Geriİsmail SARI Yelkenliyle Antarktika'ya giden gezgin kadınlar! "Ayağımız kıtaya değdiğinde birbirimize bakıp ağladık"
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Yelkenliyle Antarktika'ya giden gezgin kadınlar! "Ayağımız kıtaya değdiğinde birbirimize bakıp ağladık"

Yelkenliyle Antarktika'ya giden gezgin kadınlar! "Ayağımız kıtaya değdiğinde  birbirimize bakıp ağladık"

Tülay Demircioğlu, beş yıl öncesine kadar özel sektörde müdür olarak çalışıyordu. Artık bir gezgin. Tülay Sabaz ise Çanakkale’de yaşayan İngilizce öğretmeni... İki adaşın ortak hayali beyaz kıtaya ayak basmaktı. Sosyal medya üzerinden konuşuyorlardı ama hiç buluşmamışlardı, ta ki Antarktika öncesi Ushuaia’da bir araya gelene kadar. Peru’dan Antarktika’ya giden bir yelkenlideki gruba katıldılar. 5 Aralık’ta başlayan yolculuk 21 gün sürdü ve 2 bin 15 mil yol giderek, ‘kıtaya yelkenliyle giden beşinci Türk’ unvanını kazandılar, bize de serüvenlerini anlattılar.

Yolunuz ilk ne zaman kesişti? Birlikte sık sık seyahat eder misiniz?
Tülay Sabaz: Birbirimizi 2016’da sosyal medyadan bulduk. O dönemde Tülay Batı Papua’dan dönüyordu, ben de yola çıkma hazırlığı yapıyordum. Bilgi alışverişi yapalım derken birbirimizin hayatına girdik. O da ben de sürekli hareket halinde olduğumuzdan hiç buluşamamıştık. Özellikle 11 ay süren Orta ve Güney Amerika seyahatimde sık sık birbirimizi aradık. Beni her açıdan çok destekledi. Sanki yıllardır tanıdığım biri gibiydi. İlk kez geçen ay Antarktika öncesi Ushuaia’da bir araya geldik. Çok romantik geliyor kulağa ama hikâye tam olarak bu.

Yelkenliyle Antarktikaya giden gezgin kadınlar Ayağımız kıtaya değdiğinde  birbirimize bakıp ağladık

Solda Tülay Sabaz sağda Tülay Demircioğlu

“Halden anladılar indirim yaptılar”

Uzun süre arkadaşlık etmişsiniz ama ilk kez Antarktika için bir araya gelmişsiniz. Her konuşmanızda Antarktika hayali kurar mıydınız?
Tülay Sabaz: Evet, sık sık konuşurduk. Zaten oraya gitmeyi kim istemez ki? Hep aklımızdaydı. Ama ekonomik sebepler sürekli ötelememize neden oluyordu.
Tülay Demircioğlu: Özellikle bizim gibi sırt çantalı gezginler için gerçekleşmesi çok zor bir hayaldi. Normal bir Antarktika gezisi oldukça pahalı ama çok çok şanslıyız ki hayalimize kavuştuk. Altı kıtaya ayak basmış bir gezgin olarak sonunda Antarktika’nın da havasını solumuş olmak harika...

Yelkenliyle Antarktikaya giden gezgin kadınlar Ayağımız kıtaya değdiğinde  birbirimize bakıp ağladık



Süreç nasıl gelişti? Yelkenliyi nasıl buldunuz?
Tülay Demircioğlu: Kaş’ta marinadaki yelkenlilere bakarken yelkenliyle Atlantik’i geçme fikri oluştu. Oradaki teknelerle kontak kurmaya başladım ama hiçbiri yakın zamanda uzun yol yapmayı düşünmüyordu. Daha öncesinden bildiğim ‘tekne otostopu’ yapma fikri aklıma geldi ve bununla ilgili olarak bir internet sitesine (ceancrewlink.com) üye oldum. Atlantik geçişi için birkaç yelkenli sahibine katılım isteği yolladım. Ancak yelkenli deneyimim olmadığından, kimseden olumlu bir dönüş alamadım.

Yelkenliyle Antarktikaya giden gezgin kadınlar Ayağımız kıtaya değdiğinde  birbirimize bakıp ağladık



Sonra?
Tülay Demircioğlu: Sonrasında Antarktika’ya giden bir yelkenlinin paylaşımını gördüm aynı sitede. Maliyeti çok uçuktu. Antarktika’nın en büyük hayallerimden biri olduğundan bahsettim. Gönüllü olarak çalışma karşılığında tekne ekibine katılmak istediğimi söyledim. Attığım mesaja birkaç saat içerisinde geri dönüş yapıldı. Bunun tur teknesi olmadığı, dünya turunda olan bir ekip olduğu ve teknedeki herkesin çalıştığı ve kendisi de bir süre sırt çantasıyla gezdiği için fiyatta indirim yapabilecekleri yazıyordu. İki-üç gün süren yazışmalar sonunda halden anladılar, indirim yaparak beni tekneye kabul ettiler.

Yelkenliyle Antarktikaya giden gezgin kadınlar Ayağımız kıtaya değdiğinde  birbirimize bakıp ağladık



Peki siz o sıra neler yapıyordunuz?
Tülay Sabaz: Ücretsiz izindeydim. Tülay’dan habersiz Peru’yu geziyordum. Hatta e-posta üzerinden Arjantin Ushuaia’daki acentelerden birine Antarktika’ya gitmek için onay vermek üzereydim. Çin gemisiydi ama içime bir türlü sinmiyordu. 10 gün sürecekti. Bu turlar genelde kısa süreli oluyor ve Antarktika Yarımadası’na gidiyor. Bunlara kafa yorduğum sırada Tülay aradı. Bir internet sitesinde yelkenli bir tekne bulduğunu, kıtaya gitmek üzere olduğunu söyledi. Sonra ben de durumumu anlattım; süreç biraz daha uzadı tabii ama sonunda ikimiz de kabul edildik.

Yelkenliyle Antarktikaya giden gezgin kadınlar Ayağımız kıtaya değdiğinde  birbirimize bakıp ağladık



Böyle bir macerada en azından temel denizcilik ve yelkenli bilgisi gerekmiyor mu? Nasıl hazırlık yaptınız?
Tülay Sabaz: Bu tam bir cahil cesareti zaten! Böyle bir yolculuk için elbette bilgi sahibi olmanız gerekiyor... Biz hiçbir şey bilmiyorduk, yapacak bir şey de yoktu, öğrenecektik ve öğrendik.
Tülay Demircioğlu: Hazırlık aşamasında biraz zorlandık. Çünkü bizden önce yelkenliyle Antarktika’ya giden sadece dört Türk vardı ve yeterli kaynak yoktu. ‘Uzaklar’ teknesinin sahibi Osman Atasoy ve Sibel Karasu Antarktika kıtasına giden ilk Türklerdi. Daha sonra Fuat Yıldırım ve Talat Kırış da bizim gibi başka bir ekibe dahil olmuşlardı. Onların yelkenli tecrübesi vardı. Bir arkadaşım aracılığıyla Osman Atasoy ile görüşme fırsatı buldum. Biraz bilgi alışverişi yaptık. Teknik kıyafetler konusunda bütün arkadaşlarım ve ailem seferber oldu diyebilirim. İçliklerim için de bir firma sponsor oldu. Onlardan toparladığım kıyafetler ile bavulumu hazırladım.

Yelkenliyle Antarktikaya giden gezgin kadınlar Ayağımız kıtaya değdiğinde  birbirimize bakıp ağladık



“Müthiş bir dayanışma, uyum ve denge vardı aramızda”

Teknede herkesin belli bir görevi olmalı. Biraz işbölümünden ve teknedeki ekibin size yaklaşımdan bahseder misiniz?
Tülay Sabaz:
12 kişiydik. Dokuzu Polonyalı, biri Slovakyalı ve biz iki Türk. Beş kadın ve yedi erkek. Yelkenli tecrübemiz olmadığından başta epey endişelilerdi.
Tülay Demircioğlu:
Yola çıkmadan herkesin yapacağı işler belliydi. Vardiyalı şekilde nöbet tutmak, temizlik, bulaşık, yemek yapmak herkesin yapacağı ortak işlerdi. Janusz diye başka bir arkadaşımız örneğin her şeyi tamir ederdi. Duruma göre görevlerimiz değişebiliyordu. Bize düşen, verilen görevleri eksiksiz yerine getirmekti. Drake Boğazı ve Horn Burnu geçişleri özellikle çok zorluydu, bu yüzden hastalananlar oldu ama ciddi sorun yaşanmadı. Müthiş bir dayanışma, uyum ve denge vardı aramızda.

Yelkenliyle Antarktikaya giden gezgin kadınlar Ayağımız kıtaya değdiğinde  birbirimize bakıp ağladık



“Beyaz bir hiçliğin ortasında kalakaldık”

Yol boyunca nerelerden geçtiniz?
Tülay Demircioğlu: Toplam 21 günde 2015 mil kat ettik. Yolculuğumuz Arjantin’in en güneyindeki Ushuaia’dan başladı. Antarktika turlarının çoğunluğu buradan başlıyor zaten. Drake Boğazı geçişi ile South Shetland Adaları, King George Adası, Snow Hill, Paradise Bay, Trinity Adası ve Lemaire’yi geçtik. Fakat Lemaire’ye ulaşamadan geçitte iki kez mahsur kaldık.

Yelkenliyle Antarktikaya giden gezgin kadınlar Ayağımız kıtaya değdiğinde  birbirimize bakıp ağladık


Hava koşullarından dolayı mı?
Tülay Sabaz: Evet, Melcour Adası’na doğru giderken Lemaire Geçidi’nde her yerin buzul ve havanın da sisli olmasından dolayı ilerleyemedik. Geri dönmek de epey sıkıntılıydı. Beyaz bir hiçliğin ortasında kalakaldık. Açıkçası çok korkutucuydu. Çarpma sonucu hasar alabilirdi tekne, bu yüzden uzun sırıklarla buzulları itmeye çalışıyorduk. Bu sırada telsiz ile haberleşirken yakınlarda olan ve ilerlemeyen büyük bir gemi dönüyordu. Rotada olmamasına rağmen bizim bulunduğumuz noktaya gelip eşlik ettiler. Onların mekanizması sayesinde arkalarında kolayca ilerleyebildik. Aksi halde askeri bir arama kurtarma botunun bize ulaşması hayli uzun zaman alacaktı.

Yelkenliyle Antarktikaya giden gezgin kadınlar Ayağımız kıtaya değdiğinde  birbirimize bakıp ağladık



Kıtaya ayak bastığınızda neler hissettiniz?
Tülay Demircioğlu: Yaklaşık beş-altı gün süren Drake Boğazı geçişinden sonra çok uzakta ilk buzdağını gördüğüm an unutulmazdı benim için. O an hissettiklerimi tarif edebilmem biraz zor. Hem zorlu bir yolculuğu başarmış olmanın gururu hem de hayalimizi gerçekleştirmenin mutluluğuyla birbirimize bakıp ağladık.

Onca zorlu yolculuktan sonra kıtada neler yaptınız?
Tülay Demircioğlu: Birkaç ülkenin askeri ve bilimsel çalışma üslerine misafir olduk. Yaşadığımız her şey iz bırakan cinstendi. 21 gün boyunca havanın hiç kararmadığına şahit olduk. Gece 12’de batan günbatımlarıyla, gece ikide doğan gündoğumlarıyla büyülendik. Binlerce penguenin arasında bol bol vakit geçirdik. Birbirlerine kur yapan penguenlerin taş toplamalarını izledik. Yaklaşık 20 tane dev kambur balina teknemizin etrafında yüzdüklerinde ne kadar devasa olduklarını gördük. Katil balina diye nam yapmış orka balinalar iki saat teknemizi takip ettiği sırada heyecanımıza ve çığlıklarımıza engel olamadık. Zaman zaman buzulların çökmesine şahit olduk. Denizfokları, çeşit çeşit kuşlar ve bembeyaz diğer güzelliklere hayran kaldık. Yelkenlimizin 30 metrelik direğinin tepesine çıkarak, yüksekten manzaranın keyfini çıkardık.

Yelkenliyle Antarktikaya giden gezgin kadınlar Ayağımız kıtaya değdiğinde  birbirimize bakıp ağladık



Turla gitmek 10-20 bin dolar, otostopla 3 bin dolar

Katıldığınız tekneye herkesin dahil olması zor. Peki buna benzer bir macera yaşamak isteyenler nasıl bir yol izlemeli?
Tülay Sabaz: Antarktika’ya yılda sadece 200 kişinin yelkenliyle gitmesine izin veriliyor. Bizimkisi büyük bir şanstı. Bu şekilde çok zor, çünkü dünyayı kendi yelkenlileriyle gezen ‘Chief-One: Expedition’ adlı ekibi biz Arjantin’de Ushuaia’da yakaladık. Yelkenliyle kıtaya giden birkaç tur firması var. Ancak üç haftalık tur maliyetleri 10-20 bin dolar civarında değişiyor. Bir de bazı tekneler birkaç sene sonrasına rezervasyon yapabiliyor. Böyle bir macera yaşamak isteyenler bu yelkenli tur firmalarıyla ilişkiye geçebilir. Ya da Ushuaia Limanı’nda zaman geçirip bizim yaptığımız gibi Antarktika’ya gidecek teknelerin ekipleriyle görüşebilir. Yani otostop çekebilir. Biz bu sayede kıtaya kişi başı 3 bin dolar vererek gittik.

Yelkenliyle Antarktikaya giden gezgin kadınlar Ayağımız kıtaya değdiğinde  birbirimize bakıp ağladık



Artık buluştuğunuza göre yeni macera planları yapmışsınızdır...
Tülay Sabaz: Beraber bir geziyi henüz konuşmadık. 11 aydan sonra yurda yeni döndüm. Beni bekleyen öğrencilerim, yolumu gözleyen sevdiklerim vardı. Afrika ve Orta Asya çok eksik bende, bakarsınız oralara doğru yol alırım, tabii yaşadıklarımı sindirdikten sonra.
Tülay Demircioğlu: Aklımda Rio Karnavalı’na katılmak var. Sonrası içinse rüzgâr nereye savurursa...

Tülay Demircioğlu seyahatleriyle ilgili fotoğraflarını ‘@bidunyayol’, Tülay Sabaz ise ‘@tulaysabaz’ Instagram adresinden paylaşıyor.

Yelkenliyle Antarktikaya giden gezgin kadınlar Ayağımız kıtaya değdiğinde  birbirimize bakıp ağladık


False