Deniz Gürel

Kent merkezine ana plan reçetesi

3 Eylül 2021
Başkent Ankara’da kent merkezlerinin cazibesini -Kızılay başta olmak üzere- yitirmesi, pek çok insanın artık sosyalleşmek ya da alışveriş yapmak için kent merkezlerini tercih etmemesini, dün bu köşeden siz okurlarımızla paylaşmıştım. Hem okurlarımızdan hem de yakın çevremden bu yazıyla ilgili geri dönüşler aldım. Fikirlerini aktaranlar da vardı, beklentilerini dile getirenler de...Özetle eleştirilerimin kat be kat fazlasını okurlarımızdan işittim.

Dünkü yazımı “Kızılay ve diğer kent merkezleri için neler yapılmalı?” sorusuyla bitirmiştim. Bu soruya yanıt arayanlardan biri de Ankara Kent Konseyi Başkan Yardımcısı ve Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zafer Şahin.
Özellikle de kent dışına taşınacak olan askeri alanlarla ilgili ilginç bir istatistik veren Prof. Dr. Zafer Şahin, şu bilgileri paylaştı:



YEŞİL ALAN KADAR RESMİ KURUM ALANI

Yazının Devamını Oku

Kızılay için son şans

2 Eylül 2021
Ankara’da yıllardır gözümüzün önünde kaybolan kent merkezleri var. Önce Ulus sonra Kızılay... Cazibesini daha üste taşıyamayan Tunalı Hilmi Caddesi ve çevresi ya da Bahçelievler...

Her birinin değerini kaybetme nedenleri farklı ama kaderine terk edilme nedenleri aynı.
Üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarının haklı ama idareler tarafından dikkate alınmayan, bazen de alınıyormuş gibi yapılan çağrıları tozlu raflarda...

***

15 Temmuz’daki hain darbe girişiminin ardından askeri alanların şehir dışına taşınacağı açıklanmıştı. Elbette taşınma zor ve zahmetli bir süreç. Sevindirici tarafı kent içerisinde kalan askeri alanların yeşil alan olarak değerlendirileceğinin açıklanmış olmasıydı. Bu da kent içerisinde 50 milyon metrekare civarı(Çayyolu kadar) alanın yeşil alan olarak değerlendirilmesi anlamına geliyordu.

***

30 Ağustos Pazartesi günü tüm kuvvet komutanlıklarını ve Milli Savunma Bakanlığı’nı(MSB) bir araya getirecek olan Ay Yıldız Yerleşkesi Projesi’nin temeli Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla atıldı. MSB’nin ve kuvvet komutanlıklarının yerleşkelerinin kent merkezinden Etimesgut’a 2023 yılında taşınması planlanıyor.

***

Taşınacak askeri yerleşkelerin yerine düzgün planlamalar yapılması ve Kızılay’ın yeniden canlanması, Ankara’nın kentler arası yarışta var olması, şehircilik açısından örnek bir kent merkezine sahip olması için son şansı.

Yazının Devamını Oku

‘Çekimser’ muhalefet

14 Haziran 2021
Ankara Büyükşehir Belediye(ABB) Meclisi’nde bir su tartışmasıdır gidiyordu. ABB Başkanı Mansur Yavaş yönetimi “kademeli su tarifesine geçiş” istiyor, Meclis’te çoğunluğu olan AK Parti ve MHP’den oluşan muhalefet bloğu ise gelen teklifleri beğenmiyordu.

Nihayetinde birkaç aylık ertelemenin ardından önceki günkü Meclis oturumunda “kademeli su tarifesi” geçti, ama tartışma yine bitmedi.
Muhalefete göre Mansur Yavaş yönetimi, seçim öncesi verdiği söze aykırı hareket etti ve suya zam yaptı.
ABB Başkanı Mansur Yavaş ise sosyal medyadan yaptığı açıklamada, “Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın da önerisi olan kademeli su tarifesine geçerek su tasarrufunu sağlıyoruz. Kademeli su tarifesi vatandaşlarımızın yaklaşık yüzde 90’ını etkilemeyecek ve sosyal yardım alanların faturaları 10 metreküpe kadar metreküp başı 1 TL’ den faturalandırılacak” diyerek zam iddialarının doğru olmadığını savundu.
* * *
Yeni tarifenin yansıdığı faturalar, vatandaşın eline geçtiğinde kimin haklı olduğunu zaten ortaya koyacak.
Burada sorum muhalefete:
* Eğer bu tarifenin vatandaşın kesesini olumsuz etkilediği konusunda şüpheleri yoksa neden “ret” oyu  yerine “çekimser” oyu verdiler?

Yazının Devamını Oku

Ankara’ya yakışmayan görüntüye Cumhuriyet Kulesi teklifi

7 Haziran 2021
Ankara’nın silüetini bozan radyo-televizyon vericilerinin İstanbul’da Çamlıca Kulesi benzeri bir yöntemle çözülmesi gerektiğine önceki yazımda değinmiştim.

Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar’ın ilçesinde ve Çankaya’daki vericilerin tek merkezde toplanmasının sadece bu iki ilçenin değil Ankara’nın sorunu olduğuna yönelik açıklamalarına da bu köşede yer vermiştim.
Yazımın sonrasında pek çok geri dönüş aldım. Televizyon vericilerinin Ankara’yı medeni bir başkent görünümünden uzaklaştırdığını söyleyen de vardı, Ankara’da kent ucubesi yapıları sayan da, en işlek yerlerdeki tabela kirliliğini hatırlatan da...
Ortak görüş; Ankara’nın silüetinin Cumhuriyet’in Başkent’i görünümünden uzak olduğu yönünde.


* * *

Yazımın ardından Keçiören Belediye Başkanı

Yazının Devamını Oku

Ankara’ya da ‘Çamlıca’ gerek

4 Haziran 2021
Başkent Ankara’nın en büyük sorunlarından biri silüet sorunu. Şehre neresinden bakarsanız bakın kentin genel görüntüsünü bozan bir şeyler var. Kimi zaman çirkinlik abidesi bir gökdelen, kimi zaman üstünde vinç unutulmuş yarım kalmış bir otel, kimi zaman refüje yapılmış dükkânlar, gecekondudan beter birbirine yapışık yüzlerce bina…

Örnekleri arttırmak mümkün... Türkiye’nin hemen hemen tüm büyük kentlerinde olan Başkent’teki silüet sorunu elbette çözümsüz değil. Bu şehre, bu şehrin bazı bölgelerine, semtlerine, ilçelerine ‘ölmüş bitmiş yapacak bir şey yok’ demek de kolaycılıktır, bahanedir.
Çünkü bu kent sıradan bir kent değil; yüzlerce yıllık tarihi olan, Türkiye Cumhuriyeti’nin başkentinden bahsediyoruz. Bazen bir kötü örneği bile iyisiyle değiştirince, iyisinin sonuçları motive eder bir kenti. Dünyada şehircilik açısından lider kentlerin hikâyelerine bakarsanız benzer örnekler göreceksiniz.

* * *

İstanbul’da hafta sonu Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın açılışını yaptığı Çamlıca Kulesi’yle ilgili ajanslara düşen haberi görünce aklıma Başkent’in silüetini Çankaya’dan Yenimahalle’ye kadar bozan televizyon vericileri geldi. İstanbul bu sorundan kurtuldu, gayet de güzel oldu.
Peki ya Ankara?
Sonra arşive baktım. 2010’da bu konu gündeme gelmiş, bu köşede duyurmuşuz, 2012’de de gündeme gelmiş, 2016’da da yine bu köşeden duyurmuşuz. Sene olmuş 2021, nereden baksan görünen çirkinlik abidesi vericiler, sanırsın kentin simgesi...

* * *

Ne yapsan çirkinliği kapatılamayacak vericilerle ilgili son umut veren gelişme Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı 2016 yılındaki ziyaretinde gerçekleşmişti. Sonrasında Dikmen Çaldağı civarının bu vericilerin toplanması için en doğru yer olduğu açıklandı ve öylece kaldı.

Yazının Devamını Oku

Bugün pandemi ya sonra

21 Nisan 2021
Koronavirüs salgınında üçüncü dalgayı yaşıyoruz ve her yeni dalga bir öncekinden daha tehlikeli seyrediyor. Pek çoğumuzda salgının ilk dönemindeki, “Nasıl olsa geçer, biz virüse virüs bize alışacak ve geçip gidecek” düşüncesi yerini, “Acaba aşı da çözüm değil mi, bir daha eskiye dönemeyecek miyiz?” endişesine bıraktı.

Hürriyet Ankara olarak ilk günden itibaren salgının gidişatını takip ettik. Hemen her gün değerli tespitleri ve görüşleriyle pek çok önemli bilim insanıyla okurlarımızı buluşturduk, buluşturmaya da devam ediyoruz.
Henüz tehlikenin büyüklüğünü öngöremediğimiz Mart 2020’de de; ikinci dalganın henüz çok ciddiye alınmadığı geçtiğimiz yılın temmuz-ağustos aylarında da Hürriyet Ankara olarak başta Prof. Dr. Mehmet Ceyhan ve Prof. Dr. İsmail Balık olmak üzere bilim insanlarının hayati uyarılarını sayfalarımıza taşımıştık.
Bugün yine önemli bir virajdayız. Elimizde aşı avantajı var ancak bu kez de ölümcül mutasyonlar, yayılma hızı, hasta sayısındaki artış, fiziksel ve psikolojik yorgunluk gibi handikaplarımız var. Ekonomik etkileri ise olayın bambaşka bir boyutu.

* * *

Ramazan ayıyla birlikte kısıtlamaların artması ilk hafta bir sonuç vermediği gibi hasta sayısı günlük 50 binin üzerinde, vefat sayısı günlük 350’leri bulmuş durumda. ‘Maske-mesafe-hijyen’ üçlemesi modası geçmiş şarkı nakaratı muamelesi görürken, bugünlerde herkesin dilinde ‘tam kapanma’ meselesi. Pek çok bilim insanı da bu görüşte, bazı kesimlere göre geç bile kalındı...

* * *

Bugün için öncelik sağlık, pandeminin alt üst ettiği ekonomik şartlar, mücadelenin zorluk derecesini arttırıyor. Peki pandemi sonrası ne olacak?

Yazının Devamını Oku

Faaliyet öncesi Meclis'in sesi

8 Nisan 2021
Dünyanın bütün dengelerini altüst eden pandeminin en sorunlu günlerindeyiz. Ülkemizde günlük 50 bin vaka civarında seyreden rakamlar, konunun ciddiyetini de ortaya koyuyor. Bu durum, herkesin birinci gündemini koronavirüs ve etkileri olarak belirliyor. Her ne kadar aşı ve doğal bağışıklıklar umut olsa da sürecin ne kadar devam edeceği belirsiz. Bir yandan sağlık endişesi bir yandan ekonomik sorunlar, toplumun hemen hemen her kesimini etkiliyor.

Elbette tüm handikaplarına rağmen hayat devam ediyor. Hararetli siyasi tartışmalara her gün bir yenisi -sanki pandemi yokmuş gibi- ekleniyor. Erken seçim tartışması, muhalefetin cumhurbaşkanı adayı, anayasa tartışmaları, HDP’nin kapatma davası derken son olarak emekli amirallerin bildirisi akla gelen ilk başlıklar. Bu tartışmaların arasında virüse yakalanmamaya, ekonomik olarak ayakta kalmaya çalışıyoruz.



* * *

Biz de Ankara’nın gündemine şöyle bir bakalım. Mansur Yavaş döneminin ikinci yılı geride kaldı. Bugün Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin faaliyet raporunun görüşüleceği Meclis toplantısının ilk günü. Yavaş’ın bir yılı masaya yatırılacak. Hem kendisi ikinci yılını anlatacak hem de CHP ve İYİ Parti grupları geride kalan seneyi değerlendirecek. Meclis’te çoğunluğu olan AK Parti ve MHP grupları da Yavaş dönemiyle ilgili eleştirilerini sıralayacak.

* * *

Türkiye’deki siyasi figürler, içinde bulunduğumuz olağan dışı şartların da etkisiyle, görev tanımlarından ziyade gösterdikleri reaksiyonlarla halkta karşılık buluyor ya da tepki çekiyor. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı

Yazının Devamını Oku

Ankara için kritik uyarı

5 Mart 2021
Koronavirüs salgınının dünyayla birlikte ülkemizi etkisi altına aldığı tarihin üzerinden neredeyse bir yıl geçecek. Zaman zaman artan, zaman zaman azalan ama bir türlü bitmeyen kâbus gibi süreçte yeni bir döneme geçtik. Bu hafta başından itibaren her şehir kendi kaderini belirleyecek. Tedbirlere uyan ve salgının seyrini değiştirebilen kentler ‘yeni normale’ geçebilecek.

Bu kapsamda yapılan değerlendirmede Başkent Ankara, risk haritasında ‘orta riskli’ iller arasında gösterildi ve ‘sarı’ renkte yer aldı. Geride bıraktığımız yılın sonbahar aylarıyla birlikte yükselen rakamlar, Ankara’yı ‘yüksek riskli’ iller arasına sokmuştu. Alınan tedbirler, doğal bağışıklığın artması ve aşının başarılı olması, Ankara’yı ‘orta riskli’ şehirler arasına soktu. Ve şehirlerin kendi kaderlerini belirlediği bu yeni sürece Ankara pek çok esnemeyle girdi.
İşletmeler yeniden açıldı, öğrenciler okullara geri döndü, sokağa çıkma yasağı olan yaş grupları yasaktan kurtuldu.

* * *

Hem ekonomik hem de sosyolojik açıdan memnuniyet veren bu süreç, elbette koronavirüs tehdidinin ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. Esnemeler rehavete dönüşür; tedbirler hiçe sayılırsa, Ankara’nın yeniden yasaklı döneme geri dönmesi söz konusu olabilir.

* * *

Yeni dönemin ilk günleriyle ilgili Ankara Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı ve Hürriyet Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. İsmail Balık’la önemli bir sohbet gerçekleştirdik. Balık, kritik uyarılarda bulundu ve Ankara’nın ‘sınırda’ olduğunun altını çizdi. Balık’a göre kentte bir rehavet görüntüsü var ve bu durum bir sonraki değerlendirmede bizi ‘riskli’ hatta ‘yüksek riskli’ iller kategorisine sokabilir.
İşte Balık’ın, Başkent için önemli uyarıları ve önerileri:

Yazının Devamını Oku