GeriBilal Çelik Boşanma davasında taraflardan birinin boşanmaya yanaşmaması
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Boşanma davasında taraflardan birinin boşanmaya yanaşmaması

Boşanma davasında taraflardan birinin boşanmaya yanaşmaması
Abone Olgoogle-news

Evlenirken kadın ve erkeğin ortak rızası ile evlenme işlemi gerçekleşirken; aynı durumu boşanma işlemi için söylemek mümkün olmayabiliyor. Evli olan çiftlerin anlaşmalı bir şekilde boşanmaları mümkünken, pek çok durumda taraflardan yalnız birinin boşanmayı isteyebileceği haller de olabiliyor. Boşanmayı yalnızca eşlerden birisinin istemesi durumunda mahkeme doğrudan boşanmaya hükmedebileceği gibi bazı hallerde de evliliğin sürdürülüp sürdürülemeyeceği konusunda hakkaniyet gereği karar verebiliyor. Boşanmanın özel hallerine Türk Medeni Kanununun 161-165. Maddeleri arasında yer verilmiştir.

BOŞANMADA ÖZEL SEBEPLER NELERDİR?

Zina eden eşe yönelik açılan davalarda zinanın ispatı ile birlikte mahkeme boşanmaya hükmedecektir. Burada en önemli unsur; zinadan sonra aldatılan eşin, aldatan eşi affetmemesidir. Affetmesi halinde zinaya bağlı boşanma gerçekleşemez. Kadının erkeğe veya erkeğin kadın hayatına kast etmesi, kötü veya onur kırıcı davranış içerisinde bulunması halinde de af olmaması halinde mahkeme boşanmaya hükmetmek durumundadır. Eşin suç işlemesi veya kanundaki tabiriyle haysiyetsiz hayat sürmesi hali de boşanmanın özel sebebi olarak sayılmıştır. Boşanmanın özel sebeplerinden bir diğeri de terktir. Terk halinde terk edilen eşin ağır kusurlu taraf olmaması, terk eden eşin haklı bir sebep olmaksızın 6 aydır ortak konuta gelmemesi ve daha sonra çekilen ihtar neticesinde de evlilik birliği içerisinde dönmemesi halinde terk edilen eşin dayanabileceği özel boşanma sebebidir. Son özel boşanma sebebi olan akıl hastalığında ise; ortak sürdürülen hayat diğer eş için sürdürülemez duruma geldiği anlaşılıyorsa mahkeme burada boşanmaya hükmedecektir.

ŞİDDETLİ GEÇİMSİZLİK DURUMU BOŞANMA SÜRECİNİ NASIL ETKİLER?

Boşanmanın özel sebeplerinin dışında genel sebep olarak kabul edilen halkça bildiğimiz adıyla şiddetli geçimsizlik; kanundaki adıyla evlilik birliğinin temelinden sarsılması durumudur. Mahkeme boşanmanın genel sebeplerinde herkesin durumunu farklı olarak inceler. Öyle ki bazı çiftler için normal kabul edilebilen olaylar bazı çiftler için evlilik birliği içerisinde durulmaz şeklinde yorumlanabilmektedir. Mahkeme evlilik birliğinin sürdürülemeyeceği kanısına vardığı takdirde boşanmaya hükmedecektir. Boşanmanın genel sebebi olan evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına dayanarak boşanma davası açılması durumunda, davalı tarafın boşanmayı kabul etmemesi halinde mahkeme evliliğin sürdürülebilip sürdürülemeyeceğine bakacaktır. Eğer davalı tarafın hataları baskınsa ve telafi edilebilir niteliğe sahipse mahkeme davalının boşanmak istememesini; evlilik birliğinin sağlanması için kabul edebilir. Bu durumda boşanma gerçekleşmez.

ÇEKİŞMELİ BOŞANMA DAVASI NEDİR?

Davalı olan eşin boşanmak istememesi eğer mahkemeye samimi gelmezse ve evlilik birliklerini sürdürmelerinde bir menfaat bulunmuyorsa bu durumda yine boşanmaya hükmedilecektir. Boşanmanın özel veya genel sebeplerinde tarafların anlaşamaması durumunda sadece kadının veya erkeğin boşanmayı istemesi ile de boşanma işlemi gerçekleşebilecektir. Konu ile alakalı Aile Mahkemesi’nde açılacak dava neticesinde çekişmeli boşanma davası yoluna giderek boşanma işlemlerini gerçekleştirebilirler.

False