Zeynel Balcı

Zeynel Balcı

Merkez’in kararı kritik

5 Ekim 2025
Piyasalar siyaset ve enflasyona odaklandı. Eylül enflasyonunun bir miktar yüksek geleceğini TCMB, önceki raporunda aktarmıştı. Şimdi piyasaların gözü Merkez Bankası’nın 23 Ekim’de alacağı faiz kararında. Faiz indirimine devam edebilir mi? Piyasaların ilk tepkisi bunun zorlaştığı izlenimini veriyor. TCMB politika faizi halen yüzde 40.5 seviyesinde. TÜFE yüzde 33.29 olduğuna göre TCMB’nin faiz indirimi için kullanabileceği bir marj halen var gibi görünüyor.

PİYASALARDA dalgalı seyir devam ediyor. Borsa İstanbul’da yükseliş hareketi satışla karşılaştı. Döviz ve gösterge tahvil faizinde ise mevcut trendler korunuyor. Döviz kurlarında yükseliş, gösterge tahvil faiz oranında ise birkaç gündür görülen tepki çıkışına rağmen düşüş eğilimi söz konusu. Para piyasaları sermaye piyasalarına göre daha sakin ve dengeli görülüyor.

MERKEZ ÖNGÖRMÜŞTÜ

Piyasalar son günlerde siyasi gelişmeler ile enflasyon konusuna odaklandı. Eylül ayına ait enflasyon verileri cuma günü açıklandı. TÜFE, bir önceki aya göre yüzde 3.23 artış, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 25.43 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 33.29 artış olarak gerçekleşti. Beklentilerin üzerinde, yüzde 2.04 olan ağustos ayı enflasyonunu ve  İTO’nun İstanbul için açıkladığı yüzde 3.19 oranını aştı. Eylül ayındaki yüksek gelen enflasyonda eğitim ve gıda oldukça etkili oldu. Aylık fiyatlar gıdada yüzde 4.62, eğitimde yüzde 17.90 artış gösterdi. Okulların açılması ve gıdada yazın bitmesiyle mevsimsellik etkisinin azalması bu açıdan önemli. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, “Enflasyonun ana eğilimi dezenflasyonun süreceğine işaret ediyor. Okulların başladığı eylül ayında eğitim grubu ve ilgili diğer kalemler aylık enflasyona yaklaşık 0.7 puan katkıda bulundu. Zirai don ve kuraklık kaynaklı gıda enflasyonu uzun dönem eylül ayı ortalamasının 3 puan üzerinde gerçekleşti ve aylık enflasyona 1.1 puan katkı yaptı” derken olayı eğitim ve gıdadaki fiyat artışlarına bağladı.

TCMB geçen ay ki toplantı özetlerinde eylül enflasyonun bir miktar yüksek gelebileceğine dair vurgu yapmıştı. Şimdi hesaplar yeniden yapılıyor, deyim yerindeyse denklem yeniden kuruluyor denilebilir. Eylül enflasyonu bir defaya mahsus yüksek geldi, ekim ayında olağan seyrine döner mi? Piyasanın buna ikna olması bu aşamada zor. Ekim enflasyonunu görmek isteyecektir. Kurlarda düşüş olursa ikna olabilir. Öyle bir sinyal henüz yok. Gıda fiyatları üzerinden gidecek olursak ‘eylül böyle ise ekim ayında da devam edebilir’ diyenler de çıkacaktır. Bu varsayımları daha da yürütmek mümkün. Asıl şimdi piyasalar Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) ne yapacağını merak ediyor. Eylül enflasyonuna rağmen 23 Ekim toplantısında faiz indirimlerine devam edebilir mi? Piyasaların ilk tepkisi bunun zorlaştığı yönünde. Ayrıca TCMB Başkanı Fatih Karahan’ın cuma günkü “para politikasını uzun bir süre sıkı tutmalıyız” açıklaması ileriye yönelik projeksiyon açısından referans niteliğinde.

Enflasyon verisinin açıklanmasıyla Borsa İstanbul’a bankalar öncülüğünde gelen satışlar ve gösterge tahvil faizindeki yükseliş bu açıdan önemli bir sinyal. Faiz kararları için en önemli referansların başında enflasyon geliyor. Enflasyon düşüş eğilimine girdiği için geçtiğimiz toplantılarda TCMB faiz indirdi. Son enflasyon verisiyle şimdi bu fiyatlama konusu ve algı sorgulanıyor. En azından bir süre için beklenti kırılması olasılığı belirdi. TCMB politika faizi halen yüzde 40.5 seviyesinde. Yıllık enflasyon (TÜFE) yüzde 33.29 olduğuna göre TCMB’nin faiz indirimi için kullanabileceği bir marj var gibi görünüyor. Ancak faiz politikasının enflasyon ile mücadele açısından bir miktar reel faiz sunması gerekiyor. Faiz getirisi azaldığı taktirde döviz başta olmak üzere diğer yatırım alternatiflerine ilgi artabilir.

FAİZ İNDİRİMİ DEVAM EDERSE

Enflasyon üzerinde kur geçişkenliğinin etkisi bilinen bir durum. Olayın bir de banka mevduat faiz ayağı var. Haziran ayında bankaların TL mevduat hedefi yüzde 60’ın üzerine çekilmişti. Bankalar bu hedefleri tutturmak için kısa vadeli mevduat faiz oranlarını yüzde 45-50 bandına kadar yükseltmiş, TCMB faiz politikasıyla bankalar arasında kısa vadede bir uyumsuzluk oluşmuştu. TCMB faiz indirimine devam ederse bu uyumsuzluk daha da artacak. Mevduat faizlerinden vadelerine göre alınan yüzde 15-17.5 oranında bir stopaj var. Bu açıdan bakılınca kazanç bakımından enflasyon ile arasındaki fark azalıyor, net getiri düşüyor. Güvenli liman olarak görülen, enflasyona karşı önemli ölçüde koruma sağlayan ve faizde kalmak isteyen tasarruf sahipleri elbette olacaktır. Bunun yanında azalan getiriye bağlı olarak riskli varlıklara yönelim de olasılık dahilinde.

Yazının Devamını Oku

Piyasalar ‘çıpa’ arıyor

28 Eylül 2025
Borsa İstanbul’da temkinli görünüm korunuyor. Enflasyondaki düşüş eğilimine paralel olarak TCMB’den gelen faiz indirimleri fiyatlanırken siyasi gelişmeler öne çıkıyor. Piyasalarda olumlu veya olumsuz fiyatlamalara genellikle esas teşkil edecek bir tema, bir çıpa olur. Bu çerçevede çıpa arayışının devam ettiğini söylemek mümkün.

PİYASALARDA ve özellikle Borsa İstanbul’da dalgalı seyir devam ediyor. Ekonomik gündem ile siyaset arasında denge kurmaya çalışılıyor. Enflasyondaki düşüş eğilimine paralel olarak TCMB’den gelen faiz indirimleri fiyatlanırken siyasi gelişmeler öne çıkıyor. Siyasetin izin verdiği ölçüde yön bulmaya çalışan bir piyasa görünümü hâkim. Piyasalarda olumlu veya olumsuz fiyatlamalara genellikle esas teşkil edecek bir tema, bir çıpa olur. CHP Kurultayı ile İstanbul İl Kongresi’ne ilişkin mahkemeler ve YSK’dan haber akışları ekonomik gündemin önüne geçti. Bu yönde piyasa açısından iyimser algılanacak haberler geldiğinde TCMB faiz indirim süreci fiyatlama konusu olup olumlu bir süreç başlıyor. Tam piyasalar kendine bir istikamet belirleyip yön bulmuşken sürpriz bir mahkeme kararıyla bu defa olumsuz fiyatlama sürecine giriliyor. Bu çerçevede çıpa arayışının devam ettiğini söylemek mümkün. Amiyane tabirle, teşbihte hata olmaz ise “mayın tarlasında yürümek” gibi adeta.

BORSA BAROMETRE GÖREVİ GÖRÜYOR

Bu sürecin BIST100 Endeksi’ne yansımaları ise destek noktalarında alımların geldiği, ancak direnç seviyelerinin geçilmekte zorlanıldığı bir piyasa görünümü şeklinde oluyor. Bu yapı bir süre daha korunacak gibi görünüyor. BIST100 Endeksi’nin pahalı mı, yoksa ucuz mu olduğu, teknik verilerin neyi işaret ettiği gibi analizler bu aşamada çok belirleyici değil. Piyasa kendi gündemine dönebilse temel ve teknik analizlerin ağırlığı artacak. Henüz o noktada değiliz. Borsa en kötüyü gördü mü, göremedi mi aşamasını henüz geçemedik. Çünkü borsa aynı zamanda barometredir. Genel seyir hakkında bir ölçü verir. Bu noktada yatırım kararı vermek de zor. Borsaya yerli ve yabancı yatırımcının mesafeli duruşunun altında bu gerçeklik var.

GÜVENLİ LİMANLAR ÖNE ÇIKIYOR

Yatırımcı bu ortamda güvenli limanlara yöneliyor. Faiz, döviz, altın ve son zamanlarda gümüş gibi yatırım araçları daha çok sorulur oldu. Yılbaşından bu yana yatırım araçları getirilerine bakıldığında; BIST100 Endeksi yüzde 14, gram/TL altın yüzde 68, ons altın yüzde 43, döviz sepeti yüzde 25 kazançlar sağlamış. Ağustos itibariyle enflasyonun yüzde 21.5 olduğunu dikkate alırsak olay zaten kendini gösteriyor. Borsanın primsiz olduğu muhakkak ancak ucuzluğu biraz tartışmaya açık bir konu. BIST100 Endeksi, TL bazlı grafiklerde zirveler test edilse de dolar ve TÜFE bazlı grafiklerde 10-15 yıl önceki seviyelerinde. Özellikle enflasyon muhasebesi konusu bilanço kârlarını törpülediği için ucuzluk konusu göreceli bir durum. Borsada güçlü trendler güçlü beklentiler ile olur. Piyasalar ekonomik gündeme dönebilirse bu beklentileri oluşturabilir. Bu aşamada Borsa İstanbul’da temkinli görünüm korunuyor.

YABANCIDAN ALIM GELDİ

Yazının Devamını Oku

Temkinli iyimserlik sürüyor

21 Eylül 2025
Türkiye’nin ülke risk puanı (CDS) son beş yılın en düşüğünde. Bu durum uzun vadede kredi notunda artışı ve buna bağlı olarak sıcak para girişi olasılığını gündeme getirebilir. Ama iyimser beklentilerin ana teması siyasette istikrarın korunması olacak. Kısa vadede yabancı yatırımcılar 24 Ekim’i görmek isteyeceklerdir. Dış piyasalardaki olumlu hava da iyi bir zemin hazırlamış durumda. Borsa İstanbul’da faiz indirim sürecine bağlı olarak iyimserlik devam ediyor.

PİYASALARDA olumlu hava korunuyor. Borsa İstanbul’da dalgalı seyirle çıkış hareketi sürerken faiz ve döviz tarafı sakin. Döviz kurlarında çıkış açısı zayıf. Gösterge tahvil faizinde ise düşüş eğilimi hâkim. Ancak son günlerde hafif tepki çıkışı gözleniyor. 15 Eylül’de CHP Kurultay davasının ertelenmesi, piyasalara iyi geldi. 24 Ekim’e kadar süre kazanılmış görüldü ve BIST100 Endeksi’nde hacimli yükseliş yaşandı. Ancak kâr satışlarına bağlı olarak teknik düzeltmeler gelse de satışlar karşılanıyor. Siyasetin gölgesi kalkınca veya azalınca piyasalar, ekonomik gündeme dönüp kendine geliyor. Siyasi gerginlikler alım fırsatı olarak kullanılırken yükselişlerde direnç seviyeleri geçilmekte zorlanılıyor. Bir bakıma “korkuda al, coşkuda sat” mentalitesi işlerlik kazanmış görülüyor. Piyasa oyuncuları bunu kullanmaya çalışıyorlar. Uzun dönemli yatırımcılar ise bundan çok memnun olmasa gerek.

BORSADA PRİM % 13

BIST100 Endeksi halen Temmuz/2024 zirve seviyelerinde dalgalanıyor. Dolar bazında ise BIST100 Endeksi aynı tarihli zirvenin yaklaşık yüzde 20 altında işlem görüyor. Yılbaşından bu yana yüzde 13 gibi bir prim söz konusu. Enflasyon ve diğer yatırım araçlarının oldukça gerisinde kalan bir performans söz konusu.

Bulunduğumuz dönemde enflasyon düşüşüne bağlı olarak TCMB’den gelen faiz indirimine rağmen BIST100 Endeksi’nde çıkışı zayıflatan gelişme siyasi gerginlikler oldu. Siyasette yaşanan yumuşama borsaya olumlu yansıdı. Para piyasaları yani faiz ve döviz tarafı da bu gelişmelere uyumlu hareket etti. Tahvil faizleri geriledi. Döviz kurlarında ise düşük eğilimli bir çıkış hareketi var. Faiz düşünce alternatif piyasalardan biri olan dövize bir ilgi artışı beklendi. Kısmen de oldu. Ama bu, faizdeki düşüşten çok yine siyasi belirsizliğe karşı güvenli liman anlayışından kaynaklandı. Bu görünüm aynı zamanda ‘döviz neden yükselir’ sorusunun cevabıydı.

Döviz neden çok fazla yükselmez veya yükselemez sorusunun cevapları ise; “TCMB döviz rezervleri güçlü ve yüksek, cari açık azalıyor hatta son açıklanan verilere göre aylık bazda artıya geçti. Ayrıca Türkiye’nin ülke risk puanı (CDS) son beş yılın en düşük seviyelerinde. Bu durum daha uzun bir zaman diliminde halen yatırım yapılabilir seviyenin iki kademe altında bulunan kredi notunda bir artışı ve buna bağlı olarak sıcak para girişi olasılığını gündeme getirebilir” şeklinde olabilir. Ama iyimser beklentilerin ana teması siyasette istikrarın korunması olacak. Daha kısa vadede yabancı yatırımcılar 24 Ekim tarihini görmek isteyeceklerdir.

KURLARIN DURUMU NE OLACAK

Dış piyasalardaki olumlu hava da iyi bir zemin hazırlamış durumda. Döviz kurlarının çok baskı altında kalması ve TL’nin değerli görünümü ihracatçı açısından bazı sızlanmaları beraberinde getiriyor. Ama enflasyon ile mücadelede kur geçişkenliğinin özel bir yeri var. Bu açıdan olağandışı gelişmelere bağlı ani yükselişleri istisna sayarsak kurlar bir süre daha kontrollü olmak durumunda kalacak gibi görünüyor. Bu yıl için kurlardaki yükseliş geçtiğimiz yıllara göre zayıf değil. Dolar+Euro sepetinin yılbaşından bu yana getirisi yaklaşık yüzde 24-25 seviyelerinde ve yüzde 21.5 olan enflasyonun (TÜFE) üzerinde. Ancak 2024 yılından gelen TL’de bir değerlenme söz konusu. Borsa İstanbul’da faiz indirim sürecine bağlı olarak iyimserlik devam ediyor.

Yazının Devamını Oku

Piyasalar ekonomik gündeme dönüyor

16 Eylül 2025
SİYASİ gelişmeler bir süredir gündemde ilk sıralarda yer alırken piyasalar da siyasetin etkisine girmişti.

Özellikle dün Ankara’da görülen CHP Kurultay davasına odaklanılmıştı. Karar ‘24 Ekim’e erteleme’ olarak çıkınca piyasalar rahatladı ve ekonomik gündeme geri dönüldü. Ekonomik gündeme bakıldığında ise; düşüş eğilimindeki enflasyon ve buna bağlı olarak TCMB’nin devam eden faiz indirim süreci var. Ayrıca dış borsalara hakim olan çıkış trendleri mevcut. 17 Eylül’de ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz indirimine de kesin gözle bakılıyor. Tartışma daha çok bu indirimin 25 veya 50 baz puan olup olmayacağı noktasına evrilmiş durumda. 25 baz puanlık indirim önemli ölçüde fiyatlara dahil oldu. Eğer 50 baz puan gelirse bu defa olumlu yönde yeni fiyatlamalar görebiliriz. Bu gelişmenin doğal olarak iç piyasalara da yansıma göstermesi olasıdır. Siyasetin etkisinin azalması iç piyasalarda olumlu havayı beraberinde getirdi. Borsa İstanbul’da işlem hacmi artışıyla birlikte faize en duyarlı sektör olan ve lokomotif işlevi gören banka hisseleriyle başlayan çıkış genele yaygınlık gösterdi. Döviz kurlarında gevşeme görülürken gösterge tahvil faizindeki düşüş ivme kazandı. Borsanın en ciddi rakibi faizdir. Faizler yüksek iken baskı altında kalan borsanın, faiz düşerken yükselmesi beklenen bir sonuç. Siyaset bu sürecin önünde önemli bir engel oluşturuyordu. Şimdi o engel de en azından bir süre için kalkmış görülüyor. İç ve dış gündeme dair piyasa bozucu olağandışı bir gelişme olmadıkça iyimserliğin devamı beklenebilir.

ENDEKSTE 10 BİN 850 PUAN ÖNEMLİ

Teknik analizde, BIST-100 endeksinde 27 Ağustos tarihinde başlayan ve 2 Eylül’de ivme kazanan ‘teknik düzeltmeye’ dün ciddi bir tepki geldi. Düşüş trendi kırıldı, düzeltme hareketi tamamlandı. Tepki çıkışının devamı için 10 bin 850 seviyesinin üzerinde kalınması gerekecek. Bu durumda 11 bin 100 ve 11 bin 600 sonraki önemli direnç noktaları olarak görülüyor. Geri çekilmelerde ise ilk destek ve tutunma noktaları 10 bin 850-10 bin 800 seviyelerinde. Bu seviyenin altında verilecek sonraki destek noktaları 10 bin 500-10 bin 300 seviyelerinde bulunuyor. Endekste direnç noktalarında satış denemeleri görülse de çıkış hareketi gücünü koruyabilir.

 

Yazının Devamını Oku

Borsa yön arayışında

13 Eylül 2025
BIST100 Endeksi’nde dalgalı seyirle düşüş eğilimi hâkim. Haziran-ağustos döneminde yaşanan çıkışın devamı gelmeyince, eylül ayının ilk günlerinden itibaren tekrar düşüş trendine girildi ve endeks Temmuz 2024 seviyesinin altına çekildi. Son aylarda faiz düşüşüne karşılık borsa bir parça nefes alıp kendine gelecek oldu ama bu defa da siyasetin gölgesinde kaldı. Siyasi belirsizlik kalkarsa daha iyi piyasa görmemiz mümkün hale gelebilir. Bu aşamada temkinli bir bekleyiş var.

SATIŞ baskısı devam eden Borsa İstanbul’da dalgalı seyirle düşüş eğilimi hâkim. BIST100 Endeksi tekrar Temmuz/2024 seviyesinin altına çekildi. Haziran-ağustos döneminde yaşanan çıkışın devamı gelmeyince eylül ayının ilk günlerinden itibaren tekrar düşüş trendine girdi. Uzun süren teknik düzeltme süreciyle adeta sabır testine döndü. Faiz hep borsanın en önemli rakiplerinden biri olmuştur. Kuru ve talebi baskılayarak enflasyon ile mücadele politikası gereği faizler yükselince borsada düşüş eğilimi öne çıkmıştı. Son aylarda faiz düşüşüne karşılık borsa bir parça nefes alıp kendine gelecek oldu. Bu defa da siyasetin gölgesinde kaldı. Siyasi belirsizlik kalkarsa tekrar ekonomik gündemin fiyatlanmaya başlamasıyla daha iyi piyasa görmemiz mümkün hale gelebilir. Bunun için de yarınki CHP Kurultay davası oldukça önemli görülüyor. Kararın nasıl çıkacağını bilemiyoruz. Bu aşamada temkinli bir bekleyiş var. Dış piyasaların olumlu seyrini de dikkate aldığımızda belirsizlik kalktığı taktirde borsa bu duruma uyum sağlayabilir.

GÜVENLİ LİMANLARA İLGİ ARTIYOR

Dalgalı ve kaygan piyasa koşullarında yatırım kararı vermek kolay değil. Bu aşamada güvenli limanlara ilgi daha fazla. Ancak güvenli limanlar olarak görülen altında çıkış trendi devam etmesine rağmen artık primli bir yatırım aracı olduğu konusunda genel bir görüş birliği var. Bu tespit altında çıkışın sonlanacağı anlamına gelmemeli. Yılbaşından bu yana gram/TL altın yüzde 62, ons altın yüzde 39 kazanç sağladı. Döviz kurları yükseliş eğiliminde ancak sepet olarak aldığımızda yüzde 24 getiriyle enflasyonun hafif üzerinde. BIST100 Endeksi ise yüzde 5’in biraz üzerinde primli. Ocak-ağustos enflasyonu (TÜFE) yüzde 21.5 olarak açıklandı. Konutta TCMB verilerine göre temmuz ayı itibariyla bir yıllık getiri (konut fiyat endeksi) yüzde 32.8. Yüksek faiz yine yatırımcısına kazandıran yatırım araçları arasında yer aldı. Ancak TCMB faiz indirim sürecinin devam etmesi ve yükselen stopaj ile bu yöndeki getiriler tırpalanmış durumda. Faizde önümüzdeki dönemde aynı kazancı bulmak zorlaşacak. Bu tabloya bakınca en düşük getiri borsada. En primsiz de diyebiliriz. Riskli varlıklar baskı altında kalırken güvenli limanlara demirleyenler tasarruflarını koruyup üzerine kazanç da sağladılar.

Borsa yatırımcıları siyasi belirsizliğin kalkmasını dört gözle bekliyor. Siyasette yaşanan bir yumuşamanın sert alımlarla karşılanması bu sebepten. Yatırımcılar en primsiz yatırım aracında olası bir yükseliş yaşanırsa fırsatı kaçırmak istemiyorlar. Siyasi gelişmelerin etkisindeki Borsa İstanbul’da temkinli görünüm sürüyor.

YABANCILARDAN SATIŞ GELDİ

TCMB tarafından açıklanan yabancı işlemleri ve parasal istatistikler daha yakından takip edilmeye başlandı. CHP İl Başkanlığı’na kayyum atandığı 5 Eylül ile biten haftada; yabancı yatırımcılar 523 milyon dolarlık hisse senedi, 785 milyon dolarlık tahvil bono satışı yaptılar. TCMB brüt rezervleri 1.75 milyar dolarlık artışla 180 milyar dolara yükseldi. Bu artışta altın fiyatlarındaki yükselişin payı önemli. Altın rezervleri artarken döviz rezervleri geriledi. Yurtiçi yerleşiklerin döviz mevduatı ise 5.4 milyar dolarlık yükseliş ile 198 milyar dolar oldu. Siyasette yaşanan gerginlik döviz mevduatına ilgiyi artırmış görülüyor. Siyasetin gündemde aldığı geçen hafta ve 15 Eylül CHP Kurultay kararının verileceği önümüzdeki hafta parasal istatistikler yine izlenmeye devam edilecek. Dış bakışı gösteren Türkiye’nin 5 yıllık CDS primi 270 seviyesinin üzerine çıksa da daha sonra tekrar 260’lı seviyelere geri çekilme yaşandı.

Yazının Devamını Oku

Piyasalarda trafik sıkışık

7 Eylül 2025
Piyasalar 15 Eylül’deki CHP Kurultay davasını beklemeye başladı. Bu tarihe kadar yön arayışıyla birlikte dalgalı ve baskılı bir piyasa görünümü muhtemel. BIST100 Endeksi’nde tepki yükselişleri sınırlı kalırken geri çekilmelerde tutunma çabası ve tepki alım denemeleri görülebilir. Piyasaların yön bulabilmesi için 15 Eylül bir eşik olarak görülüyor. Bu tarihten önce diğer önemli gündem ise 11 Eylül’deki TCMB faiz kararı olacak.

AJANDASI oldukça dolu olan eylül ayı siyasi gelişmelerin gölgesinde temkinli başladı. Mahkeme tarafından İstanbul CHP il yönetimine kayyum atanmasıyla siyaset tekrar fiyatlama konusu oldu. Borsa İstanbul’daki sert düşüş tepki alımlarıyla karşılaşsa da kayıplar henüz geri alınmış değil. Döviz kurlarında hafif yukarı hareket gözlenirken agresif bir yükseliş gözlenmedi. Bu görünümde TCMB’nin dövize satış yönlü müdahale ettiği yönündeki haber akışlarını da dikkate almak gerekecek. Gösterge tahvil faizlerinde ise yükseliş vardı.

YÖN ARAYIŞI SÜRECİ

Siyasi gelişmelerin yanı sıra enflasyonun beklentilerin hafif üzerinde kalmasının TCMB faiz indirim beklentilerine olası etkileriyle yüzde 41 seviyesinin üzeri test edildi. 19 Mart sonrasını çağrıştıran ilk şok bu aşamada çok fazla tahribata yol açmadı. Şimdi piyasalar 15 Eylül’deki CHP Kurultay davasını beklemeye başladı. Bu tarihe kadar yön arayışıyla birlikte dalgalı ve baskılı bir piyasa görünümü muhtemeldir. BIST100 Endeksi’nde tepki yükselişleri sınırlı kalırken geri çekilmelerde tutunma çabası ve tepki alım denemeleri görülebilir. Piyasaların yön bulabilmesi için 15 Eylül bir eşik olarak görülüyor.



GÖZLER FAİZ KARARINDA

Yazının Devamını Oku

Altında ralli sürüyor

5 Eylül 2025
Trump’ın tarifeleriyle artan siyasi gerginlik, Ortadoğu’daki sıcak gelişmeler, Ukrayna savaşının uzaması, merkez bankalarının devam eden altın talebi ve son olarak da Fed’in bu ay faiz indirimine gideceğine yönelik beklentilerin artması... Tüm bu gelişmeler altın fiyatlarında yeni rekorlar getirdi. Gelinen noktada, Fed’den beklenen faiz indirimlerinin güçlenmesiyle altındaki yükselişin devam edeceği öngörülüyor.

ALTIN, son yılların en gözde yatırım aracı oldu. Altın fiyatlarını yükseltmek için sanki sözleşmiş gibi birçok gelişme bir araya gelmiş durumda. Trump’ın ABD Başkanı olmasıyla artan siyasi gerginlik ve gümrük tarifeleri, Ortadoğu’daki sıcak çatışmalar, Rusya-Ukrayna savaşının uzaması gibi jeopolitik gelişmeler, merkez bankalarının altın alımlarını sürdürmesi ve ABD Merkez Bankası (Fed) faiz indirim beklentisi; buna bağlı olarak dolardaki zayıflama ve ABD tahvil faizlerindeki düşüş, altın fiyatlarını zirveye taşıyan etkenler oldu. Bu meyanda 22 Nisan’daki 3 bin 500 dolar zirvesi geçildi ve yeni zirveler oluştu.

TAHMİNLER DE DEĞİŞTİ 

Altın fiyatlarındaki son yükselişle birlikte finans çevrelerinde beklentiler ve hedefler yukarı çekildi. Bu aşamada jeopolitik gelişmelere bağlı güvenli liman ihtiyacı bir parça azalmış durumda. Gerçi Trump’ın bir Fed üyesini görevden almasıyla Fed’in bağımsızlığının tartışmaya açılması, Rusya-Ukrayna arasındaki barış çabalarının sonuçsuz kalması sonrası iki ülkenin karşılıklı saldırıları ve Çin’in Şangay toplantıları sırasında Putin’in de katıldığı askeri geçit töreninin ABD’ye gözdağı olarak görülmesi tekrardan güvenli limanları hafiften akla getirmedi de değil. Ancak ana tema Fed’in faiz indirim beklentileri olmaya devam ediyor.

ANA TEMA FAİZ İNDİRİMİ 

Mevcut fiyatlama Fed’in bu yıl iki kez olmak üzere ve 17 Eylül toplantısında faiz indirimine tekrar başlayacağı yönünde. Bu açıdan bugün açıklanacak olan ABD tarım dışı istihdam verileri önemli görülüyor. Çarşamba günü açıklanan ABD açık iş pozisyonları beklentilerin altında kalmış, bu durum istihdamda soğuma sinyali olarak algılanarak faiz indirim beklentisini kuvvetlendirmişti. Bilindiği üzere, enflasyon ve istihdam verileri Fed’in faiz kararları açısından en önemli referanslar olarak bilinir. 

Diğer yandan kazanç tablosuna bakıldığında, yatırım araçları arasında yılbaşından bu yana en fazla getiri altında sağlandı. Tasarruflarını altında değerlendirenler yaklaşık olarak ons bazında yüzde 35, gram/TL bazında ise yüzde 57 gibi bir kazanç sağladılar. TÜİK verilerine göre, 2025 Ocak-Ağustos döneminde enflasyonun (TÜFE) yüzde 21.5 olduğunu dikkate alırsak önemli bir reel getiri söz konusu. Bu çerçevede önümüzdeki döneme projeksiyon tutacak olursak, genel beklenti Fed faiz indirim beklentisinden güç alan altın fiyatlarındaki yükselişin devamı yönünde. Fed faiz süreci sekteye uğrarsa bu durum altın fiyatlarına olumsuz yansıyacak bir gelişme olacak. Ancak henüz bu yönde bir beklenti gözlenmiyor.

Yazının Devamını Oku

Eylülde veri trafiği yoğun

31 Ağustos 2025
1 Eylül büyüme, 3 Eylül enflasyon, 11 Eylül TCMB faiz kararı, 15 Eylül kurultay davası, 17 Eylül Fed toplantısı ve faiz kararı gibi yoğun bir takvim var. Ağustos enflasyonunda yüzde 2’nin altında gelecek bir veriyi piyasa hayra yorar ve olumlu değerlendirebilir. Benzer şekilde Fed için de eylül toplantısında faiz indirim beklentisi yüzde 90’a yakın. Bu aşamada olayın ekonomik tarafında fazlaca bir belirsizlik ve sıkıntı görülmüyor.

PİYASALARDA olumlu hava korunmakla birlikte daha temkinli bir görünüm öne çıkmaya başladı. Borsa İstanbul’a gelen satışlar derinlik kazanmadı ve bu aşamada “teknik düzeltme” boyutunda kaldı. Yaklaşık iki aydır devam eden ralli sonrası yaşanan satışları olağan karşılamak gerekir. Piyasalarda devam eden iyimserliğin kaynağı ise, belli ölçüde fiyatlanmasına rağmen temmuz ayında başlayan TCMB faiz indirimlerinin eylülde de devam edeceği beklentisi. Bunun için enflasyondaki düşüş eğiliminin sürmesi oldukça önemli.

TRAFİK YOĞUN

Eylül ayında yoğun bir veri akışı olacak. 1 Eylül Türkiye’nin büyüme verileri (GSYH), 3 Eylül enflasyon, 11 Eylül TCMB faiz kararı, 15 Eylül CHP kurultay davası,17 Eylül ABD Merkez Bankası (Fed) toplantısı ve faiz kararı gibi fiyatlamaya konu olacak önemli gündemler var. Enflasyonda düşüşün devamı beklenirken bunun, TCMB toplantısı için önemli bir dayanak olacağı ve buna bağlı olarak TCMB faiz indiriminin süreceği konusundaki beklentiler güçlü.

Ağustos enflasyonunda (TÜFE) yüzde 2’nin altında gelecek bir veriyi piyasa, hayra yorar ve olumlu değerlendirebilir. Benzer şekilde Fed için de eylül toplantısında faiz indirim beklentisi yüzde 90’a yakın.

Bu aşamada olayın ekonomik tarafında fazlaca bir belirsizlik ve sıkıntı görülmüyor. Belirsizlik daha çok 15 Eylül tarihindeki CHP kurultay davasına yönelik. Siyasette gerginlik azalınca veya siyasetin gölgesi kalkınca gündem ve piyasa rahatlıyor. 19 Mart süreci piyasalar için bir şok olarak değerlendiriliyor. BIST100 Endeksi’nin aynı seviyeye ulaşması için beş ay gerekti. Şimdi en azından bir tarih var ve yatırımcıların olumlu veya olumsuz gardını almak için bir imkânı mevcut. Bu süreç atlatılırsa daha uzun vadeli projeksiyon yapma imkânı oluşacak.

FAİZ İNDİRİMİ HERKES İÇİN ÖNEMLİ

Yazının Devamını Oku