BORSADA bir süredir etkili olan “teknik düzeltme” tamamlandı ve hacim artışıyla birlikte Temmuz 2024’teki 11.252 zirvesi geçildi. Geçen haftaki yazımızda da bahsettiğimiz üzere BIST100 Endeksi’nde yaşanan geri çekilme, güç toplama ve alım fırsatı olarak kullanıldı. Banka hisselerindeki yükseliş zirvenin geçilmesinde etkili oldu. TCMB faiz indirim beklentileri yükselişin ana temasını oluşturuyor. Borsanın en ciddi rakibinin faiz olması, faiz indirim sürecinin TCMB’nin temmuz toplantısında başlaması ve düşüşün devam edecek beklentisi BIST100 Endeksi’ni yukarı çekiyor. TL bazında yeni zirveler oluşuyor ancak dolar cinsi grafiklerde BIST100 Endeksi Temmuz/2024 zirvesinin yaklaşık yüzde 20 gerisinde bulunuyor. Bu durum potansiyeli göstermesi açısından dikkate değer.
AZALAN GERGİNLİK ETKİLİ OLDU
Çıkışa katkı yapan diğer gelişmeler arasında; Dış borsalardaki olumlu havanın korunuyor olması, savaş ve gümrük tarifeleri başlıklı jeopolitik risklerin zayıflaması, iç gündemdeki gerginliğin azalması, faiz için en önemli referans durumundaki enflasyonda düşüş eğiliminin sürmesi ve yabancı yatırımcıların hisse senetlerinde haftalardır devam eden ısrarlı alımları sayılabilir. Faiz düştükçe mevduatta artan stopaj ile birlikte kazançlar azalacağı için sabit getiriliden riskli varlıklara bir akış olasılığını da dikkate almak gerekecek. Henüz bu yönde ciddi bir ilgiden söz etmek zor.
EYLÜL KRİTİK ÖNEMDE
İyimserliğin yeniden tesis edildiği piyasalarda bu yapının korunması için piyasa bozucu bir haber akışının gelmemesi önemli olacak. Olumlu havayı destekleyen gelişmelerin kısa dönem için belli ölçüde fiyatlara dahil olduğu kabul edilebilir. Ancak orta ve uzun dönem açısından bunu söylemek zor. BIST100 Endeksi 11.252 seviyesindeki zirvesini kırarak olayı orta ve uzun döneme taşıdığını gösterdi. Teknik analiz grafiklerinde son günlerde kısa dönemden çok orta ve uzun dönemli hedeflere bakılıyor olması muhtemeldir. Bir yılı aşkın süreyi yatay veya düşüşle geçiren endekste dolar bazında Temmuz/2024 zirvesinin yakalanması için BIST100 Endeksi’nin 14.000 gibi bir rakama ulaşması gerekecek. TÜFE bazında ise BIST100 Endeksi yaklaşık aynı tarihteki zirvenin yaklaşık yüzde 25 gerisinde. Bu açıdan bakılınca yükseklik korkusu azalıyor. Ancak bu potansiyelin kullanılması için gündemin rahat olması gerekecek. Eylül ayı bu açıdan önemli. Enflasyon datası, TCMB toplantısı, CHP kurultay davası piyasalar üzerinde etkileri olabilecek konu başlıkları. Borsa İstanbul’da olumlu hava sürüyor.
TAHVİL BONOYA KESKİN DÖNÜŞ
P
BORSADA satış denemelerine rağmen çıkış trendi korunurken geri çekilmeler bu aşamada “teknik düzeltme” olarak görülüyor. Geçen haftaki yazımızda da işaret ettiğimiz üzere, sert yükseliş sonrası yorgunluk emareleri gözlendi. Ancak piyasa bozucu olumsuz bir haber akışı yoktu. BIST100 Endeksi’nde tarihi zirveye oldukça yaklaşılmış olmasına bağlı olarak bir parça yükseklik korkusu, çıkışı destekleyecek yeni para girişi ve gündem ihtiyacı hissedildi. Bu noktada, borsada çıkışın devamı için geri çekilerek güç toplamanın alışılagelen piyasa hareketlerinden olduğu bilgisini paylaşmak yerinde olacak. Dileriz bu deneyim yine tekrarlanır. Bu süreçte olumsuz bir gelişme olmaması ve çıkış trendinin korunması gerekecek.
Piyasalarda son dönemdeki iyimserliğin kaynağı, temmuz toplantısıyla başlayan TCMB faiz indirimlerinin devam edeceği beklentisi. Enflasyondaki gelişmelerin de bu görünümü desteklemesi ayrıca kayda değer. Mevcut piyasa fiyatlamasının içinde kısa dönem için faizle ilgili gelişmeler belli ölçüde var. Orta ve uzun dönem yeni fiyatlamanın başladığının teyidi için ise BIST100 Endeksi’nde 11 bin 250 zirvesinin geçilmesi önemli olacak.
ARA HEDEFE DAİR
Geçen haftaki TCMB “enflasyon raporu” sunumunda mevcut tahminler korundu, “ara hedef uygulaması” geldi. TCMB Başkanı Fatih Karahan, “2025 yılı sonunda enflasyonun yüzde 25 ila yüzde 29 aralığında olacağını tahmin ediyoruz” dedi. Sunum ana hatlarıyla olumlu karşılanırken piyasalara etkileri ise sınırlı kaldı. Faiz düşüşü sadece finans piyasalarını değil reel ekonomiyi de önemli ölçüde etkileyecek. Son günlerde açıklanan ekonomik verilerde bir canlanma görmek mümkün.
Sanayi üretimi haziranda yüzde 8.3 arttı. Mart ayından bu yana yükseliyor. Temmuzda konut satışları tekrar yükselişe geçti ve aylık satış 142 bin oldu. Faiz düşüşü 06/2025 dönem bilançolarına henüz bir yansıma göstermese de önümüzdeki aylarda etkilerinin görülmesi çok muhtemel. Konsolide olanların 19 Ağutos’ta yayınlanmasıyla yılın ilk yarısına ait bilanço açıklamaları bitecek. Şimdiye kadar yayınlanan bilançolar için ‘geçmiş dönemlere göre daha iyi’ demek yerinde olacak. Enflasyon muhasebesinin de etkisiyle yine bol miktarda zarar açıklayan şirket var.
LOKOMOTİFLER VAR
Borsada son dönemlerin en önemli sıkınıtısından biri de iyi bilanço bulmanın zorlaşmasıydı. Bu açıdan faizde düşüş devam ederse bundan en çok yararlanacak kesimlerden biri de borsa yatırımcısı olabilir. Borsayı kârlı, canlı şirketler taşır. Yılın ilk yarısına ait bilançolar arasında iyi gelenlerin etrafında kümelenme görülüyor. Kesinlikle “tavsiye olmamak kaydıyla” hisse ismi vermek gerekirse THYAO buna iyi bir örnek sayılır. Portföylerde en fazla yer alan hisselerin başında olan THYAO, bilanço sonrası ivme kazanan çıkışla BIST100 Endeksi’nden daha fazla prim yaptı. Ayıca lokomotif işlevi gördü.
Borsada bilanço kârları düşük kalınca fiyat kazanç oranları yükseldi. Son yaşanan yükselişle BIST100 fiyat kazanç oranı 15.2 oldu ve son 15 yılın en yüksek seviyelerine ulaştı. Bu görünümün altında yatan en önemli sebep, BIST100 Endeksi’nin aşırı primli olması değil şirket kârlarının zayıf kalması elbette. Borsayı zirveye yaklaştıran ana gerekçe ise faiz indirim süreci ve beklenti fiyatlaması olmaya devam ediyor. Borsada satış denemelerine rağmen iyimserlik korunuyor.
PİYASALARDA iyimserlik devam ediyor. Temmuz enflasyonunun beklentilerin altında kalması olumlu havayı daha da güçlendirdi. Hatırlanacağı üzere 24 Temmuz toplantısında TCMB faiz indirim sürecini başlatmıştı. Son enflasyon datasıyla eylül toplantısı için faiz indirimi kuvvetli bir olasılık olarak fiyatlanmaya başlandı. Bilindiği üzere borsanın en ciddi rakibi faizdir. TCMB faiz indirimiyle birlikte bankalar da mevduat faizlerini düşürdüler. Mevcut faiz artan stopaja rağmen halen enflasyona göre bir miktar reel getiri imkânı sunuyor. Ancak faiz düşmeye devam ederse bu marj daha da daralacak veya bir süre sonra ortadan kalkması olasılığı belirecek. Borsalarda “fiyat önden gider” anlayışına bu noktada atıfta bulunmak gerekir. Mevcut fiyatlama algısı piyasa bozucu bir haber akışı olmadığı taktirde geçerli olabilecek.
ALTI AYLIK BİLANÇOLAR BEKLENTİLERDEN İYİ
İç ve dış gündemin hızla değiştiği bir süreçten geçiyoruz. Olumlu havayı destekleyen diğer gelişmeler ise dış piyasalardaki iyimserliğin sürüyor olması ve 06/2025 şirket bilançoları. Enflasyon muhasebesi ve yavaşlayan ekonomiye bağlı olarak yılın ilk yarısına ait bilançolarla ilgili beklentiler oldukça zayıf tutulmuştu. 03/2025 ve 12/2024 bilançoları da iyi gelmemişti. Ancak açıklanan 06/2025 bilançoları genel olarak beklentilerden daha iyi bulundu. Özellikle THYAO gibi bazı lokomotif hisselerin bilançoları piyasanın genelini olumlu etkiledi. Faiz düşüşü devam ettikçe ekonomik aktivitede canlanma da beklenebilir. Bu durumun mikro düzeyde şirket bilançolarına önümüzdeki dönemlerde yansıma göstermesi muhtemeldir.
YORGUNLUĞA BAĞLI SATIŞ GELEBİLİR
Sayılan gelişmeler belli ölçüde Borsa İstanbul’daki fiyatlamalara dahil oldu. BIST100 Endeksi Temmuz 2024’teki tarihi zirvesi olan 11.250 seviyesine oldukça yaklaştı. Bu açıdan BIST100 Endeksi’nde “yorgunluk” emarelerine bağlı satış denemeleri görülmesi olağan bir durum. Hesaplar şimdi; zirve geçilecek mi yoksa satış görüp teknik düzeltme sonrası mı geçilecek veya 11.250 zirve olarak kalacak oradan satışlar mı gelecek üzerine yapılıyor. Bu aşamada, satışlar görülse de çıkış hareketinin gücünü koruduğu şeklinde bir görünüm hâkim.
İKİ AYDA YÜZDE 20 PRİM OLUŞTU
BIST100 Endeksi’ne dolar bazında bakıldığında ise Temmuz 2024 zirvesinin yüzde 20 gerisinde bulunuyor. Dolar bazında mevcut dolar/TL kuru ile bu zirveyi yakalamak için BIST100 Endeksi’nin 13.900-14.000 olması gerekecek. Dolar/TL kurunun yüksek faiz nedeniyle baskı altında kaldığı ve enflasyon ile uyumsuzluğu da bilinen bir durum. Faiz düşüşünün devamı olasılığı piyasalar için havuç işlevi görecek beklenti ihtiyacı karşılanmış durumda. İç ve dış piyasalarda olumsuz bir gündem belirmez ise mevcut görünüm bir süre daha korunabilir. Ancak BIST100 Endeksi’nde iki ayda yüzde 20’yi aşan bir prim oluştu. Bu direnç noktalarında satış denemelerine karşı duyarlı olmayı gerektiren bir durum. Borsa İstanbul’da olumlu hava sürüyor.
DIŞ PİYASALARDA OLUMLU SEYİR SÜRÜYOR
Piyasalar üzerindeki siyasi baskının ertelenen CHP Kurultay davası ile azalması ve enflasyonunun düşüş sürecine girmesiyle birlikte Merkez Bankası’nın faiz indirimlerinin başlaması, piyasalarda iyimserliği artırdı. Yabancı yatırımcılar da bu gelişmelere kayıtsız kalmadı. Hisse senetlerinde takas saklama oranı haziran sonu yüzde 35.15 iken 20 Temmuz itibarıyla yüzde 37.35 seviyesine yükseldi. TCMB verilerine göre, 27 Haziran-25 Temmuz tarihleri arasındaki beş haftada, yabancı alımları 1 milyar 78 milyon dolar oldu. Türkiye’de uygulanan ekonomik programa güven, TCMB rezervlerindeki ciddi toparlanma, Türkiye’nin risk primindeki (CDS) düşüş, kredi not artışları, enflasyondaki düşüş eğiliminin süreceği ve buna bağlı olarak TCMB faiz indirimlerinin devam edeceği beklentileri yabancı yatırımcıları Türkiye’ye çekmeye devam ediyor.
‘DEVAM EDEBİLİR’
Gelişmiş ülke borsaları yeni zirve denemeleriyle çıkışını sürdürürken BIST100 Endeksi henüz Temmuz 2024’teki zirvesini geçebilmiş değil. Dolar bazında ise tarihi zirvenin yüzde 23 altında seyrediyor. Bu açıdan bakınca, Borsa İstanbul’un dış borsalara göre nispeten primsiz olduğunu söylemek de mümkün. Ama bu görünümün iç gündeme ilişkin gerekçeleri var. Yüksek faiz nedeniyle halen alım ağırlıkları tahvil bonoda ama miktar olarak henüz çok yüksek olmasa da hisse senetlerinde de ısrarlı alımları söz konusu. Piyasa bozucu bir haber akışı olmazsa alım yönlü tutumları sürebilir.
Geçmiş yıllarda hisse senetlerinde yabancı takası uzun süre yüzde 60’lı seviyelerin üzerinde kalmıştı. Pandemi sonrası bu seviyelerin altına geriledi. Bu açıdan bakılınca, yabancı takas saklama oranlarının mazisi oldukça parlak.
İLK DİRENÇ 11 BİN 250 PUAN
Öte yandan, BIST100 Endeksi’nde yükseliş trendi devam ediyor. İlk önemli direnç 11 bin 250 seviyesinde. 11 bin 250 tarihi zirve. Yükselişin devamı için bu seviyenin üzerinde kalınması önemli olacak. Geri çekilmelerde ilk destek ve tutunma noktaları 10 bin 700 ve 10 bin 500 seviyelerinde bulunuyor. 10 bin 700 seviyenin üzerinde çıkış hareketi gücünü koruyacaktır. Endekste direnç seviyelerinde satış denemeleri olsa da çıkış hareketi gücünü koruyor.
TCMB faiz indirim sürecinin başlamasıyla piyasalarda iyimserlik sürüyor. Önümüzdeki döneme ilişkin faizle ilgili beklentiler düşüşün devam edeceği yönünde olunca borsada çıkış sürdü. Yaşanan “beklenti bitti” satışları derinlik kazanmadan alım yönünde kullanıldı. Ayrıca, BIST100 Endeksi’nde son günlerde dış borsalardan olumlu ayrışma gözleniyor.
BANKA KÂRLILIKLARI DİKKAT ÇEKTİ
Borsada çıkışı destekleyen bir diğer gelişme olarak yayınlanan 06/2025 dönemine ait ilk bilançolar gösterilebilir. Bilançoların az bir kısmı yayınlandı ama genel olarak ilk çeyrek sonuçlarından daha iyi, beklentilerin üzerinde bir tablo var. Önümüzdeki hafta bilançolar daha yoğun şekilde gelebilir. Yayınlanan bilançolarda bankaların kârlılıklarının ilk çeyrek ve geçen yılın aynı dönemine göre korunduğu gözlenirken sanayi şirketlerine ait bilançolarda Koç Holding ve bu gruba ait şirketler dikkat çekti.
Cuma günü Koç Holding’deki prim BIST100 Endeksi üzerinde etkili oldu. Yüksek faize bağlı olarak ekonomideki yavaşlamaya rağmen sürpriz yapabilecek bilançoların olabileceğini geçtiğimiz haftalardaki yazılarımızda vurgulamıştık. Tüketici güven endeksi temmuz ayında 83.5 seviyesine gerilerken halen mart ayının gerisinde.
İstanbul Sanayi Odası Türkiye İmalat PMI’ı da temmuzda 45.9 (Önceki ay: 46.7) olarak açıklandı. İstanbul Sanayi Odası (İSO) Başkanı Erdal Bahçıvan, gerilemeye devam eden PMI verilerinin ardından yaptığı açıklamada, sanayici için durumun çok ciddi olduğunu belirtti.
İYİMSERLİK SÜREBİLİR
Borsaları yukarıya taşıyan kârlı, canlı şirketlerdir. Bilançolar bu açıdan önemli ve genel ekonominin seyri hakkında da iyi bir barometre. Şimdiye kadar yayınlanan az sayıdaki bilançolar ilk çeyreğe göre daha iyi sayılır. Olumlu şirket bilançolarının fiyatlanması için piyasa şartlarının da uygun olması gerekecek. Bir bakıma, gemi dalgaya kapıldığında ‘Benim kamaram güvenli, bana bir şey olmaz’ demek zor. Diğer yandan borsa için en ciddi rakip olan faizdeki gerileme önemli bir beklenti oluşturdu. Piyasa bozucu bir haber akışı olmazsa iyimserliğin devamı beklenebilir. Ancak Cuma günü dış borsalardaki düşüşler BIST100 Endeksi’ndeki çıkışı sınırlayan bir gelişme olarak görüldü.
TCMB’den gelen 300 baz puanlık indirim, beklentileri karşılarken piyasalara yansımaları ise olumlu oldu. Karar sonrası borsada “beklenti bitti” satışları gelse de bunlar çok sınırlı kaldı. Piyasalar bir süredir zaten olası bir faiz indirimini fiyatlıyordu. BIST100 Endeksi’ni 9 binli seviyelerden 10 binin üzerine taşıyan önemli gerekçelerden biri de faiz indirimi beklentisiydi. Bu açıdan faiz kararı sonrası kısa süreli satış denemelerini olağan karşılamak gerekir.
‘HAVUÇ’ İŞLEVİ GÖRECEK
Öte yandan PPK’nın toplantı metnindeki “Yakın döneme ilişkin veriler, talep koşullarının dezenflasyonist etkisinin arttığını göstermektedir” vurgusu, piyasalar tarafından önümüzdeki dönemde de faiz indirimlerinin devamının geleceği şeklinde değerlendirildi. 2025 yılı içinde 11 Eylül, 23 Ekim ve 11 Aralık olmak üzere 3 toplantı daha var. Bu açıdan bakılınca faiz konusunda yeni bir gelişme en azından bir süre daha olmayacak. Ancak perşembe günkü faiz kararı önümüzdeki döneme ilişkin bir moral kaynağı oldu. Hem faiz indirim sürecinin başlaması hem de piyasaların beklenti ihtiyacını karşılayacak “havuç” işlevi görecek bir gelişme bu.
Yıl sonu için yüzde 35 faiz tahminleri ağırlık kazanıyor. Bu tahmine ulaşmada enflasyon belirleyici olacak. Yine TCMB toplantı metninde “Öncü veriler temmuz ayında aylık enflasyonun aya özgü unsurlarla geçici olarak artacağına işaret etmektedir” denilse de enflasyon hızında belirgin bir yavaşlama var. Döviz kurlarının seyri yine bu aşamada belirleyici olacak. Faiz, piyasaların ve ekonominin en önemli göstergelerinden biri. Bu açıdan piyasaların olduğu kadar reel ekonominin de seyrini önemli ölçüde etkiler. Orta vadede yavaşlayan ekonomiye bir can suyu olmasının yanı sıra yüksek finansman giderleri sorununun hafiflemesine de neden olabilir. Faiz düşüşünün piyasalardaki ilk etkileri borsa üzerinde oldu. Borsalar bugünü olduğu kadar geleceği de fiyatlar. Bu noktada borsalarda “fiyat önden gider olay peşinden gelir” sözüne bir atıf yapmış olalım. Faiz borsaların en ciddi rakibidir. Stopaj artışını da dikkate aldığımızda faiz gelirlerinin azalması diğer alternatiflere olumlu yansıyacaktır.
MEVDUATTAN BORSAYA KAYMA OLUR MU
Reel faiz konusuna da dikkat çekmek yararlı olacak. Faizle birlikte enflasyon da düşüyorsa reel faiz önemli ölçüde korunacak demektir. Enflasyon için yıl sonu tahminleri yüzde 24 ile yüzde 29 aralığında, TCMB faiz tahmini ise yüzde 35 gibi şekilleniyor. Stopajı hesaba katsak da enflasyona karşı az veya çok bir koruma sağlıyor. Borsa için bu bağlamda, faiz indirimi bir güç verse de çok güçlü beklentiler ve trendler “henüz” oluşmuş değil. Kabaca bir hesapla BIST100 Endeksi 14.000-14.500 seviyesine yükselir ise faiz getirisini karşılayacak. Borsa bu seviyeye ulaşır diye bir garantiden söz etmek mümkün değil. Belki bu seviyeyi geçecek, belki bu noktanın altında kalacak? Belirsizlik var ama diğer tarafta garantili bir getiri söz konusu. Hisse bazında çok daha yüksek getiriye sahip olanlar çıkacaktır o ayrı.
Mevduattan borsaya bir kayma olabilir mi sorusuna net bir cevap vermek bu aşamada zor. Önümüzdeki dönemde, reel ekonominin hızlanmasıyla güçlü şirket bilançoları görmeye başlarsak durum daha farklı olabilir. Gelecek haftadan itibaren 06/2025 dönem bilançoları daha yoğun şekilde açıklanmaya başlayabilir. Konsolide olmayan banka ve şirketlere ilişkin ikinci çeyrek finansal sonuçlar için Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) son gönderme tarihi 11 Ağustos 2025, konsolide şirket ve bankalar için ise 19 Ağustos 2025 olarak belirlendi. Bu açıdan bir süre bilanço takip edeceğiz. Bilançolarla ilgili beklentiler 03/2025 veya 12/2024 dönemlerinden çok farklı değil. Enflasyon muhasebesi ve ekonomideki yavaşlama süreci geçen çeyrekte korunduğuna göre bu dönem bilançoları için de çok güçlü beklentiler yok. Bununla birlikte her dönem olduğu gibi çok iyi performans gösteren şirketler de çıkacaktır.
PİYASALARDA iyimserlik devam ediyor. Borsa İstanbul, 24 Temmuz Perşembe günkü olası TCMB faiz indirim fiyatlamasıyla çıkışına devam ediyor. Beklentiler 250 veya 350 baz puan şeklinde. Ancak, stopaj artışı ve TCMB Başkanı Fatih Karahan’ın faiz indirimi konusunda ‘temkinli’ olunacağı açıklamaları sonrası 250 baz puan daha ağırlıklı görülüyor. Yine de toplantı sonucunu bir görmek gerekecek. TCMB’nin geçmiş toplantılarda çokça sürpriz yaptığına tanık olmuşluğumuz var.
BU DÖNEM İNDİRİM ELZEM GÖRÜNÜYOR
250 baz puanlık indirim gelirse olumlu seyir devam eder ama borsada kısa süreli ‘beklenti bitti’ satışlarını beraberinde getirebilir. 350 baz puanlık indirim ise çıkışa ivme katar. Yine dikkatler faize en duyarlı sektörler olan bankacılık ve GMYO hisselerinde olacak. Toplantı metninde bir değişiklik olup olmayacağı da ayrıca takip edilecek. Enflasyonun düşüş eğilimine girmesi doğal olarak faiz indirim beklentilerini beraberinde getirdi. Ayrıca ekonomideki yavaşlama, kredi maliyetlerinin ve finansman giderlerinin yüksekliği önemli sorunlar. Olası bir faiz düşüşü bu dertlere bir parça merhem olabilir. Diğer yandan faiz gerilerse döviz kurlarına etkileri de önemli olacak. Faiz düşüşünün zaman içinde dövize yönelimi artırma ihtimali ve kur geçişkenliğine bağlı olarak enflasyona yansıması söz konusu olacak. Bunlar önümüzdeki döneme ilişkin sorular. Bu aşamada faiz indirimi piyasalar ve ekonominin seyri açısından elzem görülüyor.
FAİZ-ENFLASYON MAKASI KORUNACAK
Bununla birlikte TCMB’den faiz düşüşü gelse de “reel faizler” bir süre daha yüksek seyrini koruyacak. Faiz düşerken enflasyon da düşmeye devam ediyor. Bu açıdan aradaki makas korunacak. Yıl sonu için enflasyon beklentisi yüzde 25 civarında. Mevcuttan 10 puan daha aşağısı. TCMB faizleri için de beklenti yüzde 35-36 seviyelerinde. Yıl sonuna şartlar nasıl gelişir tahmin şimdiden zor ama beklentiler gerçekleşirse faiz-enflasyon arasındaki 10 puanlık fark yine sürecek. Bu açıdan TCMB faiz düşürse de mevduata park eden tasarruflardan kısa sürede çok yüklü kopmalar beklemek fazlaca iyimserlik olur. Stopaj artışının da faiz getirilerini biraz daha daralttığı da bir gerçek. Bu çerçevede borsaya bir şey gelir mi? Faizdeki düşüşle mevduattan çözülebilecek tasarrufların borsaya bu aşamada gelmesi olasılığı oldukça zayıf. Faizler ciddi oranda gerileyip borsada çok güçlü trendler beklendiğinde geçmişte böyle durumlar olmuştu. Ancak henüz o aşamada değiliz.
GÖZLER KREDİ NOTU AÇIKLAMASINDA
TCMB faiz indirimine odaklanan Borsa İstanbul’da olumlu hava sürüyor. İyimserliğin korunması için iç ve dış gündemde piyasa bozucu olumsuz bir haber akışının olmaması oldukça önemli olacak. Önümüzdeki haftanın diğer konu başlığı Türkiye’nin kredi notu konusundaki açıklamalar. Moody’s ve Fitch’in 25 Temmuz Cuma akşamı saat 23.00’de Türkiye’nin kredi notlarını açıklaması bekleniyor. Not artışı bekleyenler çoğunlukta. Enflasyonun düşüş yoluna girmesi, rezervlerdeki toparlanma bu yöndeki beklentileri biraz güçlendirdi.
PİYASALARDA iyimserlik devam ediyor. Faiz indirim fiyatlaması olumlu havanın kaynağı durumunda. CHP kurultay davasının ertelenmesi sonrası borsada başlayan çıkış hareketi, işlem hacmi artışlarıyla birlikte güç kazandı. Piyasalar üzerinde siyasi baskının azalması, 24 Temmuz’daki TCMB toplantısına ve faiz indirimine ilişkin fiyatlamaların önünü açmış durumda. 250 veya 350 baz puanlık indirim beklentisi hakim. Piyasa bozucu bir haber akışı olmaması durumunda bu süreç korunabilir.
Enflasyondaki düşüşle birlikte faiz indirim beklentileri de kuvvetlendi. Bu durum yatırım kararlarının tekrar gözden geçirme ve sorgulama durumunu beraberinde getirebilir. Banka mevduat faizlerinde gevşeme olduğuna dair haberler geçmeye başladı. TCMB’nin olası faiz indirimine karşı bankaların gardını alması olağan bir gelişme. Yabancı yatırımcılar bir süredir zaten Borsa İstanbul’da alıcılı taraftaydılar. Faiz düşüşü yerli yatırımcıyı da benzer bir arayışa itebilir. Son günlerde borsada artan işlem hacmi bu ilginin yavaş da olsa başladığının bir sinyali olarak görülebilir. Bununla birlikte 24 Temmuz’da faiz indirimi gerçekleşse de reel faiz bir süre daha yüksek kalmaya devam edebilir.
STOPAJ ARTIŞININ ETKİLERİ OLABİLİR
Enflasyon (TÜFE) yıllık yüzde 35, TCMB politika faizi yüzde 46, mevduat faizleri TCMB faizine yakın seyrediyor. Enflasyon ile faiz makasının yakınlaşması zaman alacak. Bu açıdan tasarruf sahiplerinin kısa zamanda çok yoğun şekilde TL’den çıkıp diğer alternatiflere yönelmesi zor. Orta ve uzun dönem için bu daha olası bir beklenti. Bunun yanı sıra geçen hafta yatırım fonları ve TL mevduatındaki stopaj artışı faiz gelirlerini tırpanlayabilir. Stopaj artış oranının beklenen TCMB faiz indirim adımına yakın bir seviyede olması kayda değer. Mevcut durumda alternatifler tekrar değerlendirilecek.
Uzun süredir baskı altında kalan ve primsiz görünen BIST100 Endeksi’nin öne çıkması, bu çerçevede olağan bir gelişme. Stopaj artışıyla ilgili farklı değerlendirmeler geldi doğal olarak. Enflasyon ve faiz indirim sürecinde paranın maliyetini artırıcı bir düzenlemeye neden gerek duyulduğu soruldu. Ayrıca dolarizasyona karşı önlemler alınırken ve TL’ye geçiş özendirilmeye çalışılırken bu düzenleme biraz kafa karışıklığına neden olmadı değil.
İYİMSERLİK SÜRÜYOR
Paranın fiyatı faizdir. Fiyatı düşerse daha net anlatımla TL’nin getirisi azalırsa, tasarruflar TL’den uzaklaşabilir kaygısı da vardı. Buna rağmen stopaj artışının gelmesi, bütçeye gelir ve kurlarda kontrollü yükselişe neden olarak ihracatçıya bir katkı sağlamak amacı da taşıyabilir. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın açıkladığı haziran ayı nakit gerçekleşmeleri tablosuna göre yılın ilk yarısına ait nakit açığı 1.3 trilyon TL ve bunun 1 trilyon TL’lik kısmı faiz ödemeleri. İhracatçıların kur artışının enflasyonun altında kalmasından dolayı yakınmaları malum bir durum. Stopaj artışıyla bankaların nasıl bir tavır alacakları önümüzdeki günlerde takip edilecek bir konu. TL’nin getirisinin azalmasıyla dövize kayma olacak mı? Bunun yanında bankalar mevduat kaybetmemek için TCMB’nin faiz indirimine daha temkinli yaklaşıp faiz düşürmede yavaş davranabilir mi? Diğer yandan stopaj artışının TCMB’nin faiz kararını ne ölçüde etkileyeceği tartışma konusu oldu. Daha düşük oranda bir indirim ve 250 baz puan olasılığı öne çıkarılıyor. Bunu zaman gösterecek. Borsa İstanbul’da kısa dönem için olumlu gelişmelerin belli ölçüde fiyatlandığını kabul etmekle birlikte iyimserlik sürüyor. Olumlu havanın devamı için iç ve dış gündemde olumsuz bir haber akışının olmaması kritik rol oynayacak.