GeriProf. Dr. Banu Coşar Güneş gözlüğü ile ilgili doğrular ve yanlışlar
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Güneş gözlüğü ile ilgili doğrular ve yanlışlar

Güneş gözlüğü ile ilgili doğrular ve yanlışlar

Güneşli günler kapımızda! Elbette güneşli günlerin olmazsa olmazı birbirinden şık modelleriyle güneş gözlükleri… Güneş gözlükleri sadece güneşin parlaklığına karşı rahatlık sağlamıyor, aynı zamanda gözlerimizi ve göz çevremizi güneşin zararlı ultraviyole (UV) ışınlarından koruyor.

Peki güneş gözlüğünüzün gözlerinizi gerçekten koruyup korumadığını nasıl anlayabilirsiniz? Güneş gözlüğü seçerken ve kullanırken nelere dikkat etmelisiniz? Peki güneş gözlüğünüzün gözlerinizi gerçekten koruyup korumadığını nasıl anlayabilirsiniz? Güneş gözlüğü seçerken ve kullanırken nelere dikkat etmelisiniz?

Kalitesiz güneş gözlüğü kullanmak, hiç kullanmamaktan daha zararlı

Güneş gözlüğünüzün camı güneşin UVA ve UVB ışınlarına karşı %100 koruma sağlamalı. Kalitesiz güneş gözlüklerinin camları sadece kozmetik bir boya ile renklendirilmiş ve ultraviyole filtresi içermiyor olabilir. Böyle renkli camların arkasında göz bebeğimiz genişler ve bu da gözümüze daha çok UV ışınının girmesine yol açar. O yüzden güneş gözlüğü alırken mutlaka UV filtresi olduğundan emin olmalı ve güvenilir markaların güneş gözlüklerini tercih etmeliyiz. 

Elinizdeki gözlüklerin UV koruması olup olmadığını anlamak için de bir optisyene (gözlükçü) başvurabilir ve fotometre cihazı ile gözlüğünüzün koruyuculuğunu kontrol ettirebilirsiniz.  

Polarize güneş gözlüğü UV koruması anlamına gelmez

“Polarize camlar” deniz veya yol gibi düz yüzeylerden yansıtıcılığı önler. O nedenle denizcilik veya uzun yol sürüşleri için polarize güneş gözlüğü kullanımı uygundur. Ancak camın polarize olması, UV koruması olduğu anlamına gelmez. O nedenle polarize güneş gözlüğü alırken de yine UV koruması olup olmadığını kontrol etmelisiniz.Çok fazla güneşe maruz kalıyorsanız; yanlardan da yüzü saran kalın saplı çerçeve modellerini tercih etmelisiniz.

Güneşin zararlı ışınları gözümüze sadece önden değil, yanlardan da ulaşır. O nedenle eğer çok fazla güneşte kalıyorsanız yanlardan yüzü saran (“wrap-around”) çerçeve modellerini tercih etmelisiniz.

Küçük güneş gözlüğü seçmeyin

Eğer çerçeve küçük olursa ultraviyole ışınları yine göze ulaşacaktır. O yüzden geniş çerçeveler kullanmak önemli. Ayrıca çerçeve küçük olursa göz çevresi cildini de yeterince korumaz ve güneşe bağlı fotoyaşlanma (kırışıklıklar, güneş lekeleri, sarkmalar) artar. 

Güneş gözlüğü cam renginin UV koruyuculuğu ile ilişkisi yok ama farklı renklerin farklı avantajları var

Kimi aktivite ve kimi sporlar için bazı renk tonları daha avantajlı ya da daha dezavantajlıdır:

- Yeşil cam rengi: Yeşil cam, mavi ışığı süzerek kontrastı artırır ve parlak güneş ışığında gözlerin kamaşmasını önler. O nedenle golf veya tenis gibi açık hava sporları ve günlük kullanım için yeşil uygun bir cam rengidir. 

- Gri cam rengi: Bu nötral cam rengi, özellikle su üzerindeki parlamayı azaltır. Hem bulutlu hem de güneşli havalarda göz yorgunluğunu önler. Balıkçılık ve araba kullanmak için ideal bir cam rengidir.

- Mavi veya mor cam rengi: Bu cam renkleri; renk algısını artırır, objelerin etrafındaki kontürleri daha net görmenizi sağlar. Sisli ve kapalı havalarda, kar gibi yansıtıcı ortamlarda iyi görüş sağlar.

- Kırmızı veya pembe cam rengi: Bu cam renkleri, mavi ışığı bloke eder. Derinlik algısını artırır ve detayları görmenizi sağlar. O nedenle kayak gibi pek çok spor aktivitesinde kullanışlıdır.- - Sarı, turuncu veya altın cam rengi: Orta-az ışık seviyelerinde iyi görüş sağlar. Hem içeride hem dışardaki spor aktivitelerinde derinlik hissini artırarak iyi bir görüş sağlar. Ancak diğer renkleri algılayışınızı bozar.

- Amber veya kahverengi cam rengi: Uzaktaki küçük objeleri net görmeniz gereken golf gibi aktiviteler için uygundur. Yeşil manzaraları veya mavi gökyüzünü daha kontrastlı görmenizi sağlar, güneşli günlerde gözlere büyük konfor sağlar.  

Çocukların güneş gözlüğü kullanması çok önemli

Ömrümüz boyunca maruz kaldığımız UV radyasyonun yarısını 18 yaşından önce alıyoruz. Çocukların göz içindeki lensleri güneşin UV ve mavi ışınlarına karşı yetişkinlerden daha geçirgendir. O nedenle güneş gözlüğü kullanımına bebekken başlanmalı ve polikarbonat gibi kırılmaya dayanıklı camlar seçilmeli. “D vitamini alacağım” diye sakın güneş gözlüğünüzü çıkarmayın! D vitamininin, D2 (ergokalsiferol) ve D3 (kolekalsiferol) olmak üzere 2 temel tipi vardır. Güneşin ultraviyole B ışınları sayesinde, cildimizdeki bir kolesterol tipinden (7-dehidrokolesterol) D3 vitaminini üretmekteyiz. D2 vitamini ise vücudumuz tarafından üretilmez ve sadece diyet veya vitamin takviyeleri sayesinde vücudumuza alınır.

Güneş gözlüğü takmamız, D3 vitamini üretimimizi engellemez. O nedenle boşu boşuna güneş gözlüğü takmayarak, gözümüzü güneşin zararlı ışınlarına maruz bırakmayalım. 

False