GeriSedef Batı 5 Aralık Dünya Kadın Hakları Günümüz kutlu olsun
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

5 Aralık Dünya Kadın Hakları Günümüz kutlu olsun

5 Aralık Dünya Kadın Hakları Günümüz kutlu olsun
Abone Olgoogle-news

Dünya Kadın Hakları Günü her yıl 5 Aralık’ta tüm dünya genelinde kadınların daha insanca yaşama ve erkeklerle eşit haklara sahip olma isteğini dile getirdikleri bir mücadele ve dayanışma günü olarak kutlanıyor. Kadınların toplumsal alanda sahip olduğu haklara ve bunun önemine vurgu yapılıyor. Peki, Dünya Kadın Hakları Günü ne zaman ortaya çıktı? Kadın hakları kapsamında neler var? Kadın hakları ihlali sadece kadınları mı etkiliyor? Kadın Haklarının ülke ekonomisinde etkisi nedir? Tüm sorularımızın yanıtını Avukat Elvan Kılıç'tan alıyoruz.

DÜNYA KADIN HAKLARI GÜNÜ NE ZAMAN ORTAYA ÇIKTI?

Fransa'da 7 Mayıs 1748'de dünyaya gelen Olympe de Gouges, 1789’da Fransız Ulusal Meclisi’nde okunan ve günümüzdeki İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin esin kaynaklarından biri olan İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirgesi’ne karşı, bu metinde geçen “insan” sözcüğünün yalnızca erkeği kastetmesi nedeniyle 1791 yılında Kadın ve Yurttaş Hakları Bildirgesi’ni yayımlar. Bu insanlık tarihindeki ilk kadın hakları bildirgesidir. Türkiye'de ise Kadın Hakları Günü, Mustafa Kemal Atatürk'ün öncülüğünde bütün dünya ülkelerinden önce 5 Aralık 1934 tarihinde Türk Kadınına "Seçme ve Seçilme Hakkı" tanındı. 5 Aralık 1934 günü dünyada kadınların yasal olarak milletvekili seçme ve seçilme hakkına sahip olduğu ülke sayısı 28, bu hakkın kullanıldığı ülke sayısı ise sadece 17 idi.

KADIN HAKLARININ TARİHÇESİNDEN KISACA BAHSEDEBİLİR MİSİNİZ?

Kadınların erkeklerle eşit haklara sahip olmak yolundaki mücadelenin başlangıcı 8 Mart 1857 yılında Amerika’nın New York kentinde tekstil sektöründe çalışan yüzlerce kadının düşük ücretlerini, uzun çalışma saatlerini ve insanlık dışı çalışma koşullarını protesto etmek için grevler yapması olarak kabul edilmektedir. Kadın hakları mücadelesinde 1975 yılı büyük özellik taşıyordu. Uluslararası Kadınlar Yılı olarak kutlandı. Bu yıl etkinlikleri içerisinde Birleşmiş Milletler 8 Mart gününü Dünya Kadın Günü olarak kutlamaya başladı. Türkiye’de ise Kadın Hakları Günü, Mustafa Kemal Atatürk'ün öncülüğünde bütün dünya ülkelerinden önce 5 Aralık 1934 tarihinde Türk Kadınına "Seçme ve Seçilme Hakkı" tanındı. Şu an ülkemizde hem 5 Aralık’ta hem de 8 Martta kadınlar gününü kutlamaktayız.

DÜNYA KADIN HAKLARI GÜNÜ NE AMAÇLA KUTLANIYOR?

Dünya Kadın Hakları Günü kadınların seslerini duyurabilmeleri, cinsiyet eşitsizliğini vurgulamaları, toplumda bilinç ve farkındalık yaratmak, kadının hak ettiği değeri görmesini sağlamak amacıyla tüm dünyada kadınlar başta olmak üzere erkekler tarafından da kutlanan ve kutlanması gereken bir gündür.

KADIN HAKLARININ KAPSAMINDA NELER VAR PEKİ?

İlk olarak erkeklerle eşit haklara sahip olmasıdır. Türk Anayasa’sının 10. Maddesi kadın- erkek demeden tüm insanların eşit olduğundan bahsetmektedir. Bilindiği üzere uzun yıllar boyunca erkek kadından üstün görülmüş ve erkeğin sahip olduğu haklardan kadın yararlanamamıştır. Kadınların uzun yıllar mücadeleleri sonucunda kadın erkek eşitliği sağlanabilmiştir. Kadınlar boşanma hakkı, velayet hakkı ve malları üzerinde tasarruf yetkisine çok sonradan sahip oldular. Analık sigortası, yaşlılık sigortasının kadın ve erkekler için eşit esaslara göre düzenlenmesi, kadınların eşlerinin soyadıyla kendi soyadlarını da kullanmaları, iş ve meslek seçiminde eşlerinden izin almak zorunda olmamaları, iş sözleşmelerinde cinsiyet veya gebelik nedeniyle farklı işlem yapılamayacağının hükme bağlanması da önemli düzenlemeler arasında yer almıştır.

KADIN HAKLARINI KORUMAK BİRAZ DA ERKEKLERİN GÖREVİ ASLINDA. BU KONUDA ERKEKLERE BİR KADIN OLARAK NELER TAVSİYE EDERSİNİZ?

Toplumumuz ataerkil bir toplum olduğu için erkekler kadınların evde oturup ev işi yapması gerektiğini düşünmektedirler. Oysaki İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne göre erkekler ve kadınlar eşit durumdadırlar. Erkeklerin bu eşitliği fark etmeleri ve kadınların da erkekler gibi iş hayatları olabileceğini, anne oldukları kadar kariyer sahibi olabileceklerini bilmeleri gerekmektedir. Son yıllarda kadınların iş hayatında güçlü olduğu görülmektedir. Erkeklerin güçlü kadınları desteklemeleri, onların başarıları için mutlu olmaları gerekmektedir. Kendi kıskançlıklarını ön planda tutarak kadın cinayetleri, şiddet gibi birçok soruna yol açan erkekler bu duygularını dizginlediklerinde kadınların önü açılacaktır. Aynı zamanda kadın haklarına ilişkin gösteriler ve yürüyüşler düzenlendiğinde, kadınların yanında olarak toplumda kadınları kendileriyle eşit gördüklerini göstermeleri gerekmektedir. İşte o zaman eşitlikten bahsedebiliriz.

 KADIN HAKLARININ ÜLKE EKONOMİSİ ÜZERİNE ETKİSİ NEDİR?

Kadınlar geçmişten günümüze her zaman çalışma hayatının içinde farklı şekillerde yer almışlardır. Türk hukukunda çalışma hakkı ve hürriyeti anayasa ile güvence altına alınmıştır ve kadınların çalışma şartları özel olarak korunmaktadır. Cumhuriyet sonrası hızlanan sanayileşme ve kentsel yaşamın başlaması ve cumhuriyetin getirmiş olduğu hukuk sisteminin kadına tanıdığı kadın-erkek eşitliği, istediği alanda eğitim görme ve meslek edinme hakları ile birlikte kadınlar için de farklı kollarda çalışma alanları ortaya çıkmıştır. Böylece kadınlar kendi ihtiyaçlarını karşılayabilir, aile ekonomisine katkı sağlayabilir konuma gelmiştir. Bu durumun uzun vadede düşünüldüğünde ülke ekonomisi ve ülkenin kalkınması için de olumlu yanları olduğu inkâr edilemez bir gerçektir.

KADINLARIN SAHİP OLMASI GEREKEN HAKLARI SAVUNAN ULUSAL VEYA ULUSLARARASI KURULUŞLAR NELERDİR?

Ülkemizde ve dünyada kadın haklarını savunan birçok sivil toplum kuruluşu vardır. Özellikle ülkemizde kadın hakları alanında önde gelen STK’ları şu şekilde sıralayabiliriz:

Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı: Şiddetle yüz yüze olan kadınlarla dayanışmayı sürdürmek, aile içindeki şiddete karşı mücadeleyi yaygınlaştırmak amacıyla kurulmuştur.

Kadın Adayları Destekleme Derneği (KA.DER): kadınların ve erkeklerin her alanda eşit olarak temsil edilmelerini savunan bir kadın örgütüdür. Toplumu ve bireyleri ilgilendiren kararların alındığı, seçim ve atama ile oluşan tüm karar organlarında kadın erkek eşitliğini demokrasinin bir gereği olarak kabul eder.

Kadının İnsan Hakları-Yeni Çözümler Derneği: Türkiye’de ve uluslar arası düzeyde kadının insan haklarını, eşitliği ve ayrımcılığın ortadan kaldırılmasını savunan bağımsız bir kadın sivil toplum örgütüdür. KİH-YÇ, hem ulusal hem de uluslar arası düzeylerde, kadınların demokratik, eşitlikçi ve barışçı bir toplum düzeninin kurulması ve korunması sürecine özgür bireyler ve eşit yurttaşlar olarak etkin ve yaygın katılımını desteklemektedir.

Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı (KEDV): Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı (KEDV), 1986 yılında kadınların ekonomik durumlarını ve yaşam kalitelerini iyileştirmek amacıyla kurulmuştur. Kadınların bireysel ve toplumsal yaşamlarını iyileştirme çabalarını desteklemek, temel ihtiyaçları etrafında organize olarak kapasitelerini geliştirebilecekleri platformlar yaratmak ve çocukların erken çocuk eğitimi olanaklarından yararlanabilmelerini sağlamak üzere faaliyetlerini yürütür.

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu: Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, kadın cinayetlerini durdurmak ve kadınların şiddetten korunmasını sağlamak için çalışan bir platformdur. Başta yaşam hakkı olmak üzere her tür kadın hakkı ihlaline karşı mücadele etmektedir.

KADIN HAKLARININ İHLALİ SADECE KADINLARI MI ETKİLİYOR?

Kadın haklarının ihlal edilmesi insan haklarının ihlal edilmesi anlamına gelmektedir. Çünkü kadın aynı zamanda insan demektir. İnsan hakları ve özgürlükleri, Avrupa İnsan Hakları sözleşmesi ile ve aynı zamanda anayasa ile güvence altına alınmıştır. Kadın ve erkek eşitliği güvence altına alınmışken ülkemizde ve dünyada en çok kadınların hakları ihlal edilmektedir. Bu hak ihlalleri başta kadın olmak üzere, kendisini ve çevresini etkilemektedir. Günümüzde artan kadına karşı fiziksel ve psikolojik şiddet olayları kadının kendisi dışında evlilik birliği içinde ise çocuklarını tüm ailesini etkilemektedir. Ve hatta bu ihlaller genel kamu düzeni ve toplumu da olumsuz anlamda etkilemektedir.

TOPLUM DÜZENİ BUNDAN NASIL ETKİLENİYOR?

Kadın haklarının ihlal edilmesi belli bir süre sonra toplumda normal bir durum gibi görülmeye başlanmakta ve bu durum toplumun yozlaşmasına neden olmaktadır. Örneğin; kadına yönelik şiddetin ortaya çıkmasında temel neden toplumsal cinsiyet eşitsizliği, kadın ve erkek arasında ataerkil toplum yapısıdır. Temel bir insan hakkı ihlali olan şiddet eylemlerinin meşru olarak kabul edilmesi, bu eylemlerin artmasına neden olmakta, çözüm bulunmasının önündeki en büyük engeli oluşturmaktadır. Sadece toplumda değil, ailede de şiddet olayları sessiz karşılanmaktadır.

5 Aralık Dünya Kadın Hakları Günümüz kutlu olsun

KADIN HAKLARI BİLDİRGESİ

1. Kadın özgür doğar ve yaşamını erkeklerle eşit haklara sahip olarak sürdürür.

2. Her siyasi topluluğun amacı, kadının ve erkeğin doğal ve daimi haklarını korumaktır. Bu haklar özgürlük, güvenlik, mülkiyet ve özellikle baskıya karşı koymaktır.

3. Devletin egemenliği, kadınların ve erkeklerin birliği olan ulustan kaynaklanır.

4. Özgürlük ve adalet, bireylere hakları olanı iade etmektir. Kadınlar doğuştan sahip oldukları haklarını kullanırken erkeklerin tiranlığıyla engellenmektedir. Bu engeller, doğanın ve aklın koyduğu yasalarla kaldırılmalıdır.

5. Doğanın ve aklın koyduğu yasalar, topluma zarar verecek tüm davranışları ortadan kaldırır.

6. Yasa, genel iradenin ifadesi olmalıdır. Bütün kadın ve erkek yurttaşlar bizzat ya da vekilleri aracılığıyla yasaların yapım sürecine katılmalıdır. Yasalar bütün yurttaşlara eşit uygulanmalıdır. Kadın ve erkek yurttaşlar, ayrım yapılmaksızın bütün mevkilere kabul edilmelidir.

7. Kadınlar ayrıcalıklı haklara sahip değildir. Kadınlar erkeklerle birlikte aynı yasalara tabidir.

8. Yasalar sadece zorunlu olan, açık ve kesin cezalar koyar. Kadınlar, suç teşkil eden eylemden önce ve yasalara başvurulmaksızın cezalandırılamaz.

9. Yasaların suçlu bulduğu kadına, yasaların öngördüğü yaptırımlar uygulanmalıdır.

10. Hiç kimse fikirlerinden ötürü mahkum edilemez. Kadın idam sehpasına çıkma hakkına sahip olduğu gibi, konuşma kürsüsüne çıkma hakkına da sahiptir.

11. Düşüncelerini ifade etmek, kadınların en önemli haklarından biridir. Bu özgürlük, babaların çocuklarıyla olan babalık bağlarını güvence altına alır. Her kadın, barbarca bir önyargı yüzünden gerçeği gizlemeye zorlandığında şunu söyleyebilir: “Ben, bana verdiğin çocuğun annesiyim.”

12. Kadınların haklarının güvence altına alınması kadınlara ayrıcalık tanımamalı, herkesin yararına hizmet etmelidir.

13. Devletin idari giderleri için kadınlardan ve erkeklerden eşit katkı talep edilir. Kadınlar üzerlerine düşen bu ödevi yerine getirdikleri için meslek, iş ve mevkilerin paylaşımına da katılırlar.

14. Kadın ve erkek yurttaşlar, bizzat ya da vekilleri aracılığıyla vergilerin zorunlu olup olmadığına karar verme hakkına sahiptir. Kadınlar, erkeklerle eşit vergi ödeme ilkesini ancak vergilerin toplanması ve kullanılması sürecine katkıda bulunmaları durumunda kabul ederler.

15. Kamu harcamalarına erkeklerle birlikte katılan kadınlar, resmi makamlardan mali konularda bilgi alma hakkına sahiptir.

16. Hakların güvence altına alınmadığı ve güçler ayrılığının kabul edilmediği bir toplumun anayasası yoktur. Ulusu oluşturan bireylerin çoğunluğunun yapımına katılmadığı yasa yoktur ve geçersizdir. 

17. Birlikte ya da ayrı ayrı, mülkiyet kadının da erkeğin de hakkıdır. Bütün vatandaşlar bu dokunulmaz ve kutsal hakka sahiptir. Yasaların belirlediği kamusal bir zorunluluk bunu açıkça gerektirmediği müddetçe ve önceden belirlenmiş adil bir tazminat ödenmedikçe, hiç kimse ulusun asli miras payından yoksun bırakılamaz.

False