Geriİsmail ER Pektemek'siz olmaz!
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Pektemek'siz olmaz!

Almanların güçlü ekibi Schalke karşısında Beşiktaş’ta oyuncu denemeye devam ediliyor.

İlk 45 dakika ile ikinci 45 dakika da sahada yer alan oyuncuların performansları canlı ve heyecanlı olmasına rağmen gol atacak forvet eksikliği hissedilirken Mustafa Pektemek’in kulübede atıl olarak oturtulmasına anlam vermedim.
Beşiktaş, ilk 45 dakika geçen yıldan farklı, daha dinamik, daha tempolu oynadı. İlk 9 dakikada Gökhan Töre ve Veli’nin şutları Schalke kalesinde tehlike oluşturdu. Kartal ilk korneri 20’nci dakikada kazandı. Yıldızı olmayan, sürekli oyuncu deneyen teknik direktör Bilic kafasındaki sistemi oturtmak için çabalıyor. Karşılaşmanın en güzel tablosunu Beşiktaş adına geçen yıl kayıp olan Almeida oluşturdu, koştu, savaştı, arkadaşlarını doğru toplarla buluşturdu. 22’nci dakikada sol kanattan yaptığı ortayı sağ kanatta bulunan Gökhan Töre’ye uzattı. Bu oyuncunun ceza alanı içine yaptığı asiste yükseldi. Pozisyonu değerlendiremedi.
Schalke ise ilk yarıda üç kez geldiği Beşiktaş kalesinde Cenk devleşti. Üç şutu da direğin yanından auta çıkarken defansta Escude’nin Sivok ile anlaşmazlığı dikkatlerden kaçmadı. İlk 45 dakikada Almeida dışında koşan yoktu. Almeida’nın Olcay Şahan’a al da at dercesine verdiği pas izleyenleri büyüledi.
İkinci yarıda ise kornerden Fernandes’in ortasında oluşan karambolde yeni transfer Franco beraberlik golü attı. Bu arada Bilic’in kafasındaki olumsuzluklar oynayanlar kadar izleyenler tarafından da hissedildi.X

SORUNLAR:

Orta sahada yaratıcı yıldız oyuncu şart. Defansta Escude, Sivok, Ersan uyum sorunu yaşıyor.
Sol kanatta sorun devam ediyor. Schalke’nin tüm atakları sol kanattan gelişirken defans çaresiz kaldı.

OLUMLU YÖNLER:

Beşiktaş geçen yıldan farklı. Toplu halde defans ve toplu halde hücum uygulaması dikkat çekti. Cenk geçen yıldan çok farklı.
Bilic rakibe göre oyun sistemini uygulatmaya başladı. Sistemli oynayan Schalke karşısında ilk 45 dakikada 6 gol pozisyonu gerçekleşti.

X

Mesut Özil ile sadece 2 kişi fotoğraf çektirdi! Nereden nereye...

Bir Mesut Özil anısı...

Dünya Kupası kaldırma onuruna erişen futbolcular arasında yer alan Mesut Özil, 2 Ocak 2008’de henüz 19 yaşında iken Hürriyet Spor Servisi’ni ziyaret etmişti. O gün yanında, yakın dostları Adem Çukur ve İsmail Türedi vardı. Mesut İstanbul’a o dönem A Milli Takım’ın başında bulunan Fatih Terim’le görüşmek için gelmişti. “Hocam, sürekli oynatacaksanız Türk Milli Takımı’nı seçerim, aksi halde Almanya Milli Takımı beni bekliyor” diyen Mesut, Terim’den olumlu yanıt alamayınca Panzerler’in formasını giymeyi tercih etmişti.

‘iSMAiL GiT iŞiNE!’

Mesut, Hürriyet Spor Servisi’nin kapısından girince, “Arkadaşlar, Mesut Özil arkadaşımız yakında dünyanın en büyük futbolcusu olacak. Gelin fotoğraf çektirin, sonra sıraya girersiniz” diye seslendim. Hiç unutmam, o dönem Hürriyet Spor Müdürü olan Esat Yılmaer ve rahmetli spor yazarı Korkut Göze, “İsmail git işine” dercesine bana yan yan bakmıştı.

NEREDEN NEREYE...

Sonrasında Yılmaer ve Göze ile birlikte müdür odasına girip Mesut’la röportaj yapmıştık. Röportaj bitince sıra fotoğraf çektirme faslına geçti. Benim dışında sadece iki kişi Mesut’la hatıra fotoğrafı çektirdi! Kariyerinin henüz başında olan Mesut’un sözlerini ertesi günkü gazeteye, “Asla Türkiye’ye gelmem” başlığıyla vermiştik. Nereden nereye...

<div style="margin: 0 auto; max-width: 100%; min-width: 300px;"><div style="position: relative; padding-bottom: 56.25%; height: 0; overflow: hidden;"><iframe style="width: 300px; min-width: 100%; position: absolute; top: 0; left: 0; height: 100%; overflow: hidden;" src="https://embed.dugout.com/v2/?p=eyJrZXkiOiIyczVVd3JzbyIsInAiOiJzcG9yYXJlbmEiLCJwbCI6IiJ9" width="100%" height="400" frameborder="0" scrolling="no" allowfullscreen="allowfullscreen" data-mce-fragment="1"></iframe></div></div>

Yazının Devamını Oku

Batalla kurtarır!..

Bursaspor bu sezon küme düşmeyecek...

 

Yeşil beyazlı taraftarlar kalan 5 haftada tribünlerde desteklerini sürdürmeli ve ateş hattından kurtulmalı.
Teknik Direktör Mustafa Er’e yürekli kadrosundan dolayı kutlarım. Adaletli forma dağıtımı ile takıma savaşan mücadele eden oyuncuları monte etmiş.
Alt yapıdan Furkan ve Ertuğrul Ersoy’u kritik dönemde sahaya sürmek her babayiğidin harcı değil. Gençler hata yapabilir ama yüreklerini ortaya koyduklarını gösterdiler.
Başkan Ali Ay ve ekibi takımı Süper Lig’de tutmak için vargüçlerini ortaya koydular. Takıma yapabileceklerinin fazlasını verdiler.
Ama özellikle yabancı futbolcularda yönetimin yaptığı fedakarlığın üçte birini göremedik.
Mustafa Er hoca geçmişte kulübün içine doldurulan kalitesiz yabancı oyuncuların yerine gençlik takviyesi yaparak yapacağı değişim ve dönüşümünde mesajlarını verdi.

BATALLA LİDER

Yazının Devamını Oku

Yazıcı kararında haklı futbol değil olimpik ruh..

Ülke futbolunun kalkınması için rahmetli Turgut Özal döneminden itibaren başladı Belediyelerin futbolu katkısı. Fakat her geçen gün güvenirliğini yitirdi.

Belediyelerin profesyonel futbol takımlarına halkın vergileri ile yaptığı katkılara tepkiler büyük oldu. Ama bugüne kadar yapılanlar futbolu kalkındırıp yeni yetenekler çıkartmak içindi. Bu nedenle Tuzla gençliğinin daha bilinçli profesyonel emin ellerde olması için kulübün Türk futbolunun efsane isimlerine bıraktı.

İNEGÖL BELEDİYESİ ÖNCÜ OLDU
Çünkü futbola yapılan milyon dolarlık yatırımların karşılığı kayıp olarak karşımıza çıktı. İlk olarak İnegöl Belediye Başkanı Alinur Aktaş, futbolla ilgili tüm yatırımlarını iptal ederek Olimpik sporlara ağırlık vererek gençleri basketbol, voleybol, hentbol, güreş, boks, briç salonlarına çekmeyi başararak halkın verdiği vergilerini yine halka yönelterek Cumhurbaşkanımızın önerileriyle oluşturulan Olimpik spor projelerine büyük katkı sağladı. Profesyonel futbolu profesyonel kişiler yönetmeliydi. Ülkemizde belediyelerin üstüne kalan futbol takımları yükü kaldırarak mesaj verdi.

GENÇLİĞE SAHİP ÇIKTIK
Önceki gün Tuzla Belediyesinin Tuzlaspor ile yaptığı yönetim değişikliğini satırlara yansıtmıştım. Tuzla Belediye Başkanı Şadi Yazıcı telefonla arayarak yazılanların gerçeği yansıtmadığını belirterek projelerini anlattı.
- Tuzlaspor Kulübü'nün 2017-18 Futbol Sezonu hazırlık ve yapılandırma süreci kapsamında, altyapı takımlarımızda belediye personeli olarak görev yapan antrenörlerimiz ile yollarımızı ayırdık

Yazının Devamını Oku

Kartal'ın lideri yok!

BEŞİKTAŞ’ın ilk provasında Cenk Gönen, Mustafa, İsmail, Serdar ve Kerim Frei ön plana çıktı. Mustafa, attığı 3 golde de tekniği ve ustalığını konuşturdu. Biliç’in ilk yarıda sahaya sürdüğü 11, sistem olarak üstün bir performans sergiledi.

Geçen yıl son maçlarda oynatılan Kerim, Gökhan Töre’yi aratmadı. Ancak Biliç yeni dönemde asıl sıkıntıyı defansta yaşayacak gibi...
Biliç’in ‘Sivok takıntısı’ tehlikeli... Defansta ciddi bir stoper ihtiyacı göze batıyor.

Orta alanda oyun kurucu, lider oyuncu yok. İleride, Mustafa’ya yardım edecek güçlü bir golcü gerek. Kadro şu an için yetersiz. Fernandes ve Almedia’nın boşluğu doldurulmalı.

Yazının Devamını Oku

Kırkpınar güreşleri ruhunu teslim ediyor

653. KIRKPINAR Güreşlerine İsmail Balaban'ın Fatih Atlı ile yaptığı final ile damgasını vurdu.

Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan ile Türkiye Finans desteği olmasaydı Tarihi Kırkpınar Güreşlerinin adı duyulmazdı. Dünya tarihinde örnek gösterilecek organizasyon arasında bulunan Kırkpınar Güreşlerinde geçmiş yıllardaki gibi heyecan fırtınası esmedi.

Protokolde Edirne Valisi Dursun Ali Şahin, Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu , Beşiktaş eski Asbaşkanı Levent Erdoğan'ın olması Kırkpınar'a katılanları ve izleyenleri bir nebze olsun heyecanlandırdı.

İLK 8'DE NEFESLER KESİLDİ

Kırkpınar'da ilk 8 güreşçi arasında Osman Aynur, Abdullah Güngör, Orhan Okullu, Serhat Balcı, Recep Kara, İbrahim Şoraman, İsmail Balaban ve Fatih Atlı final için unanılmaz bir gayret sarfettiler. Çeyrek finalin favorisi gösterilen Mehmet Yeşil Yeşil'in İsmail Balaban ile olan karşılaşması izleyenlerin adrenalini arttırdı. Recep Kara çok savaştı, Osman Aynur mücadele etti, Serhat Balcı'nın taktiği ter attı, İbrahim Şoraman'ın atakları nefesleri kesti. z

Yazının Devamını Oku

Sivok tehlikesi!

Beşiktaş son yıllardaki en uzun kamp dönemini geçirdiği Avusturya’da Southampton karşısında öncelikle gol yememeye oynadı.

Ama son dakikalarda geçen yılın sabıkalı savunmacısı Sivok’un yaptığı bireysel hatalar zincirinden dolayı kalesinde goller gördü.
Dünkü maçta hiç bir oyun felsefesi yok. Yeni kaptan Fernandes dahil, topu kapan gidiyor. Sağ ve sol bekler yerinden kımıldamıyor. Forvette yardımlaşma yok. Orta alanda üst üste üç pas yapan oyuncu olmayınca mağlubiyet kaçınılmaz oldu.

Genç oyuncu aşkı...Siyah beyazlılar, başka bir açıdan ise geçen yıldan farksız. Gökhan Töre’nin kaçıncı maçı, yaratıcı hiç bir şey yok. Zaten 5 milyon Euro’ya alınan oyuncuyu daha ikinci yılda kiraya vermezler. 100. yılda defansın yıldızı Ronaldo’ya benzerliği ile dikkat çeken Franco için sabretmek gerek.
Hırvat hocanın yaptığı tek önemli katkı Muhammed’e verdiği şanstı. Zor maçta oynayan Muhammed Demirci çalımları ve oyun zekasını golle süsledi. Tek hatası son dakikada Veli’ye verdiği geri pastı! Beşiktaş, Teknik Direktör Biliç’in oyun felsefesi ile yeni sezonda geçen yılki gibi fazla gol yemez. Ama ısrarla dağınık oynayan Sivok’u takımda tutulması Biliç’in hesaplarını alt üst edebilir.

Yazının Devamını Oku

Dentinho ve Muhammed

GEÇEN yıl yedek kulübesine hapsedilen Dentinho dün Azerbeycan Kupa Şampiyonu Simurq karşısında kontrollü futbolu ile galip geldi.

Brezilyalı yıldız, sol kanatta defansif ve ofansif anlamda çalımları ve asistleri ile devleşirken attığı golle de alkışlandı. Kaptan İbrahim Toraman defanstan Franco ile oyun kurarken Gökhan Töre, Muhammed Demirci futbol zekaları ile hazır olduklarını gösterdiler.
Teknik direktör Biliç’in özellikle sağ kanatta Muhammed sol kanatta Dentinho konusunda ısrarcı olması dikkat çekti. Beşiktaşlı oyuncular özellikle ikinci yarıda Fernandes ve Almeida’nın oyuna girmesi ile güçlenirken takımı kamçılayacak lider oyuncu arandı. Beşiktaş’ın yeni sezon öncesi yaptığı 4’ncü hazırlık maçına attığı gol ve Almeida’ya attırdığı golle Dentinho damgasını vururken maçı kenarda izleyen yönetici Erdal Torunoğulları ve koordinatör Önder Özen’in keyfi yerindeydi.

Yazının Devamını Oku

Önder Özen formülü süper

Futbol işimizden, ailemizden, ülke ve dünya meselelerinden çok fazla yer kaplıyor hayatımızda. Bu nedenle de futbol sevgimizi ve bilgimizi tartışmaya dahi açmıyoruz. Oysaki o kadar çok yanlış ve çirkinliği barındırdığını bildiğimiz halde.

Ülkem insanı yapılan işleri beğenmez, ancak bunların değişmesine veya değiştirilmesine de en çok itiraz eden odur. Biz yanlışı konuşmayı seviyoruz galiba.

Futbolda bilinen ve değiştirilmesi gereken yanlışlardan birinin, esas işi para saymak olan yöneticilerin futbol takımı üzerindeki karar vericiliğidir. Bütün, büyük ve sportif başarıları çok fazla olan kulüplerde bu yanlış yıllar önce terk edilmiştir.

O yüzden de bu kulüplerin kendi içinde oluşturdukları futbol kültürü, felsefesi ve aklı, başkan, teknik direktör, oyuncu değişimlerinde aksamadan devam etmektedir. Beşiktaş Futbol Direktörlüğü uygulamasına geçerken bir kavram kargaşasını da düzeltti. Sportif değil Futbol Direktörlüğü. Öyle ya bu kulübün spor olarak farklı branşları da var, örneğin yarın ayrı bir şirket haline getirilmesi düşünülen Basketbol branşının başına getireceğiniz kişiye ne diyecektiniz. Öncelikle Futbol Direktörlüğü makamının oluşturulmasını çok ama çok doğru bir hamle olarak görüyorum.

Dünya bu uygulamaya yıllar önce geçti dedik. Yanlış hatırlamıyorsam Real madrid'in Futbol Direktörleri uzun süre Valdano ve Butragueno idi. Sanırım şimdide Zidane, Barcelona'da ise Zubizarreta. Bu kişiler gözden uzak, sessiz sedasız çalışırlar.

Yazının Devamını Oku

İbrahim Yazıcı eserleri ile anılacak

BURSASPOR tarihine önemli miras bıraktı...Tesisleşmesinden Süper Lig Şampiyonluğuna kadar her platformda Bursaspor'un menfaatleri için savaştı. Ne yürek dayandı nede beyin..Eleştirilmedik tarafı kalmadı. Yeşil beyazlı renklere gönül vermişti. Her hafta dertleşir ve kulübün sorunları ile ilgili olarak fikir alış verişinde bulunurduk. Kendisine "Bursaspor'u bugüne kadar çalıştıran teknik adamların getirdiği oyuncuların istikrarlı olmadığını ve kendisinin bulup getirdiği Batalla'nın dünya çapında yıldız olduğunu belirttiğimde gülümserken "Biz hizmet ettik. Ey iyisini getirdiğimize inanıyoruz. teknik adamlarımızında hataları olabilir onlarda iyi niyetli" diyerek teknik adamlarına söz söyletmezdi.

KUTLAMA YERİNE NEZARETE ATTILAR

 Bir hafta önce konuştuğumuzda "Bursaspor'a Süper lig Kupası kazandırdım. Şampiyonlar Liginde oynattım. Bundan büyük mutluluk bundan büyük heyecan ve zafer yaşanırmı. Yılmayacağım. bu sahnelerin devamını getireceğim ama beni düşündüren olaylar var.. Çünkü başarı ve zaferler takdir edileceğine eleştiri ve dedikodulara yerini bırakıyor. Beni bezdirdi. Şampiyonluk kutlamasını nezarethanede yaptırdılar. Bu ızdırap, kahır unutulur mu. Bursaspor sayesinde reklamlarını yapanlar şimdide kazandığımız zaferleri hazmedemiyorlar." ifadeleriydi. Ardından da ekliyordu "Kimseye pabiç bırakmam Bursaspor yine hakettiği değeri ve başarılı sürdürecektir. Kulübü kurumsallaştırıyoruz. Bundan böyle kulüp kendi imkanları ile yoluna gidecektir." derken yeşil beyazlı kulübe bugüne kadar toplu iğne kadar faydaları olmayanların seslerine tepkiliydi. Yakın dostu Beşiktaş Asbaşkanı Levent Erdoğan sürekli uyarıyordu "İbrahim biraz kendinle ilgilen. Dinler. Yoksa cenazene geleceğiz" diyerek dikkatli olmasını istiyordu. Yazıcı'nın yüreğindeki Bursapor sevgisi ise hiç bir şey dinlemiyordu. Orduspor maçına gitmemesi gerekirken kimseyi dinlemedi. Orduspor karşısında kazanılan zaferden mutlu olmuştu. Kültürparkta dostları ile zaferi kutlarken UEFA Kupasına katılma düşüncelerini paylaşıp sevdiği tavla oyununu gece saat 03.00'lere kadar sürdürdü. Belkide vakit buraya kadardı. Herşeyin bahanesi bulunur!.Sanki dostlarıyla vedalaşmıştı.

SAĞLAM'IN YERİ BAŞKA

Teknik Direktör Ertuğrul Sağlam'a görevi teslim ederken gözlerindeki pırıltı hala beynimde. Yazıcı "İyi ki Ertuğrul Sağlam gibi önemli bir ismi getirdim. Disiplinli, hırslı ve heyecanlı.Bursaspor'u beraber şahlandırdık" yorumları unutulmaz.

HAYRİ YAZICI İLE YÜREKLERİNİ KOYDULAR

Bursaspor'a ağabeyi Hayri Yazıcı ile büyük katkılar sağlayan İbrahim Yazıcı Vakıfköy Tesislerindeki katkısının yanısıra yeni stadyumun yapımında başlatığı organizasyon asla unutulmaz. Bursaspor gibi kuruma liderlik yaparak kenti ayaklandıran ve Şampiyonlar Liginde yeşil beyazlı kulübün tanıtımını sağlayan Yazıcı ve ekibi asla unutulmayacak. Varını yoğunu Bursaspor menfaatlerine ayıran İbrahim Yazıcı'nın geride bıraktığı hoş bir seda ve eser var. Süper Lig Şampiyonluğu, ve Şampiyonlar Ligine katılım. İşte bu iki muhteşem zaferi yaşatan Başkan İbrahim Yazıcı gelecek nesiller tarafından alkışlarla ve gururla anılacak. Allah rahmet eylesin büyük başkan.
Yazının Devamını Oku

30 milyon dolara dokunmayın!

KİMSE Beşiktaş’tan sezon başından şampiyonluk veya büyük hedefler beklemedi. Zaten forması bile süper ligi ilk dört sırada bitirirdi. Geçen yıllardan kalan tecrübeler de mi değerlendirilmiyor..

Beşiktaş Türkiye Kupasında Antalyaspor’a elendi. Herkes Beşiktaş’ın sistemsizliğinden bahsetti. Kimse çıkıp da ekonomik imkansızlıklar içinde hedefe yürüyen Antalyaspor’un mimarlarından bahsetmedi.

Ömer Şişmanoğlu gibi önemli bir oyuncu zirve yarışında savaşan Beşiktaş gibi önemli takımın defansını allak bullak etti. Isaac ve Emrah siyah beyazlı takımın kanatlarındaki zaafları çok iyi değerlendirdi. İskeleti Beşiktaş’ta oluşan Teknik Direktör Mehmet Özdilek, Şenol Fidan’dan kurulu  Antalyaspor kurmayları ülkem futbolunda kısıtlı imkanlarla nasıl başarıya koşulur konulu ders verdiler.

Ziraat Türkiye Kupası başladığından bu zamana kadar Niğde, Ofspor, Ankaragücü ile oynadığı karşılaşmalarda taraftarlara kahır mektubu yazdıran Beşiktaş futbol takımının teknik patronu gerekli planlarını açıklamalı. Bir takıma sistem yerleştirmek o kadar mı zor. Madem zor, bu oyuncular hangi yüzle yönetimle masaya oturarak bu kadar astronomik paraları talep ediyor, bir bilen varsa anlatsın!.

Büyük takımların her zaman büyük oyuncuları sahne alır. Alt yapı ve gençlik masalları gelip geçicidir. Maçlar ve turnuvalar bittiğinde herkesin gözü tabeladaki sonuçları arar. Tercrübe en iyi ilaçtır. Bu nedenle Beşiktaş yönetimi başarıya ulaşmanın yollarının büyük takımların büyük oyuncularından geçtiğine inanmalı. Çok eleştirilen Quaresma’nın geçen yıl yaşattığı heyecanı benim gibi kimse unutmadı!..

Nene yada başka bir isim alınacaksa, Fernandes, Almeida, Holosko’nun biri mutlaka Quaresma gibi yollanacak ve başarısızlık havası sürecek. O zaman kimse Başkan Fikret Orman’ın kılı kırk yararak bankadan çektiği 30 milyon dolarlık krediye dokunup borçları çoğaltmasın!. Beşiktaş A2 takımı A takımından daha sistematik ve tempolu oynuyor. Hiç olmazsa ruhları var. Benden söylemesi!..

 

Yazının Devamını Oku

Başkanlık zor iş!

Kulüp başkanlıkları gerçekten ateşten gömlek. Onursal Başkan Süleyman Seba için "Ahmet Dursun Seba gitsin" diyerek başlayan tezahüratların ardından Serdar Bilgili'nin minik çocuğuna varacak kadar iğrenç küfürler unutulmadı.

Oysaki Onursal Başkan Süleyman seba döneminde kazanılan şampiyonluklar ve başarılar tarihe damgasını vurmuştu. Serdar Bilgili 100'ncü yılda, Hüsnü Güreli, Haşmet Kürüm, Hüseyin Mican gibi yürekten çalışan insanlar gurubunun yanında Yıldırım Demirören'in futbol Şube sorumluluğunda önemli şampiyonluğa imza atmıştı. Seba dahil son 28 yılda kulüp için seferber olanlar ve kulübü en iyi şekilde yönetmeye çalışanlar kimseyi memnun edemedi. Onursal Başkan Süleyman Seba, Serdar Bilgili ve Yıldırım Demirören küfürü hak etti mi. Öncelikle buna kongre üyeleri ve taraftarları karşı çıkmalıydı. Eğer ortada haksız bir durum varsa idi bununda hesabı kongrede sorulmalıydı.

Beşiktaş kulübünde 8 yıllık başkanlık döneminde kulüp başarısı için elinden gelen tüm gayreti sarf eden Yıldırım Demirören'in arkasından inanılmaz küfürler sarfeden ve yüzünü gördüğünde koşa koşa elini öpenleri görünce gülüyorum.

Beşiktaş'ta son yıllarda Guti, Fernandes, Simao, Quaresma ve Almeida alındığında İnönü Stadı inliyordu. Portekiz milli takımının omurgası transfer edilmişti. "Yetmez Demirören" dedikçe yıldızlar yağıyordu. Iverson, Deron Michael William gibi önemli starlar kazanılmıştı.

Başkan ve yönetim başarı için tüm imkanlarını seferber ederken taraftarlar ne yaptı. Koca bir hiç. Sadece protesto!.Ürün satışına katkıda bulunmadılar, kombine bileti almadılar ve ardından "Yeter Demirören" demeye başladılar. Eleştirinin sonu yoktu.

Kulüp tarihi boyunca herkesin konuştuğu fakat yaptırmaya cesaret edemediği Beşiktaş Fulya Süleyman Seba Fulya Projesinin mimarının Yıldırım Demirören olduğunu haykırmadı.

Yapılan iyi işlerde yöneticiler ön planda oldular. İşler kötü gittiğinde ise Demirören'i hedef tahtası yaptılar..

Beşiktaş başkanı Yıldırım Demirören yönetimlerinde yen alan yöneticiler orda konu mankenimiydi. Demirören kanatları altında çalışan yöneticiler çıksın şimdi birbir konuşsun. Ama kimse konuşmuyor. Del Bosque, Ferrari önemli hata peki hiç mi yöneticilerin suçu yok. Amaç üzüm yemek değil bağcıyı dövmek. Ayıptır. Yazıktır.

Eğer ortada hata varsa hesabı da kongrede sorulmalı. Kamuoyunda değil. Harcadığı tüm kuruş SPK'ya bildirilen kulübü kimsenin zan altında bırakma hakkı yok

Yazının Devamını Oku

Q7'siz asla!

BEŞİKTAŞ özel maçlarını, Süper Lig’deki karşılaşmaların aksine kapalı gişe oynamaya devam ediyor.

Gençlik ateşi ve tecrübeli silahları bir araya getiriyor. Özlem, tutku ve aşkla kavurucu sıcağa rağmen Kartalspor Stadı’na gelen taraftarların coşkusu muhteşemdi.
Teknik direktör Samet Aybaba, geçen yıl feda edilen şampiyonluğu tekrar kazanmak için kalitesini ve gücünü bildiği takıma ülkemizde kimsenin tahammül edemediği gençlere kucak açarak inadında ısrarcı olması keyif veriyor. Tecrübe, zeka ve gençliği bütünleştiren düşüncesiyle Aybaba, iyi yolda olduğunu gösteriyor.
Mehmet Akgün ve Oğuzhan’ın yeri şimdiden garanti. Diğerleri ise ısınıyor! Mehmet Akgün, bu formuyla hem Beşiktaş hem de milli takımın sağ kanadında şimdiden adından bahsettirmeye başlar. Oğuzhan sahada basmadık yer bırakmadı. Aybaba, ikinci yarıda Süper Lig için kafasında şekillendirdiği takımın iskeletini sahaya sürerken tribünleride heyecanlandırdı.

Görsellik Ümraniye’deydi

Fernandes, ayağına aldığı her topta tribünleri ayağa kaldırdı. Futbol oynamaya çalışanları engelleyen tek faktör ise patates tarlasını andıran saha zeminiydi! Mustafa Pektemek’in performansını izleyince Aybaba’nın neden Almeida’nın yerine forvet aradığını daha iyi anladım. Beşiktaş dört gün önce Kırklarelispor karşısındaki bol gollü galibiyeti Kartalspor karşısında kötü zemine takıldı. Beşiktaş’ın yeni kalecisi McGregor’ın ise ceza alanı içinde dinlenen 5 martıdan farkı yoktu. Çünkü ne gelen vardı ne de geçen. Belki de oyuncular hayvan haklarını düşündüklerinden rahatsız etmek istemediler!
Futbol koşmak ve mücadele ise Kartal sahasında herşey vardı. Aranan görsellik ise Ümraniye Nevzat Demir Tesisleri’nde antrenör Erkan Avseren ile antrenman yapıyordu. Yönetim ve teknik ekip alt yapıda antrenör Erkan Avseren ile antrenmanlara çıkan Quaresma’yı bir an önce A takıma kazandırmalı.

Yazının Devamını Oku

Farkı kaçırdı!

ESKİŞEHİRSPOR dün gece UEFA Avrupa Ligi 3.’ncü ön eleme turu ilk maçında Fransızların ünlü Marsilya takımına fark yapacağına beraberliği kurtarsa da rövanş için umut verdi...

Eskişehir’in yıllardır kronikleşen hastalığı üçüncü bölgeydi. İlk yarıda ilk 10 dakikada sahada etkili bir Es Es izledik. Defanstan top çıkartan ve orta alanda çoğalan bir takım beklentisi vardı tribünlerde. Gol attıracak ve atan Batuhan kadro dışı kalınca görevi bırakın koşmayı yürümekte bile zorlanan pas verme sorunlu tonlarca ağırlıkta... Duran topta sahanın yıldızı Dede’nin pasında sahanın en kötü oyuncusu Nuhiu beraberlik golüne imza attı.
Son yılların en kötü Marsilya ekibi karşısında Eskişehirspor’da takımı kontratağa kaldıracak ve gol yollarına sokacak lider Tello mumla aranırken yedek kulübesinde oturtulmasına izleyenler gibi bende anlam veremedim. Bu futbolcunun oynatılmaması için iki neden var ya sakat ya da hazır değil!

Es Es fazlasını yapar

Burhan neden kadroya ikinci yarıda alınır anlaşılır gibi değil. Takımın patronu Ersun Yanal’ın eminim bir bildiği vardır. Hürriyet, Veysel’in kalitesi ve Alper’in gücü Fransız ekibini yenmeye yetmedi. Diğerleri ise hala hazırlık kampının yorgunluğundan kurtulamamanın çaresizliğini yaşıyordu. Geçmiş yıllarda üstün performansta yabancı oyuncu tercihi yapılırken bu sezon silik olduğu kadar başarısız yabancı oyuncu tercihinin nedeni ekonomik zorluklardan mı kaynaklanıyor.
İddia ediyorum özgüveni olan Eskişehirspor dün geceki Marsilya’ya en az 3 farklı galip gelebilirdi. Rövanşta daha fazlasını da yapabilir. Çünkü rakip Marsilya Bank Asya takımlarından farksız. Yeter ki Eskişehirspor hücumda çoğalabilsin...

Yazının Devamını Oku

Beşiktaş’ta beklenen son

İbrahim Altınsay’ın, Eriksson nedeniyle görevi bırakması ve yönetici Cem Bilge’nin de ‘kader arkadaşını’ izlemesiyle, yönetim, bu ikiliye muhalif olan ağır toplara kaldı.

BEŞİKTAŞ’ın teknik direktör olarak Sven Göran Eriksson ile anlaşma eğilimine girmesinin iki istifaya yol açması, aslında kulübün içini iyi bilenler tarafından beklenen gelişmelerdi. Çünkü ilk istifacı İbrahim Altınsay ile yönetimin ağır topları olarak bilinen, futbol komitesi üyeleri, Tamer Kıran, Deniz Atalay, Ahmet Nur Çebi, Levent Erdoğan ve Seyit Ateş’in yıldızı hiç barışmadı.

Dışarıdan destek verdi

Fikret Orman, yönetim kurulunu oluştururken, Altınsay’dan listesinde yer almasını istemiş ancak o, sadece dışarıdan çalışabileceğini bildirmişti. Altınsay’a inanan Orman da, yönetimin çoğunluğunu karşısına alma pahasına bunu kabul etmiş ve danışmanlık gibi bir görevlendirme yoluna gitmişti.

Yabancıdan yanaydı ama...

Altınsay ile diğer yöneticilerin arasını açan bir başka olay, yeni teknik direktör konusunda patlak verdi. Futbol komitesi üyeleri, Rıza Çalımbay, Ertuğrul Sağlam ve Hikmet Karaman gibi isimlerle temasa geçince, kaliteli yabancıdan yana olan ve Almanya ile Hollanda’da temaslarda bulunan Altınsay buna tepki gösterdi. Bardağı taşıran son damla ise Eriksson isminin ağırlık kazanması oldu. Eriksson’un devrini tamamlamış olduğunu düşünen Altınsay, Orman’a artık göreve devam edemeyeceğini bildirdi.

Fikret Orman kabul etti

Altınsay’ın gidişi, tartışılırken, Cem Bilge, “Yazık” diye yorum yapınca, Orman’ın buna tepkisi şiddetli oldu. Bilge’yi arayan Başkan’ın sert konuştuğu. onun da, “İbrahim kader arkadaşım. Ben de istifa edebilirim” diye karşılık verdiği öğrenildi. Orman’ın istifayı kabul etmesiyle de ipler tamamen koptu.

‘İstifalara üzülmedim!’

Yazının Devamını Oku

Avcı'nın, Büyük Milli takım projesi!

TÜRKİYE’nin 2002 Dünya Kupası 3’ncülüğü, 2008 yılında yaşanan Avrupa 3’ncülüğü’nün ardından geçmiş yıllarda A Milli Takımın Uluslararası turnuvalardan uzak kalmasını sağlayan kötü ve kalitesiz yönetimlerin bıraktığı tahribat, genç, Teknik Direktör Abdullah Avcı'nın büyük takım projesi ile yeniden toparlanmaya başladı. Umut'un attığı goller gelecek için umut oldu.


Ülkemizde şike ve teşvikten dibe vuran ve futbolu canlandıran kadroya tebrikler. A Milli takım teknik ekibi, oyuncularıyla 2012 Avrupa Futbol Şampiyonasında yer almanın zor olmadığını hatırlattı ve şampiyonluk hedefleyen güçlü rakibi Portekiz karşısında savaştı, mücadele etti, koştu ve goller attı.

1965 yılından bu zamana kadar kalesine bile gidemeyen, gol atamayan Türk Milli Takımı bu şanssızlığını Umut'un koklayarak takip ettiği vuruşu ile unutturdu. Kolay değil her turnuvada finalleri hedefleyen Portekiz'i taraftarı ve evinde böylesine ezmek!

Volkan kalede devleşti. Dünya çapındaki C.Ronaldo'nun penaltısını ustalıkla kurtarırken alkışlandı. Bir hafta önce bir medya mensubu ile yaptığı sözlü diyalogun uygulamasını C.Ronaldo’ya yaptı. Bu kez sahada konuştu! Penaltı vuruşunu kurtararak yıldız oyuncunun aklını evinde yani sahasında aldı!. Emre ve Arda'nın bitmeyen enerjisi ve zekası, milli takımı şahlandırdı. Hamit ve Mehmet Topal ilk dakikalardaki hatalarını ikinci yarıda kamufle ederek takım oyunu için yüreklerini ortaya koydular. Tunay Tolun ay yıldızın yeni neferi. İnanılmaz hırslı. Ömer Toprak gayretli, Bekir İrtegün inançlıydı.

Avrupa futbolunun gelecekteki starı Sercan Sararer'in yıllardır yılan hikayesine dönen ve ısrarla aranan sol kanat sancısına son verdi. İsmail Köybaşı ile müthiş ikili olacaklar görüntüsü verdi. Adam markajında yerini aldı, defansif olduğu kadar ofansif özellikleriyle sivrildi. Karşılaşmanın 32'nci dakikasına kadar sahada takım arkadaşlarının unuttuğu Sercan verilen pasla sahneye çıktı. Attığı çalımlarla da Umut'a ilk gölünü attırdı. Her kontratakta tehlike oluşturan ay yıldızlı ekibin performansı Portekizlileri şaşırttı.

 Geçmişte kendi takımlarında oynamadan ay yıldızlı formayı giyenlerin bıraktığı kötü miras en çok defansda kangren oluşturmuş. Defans sorunları aşılmalı. Nani'nin attığı gol Hasan Ali Kaldırım'ın çaresizliği tecrübesizliğindendi! Hamit, Bekir, Ömer Toprak, Hasan Ali Kaldırım’ın rehabilite edilmesi şart! Egemen, Semih Kaya, Serdar Aziz, İbrahim Toraman, Eren Güngör unutulmamalı.

Avusturya kampında başlayan 3 hazırlık maçı Portekiz Milli takım oyuncularının laubaliliğine rağmen  ciddiyet kazandı. Dünya futbolunda söz sahibi Portekiz önünde sistemi ve otoritesi ile Abdullah Avcı bu işinin "avcısı" olduğunu öğrencileriyle ispatladı. Avcı milli takımın formasını marka takımlarda görev alan değil alın teri akıtmış oyuncularla zafere gidileceğini gösterirken radikal değişiklikler ile gücünü hissettirdi..

 

Yazının Devamını Oku

Kazanma sanatı

GEÇMİŞ dönemlerde ay yıldızlı ekibimizin uluslararası turnuvalardan uzak kalmasını sağlayan kötü ve kalitesiz yönetimlerin bıraktığı tahribat Abdullah Avcı ile ortadan kalkıyor.

Avcı’nın büyük takım projesiyle yeniden toparlanmaya başlayan milliler, Portekiz önünde gelecek adına tüm ülkeye dün gece golleriyle harikalar yaratan Umut Bulut gibi umut verdi.
Yıllardır kalesine bile gidemediğimiz, gol dahi atamadığımız Portekiz önünde şanssızlığımızı da kırdık. Kolay değil her turnuvaya katılan, finalleri hedefleyen, büyük başarılar peşinde koşan, Ronaldo, Almeida, Pepe, Quaresma gibi yıldızları kadrosunda barındıran Portekiz’i, evinde böylesine ezmek.

Formanın değeri

Volkan büyük kaleci. Dün yine devleşti. Ronaldo’nun penaltısını kurtararak galibiyette Umut gibi büyük rol oynadı. Emre ve Arda bitmeyen enerjileri ve zekalarıyla takımımızı şahlandırdı. Hamit ve Mehmet Topal yüreklerini ortaya koyarak oynadı. Tunay, Ömer, Bekir ve Avrupa futbolunun gelecekte starı olacak Sercan ile diğerleri her geçen gün tecrübe kazanıyorlar. En önemlisi milliler, maç kazanmaya alışıyorlar.
Artık şu milli takım çatısı altında görülüyor. Ciddiyet ile gelen kazanma azmi bizi iyi yerlere taşıyacak. Abdullah Avcı, bu işin avcısı olduğunu çabuk gösterdi.
Ay yıldızlı formanın değerini iyi anlatıyor oyuncularına. Alın teri akıtmış futbolcularla zafere ulaşılacağını da her maç gösteriyor.

 

 

Yazının Devamını Oku

Savaşan takım

BULGARİSTAN karşısına, tecrübesiz Gürcistan ve disiplinli Finlandiya ile yapılan hazırlık maçlarının aksine daha tempolu ve diri bir kadro çıkartan Abdullah Avcı, geçmiş dönemden çok farklı bir sistemi denedi.

Emre ve Arda gibi iki usta kramponun yönetiminde savaşan takımımızda, Alman futbol kültürü almış genç yıldızların gayretleri dikkat çekti. Türk futbolcusunun yeteneği ve yaratıcılığı dünyanın birçok ülkesindeki meslektaşlarının üzerinde. Bu yeteneklerin disipline edilmesi gerektiğinin farkında olan Avcı ve yönetimini zor bir süreç bekliyor. Ancak Avcı’nın doğru strateji ve çalışmayla 2014 Dünya Kupası Grup Elemeleri arefesi önü açık bir ekip oluşturduğuna inanmaya başladım. Türk futbolcusunun en büyük sorunu ise egoların yüksek oluşu. Törpülenmesi şart.

Orta sahamız çok zengin

Kaleci Mert beklenin çok üstünde ve akıllı. Maç tecrübesi ile ay yıldızlı kalenin vazgeçilmezi olacak. Defans hala kanayan yara. Savunma açıklar veriyor. İkinci bölgede zenginlik fışkırıyor. Emre, Arda, Nuri vazgeçilmez. Forvetimizde de bireysel yetenekli futbolcular var. Sercan Sararer her an pozisyon buldu, rakip defansta tehlike oluşturdu. Burak Yılmaz ise oyuna girdiğinde klasını attığı nefis golle süsledi. Türk Milli Takımı, Avusturya’daki uyum kampında pes etmeyen, koşan ve savaşan bir ekip görüntüsü verdi.

Yazının Devamını Oku

Avcı havayı değiştirdi

TÜRKİYE, Teknik Direktör Abdullah Avcı yönetiminde Avusturya'da yaptığı üçüncü hazırlık maçında Bulgaristan'ı 2-0 yenerken alkışlanırken çöken ve biten ruhu da geri getirdi

Tecrübesiz ve genç Gürcistan ile disiplinli Finlandiya ile yapılan hazırlık maçlarının aksine daha tempolu ve diri bir kadro çıkartan Abdullah Avcı'nın sistemi geçmiş dönemden çok farklıydı.

Emre Belözoğlu, Nuri, Burak ve Arda gibi dört usta kramponun yönetiminde savaşan, Alman futbol kültürü alan genç yıldızların gayretleri inanılmazdı.

Avcı tarafından seçilen gençler Avrupa'da yetişmenin farkını fark ettirdiler. Türk futbolcusunun beceri yeteneği ve yaratıcılığı dünyanın birçok ülkesindeki meslektaşlarının çok çok üstünde. Önemli olan bu yeteneklerin disipline edilmesinin farkında olan Abdullah Avcı ve yönetimini bundan böyle zor bir süreç bekliyor

Bulgaristan Milli takımı önündeki ilk on birde, Süper ligde yer alan Mert Günok, Bekir İrtegün ve İsmail Köybaşı’nın dışındaki 8 oyuncu Avrupa standartlarında yetişmenin rahatlığıyla farklarını fark ettirdiler ve keyif verdiler. Milli takımda ilk kez müthiş oynayan ve Köybaşı’nın sakatlanması Türk futbolu için önemli kayıp. Kısa sürede iyileşip takımda yerini alır.

Avcı'nın doğru strateji ve çalışmayla 2014 Dünya Kupası Grup Elemeleri öncesi önü açık bir ekip oluşturduğuna inanmaya başladım. Türk futbolcusunun en büyük sorunu egoların yüksek oluşu. Törpülenmesi şart. Bu olay futbolcu profilini tamamen olumsuz yönde etkiliyor.

Birinci bölge defans hala kanayan yara. Serdar Kurtuluş’un esas bölgesi orta alan olmasına rağmen defansta inançlıydı. Bekir ve Ömer Toprak  ve Hasan Ali Kaldırım verilen göreve oturamıyor. Defansın tecrübeye ihtiyacı var.

EKSİKLİK GİDERİLMELİ

Milli takımın Gürcistan, Finlandiya ve Bulgaristan karşılaşmalarında oyun disiplini yerleşmesi zaman alacak. Tüm bölgelerde takım savunması çok zayıf savunma yapmasını bilmiyor.

Yazının Devamını Oku

Abdullah hoca formülü bulmalı

Teknik Direktör Abdullah Avcı, cesaret insanı zafere, kararsızlık tehlikeye, korkaklık ölüme götürür felsefesini ilke edinmiş ama düşünce ile sahaya yansıma birbirine zıt. Milli maç öncesi izlediğimiz mücadelede İsviçre, Almanya'yı 56 yıl sonra yendi. Her iki takım da genç jenerasyona şans verdi. Fakat Türk Milli Takımı'nın, onların oynadığı futbolla uzaktan yakından alakaları yok! Yanından bile geçmemiş. Türk Milli Takımı, bireysel özellikleri olan oyuncuların yapacağı çabaların sonunda hedefe gitmeyi hastalık haline getirmiş. Takım kurgusu nedense oluşturulmuyor. Abdullah Avcı'nın bu sıkıntıya çare bulacağına eminim.

Milli Takımın Hiddink döneminden kalan defans arızasının kırıntılarını onarmak Abdullah Avcı için epey zaman alacak. Rakip kontrataklarda kitlenen Bekir ve Semih'in tecrübe kazanmak için çok çalışması gerek ya da Abdullah hoca alternatif arayışını sürdürecek.

Finlandiya üç atak yaptı üç gol buldu. Sahanın her yerinde yer aldı! Milli Takım defansında yer alan tecrübesiz isimler ise çaresizdi.

Milli Takıma veda eden Rüştü yüzde yüz gollük bir pozisyonu kurtarırken boşta kalan topu Bekir ve Semih göz markajı ile izledi, Eremenko golünü attı. Üç golde de Ay Yıldızlı defans hata yaptı! Orta sahanın lideri Emre ve Arda organizasyonlarında ustalıklarını sergilediler. Hamit'in yapacağı organizasyonları bekler olduk. Üç futbolcunun ağırlığına ya da tekniklerine, diğerlerimi yetişemiyor anlamış değilim.

Gürcistan'dan daha güçlü kontrollü bir Finlandiya izledik.

Beraberlik golünde Arda'nın imzası vardı. Zamanlamasını çok iyi ayarlayan Burak klasına yakışır plase vuruşla beraberlik skorunu yakalarken Emre Belözoğlu takım sevincini kaleci Rüştü ile paylaşılmasını sağladı. Galibiyet golünde de sahanın yıldızı Arda'nın ustalığı ortaya çıktı. Burak Avrupa'dan akıp gelen tribünleri süsleyen taraftarları sevindiren galibiyet golünü kafa vuruşu ile gerçekleştirdi

Salzburg Red Bull Arena Stadında Abdullah Avcı zafere ulaşılacak formülleri bir an önce bulmalı. Denemelere devam. Türk futbolseverler ulusal turnuvalarda savaşan, koşan ve gole giden yürekler izlemeli. Kadronun daha çok değişmesi gerek.

EKSİKLER

Yazının Devamını Oku