"Vahap Munyar" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Vahap Munyar" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Vahap Munyar

11 bin kurukafa ve 14-15 bin boynuz 1 milyon doları buluyor

15 Temmuz 2018

- Aslında “Ölümsüzlük Odası-Göbeklitepe Enstalasyonu” planlıyorum. Yıllardır hayalini kurduğum bu proje için desteğe ihtiyacım olacak.

Eserinden ipuçları verdi:

- 4 kıtadan 12 farklı yaban hayvanının boynuzu bu eserde yer alacak. Boynuz sayısı 14-15 bini bulacak.

Eserde ifadeleri farklı 11 bin kurukafanın yer alacağını kaydetti:

- Boynuz ve kurukafalar alüminyum döküm olacak. Eserin toplam ağırlığı 40 tonu aşacak.

Ardından “Zülkarneyn”i anlattı:

- Zülkarneyn, Kuran’daki Kehf Suresi’nin 83-101’inci ayetlerinde ve Tevrat’ta geçer. Kelime anlamı

Yazının devamı...

Vatana sahip çıkan milli irade, üretimde de kendini gösterdi

15 Temmuz 2018

Hakkı Yıldız, Osman Benzeş ve Peter Catalino (Soldan sağa)

İsviçre merkezli dünya ilaç devi Novartis’in Türkiye Başkanı Peter Catalino, 15 Temmuz 2016 gecesi İstanbul’daki evindeydi. Hain darbe girişimini ekibinin telefonlarıyla öğrendi. Pencereden baktı, köprüdeki olağanüstü hareketliliği gördü. Derken F-16 ve helikopter sesleri birbirine karıştı. Sabaha kadar uyuyamadı, olayların akışını izledi, olanı biteni anlamaya çalıştı. Gece boyu iletişimde olduğu şirketteki ekibine talimat verdi:

“İlaç tedarikinde herhangi bir aksama olmamalı.”

Ertesi sabah (16 Temmuz 2016 Cumartesi) evinin bulunduğu semtte dolaştı, şu gözlemi yaptı:

“Sokakta hayatın hızla normale döndüğünü gördüm. Köprülerde trafik normale dönüyor, mağaza ve restoranlar açılıyordu.”

Ardından fabrikalarını yokladı:

“Bizde de hiç aksaklık yaşanmadığını anladım. Faaliyetlerimiz hızla normale dönmüştü.”

Novartis’in Basel’deki merkezinden üst düzey yöneticiler Catalino’yu aradı. Yöneticiler ilk anda endişeliydi, Catalino yatıştırdı. 16 Temmuz 2016 günü grubun Türkiye’ye yaklaşımı şu ortak kararla teyit edildi:

Yazının devamı...

NATO kapsamında 30 milyar dolar harcıyoruz

14 Temmuz 2018

- Sayın Trump’ın “külfet paylaşımı” konusundaki söyledikleri tartışma yarattı.

ABD eski Başkanı Obama döneminde alınan kararı anımsattı:

- Üye ülkelerin 2024’e kadar Gayrı Safi Milli Hasıla’nın (GSMH) yüzde 2’sine denk gelen bir bütçeyi NATO’ya ayırmaları kararlaştırılmıştı. Şu anda bu oranın çok çok altında olan ülkeler var.

Trump’ın sözlerine işaret etti:

- Sayın Trump, “Biz GSMH’nin yüzde 4.2’si oranında NATO’ya destek veriyoruz. Burada o kadar zengin ülkeler var ki bunların bir kısmı hâlâ yüzde 1’in altında. 2’yi dahi yakalayamayan ülkeler var. ABD, bu sıkıntıları üstlenmek durumunda değil” diyor.

Üye ülkelerden Trump’a verilen yanıtı aktardı:

- Üye ülkeler, Obama döneminde alınmış karara uyulması gerektiğini ifade etti, “Hepimizin ülkemizin yönetimiyle ilgili birçok sıkıntısı var. Eğer denilen rakamları ödemeye kalkarsak milli eğitimde ne yapacağız, sosyal yardımda ne yapacağız” diyerek karşı çıktı.

Bu tartışmada Türkiye’nin yerinin altını çizdi:

Yazının devamı...

Hadi Cüneyt bitir şu maçı

13 Temmuz 2018

NATO Zirvesi kapsamında liderlerin katıldığı çalışma yemeği sonrası... Almanya Başbakanı Angela Merkel, İngiltere-Hırvatistan maçının son dakikalarını izlemek üzere telefonundan yayını bulmaya çalışırken Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, telefonunu uzattı:

- Sayın Başbakan, ben maçı açtım, buyurun birlikte izleyelim.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Arnavutluk Başbakanı Edi Rama, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Çavuşoğlu’nun telefonundan karşılaşmanın son dakikalarını izlerken İngiltere Başbakanı Theresa May de aralarına katıldı.

Çavuşoğlu, liderlere bilgi verdi:

- Maçı Türk hakem Cüneyt Çakır yönetiyor.

Maçın uzatma bölümünde Hırvatistan 2-1 öne geçmiş, heyecan doruğa çıkmıştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şaka yollu mırıldandı:

- Hadi Cüneyt, bitir şu maçı...

Yazının devamı...

Bakan olacağımı 15.00'te öğrendim Külliye'de beklemedim

11 Temmuz 2018

- Havaalanında (Esenboğa) yanımda bir hanımefendi oturuyordu. Bir telefon geldi, “Cumhurbaşkanlığından çağrılıyorsunuz” denildi. Sonra telefon yağdı. “Ne oldu?” dedim, “Sanırım Bakan oldum, herkes öyle söylüyor, ben bilmiyorum. Öğrenmeye gidiyorum” cevabını verdi. Kendisi yeni Ticaret Bakanımız Ruhsar Pekcan’dı.

Erdoğan’ın yeni kabineyi tanıtmasının ardından açıklamanın yapıldığı salondan ayrılırken fuayede Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Kadın Girişimciler Kurulu Başkan Yardımcılığı’ndan, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu’ndaki (DEİK) görevlerinden tanıdığım Ruhsar Pekcan’ı görünce kutlamak üzere yanına gittim.




Kemal Öztürk’ün Tweet’ini anımsatınca anlatmaya başladı:

Yazının devamı...

Bir haftadır haritada Kazan’ın yerini arıyoruz

9 Temmuz 2018

- Mehmet Bey, çocuğumuzu size emanet ettik ama o kadar da değil.

Anne Uçan’ın ses tonu onu tedirgin etti:

- Buyurun, bir sorun mu var?

Anne Uçan sürdürdü:

- Bir haftadır haritada Kazan’ın yerini arıyoruz. Oğlumuzun o kadar uzağa gitmesini istemeyiz.

Özkan, Salih Uçan’ın “Rubin Kazan” kulübüne transferini kabul etmiş, aileden böyle itiraz gelmişti. Hemen menajerler Ömer Uzun ve Batur Altıparmak’ı aradı:

- Salih’in ailesi Kazan’a gitmesine izin vermiyor. Fenerbahçe’nin teklifi geçerliyse el sıkışalım.

Yazının devamı...

Hakkınızda açılmış tek dava görmedik ortak olmak isteriz

8 Temmuz 2018

- Metal ambalaj üretimi için Nippon Steel’den malzeme alıyorsunuz. Söz konusu ticaret bizim üzerimizden geçiyor. Yani, sizi yakından izliyoruz.

İzlemeyi zamanla araştırmaya dönüştürdükleri anlaşıldı:

- Sizinle ilgili her türlü ayrıntıyı araştırdık. İlkokulu nerede bitirdiğinize, hakkınızda açılmış tek bir dava olmadığına kadar birçok ayrıntıyı biliyoruz.

Sarıbekir şaşkınlık içinde düşündü:

- Mitsui, müşterilerini neden bu kadar detaylı araştırıyor acaba?

İçinden geçen sorunun yanıtı, az sonra yapılan teklifle anlaşıldı:

- Mitsui olarak Sarten Ambalaj’a ortak olmak istiyoruz.

Sarıbekir

Yazının devamı...

‘Yaşlı ana-baba huzurevine gitsin’ vaazını benimseyen olur mu

6 Temmuz 2018

O dönemde aynı zamanda İstanbul Ticaret Üniversitesi’nin Mütevelli Heyeti’nde bulunan Zeki Sayın, konuyu orada gündeme taşıdı. Mütevelli Heyeti, Sayın’a kira bedelini sordu, şu yanıtı aldı:

- Ayda 150 bin liraya üst kullanım hakkı ile arsa olarak kiraya verebiliriz.

O dönemde İstanbul Ticaret Üniversitesi Mütevelli Heyeti Üyesi olan İsmail Kahraman itiraz etti:

- Bu kira bedeli çok yüksek Zeki Bey. Siz, üniversitenin mi, yoksa vakfın mı çıkarını koruyorsunuz?

Sayın, yanıt verdi:

- Kira bedelini söylerken başında bulunduğum vakfın çıkarını korumak durumundayım. Üniversite mütevelli heyetinde de üzerime düşen görevi yapmaya çalışıyorum.

Bu pazarlık bir süre sonra kesildi. İstanbul Ticaret Üniversitesi, kampüsünü Altunizade’de yapmaktan vazgeçti. Daha sonra Bahçeşehir Üniversitesi aynı mekan ile ilgilendi. Ancak, o görüşmelerde de kiralama aşamasına ulaşılamadı.

Yazının devamı...