Ereksiyon problemine çare olacak mı: Penise aşı

Ereksiyon problemine çare olacak mı: Penise aşı

İngiltere’de yapılan iki yeni çalışmada, doğrudan penise yapılan kök hücre aşısı ile erkeklerin cinsel işlevlerinde bir iyileşme yaşadıkları belirtildi.

Haberin Devamı

Bir aşı olacaksınız ve ereksiyon probleminizden kurtulacaksınız desek bu rahatsızlığı yaşayan birçok erkek koşa koşa aşının yolunu tutar ama bu aşı direkt penise yapılacak dense sayının biraz azalacağını tahmin ediyoruz. Ancak yeni yapılan araştırmalar kök hücre tedavisinin sertleşme bozukluğu ile (erektil disfonksiyon) mücadele için yeni bir yol sunulabileceğini söylüyor.

Araştırmacılar, kök hücre iğnesi sayesinde 40 yaş ve üstü erkeklerin yarısını etkileyen iktidarsızlık veya erektil disfonksiyonla mücadelede bir alternatif sunabileceğine inanıyor. İngiltere’de yapılan 2 yeni çalışmada, doğrudan penise yapılan iğne tedavisi ile erkeklerin cinsel işlevlerinde iyileşme yaşadığını ortaya attı.

Erektil disfonksiyon, cinsel ilişki için yeterli bir ereksiyonun sağlanamaması veya sürdürülememesi olarak tanımlanıyor. Ortaya atılan bu teori, farklı hücrelere dönüşme kabiliyetine sahip olan kök hücrelerin, hasarlı olanların yerini alacağı ve o bölgeye normal kan akışını geri getireceği yönünde. 

Ereksiyon bozuklukları ayrıca prostat ameliyatları sonrası genel sinir hasarı sonucunda da meydana gelebiliyor. Ayrıca stres ya da diğer psikolojik ve sosyal faktörler de erkeklerin bu problemi yaşamasında rol oynuyor.

Haberin Devamı

Tedavi seçenekleri, kan damarlarını genişleterek kan akışını iyileştiren ilaçları içerir ancak bunlar vakaların yaklaşık yüzde 40'ında işe yaramıyor. Bu nedenle bilim adamları, kök hücrelerin bir alternatif sunabileceğine inanıyor.

ERKEKLERİN YÜZDE 40'INDA EREKTİL İŞLEVİ İYİLEŞTİRDİ

Bahsi geçen iki yeni araştırmadan birinde, erektil disfonksiyonlu ve diyabetli 22 erkeğe, penisin tabanına iki kez kök hücre (bağışlanmış göbek bağlarından alınan) enjeksiyonu yapıldı. Urology International dergisinde yayımlanan sonuçlar, günden güne ereksiyonlarda önemli gelişmeler olduğunu gösterdi. Uygulanan işlemin etkisi bir yıl kadar sürdü ve hiçbir yan etkiye rastlanmadı.

Yapılan diğer çalışmada, araştırmacılar diyabet veya cerrahi sinir hasarı sonucu ereksiyon problemi yaşayan 10 erkeğin kemik iliğinden kök hücreler aldılar. Alınan numuneler işlendi ve penise enjekte edildi.

Cytotherapy dergisinde yayınlanan çalışmanın sonuçları, yapılan enjeksiyonların erkeklerin yüzde 40'ına kadar erektil işlevi iyileştirdiğini gösterdi ve neredeyse tamamı cinsel aktivitelerini iyileştirdiğini söyledi.

Haberin Devamı

PENİS DOKUSUNU GÜÇLENDİRİYOR

Kök hücrelerin tam olarak nasıl çalışabileceği belirsizdir. Bir teoriye göre yeni kan hücreleri ve kas dokusu ereksiyonları arttırıyor. Başka bir teoriye göre de bu uygulama penis dokusunu güçlendirmeye yardımcı olan kolajen seviyelerini arttırıyor.

North Bristol NHS Trust'ta danışman ürolojik cerrah olan Profesör Raj Persad, araştırma hakkında şunları söyledi: "Araştırmanın sonuçlar gerçekten çok cesaret verici ancak henüz çok yeni. Bu konuda daha fazla araştırma yapılması ve ilgili mekanizmaların daha iyi anlaşılmasına yol açacaktır."

Haberin Devamı

Doç. Dr. Berkan Reşorlu, kök hücrelerin vücut dokularında hasarlı hücrelerin yenilenmesini uyararak onarılmasını sağladığını ya da farklılaşarak o hücrelerin yerini alabileceğini, bu özellikleri nedeniyle1990’lı yıllardan itibaren birçok hastalığın tedavisinde kullanılmaya başlandığını söylüyor. Son yıllarda ise kök hücrelerinin penis içine uygulandığında penis dokusundaki hasarlanmış sinir ve damar çizgili kas hücrelerine farklılaşarak veya bu hücrelerin onarılmasını sağlayarak iyileşme sağlayabileceğinin düşünüldüğünü ekliyor.

Haberin Devamı

Bu konuda 2009 yılından itibaren yapılan çeşitli hayvan deneylerinde penis içine kök hücre uygulamalarının sonucunda sertleşme sorununda belirgin düzelme tespit edildiğini, hayvan deneylerinde alınan başarılı sonuçların ardından insanlar üzerinde penis içi kök hücre uygulaması ile ilgili klinik çalışmalar yapılmaya başlandığını sözlerine ekleyen Reşorlu, 2010 yılından itibaren yapılan klinik çalışmalarda kök hücre tedavisi ile insanlarda da sertleşme konusunda olumlu sonuçlar alındığını ve istenmeyen yan etkilere rastlanmadığını vurguluyor.

Haberin Devamı

UMUT VADEDİYOR AMA...

Reşorlu, insanlar üzerinde yapılan bu çalışmaların hem az sayıda olması hem de denek sayılarının düşük olması nedeniyle sertleşme sorununda kök hücre tedavisinin etkinliği ve güvenilirliği konusunda yorum yapabilmek için geniş sayılı ve kanıt düzeyi yüksek çalışmalara ihtiyaç duyulduğunun altını önemli çiziyor. Reşorlu, gelecek için umut vadetse de günümüzde sertleşme sorununun tedavisi için hala deneysel bir tedavi yöntemi olarak kabul edilen kök hücre tedavisinin aşamalarını şöyle anlatıyor.

  • Kök hücreler, yağ dokusundan ya da kemik iliğinden alınarak elde edilir.
  • Birtakım işlemlerden geçirildikten sonra penis içindeki kavernöz yapı dediğimiz damarsal yapılardan oluşan süngerimsi cisimciklere enjekte edilir. 
  • Bu işlem genel anestezi ya da lokal anestezi altında yapılabilir. Genel olarak tek seans yeterli görülür.

Son dönemlerde sertleşme sorununda yaygın olarak uygulanan diğer iki tedavi yönteminin Şok Dalga Tedavisi (ESWT) ve PRP (Plasma Rich Platellet) olduğunu sözlerine ekleyen Reşorlu, bunların etki mekanizmasının ve kök hücre tedavisinden farklı olduğunu ve bu nedenle birlikte kombine olarak kullanılabildiğini belirtiyor.

Cinsel Tıp dergisinde yapılan bir araştırmaya göre de, şok dalga tedavisi erektil disfonksiyonu olan erkeklere uzun süreli faydalar sağlayabilir. Penis dokusunun düşük yoğunluklu şok dalgalarıyla, genellikle 15 dakikalık seanslarla, haftada iki kez, bir aya kadar yapıldığı bir uygulamadır. 

Avustralya Brisbane'deki Princess Alexandra Hastanesi'nden araştırmacılar, şok darbelerinin peniste kan akışını ve doku değişikliklerini iyileştirdiğini söylüyor.

PENİS ÜTÜSÜ SERTLEŞME PROBLEMİNE KALICI ÇÖZÜM SAĞLIYOR

Halk arasında penis ütüsü olarak da bilinen düşük yoğunluklu şok dalga tedavisinin (ESWT) ses dalgaları ile peniste doku yenilenmesi ve yeni damar oluşumu sağlayarak sertleşme sorununa kalıcı çözüm sağlayan bir diğer uygulama olduğunu anlatan Reşorlu, bu tedavinin anestezi gerektirmeyen bir işlem olup poliklinik şartlarında 20’şer dakikalık 6 –12 seans halinde uygulandığını ve hastanın uygulama sonrası günlük yaşamına rahatlıkla devam edebileceğini belirtiyor. 

Şok dalga tedavisi ile hastaların yüzde 70-80’de başarılı sonuçlar elde edildiğini, herhangi bir risk içermemesi, kalıcı etki göstermesi ve yüksek etkinliği nedeniyle Avrupa Üroloji Derneği Kılavuzlarında birinci basamakta önerilen tedavi yöntemleri arasında yerini aldığını dile getiren Reşorlu, penise uygulanan PRP (Plasma Rich Platellet) tedavisi hakkında da önemli bilgiler veriyor.  

DOKULARI YENİLİYOR, YENİ DAMAR OLUŞUMU SAĞLIYOR

“PRP tedavisi, kişinin kendi kanından elde edilen trombosit hücrelerinden zengin plasmanın penis içine enjekte edilmesi işlemidir. Bu yöntem tıpta birçok alanda kullanılmaktadır. Bu tedavilerdeki temel amaç büyüme faktörlerinden zengin trombositlerin hücre yenilenmesi ve onarımı sağlayan etkilerinden faydalanılır. Penise PRP tedavisi ile peniste doku yenilenmesi ve yeni damar oluşumu sağlanmaktadır. Bu etkisi sayesinde; 

  • Ereksiyon (sertleşme) sorunu olan kişilerde ereksiyon problemini düzeltmek, 
  • Penis boyunda ve kalınlığında artış sağlamak,
  • Peyronie hastalığında plakların gerilemesini sağlamak amaçlanır.”

PRP yönteminin kişinin kendi kanından elde edildiği için bulaşıcı hastalık veya alerjik reaksiyon riski taşımadığı, ağrısız bir işlem olduğunu ve bilinen bir yan etkisi ya da riskinin olmadığını ifade eden Reşorlu, sertleşme sorununa kesin ve en kalıcı çözümü sağlayan uygulamanın ise penis protezi olduğunu söylüyor.

PENİS PROTEZİ YAŞLILIK DÖNEMİNDE DE BÜYÜK AVANTAJ SAĞLIYOR

Penis protezinin radikal bir çözüm olup, geri dönüşsüz bir uygulama olmasının en büyük dezavantaj olduğunu sözlerine ekleyen Reşorlu, bu yöntemin sertleşme sorununa diğer tedavilerden yeterli yanıt alınamayan veya hastanın beklentilerinin karşılanamadığı durumlarda ve büyük oranda da organik kökenli sertleşme sorunu olan hastalarda uygulandığını dile getiriyor.

Hastaların bundan sonraki cinsel hayatlarında hiçbir şekilde sertleşme sorunu yaşamayacak olması ve yaşlılık döneminde de performanslarının aynı şekilde sürecek olmasının ise bu işlemin en büyük avantajı olduğunu vurguluyor.