlü konu ve sohbetiniz için kullanabilirsiniz. Zaman içinde pratik yaparak, doğal ve sorunsuz bir şekilde bunu yapmaya başlayacaksınız. Bunu kısmen daha kolay görünen konularla uygulamaya başlarsanız işiniz kolaylaşır. Konuşması kolay ve dinleyen bir ebeveyn olursanız, çocuğunuz için giderek daha fazla güvenilir olabilirsiniz. Böylece çocuğunuz yaşantılarında herhangi bir zorlukla karşı karşıya kaldığında, onun için güvenilir bir danışman ve etkili bir rehber olacaksınız. 

False