GeriEğitim Okul seçerken öncelik ücret olmamalı
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Okul seçerken öncelik ücret olmamalı

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürü Muammer Yıldız, okuma yazma bilmeyen anne, askerde okuma öğrenen bir babanın beş çocuğundan biri. Zorlu şartlarda ilkokul, ortaokul ve liseyi bitiren Yıldız, öğrencilik yıllarında hep çalıştı. Beş kardeşten sadece üniversiteye o gitti. Sınava hazırlanırken bile harçlığını kazanmak için çalışmak zorundaydı. O da bir çok farklı işte çalıştı. Öğretmenlik, akademisyenlik, Talim Terbiye Kurulu Başkanlığı, İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğü ve şimdi de Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü’ne kadar yükseldi.

Okul seçerken öncelik ücret olmamalı
Abone Olgoogle-news

Bu kariyer hikâyesinde çocukluktan itibaren çalışmasının getirdiği disiplin ve eğitimin önemini kavramasının neden olduğunu söyleyen Muammer Yıldız, “Tabii ki zor günler yaşadım, kolay değildi. Ama onun da vermiş olduğu dinamizm, insana yüklediği başka bir misyon oluyor. Ayrıca hayatı disipline ediyor, ciddiye almanızı sağlıyor” diyor. Yıldız, erken kayıt döneminde velilerin çok dikkatli olmasını, okulun ücretinden önce akademik yapısını incelemesi gerektiğini belirtiyor. Yıldız, özel okulların zor bir dönemde geçtiğini, bu konuda çalışmalar yaptıklarını ve teminatla ilgili yasa taslağının önümüzdeki günlerde meclisin iradesine sunulacağını söyledi. Muammer Yıldız ile eğitimi konuştuk:

Okul seçerken öncelik ücret olmamalı- İlkokulu doğduğunuz köyde okumuşsunuz.
1967’de Erzurum’un Narman ilçesine bağlı Sütpınar köyünde doğdum. Beş kardeşiz. Ailemde ilkokuldan sonra okuyan yoktu. Köydeydik, o dönemde çok fazla üniversite okuyan olmazdı. Ben de köy şartlarında ilkokulu bitirdim. Okuldu parlak bir öğrenciydim. Okulu bulunduğum köyde bitirdikten sonra ortaokul arayışına geçtim. Köyümüzde ortaokul yoktu. 7 kilometre yakınımızdaki Şekerli Köyü’nde ortaokul açılınca köyümüzden iki arkadaşım buraya kayıt yaptırdı. Ben gidemedim. Aslında iyi bir öğrenciydim. Öğretmenlerim beğeniyordu. Babam da, okumasını yazmasını belki askerde öğrenmişti, ama ileri görüşlü bir adamdı. Babama öğretmenler ‘Muammer’in okuması gerekiyor’ diyordu ama babam nedense okutmak istemedi. Arkadaşlarımın okula gittiğini görünce çok üzülüyor, hatta gizli gizli ağlıyordum okula gidemediğim için. Meğerse babam beni gerçekten okumak isteyip, istemediğimi anlamak için test etmiş. Bir ay sonra gittiğimizde okulda kayıtlar kapanmıştı. Sonra okul da yeni açıldığı için zorluk çıkarmadılar, kaydettiler. Diğer derslerde değil de, ilk kez duyduğum İngilizce dersinde çok zorlandım. Ama sonra İngilizcem çok ilerledi.

- Başarılı oldunuz mu?
Başarılıydım. Ancak, köy ortamında kalabileceğim bir yurt yoktu. Babamın kadim dostu Kemal Kireçligöl’ün oğlu Cemal abinin evinde kaldım. Kendisinin hızar atölyesi vardı, esnaftı. Üç yıl onların evinde kaldım. O evin bir çocuğu gibi büyüdüm. O evin bir evladı gibi her türlü işini yaptım. Hayatımdaki en değerli şeyleri orada aldım. Okuma kültürü hayatımda çok kıymetlidir, orada kazandım. Çünkü kış aylarında okulda ders sonrasında çok kültürlü olan Cemal abi kitap okurdu hepimize, aile ortamında.

- Liseyi nerede okudunuz?
Narman Lisesi’ne geçtim. Orda da kalacak yer bulamadık. Köylümüz birkaç çocukla önce onların dükkanında bir yeri ev gibi döşedik. Bir yıl sonra da bir arkadaşla ev kiraladık. Çok cüzi bir kiraydı. Ortaokuldan itibaren hep dışardaydım ve çalıştım. Köyde tarımda, kasabada inşaatta çalıştım. Hayatımızı kazanmak için mecburen bir şekilde çalışıyorduk. Ama babam dediğim gibi çok fakir değildi, çok zengin de değildi, beni okutabilecek birikim sahibiydi. Babam elinden gelenden fazlasını yaptı. Müsrif değil, tutumluydum. Fazla para harcamaz, tasarruf etmeyi severdim. Narman Lisesi’nde 2’nci sınıfa kadar okuduktan sonra İstanbul’a geldik. Ümraniye Lisesi’ne geçtim. Akademik olarak zor bir dönemdi. Kültürel anlamda farklı bir çevreden gelmiştim. Bir de bu ortamda üniversite sınavına hazırlanıyordum. Arkadaşlarım dershaneye giderken, özel ders alırken, ben hafta sonraları da inşaatta çalışmaya gidiyordum.

- Sizde iz bırakan öğretmenler kimler?
Bir çok öğretmenimi söyleyebilirim, hakları geçmesin ama, Narman Lisesi’nde matematik öğretmenim Duran Sarı’dır. Üniversite sınavında matematik bölümünü tercih etmemin, matematiği lisans olarak seçmemin nedenidir. Matematiğim iyidir, ancak öğretmenim de beni çok etkiledi.

- Öğretmenlik yaptınız mı?
Evet. İlk Şanlıurfa Bozova YİBO’ya matematik öğretmeni olarak atandım, orada göreve başlamadan bir gün sonra Urfa Lisesi’nde İmam Hatip Lisesi’nde başladım. Yaklaşık 2 yıl burada görev yaptım. Daha sonra Van Yüzüncü Yıl Üniversitesinde yüksek  lisans programını kazandımve araştırma görevlisi olarak göreve başladım. Doktoramı Hacettepe Üniversitesi’nden Prof. Dr. Abdurrahim Yılmaz ile yaptım. Doktora çalışmam ‘Cebir’ alanındaydı. 1994’te doktoram bittikten sonra 2 yıl yardımcı doçent olarak çalıştıktan sonra Kırıkkale Üniversitesi’ne geçtim.

- Üniversitede evlendiniz sanırım.
Üniversitesi 2’inci sınıftan 3’üncü sınıfa geçtiğim yıl, 1985’in yazında evlendim. Bir yıl sonra oğlum doğdu. Öğrenciyken çocuğum vardı. Büyük kızım köyde, en küçük çocuğumuz kızım Van’da doğmuştu. Annem hasta olduğu için eşimi görev yaptığım Şanlıurfa’ya götürememiştim.

OKUL SEÇERKEN AMAN DİKKAT!
Velilerden ricam, geçen sene eğitim-öğretim kayıt sürecinde yaşadığımız sorunları da dikkate alarak hareket etsinler. Bir kuruma gidip hizmet alacağınız zaman bu kurumun sadece fiyatına bakarak ya da size sunmuş oldukları birtakım promosyonları dikkate alarak kayıt yaptırmayın. Mali yapılarını, geçmişini ve en önemlisi sürdürülebilir hizmet verebilecek mi diye sorgulayın. Kamu okullarını, ücretsiz alacağınız eğitimi tercih etmiyorsanız, özel okul arayışına girdiğinizde, hangi okulu seçeceğiniz çok önemli. Bu kurumların kapısını varmadan, titizlikle inceleme yapın. Sınıf mevcuduna, eve yakınlığına, yabancı diline, yurt dışı programlarına bakın. Fiyat kısmı ilk konuşulacak şey olmamalı. Ulusal ve uluslararası alanda yer edinen güzide özel okullarımız da var. Hepsinin standartlarını iyi inceleyin.

TEMİNAT ŞART
Özel öğretim kurumları başlangıcından beri kendi şartlarında, geçmişte her seviyede kamuda görev yapmış, daha sonra bir şekilde özel sektöre girmiş ve özel sektörün, özel okulcuğun da bir getirisini düşünmeden gerçekten Türk eğitimine katkı sunan insanların oluşturduğu bir yapı vardı. Daha sonra dershaneler dönemi başladı. Özel öğretim kurumları birdenbire sayıca arttı. Genel müdürlüğümüze bağlı 12 bin 64 okulumuz var, buna karşın muhtelif kurumlardan oluşan 32 bine yakın kurumumuz var. Aslında normal şartlarda sağlıklı bir büyüme içerisindeydi. Özellikle de dershane dönüşüm sürecinde sektör çok büyüdü. Bu sürecinden sonra yeni sektörün dinamikleri değişti. Yeni aktörlerin güzel katkıları oldu ama bu büyüme sağlıklı bir büyüme mi diye bir taraftan da tartışmalar başladı. Geleneksel olarak bu işi yapan ve gerçekten kadim bir kültüre sahip olan, okulculuğu sadece eğitim sevdası olan insanların yürüttükleri bir çalışmanın süreci değişti. Bu süreçte de bizim dışımızda cereyan eden birtakım sorunlar oldu. Okullar da ekonomik zorluklar yaşamaya başladı. Bir zincir eğitim kurumunun finansal ve yönetimsel sorunu diğer okulları etkileyerek özel sektörün üzerinde büyük bir yük oluşturdu. Buna çözüm bulmak, bu tür şeylerin yaşanmaması için şimdi teminat başta olmak üzere bir takım tedbir maddeleri birtakım konular üzerinde çalışıyoruz, yasa taslağı oluşturduk. Kurum açılırken mali sorun yaşar ve yönetilemez hale gelirse bunun önlemini önceden almak istedik.

ÖĞRENCİLİKTE ÇALIŞMANIN ÇOK AVANTAJINI YAŞADIM
Geriye dönüp baktığımda keşke olsaydı veya olmasaydı diyeceğim hiçbir şey yok. Öğrencilik hayatı boyunca çalışmanın çok avantajını yaşadım. Hatırladığım zaman da beni de mutlu eden tarafları oldu. İnsana aslında bambaşka bir şey de kazandırıyor. Tabii ki zor günler yaşadım, kolay değil. Ama onun da vermiş olduğu dinamizm, insana yüklediği başka bir misyon oluyor. Ayrıca hayatı disipline ediyor, ciddiye almanızı sağlıyor. Eğitimin insanın hayatını değiştirebileceğine inanıyorsunuz. ‘Bu benim kaderim olmamalı’ diyorsunuz.

KİMDİR?
1967’de Erzurum’un Narman ilçesi Sütpınar Köyü’nde doğdu. İlkokulu Narman Sütpınar Köyü İlkokulu’nda, ortaokulu Narman Şekerli Köyü Ortaokulu’nda, lise birinci ve ikinci sınıfı Narman Lisesi’nde, üçüncü sınıfı ise İstanbul Ümraniye Lisesi’nde okudu. 1983-1987 yılları arasında Erzurum Atatürk Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Matematik Bölümü’nde lisans eğitimini aldı. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü’nde yüksek lisansını ve doktorasını tamamladı. Öğretmenlikten sonra akademisyenliğe geçti. 2004-2009 yılları arasında ise Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Üyeliği ve Terbiye Kurulu Başkan Yardımcısı oldu. 2009’dan 2016’ya kadar İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü yaptı. 2016- 2018 yılları arasında Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşar Yardımcılığı görevinde bulundu. Halen Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürü olarak görev yapıyor. Evli ve üç çocuk babası.

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle