R. Süha Ünüvar

Çocuğumun boyu ileride kaç cm olacak?

17 Eylül 2019
Çocuğunuzun erişkinlik döneminde boyunun kaç cm olacağını merak ediyor musunuz?

Bebek anne karnına düştüğü andan itibaren tüm aile fertlerini tatlı bir telaş sarar. Odasının renginden kime benzeyeceğine varana kadar her şey en ince detayına kadar düşünülür. Doğduktan sonra da bu ileriye dönük merakların sonu bir türlü gelmez. "Hangi üniversiteye gidecek, hangi mesleği seçecek,kiminle evlenecek, boyu uzun mu olacak kısa mı?" gibi binlerce soru döner durur kafalarda.Bebek büyüyüp bir yetişkin olmadan bu soruların cevaplarını vermenin bir yolu yok elbette ancak bebeğinizin büyüyüp bir yetişkin olduğunda boyunun ortalama olarak ne kadar olacağını hesaplayabilirsiniz.

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Süha Ünüvar çocuklarınızın erişkinlik döneminde boylarının ne kadar olacağına dair bir hesaplama formülünün olduğunu ancak bu değerlerin yanılma payının bulunduğu ve kabaca bir fikir verebileceğini belirtiyor.

Formül: Annenin boyu + babanın boyu/ 2 - 6

Örneğin; annenin boyu 165 cm, babanın boyu ise 175 cm

Kız çocuğunun “hedef boyu” 164 cm’dir. (165+175/2-6)

ÇOCUĞUN BOYUNU UZATAN BESİNLER

Yazının Devamını Oku

Çocuklarda astım tedavisinde yapılan yanlışlar

18 Ocak 2019
Neredeyse her çocuk sahibi hastanın evinde odaya buhar verme cihazı veya buhar ile ilaç vermek için kullanılan ve nebülizatör denen cihaz var. Madem konumuz pediatri, o zaman şunu açıkça söylemeliyim.

Değerli anne ve babalarımız,

Zaman zaman bunca yıllık pediatri uzmanlığımın verdiği cesaretle, genelde tıpta, özelde de çocuk hekimliğinde gördüğüm yanlışları, dilimin döndüğü kadar sizlere aksettirmeye çalışıyorum. Bu yazdıklarımı binlerce kişi değil, birkaç kişi bile okusa yararı olacaktır diye düşünüyorum.

Sizleri, şarlatan veya amacı sadece para kazanmak olan meslek içi veya meslek dışı kişilerin kandırmasından, iğfalinden uzak tutmaya gayret ediyorum. Bunu sadece böyle bir yazı ile değil, muayene ettiğim ve yanlış düşüncelere saplanmış olduğunu gördüğüm hastalarıma da anlatmaya çalışıyor ve uyarıyorum.

Ayrıca tüm hastalara ve hasta yakınlarına da bundan 2 – 3 gün önce kadar Türk Tabipler Birliğinin yaptığı şarlatan / bilgisiz / kötü niyetli kişilere dikkat edilmesine ilişkin basın açıklamasını okumaya davet ediyorum.

Linki şöyle: www.ttb.org.tr

Dikkat ediniz ve kandırılmayınız. Paranızın boşa gitmesi hiçbir şey değil; esas kaybedeceğiniz kendinizin veya çocuğunuzun sağlığı olacaktır.

Bugün bir konuyu anlatacağım ki bu artık hasta sağlığını bozar hale gelmiştir.

Dikkat ediyorum. Neredeyse her çocuk sahibi hastanın evinde odaya buhar verme cihazı veya buhar ile ilaç vermek için kullanılan ve nebülizatör denen cihaz var. Madem konumuz pediatri, o zaman şunu açıkça söylemeliyim:

Yazının Devamını Oku

Bitkisel ürünler faydalı mı?

26 Aralık 2018
Özellikle öksürüğe iyi geldiği, bağışıklığı güçlendirdiği, iştah açtığı iddia ediliyor ama...

Merhaba;

Değerli okurlar. Sizi bugün çocuk hekimliğinde kanımca yanlış olan bazı uygulamalardan haberdar etmek ve dikkatinizi bu konulara çekmek istiyorum.

Bitkisel olduğu iddia edilen ilaçlar:

Genel olarak medyayı izleyen herkes, bitkilerin faydalarını anlatan, bazı bitkilerle hastalıkların nasıl iyileşeceğini ballandıra ballandıra anlatan yahut bu bitkilerle nasıl zayıflanacağını, nasıl bağışıklık sistemlerin güçlendirileceğini vb. anlatan yazı ve haberlerle bombardımana tutulmaktadır. Çocuk hekimleri ise her gün, ellerinde hastalara yazılmasını ısrarla isteyen onlarca çeşit bitkisel ilaç bileşenlerini içeren şişeleri tanıtmaya çalışan ilaç temsilcileri ile karşılaşmaktadırlar. Bu ilaç şişeleri içinde, her çeşit akla hayale gelmedik bitki özü (!) bulunmakta ve bunlar, özellikle öksürüğe iyi gelmeleri, bağışıklığı güçlendirmeleri, iştahı açmaları vb. gibi yönleri ile empoze edilmeye çalışılmaktadır.

Hâlbuki bu hiç de öyle göründüğü ve söylendiği gibi değildir. Bu maddelerin çoğu, çok basit bir araştırma ile dahi anlaşılabileceği gibi, söylenen faydaları içermemekte, çoğu gerçek işlevleri yerine uydurulmuş veya söylentilerle şişirilmiş maddeler olan ticari metalar olarak satılmaya, tükettirilmeye çalışılmaktadır. Bazıları bırakalım bağışık güçlendirmeyi, sadece boya maddesi olarak kullanılmaktadır. Muhtemelen de ciddi zararlar verebilmektedirler. Ben kendi hekimlik yaşantımda bu maddelerden yarar görmüş bir tek hastaya dahi rastlamadım. Rastlayana da rastlamadım.

Bunlardan bir kaç tanesini örnek verelim ve bir sonuca varalım istiyorum:

Yıllar önce Dr. Ziya Özel’in zakkum ekstresi ile kanseri iyileştirdiği televizyon ekranlarından ilk haber olarak duyurulmuştu. Şimdi hiç ses yok. Kansere hiçbir etkisi olmadığı çok net olarak anlaşıldı. Kimbilir bu arada kaç hasta bu NO ekstresine güvenmelerinden dolayı yaşamları kısalarak hayatlarını kaybettiler.

Yazının Devamını Oku

Çocuğunuzu korumanız gereken yaz hastalıkları

6 Temmuz 2018
Sıcak havalarda mikropların daha kolay üremesinden dolayı sık karşılaştığımız yaz hastalıklarını Dr. Süha Ünüvar anlattı.

Yazın tatil yapmak, denizin, kumun, güneşin tadını doyasıya çıkarmak çok güzel ancak sıcak yaz günlerinin büyüsüne kapılıp çocuklarımızı bekleyen yaz hastalıklarına karşı önlem almayı unutmamalıyız.

Kış aylarında da görülebilen fakat sıcak havalarda mikropların daha kolay üremesinden dolayı daha sık karşımıza çıkan bu yaz hastalıkları ve alınması gereken önlemleri Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Süha Ünüvar anlatıyor.

Güneş çarpması

Çocuklar güneş ışıklarının dik geldiği saatlerde (10:00 -17:00 arası) direkt güneş ışığına çıkarılmamalı, gerekirse mutlaka başlık ve gölgelik kullanılmalıdır. Plajda yüksek korumalı güneş yağlarını kullanmak gerekir. Güneş çarpması, hipertermi ile seyreden ağır bir hastalıktır. Hastanın kaybına bile neden olabilir. Güneşten koruma amaçlı olarak çocukları aşırı giydirmemek gerekir. Kat kat giydirmek terleme ile aşırı su kaybına neden olur.

İshaller

Genellikle ishal ile birlikte kusma da görüleceği için yaz aylarında su kayıpları ve bunun doğuracağı vahim sonuçlara hazır olmak gereklidir. İshalden korunmak için temizliğinden şüphe edilen içecek ve suları kullanmamak, sıcakta uzun süre beklemiş sıvıları ve açıkta bekletilmiş gıdaları hiçbir şekilde tüketmemek gerekir. Ayrıca çocukların elleri sık sık yıkanmalı, bebeklerin biberonu yarım saatten fazla dışarda bırakılmamalıdır.

Yazının Devamını Oku

Acaba bebeğiniz neden ağlıyor?

24 Mayıs 2018
Bebek sıkıntısını hemen ağlayarak ifade edecektir. Bu iyidir ama çocuk hekimliğinin güçlüğü de burada başlar.

Bebekler, erişkinlerden her bakımdan farklıdır. Dış görünüşünden tutunuz, sistemlerin çalışmasına kadar farklılıklar gösterir. Örneğin bir erişkinin ağlamasından çıkaracağımız anlam ile bebeğinki arasında büyük farklar olabilir. Bebek için her şey siyah veya beyazdır. 

Üzülünce veya şüphelenince ağlar. Beğenmezse ağlar. İsteğini ifade edemiyorsa ağlar. Ama bunun tersi de doğrudur. Mutlu ise, sevindi ise, beğendi ise, gereksinimi karşılandı ise, bakımı tamsa, karnı doydu ise güler, gülümser. Yani bu iki durumun dışında, beyaz ve siyah arasındaki gri renkler onun için pek yoktur. Bebek sıkıntısını hemen ağlayarak ifade edecektir. Bu iyidir ama çocuk hekimliğinin güçlüğü de burada başlar. Ağlamanın nedenin bulunması artık kaçınılmaz olmuştur.

Çocuk poliklinikleri hastanelerin en gürültülü, gürültülü olduğu kadar da sevimli bölümleridir. Gün geçmez ki bir anne baba kucağında bir bebek, çıldırmış gibi ağlarken odaya dalmasınlar. Dıştan görünüm çok dramatiktir. Panik havası tabloya hakimdir. Tabii ki bunun altında aileyi haklı çıkarabilecek ciddi durumlar vardır ama sonunda, bazen çok ciddi bir şey olmadığı ortaya çıkıverir.

Dilerseniz bizim en sık karşılaştığımız bebek ağlama nedenlerini maddeler halinde sayalım:

Basit olarak ifade etmeye çalıştığım bu durumların çoğu, ailenin özen ve dikkati ile önlenebilir sorunlardır.

Yazının Devamını Oku

Çocuklarda sık görülen beşinci hastalık nedir?

7 Şubat 2018
Parlak kırmızı yanaklar hastalığın ilk belirtisidir. Pediatride numaralandırılmış iki hastalıktan biri olan 5. hastalığın etkeni parvovirusb19 ‘dur. 5-15 yaşları arasındaki (okul yaşları) çocuklarda sık daha çok görülürler. Hafif bir virus hastalığıdır. En çok kış ve baharda görülür.

BEŞİNCİ HASTALIK NEDİR?

Beşinci hastalığın en tipik özelliği, yanaklarda tokatlanmış yanak duyusu veren bir kızarıklık yapmasıdır. Öksürük, konuşma vb. damlacık yolu ile veya kan yolu ile yayılır. Çok kuvvetli bir bulaşıcılığı yoktur. Okul bulaşması azdır. Bir sınıfta ancak bir iki çocuk hastalığı kaparken, diğerleri sağlam kalırlar. Evde bile ancak aile bireylerinin %50’si hastalığı alır.

Döküntüler olana kadar bulaştırıcı olup, döküntülerle birlikte bulaşıcılık azalır. Mikrop alındıktan 21 gün sonra hastalık ortaya çıkar.1799'da ilk bildirildiği zaman, ‘’nezlesiz kızamıkçık” olarak tarif edilmişse de sonradan bunun başka özgün bir hastalık olduğu anlaşılmıştır.

Hastalık belirtileri nelerdir?

    Hafif kırgınlıkla başlarAteş nadiren olurBurun tıkanmasıBurun akmasıKas ağrıları olabilir

Parlak kırmızı yanaklar ilk belirtidir. Bu döküntüler kısa sürede sönmeye yüz tutar. Daha sonra veya aynı zamanda, vücutta da kırmızı lekeler belirir.

Bu da kısa sürede sönmeye eğilim gösterir. Vücuttaki döküntüler bazen çok uzun süre devam edebilir. Kaşıntı yapar. Sıcakta belirginleşip, soğukta sönme eğilim gösterir. Bazen bir ay kadar devamlı olabilir. Az da olsa ateş ve boğaz ağrısı yapabilir.

Tanı, görünümün değerlendirilmesi ile konur. Herhangi bir analize gerek yoktur. Kaşıntı gidericiler verilir. Başka ilaca gerek yoktur.

Beşinci hastalığın en tipik özelliği, yanaklarda tokatlanmış yanak duyusu veren bir kızarıklık yapmasıdır. Öksürük, konuşma vb. damlacık yolu ile veya kan yolu ile yayılır. Çok kuvvetli bir bulaşıcılığı yoktur. Okul bulaşması azdır. Bir sınıfta ancak bir iki çocuk hastalığı kaparken, diğerleri sağlam kalırlar. Evde bile ancak aile bireylerinin %50’si hastalığı alır.

Döküntüler olana kadar bulaştırıcı olup, döküntülerle birlikte bulaşıcılık azalır. Mikrop alındıktan 21 gün sonra hastalık ortaya çıkar.
1799'da ilk bildirildiği zaman, ‘’nezlesiz kızamıkçık” olarak tarif edilmişse de sonradan bunun başka özgün bir hastalık olduğu anlaşılmıştır.

Hastalık belirtileri nelerdir?

Parlak kırmızı yanaklar ilk belirtidir. Bu döküntüler kısa sürede sönmeye yüz tutar. Daha sonra veya aynı zamanda, vücutta da kırmızı lekeler belirir.

Bu da kısa sürede sönmeye eğilim gösterir. Vücuttaki döküntüler bazen çok uzun süre devam edebilir. Kaşıntı yapar. Sıcakta belirginleşip, soğukta sönme eğilim gösterir. Bazen bir ay kadar devamlı olabilir. Az da olsa ateş ve boğaz ağrısı yapabilir.

Yazının Devamını Oku

Bebeğin hıçkırığı nasıl geçirilir?

10 Kasım 2017
“Hıçkırığın bebeklerde çok görülmesinin sebebi, emme sırasında midede sıkışan havadır. Bu havanın dışarı çıkabilmesi için yarattığı gerginlik, hıçkırığa sebep olur” diyen Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. R. Süha Ünüvar, bebeklerde hıçkırığı geçirmek için yapılması gerekenleri anlattı.

Bebeklerde hıçkırık genellikle kendiliğinden sonlanır ama bazen bu refleksi sonlandırmak için ilaç tedavisine veya evimizde uygulayacağımız yöntemlere başvurmamız da gerekebilir.

Yazının Devamını Oku

Bebeklerde ateş sınırı nedir, ateş nasıl düşürülür?

16 Haziran 2016
Dr. Süha Ünüvar, bebek ve çocuklarda yüksek ateşle ilgili merak edilenleri yanıtlıyor

Bebekler ve çocuklarda ateşlenmenin çok normal olmasıyla birlikte, ebeveynler özellikle ilk deneyimlerinde telaşlanabiliyorlar. Ateş çocuğun hasta olduğunun bir göstergesi olurken, bir yandan da ağır bir enfeksiyonda hiç ateşe rastlanmayabiliyor. Bu sebeple ateş başlı başına hastalığın düzeyini belirlememekle birlikte, harekete geçmek için faydalı bir mekanizmadır.

Normal vücut ısısı, ölçümün yapıldığı yer, zaman ve kişiye göre değişiklikler gösterir. Sabah en düşük düzeyi gösterirken, akşam en yüksek ölçüyü verir. Ağızdan alınan ateş makattan alınandan 0.6 derece düşüktür. Koltuk altı ve kasıktan alınan ateş, ağızdan alınan ateşten 0.6 derece düşüktür.


BEBEKLERDE ATEŞ SINIRI NEDİR, BEBEKLERDE ATEŞ KAÇ DERECE OLMALI?

 

Makattan alınan vücut ısısı en çok 38 C olması gerekirken, ağızdan alınan 37.5 C, koltuk altı ve kasıktan alınan 37 C olmalıdır. Cam veya dijital dereceler 3 dakika tutularak ateş ölçülmelidir. Alından ölçüm yapan dijtal dereceler ise anında sonuç vermektedir. Bebeklerde yetişkinlerin ateş durumuna ek olarak, çevresel ateş dediğimiz bir durum da gözlemlen mektedir. Sıcak ortamda aşırı giydirmek ve heyecan da, çocukların ateşini çıkartır.


ATEŞİN NEDENLERİNİN ANA BAŞLIKLARI

* Mikrobik hastalıklar

* Kollajen hastalıklar: Eklem romatizması

* Neoplaziler: Tümörler

* Tanı konulamayanlar

* Diğer nedenler: Sahte ateş, ilaç ateşi, beyin hastalıkları, şeker hastalığındaki su kayıplarında, aspirin zehirlenmelerinde, ailesel Akdeniz ateşi hastalığında, tiroit bezinin aşırı çalışmasında ve beyin kanamalarında.

Özellikle ateş ölçümünün sağlıklı yapılması gerekir. Kurallara uygun olarak bakılan ateş yüksek olarak saptanırsa, yapılması gereken ilk şey, bir sağlık merkezine başvuruda bulunmaktır. Eğer bu olanak çevresel koşullar nedeni ile mümkün değilse, o zaman kendi olanaklarımızla ateşi makul seviyelere düşürebiliriz.


BEBEKLERDE ATEŞ NASIL DÜŞÜRÜLÜR?

Öncelik sakin olmalı ve çocuğunuzun fazla giysilerini çıkarmalısınız. Ortam sıcaklığını klima veya hava sirkülasyonu ile 20 derece civarına sabitlemelisiniz. Ateşini kesin sonuç vermesi için makattan ölçmeli, 39-39.5 C’yi geçerse (özellikle 2 yaş altında) ateşli havale riski vardır. Bu nedenle, hiç olmazsa 38 - 38.5 derece civarına düşürmeyi amaç edinmelisiniz.

Bunun için evinizde her zaman, dozajını önceden belirlediğimiz bir ateş şurubu bulundurmalısınız. Ateşli çocuğunuzun ateşini ölçtükten sonra, riskli düzeydeyse ateş şurubundan vermelisiniz. Yalnız bu şurupların verilme miktarları ve gün içindeki doz sayıları çok farklıdır. Doz sayılarını çok iyi öğrenmeli, buna göre hareket etmelisiniz.


BEBEKLERDE ATEŞ VE İSHAL

Bir ishalle birlikte ateş varsa çocuğu mutlaka doktora götürün. Evde tedavi edilecek bir şey değildir. Mümkünse acil servise götürmek gerekir çünkü çok önemlidir.


FİTİL DAHA ÇABUK SONUÇ VERİYOR

Ateş şurupları, fitile göre daha geç etki eder. Bu nedenle, eğer hemen sonuç alınması gerekiyorsa fitil tercih edilebilir. Metamizol içeren ilaçları sadece çok acil durumlarda kullanmak, rutin olarak kullanmamak gereklidir.

Ateş şurubunu veya fitili çocuğunuza verdikten sonra, vücudunu soğutma yöntemini izlemelisiniz. Özellikle yeni doğan bebekler sadece çevre ısısının fazla olmasından ve giysiden dolayı ateşlenebilirler. Ateşlenen çocuğa buzlu su uygulamamak gerekir. Bunun yerine ılık veya hafif sıcak su ile sık banyo yaptırılabilir.


ATEŞİ OLAN ÇOCUĞA İĞNE YAPILIR MI?

Ailelerin bana en çok sorduğu önemli bir soru da, ateşli çocuğa iğne yapılıp yapılmayacağıdır. Doktor denetim ve gözetiminde enjeksiyon uygulanması alışılagelmiş bir yöntemdir. Ama enjeksiyonların mutlaka bir sağlık kuruluşunda yapılması gereklidir. Enjeksiyonların yapılacağı yer, çocuğun yaşına ve kas durumuna göre belirlenir. Ama genel bir kural olarak, bir yaşından önceki bebeklere bacaktan, yürümeye başlamış çocuklara kalçadan yapılması daha uygun görülmektedir. 

Bebekler ve çocuklarda ateşlenmenin çok normal olmasıyla birlikte, ebeveynler özellikle ilk deneyimlerinde telaşlanabiliyorlar. Ateş çocuğun hasta olduğunun bir göstergesi olurken, bir yandan da ağır bir enfeksiyonda hiç ateşe rastlanmayabiliyor. Bu sebeple ateş başlı başına hastalığın düzeyini belirlememekle birlikte, harekete geçmek için faydalı bir mekanizmadır.

Normal vücut ısısı, ölçümün yapıldığı yer, zaman ve kişiye göre değişiklikler gösterir. Sabah en düşük düzeyi gösterirken, akşam en yüksek ölçüyü verir. Ağızdan alınan ateş makattan alınandan 0.6 derece düşüktür. Koltuk altı ve kasıktan alınan ateş, ağızdan alınan ateşten 0.6 derece düşüktür.

Makattan alınan vücut ısısı en çok 38 C olması gerekirken, ağızdan alınan 37.5 C, koltuk altı ve kasıktan alınan 37 C olmalıdır. Cam veya dijital dereceler 3 dakika tutularak ateş ölçülmelidir. Alından ölçüm yapan dijtal dereceler ise anında sonuç vermektedir. Bebeklerde yetişkinlerin ateş durumuna ek olarak, çevresel ateş dediğimiz bir durum da gözlemlen mektedir. Sıcak ortamda aşırı giydirmek ve heyecan da, çocukların ateşini çıkartır.

* Mikrobik hastalıklar

* Kollajen hastalıklar: Eklem romatizması

* Neoplaziler: Tümörler

Yazının Devamını Oku