Zeynel Balcı

Piyasalara beklenti lazım

12 Kasım 2023
İsrail-Filistin savaşının yayılma riskinin zayıflaması piyasalardaki baskıyı biraz da olsa hafifletti. Ancak yine de tedirginlik korunuyor. İç ve dış piyasaların gündemleri farklı. İçeride Merkez’in kararlarına bağlı olarak tahvil faiz oranlarındaki yükseliş odukça dikkat çekici. Zira bugünlerde son 20 yılın en yüksek seviyeleri test ediliyor.

YILIN son aylarına girildi. İç ve dış piyasalarda temkinli bir görünüm var. Gündemin zorlaşması ve özellikle Ortadoğu kaynaklı gelişmeler piyasaları dalgalandırdı. Son günlerde savaşın şiddetinde bir azalma görülmesi ve yaygınlık riskinin zayıflaması bu yöndeki baskıyı biraz hafifletti. Ancak dip not olarak ekleyelim; savaşın bölge ülkelerini de içine alacak şekilde yayılma durumu söz konusu olursa piyasalar yine gerilecektir. İç ve dış gündemde farklılaşma var. İçeride TCMB faiz artırımlarına bağlı olarak özellikle tahvil faiz oranlarındaki yükseliş oldukça dikkat çekici. Gösterge tahvil faiz oranları son 20 yılın en yüksek seviyelerini test ediyor.

EKONOMİ YÖNETİMİ KARARLI

TCMB’nin yüksek enflasyon ile mücadele için yüksek faiz ve parasal sıkılaşmaya gitmesine rağmen döviz kurları ve enflasyonda beklenen düşüş henüz yok. Ekonomi yönetimi mevcut politikayı sürdürmekte kararlı. Bu politika iç ve dış finans çevrelerinden olumlu tepkiler de aldı. Bunun sadece övgü aşamasında kalmayıp yatırıma dönüşmesi piyasalar için çok önemli olacak. Henüz sermaye girişi yönünden somut bir gelişme görülmüyor. Yabancı finans çevrelerinin bakışındaki değişimi Türkiye’nin gerileyen risk priminden (CDS) görmek mümkün. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in ABD, Avrupa ve Körfez ülkelerindeki yoğun görüşmelerinin devam ettiği bir süreçte İsrail-Hamas savaşı patlak verdi. Savaş ortamının Türkiye’ye yabancı sermaye bakışını ne ölçüde etkilediğini biraz daha gözlemlemek gerekecek. Yabancı desteği olmayan Borsa İstanbul’da ise çıkış hareketleri yine yerli yatırımcının desteğine kalmış görülüyor.

Dış borsalardaki tepki yükselişlerinin zayıflaması, para girişlerinin yetersiz kalması, beklenti ihtiyacını karşılayacak yeni gündem eksikiliği, tansiyon düşse de Ortadoğu’da devam eden savaş ortamı, 09/2023 dönem bilanço beklentilerinin bitmesi, TCMB faiz artırımlarıyla tahvil ve piyasa faiz oranlarındaki yükseliş Borsa İstanbul’daki tepki çıkışını zayıflatan gelişmeler olarak sayılabilir.

FAİZ ARTIŞI ETKİSİ

Sayılan etkenlerden faiz artışına ayrı bir önem atfetmek yerinde olacak. Borsanın lokomotiflerinde banka hisselerindeki satıcılı seyir dikkat çekici. TCMB faiz artışı sonrası tahvil faizlerindeki yükseliş aynı zamanda banka portföylerinde bulunan tahvillerin değerini olumsuz etkileyen bir durum. Ayrıca faiz artışları; Bankaların kaynak maliyetlerinin artması, geniş ölçekte ise daha zayıf büyüme ve düşük şirket kârlılıkları demek. 09/2023 dönemi bilançoların yayımı 9 Kasım perşembe akşamı itibarıyla tamamlandı. Bilançolar genelde beklentilerden daha iyi.

Fakat hisse fiyatlarında piyasa şartları nedeniyle aynı performansı görmek mümkün olmadı. TCMB tarafından açıklanan parasal verilere göre 3 Kasım ile biten haftada yabancı yatırımcılar hisse senetlerinde 85.7 milyon dolarlık alım yaptılar. Son beş haftalık satıştan sonra düşük montanı olsa da alım yapmaları kayda değer bir gelişme. Yabancıların tahvil bonodaki alımları ise 27.2 milyon dolar oldu. TCMB brüt rezervleri ve bankalar yurtiçi yerleşiklerin döviz mevduatında artış sürerken kur korumalı mevduat (KKM) aynı hafta 86 milyar TL düşüşle uzun süre sonra 3 trilyon TL’nin altına geriledi. Parasal büyüklüklerde yüksek faiz nedeniyle KKM’deki erime dışında çok belirgin bir değişim bu aşamada görülmüyor. İç piyasalarda temkinli görünüm korunuyor.

Yazının Devamını Oku

Piyasalara ‘merkez’ morali

5 Kasım 2023
Piyasalar Ortadoğu kaynaklı gelişmelere odaklandı. Öncü merkez bankalarının faiz kararları baskı altındaki piyasalarda bir rahatlama sağlasa da İsrail-Hamas savaşı konusundaki belirsizlikler iyimserliği sınırlayan bir gelişme olarak geçerliliğini sürdürüyor. Borsada ise bilanço değerleme rasyolarına göre oldukça iskontolu bir görünüm var.

Son günlerde iç ve dış piyasalar Ortadoğu kaynaklı gelişmelere odaklandı. İsrail-Hamas savaşı piyasaları baskı altında tuttu. Bu yöndeki belirsizlik ve tedirginlik halen korunuyor.

Ancak bu gelişmelerin etkileri bir parça azalmaya başladı. Savaşın yayılma riski ortaya çıkarsa duyarlılık tekrar artacaktır. Geçen hafta piyasaların gündeminde ağırlıklı olarak öncü merkez bankalarının faiz kararları vardı. Avrupa Merkez Bankası (ECB) bir önceki hafta faizleri sabit bırakmıştı.

POWELL’IN AÇIKLAMALARI OLUMLU

Finans çevrelerinin deyim yerinde ise ‘esas oğlanı’ veya başrolü konumundaki ABD Merkez Bankası (Fed) da aynı kararı verdi ve faizleri değiştirmedi. Bu beklenen bir gelişmeydi. Asıl Fed Başkanı Powell’dan gelen açıklamalar olumlu algılandı. Powell’ın “faiz artış döngüsünün sonuna yaklaşıldığı ve faiz artırımlarında temkinli davranılacağı vurguları” pozitif yankı buldu. Yüksek faizin sonucu olarak enflasyonda düşüş eğiliminin devam ediyor olması ve ekonomideki yavaşlama riskini en aza indirmek amacı, faiz artırımlarına ara vermenin nedenleri olarak görülebilir.

Fed uyguladığı sıkı para politikasının sonuçlarını önemli ölçüde aldı. Enflasyonda düşüşü yakalarken ekonomide “yumuşak inişi” başardı. ABD ekonomisinde büyüme oranı (GSYH) çeyreklik (%4.9) ve yıllık (%3.5) bazda beklentilerin üzerinde gerçekleşti. Enflasyon ise (TÜFE) yüzde 3.7’ya kadar geriledi. Hatırlanırsa yüzde 9.1 seviyesini görmüştü.

Yazının Devamını Oku

Enflasyonda 2024 umudu

3 Kasım 2023
TCMB Başkanı Hafize Gaye Erkan’ın yılın son enflasyon raporunun sunumunda para politikasına ilişkin değerlendirmeleri yakından izlendi.

Sunumda; Orta Vadeli Program ile uyumlu şekilde 2023 yıl sonu enflasyon tahmininin yüzde 58’den yüzde 65’e çıkarıldığı ifade edilirken, 2024 enflasyon tahmini ise yüzde 33’ten yüzde 36’ya yükseltildi.

PİYASALAR NASIL DEĞERLENDİRDİ

- Açıklamalar piyasalarla sağlıklı iletişim açısından gerçekçi ve tutarlı bir davranış olarak görüldü. Piyasa beklentisi de genelde yüzde 65-70 aralığındaydı. Güçlü talep ile enerji ve gıda fiyatlarının yüksek seyrini koruması enflasyonda düşüşü zorlaştıran bir durum.

Başkan Erkan, talepteki aşırılığın ortadan kalktığına işaret etti. Bu durumu TCMB’nin faiz artırımlarıyla yükselen kredi ve mevduat faiz oranlarının bir sonucu olarak görmek yerinde olacak. Yüksek faiz, talebi zayıflatırken maliyet enflasyonuna katkı yapan bir gelişme. Faiz artırımlarıyla talep ve döviz kurlarını baskılayıp enflasyonu kontrol altına alma politikası sürüyor.

2024’ÜN İKİNCİ YARISINA VURGU

- Başkan Erkan, enflasyonda düzelme görülene kadar parasal sıkılaşmanın devam edeceğini vurguladı. TCMB’nin ana amacı olan fiyat istikararını sağlamada en önemli silahları; para arzı ve faizdir. Parasal sıkılaşma politikasıyla bunu yapıyorlar. Başkan’ın ifadesine göre; ekimde aylık enflasyondaki gerilemeye karşılık kasım, ocak ve mayıs aylarında geçici etkiler nedeniyle aylık enflasyonun biraz ivme kazanması bekleniyor. Bu çerçevede enflasyonun mayıs ayında yüzde 70-75 arasında tepe yapması olası görülürken mevcut şartlarda enflasyonda düşüş için 2024 yılının ikinci yarısı işaret ediliyor.

ORTADOĞU TAKİP EDİLMELİ

- Ortadaoğu’da devam eden savaş henüz petrol üretim ve sevkiyatında bir soruna neden olmadı. Dileriz olmaz. Ancak bu yönde bir aksama olursa bu durum petrol fiyatlarını yukarı çekecek bir gelişme olacak. Bu durumda enerji fiyatlarındaki olası bir artış doğal olarak maliyet enflasyonu ile mücadele açısından bir zorluk olarak ortaya çıkabilir. Erkan’ın da işaret ettiği kış aylarında doğalgaz kullanımının artması ayrıca enflasyona ek yük getirecek. Bu açıdan “evdeki hesabın çarşıya uymama” durumunu da düşünmek gerekebilir.

Yazının Devamını Oku

Borsada bilanço dönemi

30 Ekim 2023
Ortadoğu’daki gerilimin gölgesinde borsalarda satıcılı bir görünüm ve güvenli limanlara ilgi devam ediyor. Dış borsalarda ekonomik yavaşlamaların etkileri hissedilirken içeride şirket bilançoları farklı bir görünüm sergiliyor. İyi gelen banka ve sanayii şirketi kârlarını enflasyon etkisi ile düşünmekte fayda var. Hisse seçimlerinin daha da önem kazandığı günlerdeyiz. Bu dönemde yatırımcı anlayışıyla geri çekilmelerde hisse biriktirmek ve destek seviyelerine yaklaştıkça maliyet oluşturmak orta ve uzun dönem için yararlı olabilir.

Borsa İstanbul gündeme bağlı olarak oldukça dalgalı günlerden geçiyor. Çıkış ve düşüşler sert, yön tayini konusundaki belirsizlikler arttı. Son dönemin ağırlıklı gündemi İsrail-Hamas çatışması. Olayın yayılıp yayılmayacağının yanı sıra İsrail’in Gazze’ye olası bir kara harekatının sonuçları konusunda bekleyiş sürüyor. İlk günkü gibi olmasa da iç ve dış piyasalar bu baskıyı az veya çok hissediyor. Borsalarda satıcılı görünüm hakimken altın başta olmak üzere güvenli limanlara ilgi devam ediyor. Bu çerçevede Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın grup toplantısında Ortadoğu’ya yönelik açıklamaları yakından takip edildi ve fiyatlamalara konu oldu.

DIŞARIDA YAVAŞLAMA HİSSEDİLİYOR

Merkez bankaları faiz kararlarıyla ekonomik veriler dışında gündemin diğer önemli ayağı 09/2023 dönemi bilançoları. Dış borsalardaki bilançolarda ağırlıklı görünüm zayıf olarak nitelenebilir. Ekonomilerdeki yavaşlama şirket bilançolarına belli ölçüde sirayet etmiş görülüyor. Ancak Borsa İstanbul için aynı şeyleri söylemek zor. Şimdiye kadar açıklanan gerek banka gerekse sanayi şirketlerindeki kârlar genelde beklentilerden daha iyi. Açıklanan yüksek kârlarda enflasyon etkisini de dikkate almak gerekir. Bilançoların yayın süreci, borsanın çalkantılı dönemine denk geldiği için hisse fiyatlamalarına etkileri sınırlı. Bilançoların gereği gibi fiyatlandığını söylemek zor. Ancak yatırımcılar tarafından iyi bilançolar ve iskontolu hisselerin not edildiği, bir köşeye yazıldığı muhakkak. Piyasa şartları olağan seyrine döndüğünde hisseler fiyatını bulacaktır.

HİSSE SEÇİMİ ÖNEM KAZANDI

Borsanın dalgalı döneminde seçicilik daha çok artar. Çıkış trendleri ve rallilerde çok sayıda hisse birbirini takip eder, sürü psikolojisiyle yükselir. Ama yatay veya düşüşlerde farklılaşma öne çıkar. İçinde bulunduğumuz piyasa şartları artık o yapıya dönmüş durumda. BIST100 Endeksi ve bir çok lokomotif hissede mayıs sonundan itibaren başlayan çıkış trendi tamamlandı, yerini düşüş eğilimine bıraktı. Bu açıdan hisse seçimleri daha da önem kazandı. Bu dönemde yatırımcı anlayışıyla geri çekilmelerde hisse biriktirmek ve destek seviyelerine yaklaştıkça maliyet oluşturmak orta ve uzun dönem için yararlı olabilir. Borsa İstanbul’da dalgalı seyrin devamıyla temkinli görünüm korunuyor.

MERKEZLERDEN BEKLENEN KARARLAR GELDİ

- Merkez bankaları kararları piyasalar için önemli referans noktalarından biri olmuştur. Çünkü ekonomi politikalarının en önemli karar vericisi ve uygulayıcıları arasında merkez bankaları yer alır. Bu açıdan aldıkları kararlar genelde piyasa tarafından fiyalamaya konu olur. Geçen hafta dikkatler TCMB ve Avrupa Merkez Bankası (ECB) toplantılarındaydı. Her iki toplantıdan da beklenen kararlar çıkınca etkileri sınırlı kaldı. Ayrıca gündemde jeopolitik gelişmelerin ağırlığı fazla. TCMB’nin 500 puanlık arttırım ile faiz oranını yüzde 35’e çıkarması piyasa tarafından olumlu karşılandı. Enflasyonu kontrol altına almak için parasal sıkılaşma politikasının gereği olarak daha önce öngörüldüğü üzere faiz arttırımlarının devamı gerekiyordu. İstikrar, piyasalarla sağlıklı iletişim, kararlılık ve öngörülebilirlik açısından önemliydi.

Yazının Devamını Oku

Düşüş... Kaçış mı fırsat mı?

22 Ekim 2023
Savaşın etkileri de riskler de sürüyor. Unutmamak lazım hisselerdeki geri çekilmeler orta ve uzun dönemli portföy oluşumu için aynı zamanda bir fırsat da verebilir. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, geçen hafta da Paris’te dış finans çevreleriyle görüştü. Önümüzdeki hafta ise yine bir Körfez Ülkeleri ziyareti olacağını açıkladı. Gelecek olası bir yatırım haberi sert düşmüş borsada olumlu fiyatlamaya konu olabilir.

SAVAŞIN gölgesindeki borsalarda kayıplar sürerken yeni dengenin nerelerde oluşacağı önem kazanmış durumda. Bunun için öncelikle İsrail-Hamas çatışmasının yaygınlık gösterip göstermeyeceği konusundaki belirsizliğin azalması gerekecek. Ortadoğu’daki gerginlik sadece bölgenin değil çok daha geniş bir coğrafyanın sorunu haline geldi. ABD ve İngiltere İsrail’in yanında olduklarını, yardım edeceklerini beyan ederek olaya müdahil oldu. Rusya şimdilik çok ses vermiyor. Ama olası bir kara harekatıyla birlikte İran bir şekilde sürece dahil olursa Rusya da sessizliğini bozabilir. Ortadoğu aynı zamanda dünyanın en önemli enerji (petrol, doğalgaz) üretim bölgelerinden biri. Türkiye açısından ise ayrıca önemli. Ortadoğu’ya coğrafya olarak yakın, ticaret ve sermaye alış verişleri yoğun. Bu durum Borsa İstanbul’un dış borsalara göre daha fazla tepki vermesinin gerekçeleri. Diğer bir sebep ise, BIST100 Endeksi’nin savaşı zirve seviyelerinde karşılaması. ABD ve Avrupa borsaları son aylarda zaten satıcılı seyir izliyordu.

Olayın bir diğer tarafı, Türkiye’nin Körfez ülkelerinden yatırım beklediği bir döneme denk gelmesi oldu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın birkaç ay önce Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan ziyareti sonrası çok sayıda ticari anlaşma imzalanmış, piyasalarda bir beklenti de oluşmuştu. Şimdiye kadar bu yönde somut bir gelişme olmadı. İsrail-Hamas çatışmasının yarattığı gerginliğin bu beklentileri nasıl etkileyeceğini tahmin etmek biraz zorlaştı. Belki de etkilemeyecek. Piyasalar şimdilik savaşı ve olası sonuçlarını fiyatlamaya devam ediyor. Ekonomik veriler ve merkez bankaları bu dönemde çok etkili değil. Gelişmelerin seyrine göre borsalar dalgalı bir seyir izleyebilir. Sert düşüş yaşayan borsalarda yeni denge ve destek noktalarının nerelerde oluşacağını, çatışma ortamının şiddeti ve yaygınlık gösterip göstermeyeceği belirleyecek. Bu noktada teknik destek seviyelerinin takip edilmesi yararlı olacak. Hisselerdeki geri çekilmeler orta ve uzun dönemli portföy oluşumu için aynı zamanda bir fırsat da verebilir. Bu noktada Çinlilere atfedilen “kriz fırsattır” sözünü hatırlamakta yarar var. Karamsar veya iyimser olmaktan çok gerçekçi olabilmek yatırım fırsatları açısından önemli. Karamsarların kriz ve tehlike olarak gördüklerini iyimserler fırsat olarak bakabilirler. Ama süreci de iyi okumak ve yakından takip etmek gerekecek. Aynı zamanda riski de göze almak gerekecek.  Şartlar iyileşince fiyatlar da buralarda kalmıyor. 

ABD TAHVİL FAİZLERİ İVME KAZANDI

Piyasaların referans olarak gördüğü parametrelerden biri de ABD tahvil bono faizleri. Özellikle ABD 10 yıllık bono faiz oranlarının seyri diğer piyasa değerleri üzerinde oldukça etkili. Geçen hafta yüzde 5 seviyesine ulaştı. Geçtiğimiz günlerde acaba olur mu olmaz mı diye bu konuda çok tartışma yürütülüyordu. Test edilen seviye 2007 yılından sonraki en yüksek rakam. Fed Başkanı Powell’ın perşembe günkü konuşmasından sonra yükseliş biraz daha hız kazandı. Powell faiz konusunda her zamanki gibi net bir mesaj vermedi ama yüksek tahvil faizlerinin parasal sıkılaşma işlevi gördüğünden bahisle Fed’in faiz artırımlarına bu aşamada gerek olmadığı imasında bulundu. En azından piyasaların yorumu bu yönde. Fed’in 01 Kasım toplantısında faiz değişimi beklenmiyor. Ancak Ortadoğu’daki gelişmeler petrol fiyatlarını daha da yukarı çeker, bu durum enflasyonun tekrar yükselmesine neden olursa bu beklentiler aralık ve sonraki toplantılar için değişebilir. ABD 10 yıllık bono faizi yükselince paralel olarak Almanya 10 yıllık faiz oranı da etkilendi ve yüzde 2.92 oldu. Bu durum gelişen ülke bono ve risk primlerini de bir parça olumsuz etkiledi. Türkiye’nin 5 yıllık risk primi (CDS) 420 seviyesini geçerken Eurobond faiz oranlarını yukarı itti. Diğer yandan son gelişmeler ABD dolarında değerlenme, Euro’da ise zayıflamayı beraberinde getirdi. Ağırlıklı olarak dolar borçlanıp Euro üzerinden ihracat yapan Türkiye için bu istenilen bir durum değil. Ekonomi yönetimi büyüme beklentilerinde ihracat artışını önemli görüyor. Ayrıca Avrupa ekonomisinde yavaşlama sürüyor. Buna karşılık ABD ekonomisi son verilerden de görüleceği üzere daha güçlü. Özetle, son dönemde dış koşullar pek Türkiye lehine gelişmiyor. Türkiye içinde bulunduğu süreçte, yüksek enflasyon, cari açık ve dış finansman ihtiyacı gibi sorunlarla mücadele ediyor. Bu bakımdan iç piyasalar yabancı sermaye girişi bekliyor. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, geçen hafta da Paris’te dış finans çevreleriyle görüştü. Önümüzdeki hafta ise yine bir Körfez Ülkeleri ziyareti olacağını açıkladı. Dileriz olumlu bir sonuçla döner. Gelecek olası bir yatırım haberi sert düşmüş borsada olumlu fiyatlamaya konu olabilir. 

ALTIN FAİZ ARTIŞINA RAĞMEN YÜKSELİYOR

Yazının Devamını Oku

Piyasalarda Gazze gerginliği sürüyor

19 Ekim 2023
Ortadoğu’da büyüyen savaş gerilimi piyasaların da ateşlenmesine neden oluyor. Bölgeden gelen son haberlerle altın ve petrol tekrar yükselişe geçti. Şimdi piyasalar Biden’ın ziyaretinin sonuçlarına ve gerilimin yayılıp yayılmayacağına odaklandı.

Piyasaların gündeminde İsrail-Filistin savaşı ilk sıralardaki yerini koruyor. Fiyatlamalar savaşın şiddetine göre şekilleniyor. ABD Başkanı Biden’ın “İsrail’in Gazze’yi işgali hata olur” açıklamasının ardından İsrail’i ziyaret edecek olması kısa süreli bir iyimserliğe neden olmuştu. Buna bağlı olarak borsalarda tepki yükselişi, petrol ve altın fiyatlarında kâr satışlarına bağlı gerileme, ABD tahvil faizlerinde hafif düşüş görülmüştü.

Ancak, salı akşamı Gazze’de hastanenin vurulması ve çok sayıda can kaybı havayı tekrar gerdi. Çok ciddi tepki alan bu saldırı sonrası piyasalarda risk iştahı biraz daha düştü.

ALTIN TEKRAR YÜKSELİŞTE

Borsalardaki tepki yükselişi yerini düşüşe bırakırken, güvenli liman olarak görülen altın fiyatı tekrar yükselişe geçti. Altının ons fiyatı 1.950 dolara yaklaştı. ABD tahvil faiz oranlarındaki yükselişe rağmen altın jeopolitik riskleri fiyatlamaya devam etti. İç piyasalarda ise gram/TL altın 1.760 seviyesini gördü. Ayrıca dolar/TL kurunun 28 seviyesini geçmesi yükselişi destekledi. Ortadoğu’nun önemli bir üretim bölgesi olması nedeniyle bu gelişmeler petrol fiyatı üzerinde de kendini gösterdi ve brent petrol 92 dolara ulaştı. Henüz petrol üretim ve sevkiyatında bir aksama yok. Ancak belirsizlik ve risk yüksek. Petrol fiyatlarındaki yükselişte beklentilerin üzerinde gelen ve yüzde 4.9 olarak açıklanan Çin büyüme verisinin de bir parça
katkısı var.

REKORU TEST EDİYOR

Diğer yandan ABD perakende satışları aylık yüzde 0.7 ile beklentilerin üzerinde geldi (beklenti yüzde 0.3). Bu rakam son beş yılın en yüksek rakamı ve ABD ekonomisinde talebin güçlü olduğu izlenimi verdi. Aynı zamanda Fed faiz arttırımlarını destekleyen bir veri olarak görüldü. Piyasalar için önemli bir referans olarak görülen ABD 10 yıllık bono faizi bu verinin de katkısıyla yükselişini sürdürdü ve yüzde 4.86’yı gördü. ABD tahvil faizleri 2007 yılından sonraki en yüksek seviyelerini test ediyor. Bu çerçevede ABD dolarında değerlenme, Euro’da ise zayıf görünüm hakim.

Yazının Devamını Oku

Piyasalarda ortadoğu fiyatlanıyor

15 Ekim 2023
Piyasalar İsrail ve Filistin çatışmasına odaklandı. Son hamlelerle savaşın bölgeye yayılma riski biraz daha arttı. Ortadoğu’daki gerginlik piyasalarda ekonomik gelişmelerin de önüne geçti. Borsa İstanbul da yaşananlardan payına düşeni aldı. BIST100 Endeksi’nin 8.000 seviyesinin üzerinde tutunma çabası sürüyor.

İSRAİL ve Hamas Hamas arasındaki çatışma ortamı piyasaların gündemini değiştirdi. Gerginlik, ekonomik gelişmelerin önüne geçti. Savaşın lokalize olması ilk aşamada olumsuz etkileri sınırlamıştı. Ancak İsrail’in Şam ve Halep havalimanlarını vurması, ABD’nin bölgeye uçak gemisi göndermesi savaşın bölgeye yayılma riskini biraz daha artırdı. Korkulan İran ve Suriye gibi ülkelerin de olaya dahil olmasıydı. Bundan sonra çatışmalar ne yöne evrilir, nasıl gelişir bunu zaman gösterecek. Ancak tedirginlik sürüyor. Borsa istanbul da bölgedeki gelişmelerden payına düşeni aldı. BIST100 Endeksi’nin 8.000 seviyesinin üzerinde tutunma çabası sürüyor.

BORSA İSTANBUL ZİRVEDE KARŞILADI

Mayıs sonrasındaki ralli ve çıkış trendiyle oluşan kârların bir kısmı geri verildi. Dış borsalara göre Borsa İstanbul’da kayıplar biraz daha fazla oldu. Bunun nedenleri arasında, BIST100 Endeksi’nin İsrail-Hamas olayını zirve seviyelerinde karşılaması sayılabilir. Pozisyonlar kârlı olunca satmak daha kolay oluyor haliyle.

Dış borsalar ise başta ABD ve Almanya olmak üzere öncü merkez bankalarının faiz artırımları nedeniyle bir süredir düşüş eğilimindeydi. Bu açıdan dış borsalardaki kayıplar daha sınırlı kaldı. Borsa İstanbul’un bir diğer yumuşak karnı, faiz oranlarındaki artışların artık hisse senetlerine rakip olup olmayacağı konusu. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in “pozitif reel faize yaklaşmış durumdayız” açıklaması dikkat çekerken bu durum “TCMB faiz artırımlarının sonuna yaklaşıyor” yorumlarını da beraberinde getirdi.

MERKEZ’İN KARARI ÖNEMLİ

26 Ekim’deki TCMB toplantısında faiz artırım beklentileri halen güçlü. Belki sonraki toplantılar ve faiz kararları için bir tereddüt olabilir. TCMB faiz politika oranının yüzde 30, enflasyonun (TÜFE) yüzde 61.53 olduğu düşünülürse makas bayağı açık görülüyor. Bir ve 10 yılık tahvil bono faiz oranları (DİBS) ise yüzde 30’un altında seyrediyor.

Banka mevduat faiz oranları özelllikle KKM dönüşlerinde bu seviyenin bir hayli üzerinde. Bazı bankaların kur korumalı mevduattan dönüşlerde yüzde 50’nin üzerinde faiz verdiği yönünde haber akışları mevcut. Muhtemelen Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek mevduat faiz oranlarını kastediyor olabilir. Ayrıca cuma günü Şimşek’ten “İç talebi yavaşlatmayı hedefliyoruz. Türkiye’de mali konsolidasyon sağlandı. Para politikasının sonuçlarını almak için en az bir yıla ihtiyacımız var. Patikamızda kalacağımızdan eminim. Kurala dayalı para politikasına geri döneceğiz” açıklamaları geldi.

Yazının Devamını Oku

Savaş sesleri ile birlikte piyasalarda hareketlilik arttı... Gözler ‘altın’a çevrildi

13 Ekim 2023
Ortadoğu’da yanan savaş ateşi piyasalar tarafından yakından takip edilirken güvenli liman arayışında altın ve ABD tahvilleri öne çıktı. Altın fiyatlarının gelişimi bir süre İsrail ve Hamas arasındaki olayların yaygınlık durumu ile ABD tahvil faizlerinin seyrine bağlı olacak.

İsrail’de geçen hafta yaşanan olaylar piyasaları dalgalandırdı. Borsalar, tahvil faizleri, petrol, para birimleri ve altın fiyatlarında hareketlilik arttı. İlk akla gelenlerin başında altın ve petrol vardı. Ortadoğu’nun petrol üretim bölgesi olması nedeniyle İsrail’deki gelişmelerin petrol fiyatlarına etkileri olağan bir durum. Fakat üretim kesintisi veya sevkiyatı ile ilgili bu aşamada bir olumsuzluk yaşanmaması petrol fiyatındaki çıkışı zayıflattı. Güvenli liman olarak görülen ABD tahvilleri, dolar ve özellikle altın daha fazla öne çıkan yatırım araçları oldu. Enflasyon, faiz, merkez bankalarının yüksek miktardaki fiziki alım satımları, doların değerindeki değişimler ve jeopolitik riskler altın fiyatına etki eden başlıca parametreler.

NEDEN YÜKSELDİ

İsrail ve Hamas arasındaki çatışmalar jeopolitik riskleri tetikledi. Bu durum altının ons fiyatını 1.810 dolar seviyesinden 1.880 doların üzerine kadar taşıdı. Altın fiyatını yukarı çeken bir diğer gelişme, ABD tahvil bono faizlerindeki düşüştü. Yine güvenli liman ihtiyacına bağlı olarak tahvil ve bonolara alım gelince, 10 yıllık ABD bono faiz oranı yüzde 4.80’lerin üzerinden yüzde 4.50 seviyelerine kadar geriledi. Benzer durum Almanya tahvil bono faizleri için de geçerli. 10 yıllık Almanya bono faiz oranı yüzde 3.00’ün üzerinden yüzde 2.70 seviyelerine düştü. ABD ve Avrupa merkez bankaları (Fed, ECB) enflasyon ile mücadele için uzun süredir faiz arttırım ve parasal sıkılaşma politikaları uyguluyorlar. Bu durum (tahvil bono) piyasa faizlerini yükseltirken altın fiyatlarını baskı altına almıştı. Diğer yandan, yaşanan gerginlik nedeniyle öncü merkez bankalarının faiz arttırım politikalarını sürdürmesi olasılığı zayıfladı. Fed ve ECB yetkililerinden mevcut faizlerin yeterli olduğu yönünde “güvercin” ton açıklamalar gelmeye başladı. Faizlerin yüksek kalacağı beklentileri ve yıl sonuna kadar bir faiz artırımı daha gelebilir yönündeki beklentiler azaldı.

ÇİFT YÖNLÜ DESTEK

Altın fiyatlarındaki çıkışa beklentilerdeki değişim ayrıca katkı yaptı. Faiz ve jeopolitik gelişmelerle çift yönlü bir destek söz konusu. Dileriz olmaz ama, İsrail ile Hamas arasındaki olayların İran ve Suriye gibi diğer bölge ülkelerine taşması halinde artacak gerginlik altın fiyatlarını daha da besleyebilir. Diğer yandan olayların İsrail ile Gazze bölgesinde lokalize olması ve ABD tahvil faizlerindeki düşüşün durması ise altın fiyatlarındaki yükselişi sınırlayacak bir gelişme olacak. Teknik açıdan bakıldığında; devam eden yükselişte kısa dönem için 1.900 ve 1.920 dolar önemli direnç seviyeleri olarak görülürken geri çekilmelerde destekler 1.845-1.835 ve 1.810 dolar noktalarında bulunuyor. İç piyasalarda gram/TL fiyatında; 1.695 ve 1.720-1.730 seviyeleri kısa vadeli ilk direnç noktaları, 1.650 ve 1.600 ise tutunma ve destek seviyeleri olarak görülüyor. Altın fiyatlarının gelişimi bir süre İsrail ve Hamas arasındaki olayların yaygınlık durumu ile ABD tahvil faizlerinin seyrine bağlı olacak.

 

Yazının Devamını Oku