İsmail Er

Önder Özen formülü süper

18 Haziran 2013
Futbol işimizden, ailemizden, ülke ve dünya meselelerinden çok fazla yer kaplıyor hayatımızda. Bu nedenle de futbol sevgimizi ve bilgimizi tartışmaya dahi açmıyoruz. Oysaki o kadar çok yanlış ve çirkinliği barındırdığını bildiğimiz halde.

Ülkem insanı yapılan işleri beğenmez, ancak bunların değişmesine veya değiştirilmesine de en çok itiraz eden odur. Biz yanlışı konuşmayı seviyoruz galiba.

Futbolda bilinen ve değiştirilmesi gereken yanlışlardan birinin, esas işi para saymak olan yöneticilerin futbol takımı üzerindeki karar vericiliğidir. Bütün, büyük ve sportif başarıları çok fazla olan kulüplerde bu yanlış yıllar önce terk edilmiştir.

O yüzden de bu kulüplerin kendi içinde oluşturdukları futbol kültürü, felsefesi ve aklı, başkan, teknik direktör, oyuncu değişimlerinde aksamadan devam etmektedir. Beşiktaş Futbol Direktörlüğü uygulamasına geçerken bir kavram kargaşasını da düzeltti. Sportif değil Futbol Direktörlüğü. Öyle ya bu kulübün spor olarak farklı branşları da var, örneğin yarın ayrı bir şirket haline getirilmesi düşünülen Basketbol branşının başına getireceğiniz kişiye ne diyecektiniz. Öncelikle Futbol Direktörlüğü makamının oluşturulmasını çok ama çok doğru bir hamle olarak görüyorum.

Dünya bu uygulamaya yıllar önce geçti dedik. Yanlış hatırlamıyorsam Real madrid'in Futbol Direktörleri uzun süre Valdano ve Butragueno idi. Sanırım şimdide Zidane, Barcelona'da ise Zubizarreta. Bu kişiler gözden uzak, sessiz sedasız çalışırlar.

Yazının Devamını Oku

İbrahim Yazıcı eserleri ile anılacak

7 Mayıs 2013
BURSASPOR tarihine önemli miras bıraktı...Tesisleşmesinden Süper Lig Şampiyonluğuna kadar her platformda Bursaspor'un menfaatleri için savaştı. Ne yürek dayandı nede beyin..Eleştirilmedik tarafı kalmadı. Yeşil beyazlı renklere gönül vermişti. Her hafta dertleşir ve kulübün sorunları ile ilgili olarak fikir alış verişinde bulunurduk. Kendisine "Bursaspor'u bugüne kadar çalıştıran teknik adamların getirdiği oyuncuların istikrarlı olmadığını ve kendisinin bulup getirdiği Batalla'nın dünya çapında yıldız olduğunu belirttiğimde gülümserken "Biz hizmet ettik. Ey iyisini getirdiğimize inanıyoruz. teknik adamlarımızında hataları olabilir onlarda iyi niyetli" diyerek teknik adamlarına söz söyletmezdi.

KUTLAMA YERİNE NEZARETE ATTILAR

 Bir hafta önce konuştuğumuzda "Bursaspor'a Süper lig Kupası kazandırdım. Şampiyonlar Liginde oynattım. Bundan büyük mutluluk bundan büyük heyecan ve zafer yaşanırmı. Yılmayacağım. bu sahnelerin devamını getireceğim ama beni düşündüren olaylar var.. Çünkü başarı ve zaferler takdir edileceğine eleştiri ve dedikodulara yerini bırakıyor. Beni bezdirdi. Şampiyonluk kutlamasını nezarethanede yaptırdılar. Bu ızdırap, kahır unutulur mu. Bursaspor sayesinde reklamlarını yapanlar şimdide kazandığımız zaferleri hazmedemiyorlar." ifadeleriydi. Ardından da ekliyordu "Kimseye pabiç bırakmam Bursaspor yine hakettiği değeri ve başarılı sürdürecektir. Kulübü kurumsallaştırıyoruz. Bundan böyle kulüp kendi imkanları ile yoluna gidecektir." derken yeşil beyazlı kulübe bugüne kadar toplu iğne kadar faydaları olmayanların seslerine tepkiliydi. Yakın dostu Beşiktaş Asbaşkanı Levent Erdoğan sürekli uyarıyordu "İbrahim biraz kendinle ilgilen. Dinler. Yoksa cenazene geleceğiz" diyerek dikkatli olmasını istiyordu. Yazıcı'nın yüreğindeki Bursapor sevgisi ise hiç bir şey dinlemiyordu. Orduspor maçına gitmemesi gerekirken kimseyi dinlemedi. Orduspor karşısında kazanılan zaferden mutlu olmuştu. Kültürparkta dostları ile zaferi kutlarken UEFA Kupasına katılma düşüncelerini paylaşıp sevdiği tavla oyununu gece saat 03.00'lere kadar sürdürdü. Belkide vakit buraya kadardı. Herşeyin bahanesi bulunur!.Sanki dostlarıyla vedalaşmıştı.

SAĞLAM'IN YERİ BAŞKA

Teknik Direktör Ertuğrul Sağlam'a görevi teslim ederken gözlerindeki pırıltı hala beynimde. Yazıcı "İyi ki Ertuğrul Sağlam gibi önemli bir ismi getirdim. Disiplinli, hırslı ve heyecanlı.Bursaspor'u beraber şahlandırdık" yorumları unutulmaz.

HAYRİ YAZICI İLE YÜREKLERİNİ KOYDULAR

Bursaspor'a ağabeyi Hayri Yazıcı ile büyük katkılar sağlayan İbrahim Yazıcı Vakıfköy Tesislerindeki katkısının yanısıra yeni stadyumun yapımında başlatığı organizasyon asla unutulmaz. Bursaspor gibi kuruma liderlik yaparak kenti ayaklandıran ve Şampiyonlar Liginde yeşil beyazlı kulübün tanıtımını sağlayan Yazıcı ve ekibi asla unutulmayacak. Varını yoğunu Bursaspor menfaatlerine ayıran İbrahim Yazıcı'nın geride bıraktığı hoş bir seda ve eser var. Süper Lig Şampiyonluğu, ve Şampiyonlar Ligine katılım. İşte bu iki muhteşem zaferi yaşatan Başkan İbrahim Yazıcı gelecek nesiller tarafından alkışlarla ve gururla anılacak. Allah rahmet eylesin büyük başkan.
Yazının Devamını Oku

30 milyon dolara dokunmayın!

13 Aralık 2012
KİMSE Beşiktaş’tan sezon başından şampiyonluk veya büyük hedefler beklemedi. Zaten forması bile süper ligi ilk dört sırada bitirirdi. Geçen yıllardan kalan tecrübeler de mi değerlendirilmiyor..

Beşiktaş Türkiye Kupasında Antalyaspor’a elendi. Herkes Beşiktaş’ın sistemsizliğinden bahsetti. Kimse çıkıp da ekonomik imkansızlıklar içinde hedefe yürüyen Antalyaspor’un mimarlarından bahsetmedi.

Ömer Şişmanoğlu gibi önemli bir oyuncu zirve yarışında savaşan Beşiktaş gibi önemli takımın defansını allak bullak etti. Isaac ve Emrah siyah beyazlı takımın kanatlarındaki zaafları çok iyi değerlendirdi. İskeleti Beşiktaş’ta oluşan Teknik Direktör Mehmet Özdilek, Şenol Fidan’dan kurulu  Antalyaspor kurmayları ülkem futbolunda kısıtlı imkanlarla nasıl başarıya koşulur konulu ders verdiler.

Ziraat Türkiye Kupası başladığından bu zamana kadar Niğde, Ofspor, Ankaragücü ile oynadığı karşılaşmalarda taraftarlara kahır mektubu yazdıran Beşiktaş futbol takımının teknik patronu gerekli planlarını açıklamalı. Bir takıma sistem yerleştirmek o kadar mı zor. Madem zor, bu oyuncular hangi yüzle yönetimle masaya oturarak bu kadar astronomik paraları talep ediyor, bir bilen varsa anlatsın!.

Büyük takımların her zaman büyük oyuncuları sahne alır. Alt yapı ve gençlik masalları gelip geçicidir. Maçlar ve turnuvalar bittiğinde herkesin gözü tabeladaki sonuçları arar. Tercrübe en iyi ilaçtır. Bu nedenle Beşiktaş yönetimi başarıya ulaşmanın yollarının büyük takımların büyük oyuncularından geçtiğine inanmalı. Çok eleştirilen Quaresma’nın geçen yıl yaşattığı heyecanı benim gibi kimse unutmadı!..

Nene yada başka bir isim alınacaksa, Fernandes, Almeida, Holosko’nun biri mutlaka Quaresma gibi yollanacak ve başarısızlık havası sürecek. O zaman kimse Başkan Fikret Orman’ın kılı kırk yararak bankadan çektiği 30 milyon dolarlık krediye dokunup borçları çoğaltmasın!. Beşiktaş A2 takımı A takımından daha sistematik ve tempolu oynuyor. Hiç olmazsa ruhları var. Benden söylemesi!..

 

Yazının Devamını Oku

Başkanlık zor iş!

12 Kasım 2012
Kulüp başkanlıkları gerçekten ateşten gömlek. Onursal Başkan Süleyman Seba için "Ahmet Dursun Seba gitsin" diyerek başlayan tezahüratların ardından Serdar Bilgili'nin minik çocuğuna varacak kadar iğrenç küfürler unutulmadı.

Oysaki Onursal Başkan Süleyman seba döneminde kazanılan şampiyonluklar ve başarılar tarihe damgasını vurmuştu. Serdar Bilgili 100'ncü yılda, Hüsnü Güreli, Haşmet Kürüm, Hüseyin Mican gibi yürekten çalışan insanlar gurubunun yanında Yıldırım Demirören'in futbol Şube sorumluluğunda önemli şampiyonluğa imza atmıştı. Seba dahil son 28 yılda kulüp için seferber olanlar ve kulübü en iyi şekilde yönetmeye çalışanlar kimseyi memnun edemedi. Onursal Başkan Süleyman Seba, Serdar Bilgili ve Yıldırım Demirören küfürü hak etti mi. Öncelikle buna kongre üyeleri ve taraftarları karşı çıkmalıydı. Eğer ortada haksız bir durum varsa idi bununda hesabı kongrede sorulmalıydı.

Beşiktaş kulübünde 8 yıllık başkanlık döneminde kulüp başarısı için elinden gelen tüm gayreti sarf eden Yıldırım Demirören'in arkasından inanılmaz küfürler sarfeden ve yüzünü gördüğünde koşa koşa elini öpenleri görünce gülüyorum.

Beşiktaş'ta son yıllarda Guti, Fernandes, Simao, Quaresma ve Almeida alındığında İnönü Stadı inliyordu. Portekiz milli takımının omurgası transfer edilmişti. "Yetmez Demirören" dedikçe yıldızlar yağıyordu. Iverson, Deron Michael William gibi önemli starlar kazanılmıştı.

Başkan ve yönetim başarı için tüm imkanlarını seferber ederken taraftarlar ne yaptı. Koca bir hiç. Sadece protesto!.Ürün satışına katkıda bulunmadılar, kombine bileti almadılar ve ardından "Yeter Demirören" demeye başladılar. Eleştirinin sonu yoktu.

Kulüp tarihi boyunca herkesin konuştuğu fakat yaptırmaya cesaret edemediği Beşiktaş Fulya Süleyman Seba Fulya Projesinin mimarının Yıldırım Demirören olduğunu haykırmadı.

Yapılan iyi işlerde yöneticiler ön planda oldular. İşler kötü gittiğinde ise Demirören'i hedef tahtası yaptılar..

Beşiktaş başkanı Yıldırım Demirören yönetimlerinde yen alan yöneticiler orda konu mankenimiydi. Demirören kanatları altında çalışan yöneticiler çıksın şimdi birbir konuşsun. Ama kimse konuşmuyor. Del Bosque, Ferrari önemli hata peki hiç mi yöneticilerin suçu yok. Amaç üzüm yemek değil bağcıyı dövmek. Ayıptır. Yazıktır.

Eğer ortada hata varsa hesabı da kongrede sorulmalı. Kamuoyunda değil. Harcadığı tüm kuruş SPK'ya bildirilen kulübü kimsenin zan altında bırakma hakkı yok

Yazının Devamını Oku

Q7'siz asla!

5 Ağustos 2012
BEŞİKTAŞ özel maçlarını, Süper Lig’deki karşılaşmaların aksine kapalı gişe oynamaya devam ediyor.

Gençlik ateşi ve tecrübeli silahları bir araya getiriyor. Özlem, tutku ve aşkla kavurucu sıcağa rağmen Kartalspor Stadı’na gelen taraftarların coşkusu muhteşemdi.
Teknik direktör Samet Aybaba, geçen yıl feda edilen şampiyonluğu tekrar kazanmak için kalitesini ve gücünü bildiği takıma ülkemizde kimsenin tahammül edemediği gençlere kucak açarak inadında ısrarcı olması keyif veriyor. Tecrübe, zeka ve gençliği bütünleştiren düşüncesiyle Aybaba, iyi yolda olduğunu gösteriyor.
Mehmet Akgün ve Oğuzhan’ın yeri şimdiden garanti. Diğerleri ise ısınıyor! Mehmet Akgün, bu formuyla hem Beşiktaş hem de milli takımın sağ kanadında şimdiden adından bahsettirmeye başlar. Oğuzhan sahada basmadık yer bırakmadı. Aybaba, ikinci yarıda Süper Lig için kafasında şekillendirdiği takımın iskeletini sahaya sürerken tribünleride heyecanlandırdı.

Görsellik Ümraniye’deydi

Fernandes, ayağına aldığı her topta tribünleri ayağa kaldırdı. Futbol oynamaya çalışanları engelleyen tek faktör ise patates tarlasını andıran saha zeminiydi! Mustafa Pektemek’in performansını izleyince Aybaba’nın neden Almeida’nın yerine forvet aradığını daha iyi anladım. Beşiktaş dört gün önce Kırklarelispor karşısındaki bol gollü galibiyeti Kartalspor karşısında kötü zemine takıldı. Beşiktaş’ın yeni kalecisi McGregor’ın ise ceza alanı içinde dinlenen 5 martıdan farkı yoktu. Çünkü ne gelen vardı ne de geçen. Belki de oyuncular hayvan haklarını düşündüklerinden rahatsız etmek istemediler!
Futbol koşmak ve mücadele ise Kartal sahasında herşey vardı. Aranan görsellik ise Ümraniye Nevzat Demir Tesisleri’nde antrenör Erkan Avseren ile antrenman yapıyordu. Yönetim ve teknik ekip alt yapıda antrenör Erkan Avseren ile antrenmanlara çıkan Quaresma’yı bir an önce A takıma kazandırmalı.

Yazının Devamını Oku

Farkı kaçırdı!

3 Ağustos 2012
ESKİŞEHİRSPOR dün gece UEFA Avrupa Ligi 3.’ncü ön eleme turu ilk maçında Fransızların ünlü Marsilya takımına fark yapacağına beraberliği kurtarsa da rövanş için umut verdi...

Eskişehir’in yıllardır kronikleşen hastalığı üçüncü bölgeydi. İlk yarıda ilk 10 dakikada sahada etkili bir Es Es izledik. Defanstan top çıkartan ve orta alanda çoğalan bir takım beklentisi vardı tribünlerde. Gol attıracak ve atan Batuhan kadro dışı kalınca görevi bırakın koşmayı yürümekte bile zorlanan pas verme sorunlu tonlarca ağırlıkta... Duran topta sahanın yıldızı Dede’nin pasında sahanın en kötü oyuncusu Nuhiu beraberlik golüne imza attı.
Son yılların en kötü Marsilya ekibi karşısında Eskişehirspor’da takımı kontratağa kaldıracak ve gol yollarına sokacak lider Tello mumla aranırken yedek kulübesinde oturtulmasına izleyenler gibi bende anlam veremedim. Bu futbolcunun oynatılmaması için iki neden var ya sakat ya da hazır değil!

Es Es fazlasını yapar

Burhan neden kadroya ikinci yarıda alınır anlaşılır gibi değil. Takımın patronu Ersun Yanal’ın eminim bir bildiği vardır. Hürriyet, Veysel’in kalitesi ve Alper’in gücü Fransız ekibini yenmeye yetmedi. Diğerleri ise hala hazırlık kampının yorgunluğundan kurtulamamanın çaresizliğini yaşıyordu. Geçmiş yıllarda üstün performansta yabancı oyuncu tercihi yapılırken bu sezon silik olduğu kadar başarısız yabancı oyuncu tercihinin nedeni ekonomik zorluklardan mı kaynaklanıyor.
İddia ediyorum özgüveni olan Eskişehirspor dün geceki Marsilya’ya en az 3 farklı galip gelebilirdi. Rövanşta daha fazlasını da yapabilir. Çünkü rakip Marsilya Bank Asya takımlarından farksız. Yeter ki Eskişehirspor hücumda çoğalabilsin...

Yazının Devamını Oku

Beşiktaş’ta beklenen son

13 Haziran 2012
İbrahim Altınsay’ın, Eriksson nedeniyle görevi bırakması ve yönetici Cem Bilge’nin de ‘kader arkadaşını’ izlemesiyle, yönetim, bu ikiliye muhalif olan ağır toplara kaldı.

BEŞİKTAŞ’ın teknik direktör olarak Sven Göran Eriksson ile anlaşma eğilimine girmesinin iki istifaya yol açması, aslında kulübün içini iyi bilenler tarafından beklenen gelişmelerdi. Çünkü ilk istifacı İbrahim Altınsay ile yönetimin ağır topları olarak bilinen, futbol komitesi üyeleri, Tamer Kıran, Deniz Atalay, Ahmet Nur Çebi, Levent Erdoğan ve Seyit Ateş’in yıldızı hiç barışmadı.

Dışarıdan destek verdi

Fikret Orman, yönetim kurulunu oluştururken, Altınsay’dan listesinde yer almasını istemiş ancak o, sadece dışarıdan çalışabileceğini bildirmişti. Altınsay’a inanan Orman da, yönetimin çoğunluğunu karşısına alma pahasına bunu kabul etmiş ve danışmanlık gibi bir görevlendirme yoluna gitmişti.

Yabancıdan yanaydı ama...

Altınsay ile diğer yöneticilerin arasını açan bir başka olay, yeni teknik direktör konusunda patlak verdi. Futbol komitesi üyeleri, Rıza Çalımbay, Ertuğrul Sağlam ve Hikmet Karaman gibi isimlerle temasa geçince, kaliteli yabancıdan yana olan ve Almanya ile Hollanda’da temaslarda bulunan Altınsay buna tepki gösterdi. Bardağı taşıran son damla ise Eriksson isminin ağırlık kazanması oldu. Eriksson’un devrini tamamlamış olduğunu düşünen Altınsay, Orman’a artık göreve devam edemeyeceğini bildirdi.

Fikret Orman kabul etti

Altınsay’ın gidişi, tartışılırken, Cem Bilge, “Yazık” diye yorum yapınca, Orman’ın buna tepkisi şiddetli oldu. Bilge’yi arayan Başkan’ın sert konuştuğu. onun da, “İbrahim kader arkadaşım. Ben de istifa edebilirim” diye karşılık verdiği öğrenildi. Orman’ın istifayı kabul etmesiyle de ipler tamamen koptu.

‘İstifalara üzülmedim!’

Yazının Devamını Oku

Avcı'nın, Büyük Milli takım projesi!

3 Haziran 2012
TÜRKİYE’nin 2002 Dünya Kupası 3’ncülüğü, 2008 yılında yaşanan Avrupa 3’ncülüğü’nün ardından geçmiş yıllarda A Milli Takımın Uluslararası turnuvalardan uzak kalmasını sağlayan kötü ve kalitesiz yönetimlerin bıraktığı tahribat, genç, Teknik Direktör Abdullah Avcı'nın büyük takım projesi ile yeniden toparlanmaya başladı. Umut'un attığı goller gelecek için umut oldu.


Ülkemizde şike ve teşvikten dibe vuran ve futbolu canlandıran kadroya tebrikler. A Milli takım teknik ekibi, oyuncularıyla 2012 Avrupa Futbol Şampiyonasında yer almanın zor olmadığını hatırlattı ve şampiyonluk hedefleyen güçlü rakibi Portekiz karşısında savaştı, mücadele etti, koştu ve goller attı.

1965 yılından bu zamana kadar kalesine bile gidemeyen, gol atamayan Türk Milli Takımı bu şanssızlığını Umut'un koklayarak takip ettiği vuruşu ile unutturdu. Kolay değil her turnuvada finalleri hedefleyen Portekiz'i taraftarı ve evinde böylesine ezmek!

Volkan kalede devleşti. Dünya çapındaki C.Ronaldo'nun penaltısını ustalıkla kurtarırken alkışlandı. Bir hafta önce bir medya mensubu ile yaptığı sözlü diyalogun uygulamasını C.Ronaldo’ya yaptı. Bu kez sahada konuştu! Penaltı vuruşunu kurtararak yıldız oyuncunun aklını evinde yani sahasında aldı!. Emre ve Arda'nın bitmeyen enerjisi ve zekası, milli takımı şahlandırdı. Hamit ve Mehmet Topal ilk dakikalardaki hatalarını ikinci yarıda kamufle ederek takım oyunu için yüreklerini ortaya koydular. Tunay Tolun ay yıldızın yeni neferi. İnanılmaz hırslı. Ömer Toprak gayretli, Bekir İrtegün inançlıydı.

Avrupa futbolunun gelecekteki starı Sercan Sararer'in yıllardır yılan hikayesine dönen ve ısrarla aranan sol kanat sancısına son verdi. İsmail Köybaşı ile müthiş ikili olacaklar görüntüsü verdi. Adam markajında yerini aldı, defansif olduğu kadar ofansif özellikleriyle sivrildi. Karşılaşmanın 32'nci dakikasına kadar sahada takım arkadaşlarının unuttuğu Sercan verilen pasla sahneye çıktı. Attığı çalımlarla da Umut'a ilk gölünü attırdı. Her kontratakta tehlike oluşturan ay yıldızlı ekibin performansı Portekizlileri şaşırttı.

 Geçmişte kendi takımlarında oynamadan ay yıldızlı formayı giyenlerin bıraktığı kötü miras en çok defansda kangren oluşturmuş. Defans sorunları aşılmalı. Nani'nin attığı gol Hasan Ali Kaldırım'ın çaresizliği tecrübesizliğindendi! Hamit, Bekir, Ömer Toprak, Hasan Ali Kaldırım’ın rehabilite edilmesi şart! Egemen, Semih Kaya, Serdar Aziz, İbrahim Toraman, Eren Güngör unutulmamalı.

Avusturya kampında başlayan 3 hazırlık maçı Portekiz Milli takım oyuncularının laubaliliğine rağmen  ciddiyet kazandı. Dünya futbolunda söz sahibi Portekiz önünde sistemi ve otoritesi ile Abdullah Avcı bu işinin "avcısı" olduğunu öğrencileriyle ispatladı. Avcı milli takımın formasını marka takımlarda görev alan değil alın teri akıtmış oyuncularla zafere gidileceğini gösterirken radikal değişiklikler ile gücünü hissettirdi..

 

Yazının Devamını Oku